Otizm Gönüllüleri

Otizm Gönüllüleri Bisiklet Eğitimi

(Görme engelli arkadaşlar için resimlerde betimleme yapılmıştır)

(Resimlerin bir kısmı Mehmet Emiral’a aittir.)

Öne çıkmış olan görsel, resimde eğiticiler ve çocuklar el ele tutuşmuş koşturuyorlar.

DSC_3771

OTİZM NEDİR ?

Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle yeni doğan bebeğin 18 ayından sonra ortaya çıkar. Otizmli çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otizmli çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otizmli çocuklar da vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, Otizmli çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler. Kelimelerin ikinci üçüncü anlamlarını anlamakta güçlük çekerler. Soyut kavramlardan çok somut kavramları daha kolay anlarlar. Otizmli bireylerle çalışırken karmaşık yapıda ve uzun cümlelerden kaçınmalı, iki-üç kelimelik basit cümleler kurulmalıdır.

Bugün, otizm spektrum bozukluğuna neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır. Ancak hangi gen ya da genlerin sorumlu olduğu henüz bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de otizme yol açabildiğine ilişkin görüşler vardır. Hem genetik temellerin hem de çevresel faktörlerin etkileri üzerine çok sayıda araştırma yapılmaktadır.

Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır.

Üç yaşından önce belirtileri ile kendini gösteren otizm, en yaygın görülen rahatsızlıklar arasındadır. Yapılan araştırmalara göre dünyada her 59 çocuktan biri otizm rahatsızlığına sahiptir. Türkiye’de ise otizmli kişi sayısı ortalama 550.000 civarındadır. Otizm daha çok erkeklerde görülen bir rahatsızlıktır ve her 54 erkekten biri otizmlidir.

Kısaca çeşitli kaynaklardan derlediğim Otizm hakkındaki kısa bilgilerden konu hakkında daha geniş bilgilere internetten kolayca ulaşabilirsiniz. Otizm giderek daha sıklıkla görülmeye başlaması ve tedavisinin bilinmemesine rağmen erken tanı ve otizmli çocuklara gerekli eğitimi bilinçli olarak vermek bizlere düşen önemli görevlerden birisidir. Nasıl ki insanların bebeklerine ve yaşlılara özenerek davranıyorsak otizmli çocuklara daha çok özen ve sabır göstermeliyiz.

Bisiklet camiasından daha önce tanıdığım Öğretmen Aydın Kan çalıştığı İzmir Konak Moris Bencuya Otistik Çocuklar Özel Eğitim Uygulama Merkezi olan okulda otizmli çocuklara resim dersi veriyor. Okul en ağır otizmli çocuklar ilk okul 1 den lise sona kadar Milli eğitime bağlı olarak eğitim veriyor. Kendisi de sporcu ve bisikletçi olması nedeni ile okulda teneffüs aralarında bisiklete binen otizmli bir çocuğun bisikleti rahatça binmesini görünce okuldaki öğretmenlere sınıfınızdaki çocuklara da bisiklete bindirebilirsiniz diye söylemiş ama diğer öğretmenler pek ilgilenmemişler. Bu konuda araştırmalarına devam ettirmiş. Günlerden bir gün sağlık ocağındaki hekiminde dikişlerini aldırırken aile hekimi olan Doktor Serhat Ferahi Değimli’ye düşüncelerini açmış. Okulda otizmli çocuklara bisiklet eğitimini nasıl verebiliriz? Bisiklet gruplarınla konuşalım, bize yardımcı olabilirler mi? diye sormuş. Doktor Serhat ta ilk başta pek düşünememiş olmalı ki Aydın Kan tam çıkarken durdurup bu işi yapabiliriz demiş. Bizim ABAK (Az bilinen antik kentler bisiklet turu) gönüllüleri ile pekala yapabiliriz deyince Aydın Öğretmeninin fikri hayata geçmiş oldu.

Otizmli Çocuklara Bisiklet Eğitimini Moris Bencuya okulunda yapacağız. Okul Milli eğitim bakanlığına bağlı. İzmir’in tanınmış işadamlarından Moris Bencuya okula maddi desteğini esirgememiş ve masrafları karşılıyor devamlı olarak. Bundan 10 yıl önce iş adamı Moris Bencuya atıl durumdaki okul binasını onarıp sağlamlaştırıyor. Gerekli ihtiyaçları karşılayıp sadece otizmli çocukların eğitimine kazandırıyor okulu.

Aşağıdaki resimde Otizmli Çocuklara Bisiklet Eğitimi fikrini ortaya atan Resim Öğretmeni Aydın Kan Okulun arka bahçesindeki kapıda poz vermiş. Kapı önündeki sundurmada okulun tabelasında yazanlar; İzmir Konak Moris Bencuya otistik çocuklar özel eğitim uygulama merkezi. Tabela mavi boyalı. Okul duvarı açık pembe ve alt kısmı koyu pembe renkli. Bahçe çimen ekili ve Atatürk büstü kaidede duruyor.

1

Okul Müdürü Ercan Mermer. Otizmli çocukların okuduğu okullarda eğitim vererek belirli bir seviyeye gelerek otizmi kavramış ve çocuklara nasıl eğitim verileceğini bilerek yeni fikirlerle eğitim vermiş ve yeni fikirlere açık birisi. Doktor Serhat ABAK gönüllülerine otizmli çocuklara bisiklet eğitimi fikrini söyledi. ABAK ( Az bilinen antik kentler bisiklet turu kısaltması ) gönüllüleri olarak bisiklet eğitimini başlatalım. İlk iş olarak Aydın Öğretmenin yardımı ile okula gelip okul müdürü Ercan Mermer ile tanıştık. Bu eğitimi nasıl yapabiliriz okulda diye fikir alış verişi yaptık kahvelerimizi yudumlarken. Müdür Ercan Mermer de bu fikre çok sıcak baktı. Gözleri ışıl ışıl oldu bu işe başladığımızda. Biz gönüllü olarak eğitim vereceğiz hiç bir karşılık beklemeden. Sağdan soldan da izin almaya gerek görmedik.

Yaptığımız toplantıda nasıl eğitim vereceğiz, hangi saatler uygun ve bisikletleri nasıl bulacağız, eğitim programı nasıl olacak gibi konuları belirledik. Okul Müdürü Ercan Mermer bizlere gerekli kolaylığı ve yardımı yapacağını belirtti. Çarşamba günleri eğitim vereceğiz. Öğle saati 13:00 ile 15:00 arası. Ben teknik olarak bisikletlerin bakım ve onarımından sorumlu olacağım. Ayrıca her hafta sosyal medyada etkinlik açıp bisikletlerle okula geleceğiz her hafta. Saat 11:30 da Göztepe iskelede buluşup Konak iskeleye, Konak iskeleden de 12:10 da hareket edip Yenişehir’deki okula birlikte gideceğiz.

Okul Müdürü Ercan Mermer açık alınlı, açık renkli kısa kollu gömleği, siyah kravatı ve gözlükleri ile gülerek poz vermiş.

DSC_2008

ABAK bisiklet gönüllülerinin baş mimarı sevgili Halil Olcay Ormankıran, Doktor Serhat Ferahi Değimli kauçuk lastik artıklarından yapılmış okul bahçesinde konuşuyorlar yapılacakları. İlk başta İzmir büyükşehir belediyesi okul bahçesini lastik atıklarından tartan pist ile kapladı. Tartan pist kırmızı renkte. Okulda eğitimi 2016 yılının Ocak ayında başladık ufaktan. Sosyal medyada elinde kullanılmayan bisikletleri okula bağışlanması ile işe başladık. İlk etkinliği açıp Otizm Gönüllüleri olarak katılan arkadaşlarla bisikletleri trafikte sürüp okula geldik. Hepimiz heyecanlıydık, ne yapacağımızı, çocuklara nasıl davranacağımızı tam olarak bilmiyoruz. Pskiyatri Doktor arkadaşlar bizlere otizmi, otizmli çocuklara nasıl davranacağımızı anlattılar. İlk derste Doktorların verdiği bilgilere göre çocuklara bisiklet bindirmeye başladık.

Halil Olcay Ormankıran ve Doktor Serhat Ferahi Değimli tartan kaplı bahçede konuşurlarken.

2

NEDEN OTİZMLİ ÇOCUKLARA BİSİKLET ÖĞRETİYORUZ?

Denge becerilerini geliştirmek için.

PEKİ DENGE BECERİLERİNİN GELİŞMESİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Denge; vücudun sabit bir pozisyonda kalma yeteneği. Otizmde denge bozuklukları en çok rastlanan ve yaşam becerilerini kısıtlayan unsurdur. Bu unsur otizmli çocuklarda yaşanan koordine olmayan ve kontrol edilemeyen hareketleri doğurur. İyi bir denge becerisine sahip otizmli çocuğun, motor becerilerinde daha başarılı olduğu gözlenmiştir. Kazanılan iyi denge becerisi otizmli çocuğun sabit kalma süresini uzatmaktadır. Dengenin sadece ayakta değil, otururken de sağlanması gerektiğini unutmayalım. Örneğin, yemek masasında oturuş pozisyonu ve sabit kalma süresinde bunu gözlemleyebiliriz. Erken yaşta başlanan denge egzersizleri gelişim sürecine büyük destek sağlamaktadır. Mesela oturuş dengesi, ileri yıllarda okul yaşamında ihtiyaç duyulacak en önemli unsurdur. Masa başı çalışmalarında üst ekstremite dengesi ve koordinasyonuyla kendisini gösterecektir. Özetle, denge ömür boyu ihtiyaç duyulan bir beceridir. Otizmli çocukların durağan ve dinamik dengelerini en üst seviyeye taşıyarak onların yaşam içerisinde karşılaşacağı zorlukların üstesinden gelmeleri adına bu beceriyi en üst seviyeye getirmeliyiz.

Denge egzersizleri • Pilates topu egzersizleri • Denge tahtası egzersizleri • Fitness çalışmaları (Bacak kuvveti) • Trambolin çalışması • Koşu bandı çalışması (Uzun süreli yürüyüş ve jogging)

Denge becerisini üst düzeye taşıyan başlıca spor branşları • Temel jimnastik • Bisiklet • Paten • Kayak • Bowling Denge becerilerini geliştirmek için.

İYİ HOŞ DA OTİZMLİ ÇOCUĞA BİSİKLETİ NASIL ÖĞRETECEĞİZ PEKİ ?

Güzel soru.. Eğitim (denge) tekerlekli bisiklet denge becerileri kazandırmaz. O yüzden pedalı, zinciri, dişlisi olmayan “denge” bisikleti ile eğitim verin deniyor. Bizim Mustafa Karakuş’un ürettiği Tay Tay’ı kast ediyor uzmanlar. Bu zaten tüm çocuklar için geçerli. Mesela benim yeğenim 2 senedir denge tekerlekli bisiklete biniyor. Bıraksan ömür boyu binecek . Denge geliştirdi mi? Hayır. Ama bizim çocukların Tay Tay yaşı geçti. Ne yapalım? Yabancı literatür, çocuğunuz daha büyükse; bir iki boy küçük bisikletin pedalları sökün diyor. Bisiklet çocuğun ayakları yere değecek kadar küçük olmalı diyor. Uzmanlar; Çocuk öğrenmezse üzülmeyin. Kask taksın Trafiğe kapalı olsun. Yumuşak zemin olsun diyor. Sabırlı olun diyor. Sonuç itibarıyla önce denge becerileri, sonra pedal basma ve gidon kontrolü gibi bir protokol oluşturmak daha akıllıca. Bir de okulumuzdaki uzmanlar der ki, her çocuk bir değil. Her çocuğu kendi koşullarında değerlendirip; becerilerine göre eğitim verilmeli. Yine okulumuz uzmanları der ki; mümkün olduğunca aynı kişiler aynı çocuklara eşlik etsin. Yani eğitimci ve eşlikçilerin aynı olması çocuğun uyumunu ve öğrenmesini kolaylaştırıyor.

                                                                                                              28.09.2016

MORİS BENCUYA OTİZMLİ ÇOCUKLAR MERKEZİ  – 2016-2017 EĞİTİM YILI BİSİKLET EĞİTİM PROGRAMI

  1. Eğitici eğitimi için planlama yapılarak eğitim programı hazırlanacak.
  2. Okul idaresi tarafından eski ve yeni öğrenci listesi belirlenip, eğitim verilecek kesin öğrenci listesi gönüllülerce beraber oluşturulacaktır.
  3. Kesin öğrenci eğitim sayısı 20 ile sınırlandırılacaktır.
  4. Eğitim alacak öğrenciler için (kesin liste), bilgi ve beceri seviyeleri eski notlara göre incelenerek, yeni sınıflar oluşturulacaktır.
  5. Yeni gönüllü eğitmen ihtiyacı için sosyal medya üzerinden çağrı yapılacak (Urim Babacan).
  6. 2016-17 sezonunda da, önceki sene olduğu gibi gönüllülük esaslı çalışma sürdürülecektir. Sponsorluk taleplerine sadece ihtiyaçların karşılanması, eksiklerin giderilmesi şeklinde olması durumunda sıcak olarak bakılacaktır.
  7. Yeni gelen 10 adet bisiklet, kontrol edilebilmesi açısından numaralandırılacaktır .
  8. Malzeme ve bakım amaçlı oluşturulacak listenin öncelikle yakın çevremizden ve bisiklet firmalarından temini yoluna gidilecektir.
  9. Eğitim faaliyetlerimiz, geçen sene de olduğu gibi her Çarşamba günü 13:00-15:00 arasında gerçekleştirilecektir.
  10. Yeni gelen bisikletlerin 5 adedi ihtiyaç halinde kullanılmak üzere depoya kaldırılacaktır.
  11. Geçen sene kullanılan bisikletlerden 2 adedi eğitim için uygun olmadığı gerekçesiyle ayrılmıştır. 6 adet eski, 5 adet yeni bisiklet olmak üzere 11 adet bisikletimiz eğitim sırasında kullanılacaktır.

Doktor Serhat Ferahi Değimli not olarak hazırladığı bilgiler. Ocak 2016 tarihinde eğitime başlayıp dönemi bitirdik. Edindiğimiz tecrübelerle 2016 – 2017 eğitim yılının başlangıcında yaptığımız toplantıda alınan sonuçlar.

8 Tane bisiklet topladık yardım olarak. Bisikletlerin bakımını yapıp kullanıma hazırladık. Her bisikletin tek tek resmi aşağıda.

26 İnçlik amortisörlü dağ bisikleti. Beyaz – siyah boyalı.

3

12 inçlik pembe boyalı çocuk bisikleti. Ön lastik beyaz, arka lastik siyah renkli.

4

26 inçlik kırmızı boyalı bisiklet.

5

Kırmızı – beyaz boyalı, 26 inçlik bisiklet.

6

20 inçlik, önü siyah, arka kısmı kırmızı boyalı çocuk bisikleti

7

26 inçlik siyah, amortisörlü dağ bisikleti.

8

20 inçlik yeşil boyalı çocuk bisikleti.

9

Pembe boyalı 24 inçlik kız bisikleti.

10

Bisiklet eğitimi başlayınca resim Öğretmeni Aydın Kan derste çocuklara bisiklete binen çocuk resmi çizmelerini istemiş. Öğrencilerden Mehmet Ali Güldalı adlı öğrenci kırmızı boyalı bisiklete binmiş, mavi pantolonu ve sarı kazağı ile birini çizmiş. Şapkası ve ayakkabıları yeşil renkte. Resime 16. 01. 2016 tarihi yazılmış.

11

Okulda eğitim vermeye başladıktan sonra eksiklerimizi görüp ona göre daha iyi eğitim vermeye başladık. Okuldaki eğitimi Çarşamba günleri vereceğiz sadece. Giderek otizmli çocukları daha yakından tanıyoruz, onların dünyasında yeni şeyler öğrenip tecrübelerimiz artıyor. Okulun geniş bahçesi kırmızı renkli kauçuk lastik döşenmiş. Çocuklar düşse bile zemin yumuşak olunca yaralanmaların önüne geçilmiş. Bahçede basket potası var normal boyutta. Çocuklar basket oynuyor ara sıra. Bahçede eğitim veren bisiklet gönüllüleri ve bisiklete binen çocuklar

12

Okulda bisiklete kendi başına binen çocuklarla birlikte hiç binemeyen ve binmeye istekli çocukları gruplara ayırarak eğitim vermeye başlandı. Eğitim öğlen 13:00 te başlatıp 30 dakikalık zamanda 4 ders verecek şekilde ayarladık. Derslere katılacakları çizergede listeleyip saati gelenlere bisiklete bindirmeye başladık. Bu işi takip edecek yazıcı bir gönüllü üstleniyor. Her öğrenci için o günkü performansı çizergeye not ediliyor. Böylece çocukların öğrenme becerisini takip etmiş oluyoruz. Bisiklete binmesini binenlere bisikletleri verip serbest olarak bindiriyoruz. Onlar ders boyunca okul bahçesinde tur atıyorlar. Bisiklete hiç binmesini binmeyenlere ilk önce dengede durmasını öğretiyoruz. Bunun için pedalları söküp ayakları yere değecek şekilde LEYLEKLEME dediğimiz yöntemle başlıyoruz. Her öğrenciyle bir yada iki kişi ensesinden yada sırtından destek olarak LEYLEKLEME ile eğitimi veriyoruz bir süre. Çocuklar kolayca dengede gitmeyi öğreniyorlar. Dengede durmayı öğrendikten sonra pedalları takıp bu kez pedal çevirmelerini öğretiyoruz sabırla. En son olarak frene basmayı ve durmasını öğretiyoruz. Hiç bisiklete binmesini bilmeyen öğrenciye üç aşamada bisiklete binmeyi öğretmiş oluyoruz. Bu iş sabır gerektirir, sabırlı olursak çocuğun bir süre sonra eğitim verene güven duyup çabucak öğreniyor.

Gönüllülerimizden Zeynep Nuray Oymak ve Elsa Özgür Özbek elinde defter çocukları takip edip notlar alıyor. Solda Abdurrahman Önal takip ediyor bisiklete binen çocukları. Binanın önünde yarısı çimli bahçe ve iki dut ağacı budanmış.

13

Otizmli bir çocuk kafasında kask takılı, küçük pembe bisiklete binmiş, yanında da otizm gönüllülerinden Hakan Gürler ders veriyor. Arkadaşımız Baattin Şimşek’in torunu denge bisikleti tay – tay’a binmiş.

14

Birol Önal tek başına otizmli çocuğun ensesinden ve gidondan tutup bisiklet sürmesine yardımcı oluyor.

15

Okulun bahçesinde tüm öğrenciler bisikletleri ile bir araya gelip gazeteci arkadaşımız Emin Mengüaslan resim çekecek. Otizm gönüllüleri, okul müdürü Ercan Mermer ve Aydın Kan sıralanırken çekiyorum bir poz.

16

Lise çağlarında olan Özgür bisiklete kendi başına biniyor. Herhangi bir desteğe ihtiyacı yok. Başında şapkası ile zevkle bisiklet sürüyor. Her turda yanımızda durup selam veriyor. Biz de onu alkışlayıp selamına karşılık veriyoruz. Özgür liseyi bitirince eğitimi de bitmiş olacak. Okulda bir süre zaman geçiriyor, oyalanıyor. Bu her otizmli çocuk için geçerli. Kimi çocuk yetimhaneden buraya geliyor, yani bir ailesi yok. Ama ailesi olan çocuklar için yaşam biraz zor. Sürekli bakım ve ilgi istiyorlar. Okul bitince artık evde aileleri ile birlikte zaman geçiriyorlar. Otizmli çocuk sahibi olan aileler yetişkin olan çocuklara nasıl bakacaklar. Çok zor. Bu konuda çeşitli faaliyetler yapan yerler olmalı. Spor salonları, bisiklet eğitimleri, resim, tiyatro, sinema gibi alanlarda çocuklar zaman geçirecekleri yerler yapılması uygun olur. Hem çocuklar için hem de ailelerine biraz destek olmak için.

18

Otizm gönüllülerinden Baattin şimşek destek vererek bir çocuğa bisiklet sürmesini öğretiyor.

19

Otizm gönüllüleri olarak okulda verdiğimiz dersleri severek yaptığımız için yorulmuyoruz bile. Hepimizin yüzü gülüyor. Derslerin bitiminde evlerimize dönmeye hazırlanırken okulun girişinde resim çekiliyoruz bisikletlerimiz ile birlikte. Okul müdürü de bizi kapıya kadar gelip uğurluyor. Toplam 12 kişiyiz okul müdürü ile birlikte.

21

Çocuklara gerekli sevgiyi vermeye çalışıyoruz. Çocuklar da buna karşılık veriyor ve kendilerini sevdiriyorlar. Otizm gönüllüsü Sevil Gülgün Mertcan ile birlikte sevgi yumağı olmuş şekilde poz veriyorlar.

22

Doktor Serhat Ferahi Değimli örnek olarak pedalları sökülmüş olarak LEYLEKLEME hareketini bizzat bisiklet üstünde gösteriyor.

23

Yüksel Baytekin bir çocuğa destek olup LEYLEKLEME öğretirken Şafak Omaç ta onlara bisiklete binmiş olarak cesaret veriyor psikolojik olarak.

25

Hakan LEYLEKLEME olarak bisiklet sürmeye çalışan bir çocuğa kendinden hayli küçük tay tay bisiklet ile yardımcı olmaya çalışıyor.

26

İki kişi bir öğrenciye iki yandan destek olup bisikleti sürmesini sağlıyor. Onlardan birisi Öğretmen Ayşe Kuş. Okulundaki boş derslerinde aramıza katılıyor gönüllü olarak.

33

Bisiklet eğitimi yanında fotoğraftan anlayan arkadaşımız İlkay Özvardar fotoğraf eğitimi veriyor çocuklara. İlkay Özvardar profesyonel makine ile resim çekerken karşısındaki çocuk ta normal makine ile onu çekiyor. Yanında da bir çocuk fotoğraf makinesinin ekranına bakıyor merakla. Otizmli çocuklar karşısındaki nesnelere bakmaktan çok ekranlardaki nesnelere daha dikkatlice baktıklarını öğreniyoruz.

39

Dokuz Eylül üniversitesinde bir mimar bizim için okul bahçesine bisiklet yolu, ve çocukların dikkatini çekeceği oyun alanları çizdi. ABAK gönüllülerinden olan Uluğ Cem Balkanlı okul zeminlerine çeşitli grafik şekillerle olun alanlarını boyuyor. Şirketi bize boya desteği verdi sağ olsun. Bir gün arabam ile gidip boyaları alarak okula getirdik. Herkesin katılacağı bir Pazar günü sosyal medyada etkinlik açıp okul bahçesini boyayacağız. Mayıs ayının sıcak ve güneşli bir gününde okula geldik. Boya tenekelerini köşe bir yere getirerek altına naylonumuzu da serdikten sonra boya işinde uzman olan Uluğ Cem Balkanlı boya tenekelerini açtı. İlk renk bisiklet yollarında kullanacağımız mavi renk olacak.

Doktor Serhat ve Cem poz veriyor boya tenekelerinin başında.

43

Boyamaya başlamadan önce projeye göre ip gerip tebeşir ile çizgileri çiziyoruz. İzlere göre kağıt bant yapıştırıyoruz yere. Boya taşmasın ve düzgün boyayalım diye.

44

Boyanacak yerin kenarları bantlandı, yerde; metre, tebeşir ve iki kağıt bant var.

45

Boya ustası Cem mavi renkli boyayı rulo ile sürerek bize nasıl boyayacağımızı gösteriyor.

47

Okul müdürü Ercan bey de elinde rulo mavi boyayı sürerken Cem de ona gösteriyor nasıl sürüleceğini.

48

Ercan bey ve Olcay ellerinde sopaya takılmış rulo fırça ile köşeyi boyuyor. Bitirmek üzereler.

49

El birliği ile bir kaç yerden rulo fırça ile bisiklet yolunu maviye boyadık kısa sürede. İkişer kişi ayrı yerlerde boya yaparken.

50

Bisiklet yolu bitti, sıra geldi diğer renklerle boyanacak yerlere. Renk konusu Cem’e ait. Cem çeşitli renkleri karıştırarak istediğimiz renk tonuna ulaşmaya çalışıyor. Başında da yardımcıları var, Zeynep ( Zeze ) ve Huysuz ihtiyar Şerif Kılavuz sadece izliyor kenarda. Doktor Serhat ta tenekedeki boyayı karıştırıyor çubuk ile.

51

Cem boyaları hazırlarken arkadaşlardan Cem Tabanlı, Zeynep ( Zeze ), Doktor Serhat, Şerif Kılavuz ve Hakan Gürler onu  dikkatlice izliyorlar.

52

Bir çok boyanın karışımından elde edilen acaip tonda pembe rengi orta alandaki belirli yeri boyamaya başladım. Ben sopanın ucundaki rulo ile yeri boyarken bisikletim KUZ duvar dibinde gölgede dinleniyor.

53

İki yanlamasına, üç tane uzunlamasına mavi bisiklet yolunu tamamen kareye sığacak şekilde çekiyorum. Bahçenin sonunda çocuk oyuncakları, bahçe dışında palmiye ağaçları ve Tepecik hastane binası.

54

İki koldan orta alan pembeye boyanıyor.

55

Pembe boyalı alanın dış kısmına yürüme yolu olarak daha koyu renkte pembeye boyanıyor.

56

Orta alanın boyası bitmek üzere, diğer taraftan yürüme yolu bir kare dolu bir kare boş kalacak şekilde boya vuruluyor. Ayakta duran Merve Akdağ Ören elinde boya kutusu, Olcay arkası dönük, çömelmiş boya yaparken başını çeviriyor kameraya doğru. Zeynep ( Zeze ) ile ben karşılıklı bir kare üzerinde çalışırken poz veriyoruz.

57

Mayısın sıcağında, Güneş altında boya yapmak hem yordu, hem acıktırdı. Okul müdürü Ercan bey öğle yemeği olarak bize börek getirdi. Sıcaktan terledik aynı zamanda, dut ağacının gölgesinde yere oturmuş börekleri yiyor arkadaşlar.

58

Ardından Ercan bey kendi elleri ile çay servisi yapıyor. Çay tepsisinde 12 bardak çay ve şekerlik var. Çay içerek öğle arası hem dinleniyoruz hem de yorgunluğu atmaya çalışıyoruz. Doktor Serhat elinde çay bardağı, bankta oturmuş gülümsüyor.

59

Orta alan ve yürüme yolu bitti. Orta alan açık pembe, yürüme yolu yeşil ve koyu pembe renge boyandı.

60

Sıra geldi iç kısma, geniş alanda sek sek karelerini ve yuvarlaklarını boyamaya. Cem Balkanlıda kalıp şablonlar sayesinde tebeşir ile şekilleri çizmeye başladık.

61

Bir yandan yuvarlak şablon ile direk kırmızı boyayı sürüyor arkadaşlar.

62

Başka bir yere sarı renkte yuvarlak olarak boyanıyor.

63

Sek sek kareleri de kimi yer sarı boyanıyor. Sarı boya kutusu olan sadece sarıya boyanacak yerleri şablon yardımı ile boyuyor, kırmızı, yeşil, mavi de aynı taktik uygulanıyor. Sarı renk kutusunu Dilek Kurt kullanıyor.

64

Düz bir çizginin sağı solu yarım daire biçiminde yeşil, sarı, kırmızı ve mavi renge boyanmış halde. Sanki yılan şekli gibi oldu.

65

Sek sek kareleri de aynı renklerden karışık olarak boyandı.

66

Boya işleri neredeyse bitmek üzere, Fatih siyah renkli bahçe yanını artan yeşil boya ile boyarken dut ağacının dibine oturmuş huysuz ihtiyar Şerif ağanın eline kahve değirmenini veriyorum. Kahve takımlarını da çıkardım çimenlik alana. Zeynep ( Zeze ) benim kahve ocağımı ve takımlarının resmini yakından çekiyor.

67

Taze kahve değirmende çekildikten sonra sıra geldi kahve içmeye. Okul duvarının gölgesindeki bankta oturdum. Kahve cezvesini ocağa sürüyorum, başlıyorum kahve pişirmeye. Yanımda Şerif Kılavuz oturuyor. Ayakta da Hakan Gürler pencerenin parmaklığına dayanmış duruyor. Parmaklığa da halıdan dokunmuş Urim Baba’nın kahvesinin kalpaklı Atatürk portresi ve tabelam asılı. Yani anlayacağınız ben nerede isem Urim Baba’nın kahvesi orda.

68

Boyama işleri bitti sayılır, sadece dört kenarda, bir ortada yuvarlakları siyah renkli şerit ile birleştirmeye. Burası köşe kapmaca oyun yeri.

69

Okul binasının giriş tarafına uzun düz bir şerit daha sarı renkte boyuyor Ercan bey. Bu çizgi tören çizgisi olacak.

70

Okul binasının 1. katına çıkıp pencereden boyadığımız alanı yüksekten çekiyorum. Boyamaya gelen gönüllü arkadaşlar köşe kapmaca oyun yerinde duruyorlar.

72

Yürüme yolunun bir köşesine Otizmli Çocuklar Bisiklet Gönüllüleri yazısını yazıyoruz. Mayıs ayının sıcak bir Pazar gününde gönüllüler ile el birliği ile okul bahçesini boyadık. Otizmli çocuklar burada bisiklet sürecek, oyunlar oynayacaklar. Renkleri sevdiklerini biliyoruz otizmli çocukların. boyama işi bitti ve tatlı bir yorgunlukla mutlu bir şekilde yaptığımız eserimize bakıyoruz.

73

Okulun bahçesini boyadık bir güzel, merak ediyorum, acaba çocuklar nasıl tepki verecek yerdeki renkli şekillere. Pazartesi günü sabah erkenden okula geldim. Bahçeye çıkıp ilk teneffüsü bekledim bir süre. Teneffüs zili çaldı, çocuklar birer ikişer bahçeye geldi. Yeni boyanmış şekillere dikkatlice bakıyorlar sessizce. Anlamaya çalıştıklarını zannediyorum. Renkli şekillere dönüp dönüp bakıyorlar. Mavi boyalı bisiklet yolu daha çok dikkati çekiyor ve yolu takip ederek üzerinde yürümeye başladılar.

74

Kimisi yürüme yolundaki yeşil, pembe renklere dikkatli bakıp yürüyorlar.

77

Yürüme işini oyun haline getirenler var. Önde kız çocuğu, arkasında iki erkek tek sıra yürüyüş yolunda tur atıyorlar sürekli olarak.

79

Arkadaşımız Emre Kanat dron kamera ile okulun bahçesini yükseklerden kuş bakışı çekiyor bir poz. Bahçe iki bina ortasında kapalı bir alan, dışarısı ile bağlantısı yok. Uzunlamasına üç, enlemesine iki mavi boyalı bisiklet yolu. Dar kısımda oyun alanında çevresi yürüme yolu, zig – zag, yılan, sek – sek ve köşe kapmaca oyun yeri. Sol kısım boş, sadece tören çizgisi var. Zemin kırmızı renkte.

75

Böylece daha iyi bir eğitim vermeye çalışacağız çocuklara. Günler geçtikçe tecrübelerimiz de artıyor. Ders sonu Öğretmenler odasında oturup börek ve çay ikramıyla toplantı yapıyoruz masalara oturmuş olarak. Çocukların genel durumunu, bisiklete binme becerilerini dosyadaki çizergeye devamlı işliyor Cem Tabanlı. Bu konuda uzmanlaştı sayılır. Bizi yalnız bırakmayan Aydın Kan da toplantılarımıza katılıyor.

81

Genellikle eğitim verirken her çocuğa aynı kişinin eğitim vermesine dikkat ediyoruz. Otizm gönüllülerinden Zeynep Nuray Oymak bir çocuğa destek vererek bisiklet eğitimi veriyor.

82

Arkadaşımız Baattin Şimşek çocuklara daha özen gösteriyor ve bisiklet eğitiminden sonra çocukla çak yaparak ellerini çakıyorlar havada.

84

Ben daha çok ortamı organize ve teknik destek olarak yardımcı oluyorum. Elimdeki aletlerle bisikletleri tamir edip patlayan lastikleri yama yaparak şişiriyorum pompam ile. Pompam küçük olduğu işin lastik şişirmesi uzun sürüyor. O yüzden büyük bir pompaya gereksinimiz var. Bir çarşamba günü okula gelirken Çankaya da Sundu bisiklet dükkanına uğradım. Dükkan sahibi olan Hüsnü Sundu ile sohbetimiz var. Kendisinden otizm okulunda kullanılmak üzere büyük bir pompa istedim. O da elemanlarına hemen pompa vermelerini söyledi. Böylece okulumuza bir pompa kazandırdık. Sağ olsun Hüsnü Sundu okul için ne istedimse sorgusuz, sualsiz hemen verdi. Sundu bisiklete ve Hüsnü Sundu’ya çok teşekkürler. Resimde büyük boy lastik şişirme pompası siyah renkte.

86

Yine bir Çarşamba günü Sundu bisiklete uğradık. Sevgili Aysel Ataş Hüsnü Sundu’dan kask istedi çocuklar için. Hüsnü Sundu da hemen verdi bir kask. Hüsnü Sundu kaskı Aysel Ataş’a verirken dükkanın içinde.

87

İstanbul’da Avrasya maratonuna katılmıştım. Dönüşte bisikletimin ön tekerleğini sökmek için arkadaşım Dilek Koçyiğit bana 14 – 15 açık ağızlı anahtar vermişti. İzmir’e döndükten sonra anahtarı geri istemedi. Ben de okulda kullanılmak üzere bıraktım. 14 – 15 anahtar çok gerekli bir alet. Hem tekerlekleri sökmek için hem de pedalları söküp takmak için 15 anahtar gerekli. Parmaklarımın ucunda anahtar olduğu halde okul tabelası ile resmini çekiyorum. Sağ ol Dilek Koçyiğit.

88

Bir gün anahtarı veren Dilek Koçyiğit İzmir’e geldi. Çarşamba günü okula gelerek bizlere yardım ederek gönüllerimizi kazandı. Öğretmen odasındaki masada oturmuşuz poz verdik gülerek. Dilek Koçyiğit iki arkadaşıyla, Atilla Özakdağ, ben, Baattin Şimşek ve Huysuz ihtiyar Şerif Kılavuz

89

Sağlık bakanlığından okul için bisiklet talep ettik. Sağlık bakanlığı İzmir il sağlık müdürlüğünde çalışan arkadaşımız İsmet Biçen bu konuda bize yardım ederek 10 tane bisiklet okula geldi. Bisikletlere numara verelim deyince yapışan numara etiketi alarak bisikletlere yapıştırmaya başladı.

90

Etiketleri bisikletlere yapıştırdık, gönüllülerimizden Özgür Elsa Özbek okulda öğretmen olarak çalışmaya başladı. Çarşamba günleri bizler gelince elinden geldiği kadar yardım ediyor. Etiketleme işinde yanımızdaydı. Sağlık bakanlığının verdiği beyaz bisiklete Aysel Atas ve Özgür Elsa Özbek, yanlarında Cem Tabanlı. Cem Tabanlı başını yukarı aşağı hızlı salladığı için yüzü silik çıkmış resimde. Arkada Şerif Kılavuz duruyor.

91

Bahçenin bir köşesinde bisikletleri dayıyoruz duvara. Burası bakım yeri aynı zamanda. Bisikletlere numara vermemizin nedeni sağlık bakanlığının verdiği yeni bisikletlerin yarısını depoda tutup diğer yarısını kullanmak. 6 Tane beyaz bisiklet duvara dayalı olarak duruyor.

92

Bisikletlerin arka vites ve ön vites ayarını düşürüyoruz. Yoksa çocuklar hızlı gidiyor ve çarpışma tehlikesi olasılığını ortadan kaldırmak gerek. Cem Balkanlı bana yardım ediyor ve tüm bisikletlerin ayarladık.

93

Okulda aynı zamanda başka etkinlikler de yapılıyor. Resim Öğretmeni olan Aydın Kan zaten resim çizdiriyor çocuklara. Bunun yanında fotoğraf makinesi ile resim çekme etkinliğinin yanı sıra halk dansları eğitimini de veriyor gönüllü arkadaşlar. Eğitimi veren Burhan Öner ve Mehmet Erdoğan Erten öğrettiği Çayda çıra oyununu oynamak ve resim sergisi için Narlıdere belediyesinin daveti ile Narlıdere kültür evinde gösteriye gittik. Merdivenlerin başında çekilen ve çizilen resimleri panolara yerleştirip sergiledik.

95

Gösteri sahnesinde çocuklar sahneye çıkıp Çayda Çıra oyununu yöresel kıyafetlerle çıkıp bir güzel oynadılar. Onlar alkışlanmayı hak ediyorlar.  6 kız, 5 Erkek çocuk sahnede alkışlayanları selamlıyorlar. Burada bir durumu anlatmak isterim. Çocuklar sahneye çıkmadan önce bir çok konuşmacı sahnede boş boş konuştu. Çocuklar zaman geçtikçe sabırsızlanmaya başladılar. Bu kadar uzun oturmaya alışkın değiller ve gezinmek, hareket etmek istiyorlar. Boş konuşanları dinlemiyorlar bile, zaten ne konuştukları çocukları ilgilendirmiyor. Bu duruma daha fazla dayanamayıp sahnedekilere çocukların daha fazla dayanamadığını, bir an önce sahneye davet edip oynamalarını söyledim. Böylece güç bela sahnede gösterilerini yaptılar. Otizmli çocukların psikolojik durumlarını bilmeyen sorumsuz organizatörler sayesinde çocuklar çok gerilmişti. Ben ve Öğretmen arkadaşlar çocukları zapt etmek için epey ter döktük sayılır. ( Böyle organizasyon yapanlar için yazının ilk başlarında “Neden Otizmli Çocuklara Bisiklet Eğitimi veriyoruz” yazısını bir daha okumalarını öneririm. )

96

Bir arkadaşım bana Doruk bisiklette iki tane bisiklet vereceklerini haber verdi. Ben de Doruk bisiklete giderek Mustafa’nın vereceği bisikletleri inceledim. Okul için temiz, bakımlı ve yeni sayılabilecek kadar iyi durumda olduğunu görünce kendisine teşekkürlerimi ilettim okul adına. Doruk bisiklet dükkanının önünde Mustafa ile resim çekiliyoruz. Önde hediye olarak verdiği çocuk bisikleti var. İki yanda satıştaki bisikletler sıralanmış.

97

Bisikletleri taşımak için römorkum olan kıytırık KUZ’un arkasına takılı durumda. Bisikletleri de kıytırık’a yükleyip bir güzel bağladım. Bisikletler 20 inç 2 tane çocuk bisikletleri.

98

Doruk bisikletin sahiplerinden olan Mustafa’nın verdiği bisikletlerden birisi mavi renkte amortisörlü.

99

Diğeri turuncu, beyaz renk karışımlı.

100

Bisikletlerin tamiri gerekiyor bazen ben de tamir ederek eğitime katkı sağlıyorum. Bisiklet park köşesi ve tamir yeri, bisikletler duvara dayalı. Yeşil renkli bisiklet ters çevrilmiş durumda, ön tekerleği tamir ederken.

101

Öğrencilerin boyuna göre bisiklet veriyoruz. Büyük olanlara 26 inçlik bisiklet, küçük olanlara 16 ya da 20 inçlik bisikleti veriyoruz. Bazıları yeni başlıyor ikişer kişi destek olarak bisiklet eğitimi veriyorlar. İki bisikletçiye ikişer kişiden dört kişi bisiklet eğitimi verirken bisiklete binmesini bilen serbestçe dolaşıyor.

104

Otizmli çocuklara bisiklet eğitimini verdiğimizi tüm bisikletçiler takip ediyor sanırım. Bunlardan birisi de Edirne’den İlhan Balkan. O da bir Çarşamba günü aramıza katılıp destek verdi. Bisikletin lastiğini yamadıktan sonra pompa ile şişirirken İlhan Balkan da bana yardım ediyor.

105

Bir çocuğun güldüğünü görmek sizde ne gibi duygular meydana getirir? Örneğin Boran’ın gülüşü. Sizi bilmem ama bizlerde bir çocuğa bisiklete binmeyi öğretmenin sevinci oluşur. Herkes bisiklete binmeyi öğrenebilir. Ama Otizmli bir çocuğun bisiklete binmeyi öğrenmesi, kendi başına pedal basabilmesi ve bizlere güven duyması bizlerde anlatılamaz bir duygu oluşturduğu kesin. Tıpkı bu çocuğun gülmesi gibi.

106

Ders arasında bazen bizler de çocukluğumuza dönüyoruz. Tıpkı Aysel ve Cem’in 12 inçlik çocuk bisikletine binmesi gibi. Aysel küçük olan bisiklete oturabilmek için ayaklarını yana iyice açmış. Cem de arka tekerleğin göbek civatasına ayaklarını basarak dimdik ayakta duruyor. Cem bir elinde eğitim dosyasını tutuyor.

107

Resim Öğretmeni Aydın hoca derslerinde boş durmuyor. Çocuklara bisiklete binenlerin resimlerini çizdirmeye devam ediyor. Otizmli Mehmet Ali de mavi, pembe, kırmızı, turuncu ve tekerleklerde siyah renklerle bezemiş. Bisikleti binenin de kendisini resmetmesi olduğunu tahmin ediyorum.

108

Okulda öğretmenliğe başlayan Özgür Elsa Özbek yağmurlu ve eğitimin olmadığı bir günde Cem Tabanlı ve ben sınıfına girdik. Sınıflar iki Öğretmen, dört öğrenci olacak sayıda yapmışlar. Henüz ilkokul çağında olan çocukları eğitmek, onlarla tek tek ilgilenmek gerçekten zor bir iş. Otizmli çocuklar ile iletişime geçmek için bire bir ilgilenmek ister. Sınıfta çocukların eğitimi yanı sıra bakım, temizlik ve yeme işlerini de yerine getiriyorlar. Sınıfta kara tahta dediğimiz, artık beyaz olmuş plastik tahta duvardaki dev ekranın kapağı gibi sürgülü yapılmış. Yazı ve çizim olduğu zaman tahta sürülüyor. Diğer zamanlarda çocukların ilgisini çekebilecek çizgi filimler izlettiriyorlar çocuklara. Cem sandalyede oturmuş, önünde bir çocuk, ikinci Öğretmenin önünde de bir çocuk, Elsa’nın önünde iki çocuk bana poz veriyorlar. Ben de onları çekiyorum sınıfın içinde. Dev ekranda çizgi filim oynuyor.

109

Otizmli çocukların içinde en iri olan Ömer bisiklete binerken. İri derken biraz da şişman sayılır. Bu kadar kilolu bisiklete binmesi bizi şaşırtıyor ama biniyor işte.

110

Her gönüllü arkadaşımız sürekli aynı kişiye eğitim vermesi daha uygun. Çocuklar göre göre eğitim veren kişiye alışıyor ve ona güven duyarak daha iyi öğreniyor ve başarıyor. Otizmli gönüllülerimizden Ferhan Tokul da iyi bir öğretmen. Çocuklara gereken özeni en yüksek derecede vermeye çalışıyor. Yanında eğitim verdiği Boran ile beraber gülümseyerek poz veriyor kameraya.

112

İki kişi bir çocuğa destek vererek bisikleti sürmesine yardımcı oluyorlar. Önlerinde de küçük bir kız çocuğu tay tay bisiklete binerken kareye giriyor.

113

Mertcan en uysal öğrencilerden birisi, bizlerle çok iyi iletişime geçiyor. Zaten sevimli birisi. Bizler de onu çok sevdik. Mertcan yaptığı sosyal faaliyetlerden ve bisiklet eğitiminden dolayı gelişti ve normal okula başladı. Aramızdan ayrılışına üzülmedik, daha da sevinçliyiz ve mutluyuz. Başında siyah beresi, üzerindeki mavi montu ile gülerek poz veriyor Mertcan

114

Eğitim bitiminde çocukların bisiklet üzerindeki gelişimini takip eden Cem notlarını çizergeye yazarken Elsa da onla beraber çalışıyor.

115

Resimler okulun panosuna asılmaya devam ediyor. Kuru boya kalem ile güneşli bir havada bisiklete binen bir çocuk çizmiş rengarenk. Mavi kazak, kahverengi pantolon, kırmızı kadrolu bisiklet. Güneş kırmızı renkte. Zemin sarı renge boyanmış. Havada da uçan bir kuş çizmiş. Gövdesi siyah, kanatları yeşil, kafası sarı renkte.

116

Eğitim veren gönüllüler ve öğretmenlerin bazıları aramıza katılarak poz veriyoruz kameraya.

117

Kendi başına bisiklete binen Hasan bisiklete binmediği zamanlarda eğitim dosyasını ele geçirip eline kalemi alarak bizi taklit ediyor. Bu hareketi hoşumuza gittiğinden dosyayı hemen eline tutuşturuyoruz. O da ciddi bir eda ile kalemle bir şeyler yapıyor. Yanında da Elsa var.

118

Ege üniversitesinde tıp fakültesinde okuyan öğrenciler de aramıza katılıyor belirli dönemlerde. Öğrencilerden bir kız otizmli bir çocuğa bisiklete binmesine yardımcı oluyor. Arkada okul öğretmenlerinden bir kadın kendi öğrencisine bisiklet sürmesini sağlıyor.

119

Otizm gönüllülerinden Zeynep Nuray Oymak ve Şerif Kılavuz yan yana poz veriyor. Zeynep ayakta, Şerif ise plastik koltuğa oturmuş.

120

Havalar her zaman güneşli olmuyor, bazen yağmurlu oluyor ama bu bizi pek etkilemiyor. Her çarşamba günü bisikletlerimize binip yağmur, çamur demeden okula gelip eğitimi aksatmamaya çalışıyoruz. Ana caddede Cem ve Dilek bisiklete binerken çekiyorum. Yerler ıslak ve su birikintileri var.

121

İşte yağmurlu bir havada okula gelen Ferhan Tokul. İki tane siyah poşeti ayaklarına geçirip paçalarını bantlayıp ayakkabılarının ıslanmamasını sağlamış. Kız pratik zekalı, yağmur çamur dinlemeden okula gelmiş. Ne de olsa buraya gelmeyi çok seviyor ve işini canla başla yapmaya çalışıyor. Üzerinde Sarı, fosforlu yeleği ile elini açmış ne yapayım yani diyerek poz veriyor.

122

Otizm gönüllülerinde olan Birol Önal bir kız çocuğunu bisiklete bindirirken aynı zamanda tıp öğrencilerine de yaptığı eğitimi gösteriyor. Cem Tabanlı da dosyası elinde notlar alıyor kağıda.

124

Ege üniversitesinde okuyan tıp öğrenciler ve öğretim görevlisi  Prof. Dr. Dilek Yeşim Metin ile otizm gönüllüleri bir arada topluca resim çekiyorum hazır bir araya gelmişken.

126

Almanya’dan gelmiş olan Mesut bizlere yardımcı oluyor. Mesut ve bir kız öğrenci bir çocuğa destek olurken Doktor Serhat biraz haşarı olan İbrahim’e bisikleti daha yavaş sürmesini istiyor.

127

Son zamanlarda aramıza katılan Nejat Türker bir çocuğa destek olurken.

128

Okulun güzel Öğretmenlerinden Melek işini severek yapan birisi. Kendi öğrencisine bisiklete bindirirken çekiyorum. Arkada kareye giren Özlem Özarslan da var.

129

Özgürce bisiklete binen otizmli Emir. Yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor.

131

Artık aramızda profesyonel makinesi olan amatör fotoğrafçı var. Amatör dediğime bakmayın çok güzel pozlar çekiyor Mehmet Emiral. Bahçede yere çömelmiş dikkatlice resim çekerken ben de onu çekiyorum.

133

Cengiz Çakracı aramıza geç katılanlardan birisi, bir çocuğa çömelerek eli ile pedalı çevirmesine yardım ederken başka biri de çocuğu arkadan kavramış.

DSC_3294

Okulun Öğretmenlerinden Kübra Özen idealist biri. İşini severek yapan ender Öğretmenler arasına girmiş. Okulun en iri, en ağır olan öğrencilerden Ömer’in öğretmeni. Ömer’in huyuna göre davranarak kendisini dinlemeyi öğretmiş. Kübra ile karşılıklı derin sohbetlere daldığımız anlardan bir anı Mehmet Emiral yakalamış.

DSC_3200

Bazen topluca resim çekiliyoruz, ben de hazır toplanmışlarken hepsini bir arada çekiyorum. Bisiklete binmiş durumda otizmli öğrenciler. Eğitim veren gönüllüler ayakta arkalarında duruyor. Arkada okul binası, Atatürk büstü ve direkte Türk bayrağı.

143

Selen Almanya’da doğup büyümüş otizmli kız öğrenci, kendi başına bisiklete binenlerden birisi. Konuşması, hareketleri çok kibar, yumuşak ve terbiyeli. Bunların yanı sıra kendinden küçük çocukları koruyup gözetiyor ve ilgileniyor. Aynı zamanda bizlerle beraber çocukları bisiklete binmelerine de yardımcı oluyor. Tıpkı kibar bir Öğretmen gibi.

134

En küçük bisiklet olan pembe çocuk bisikletine ara sıra çocuklaşan Aysel biniyor. Bacanağım olan Selahattin Kelmen de ona destek oluyor sırtından tutarak. Pembe bisiklete uygun olarak pembe üstlük giymiş olan Aysel kafasına da pembe buuf takmış tam takım oluşturmuş.

137

Ferhan Tokul her öğrenciye gereken ilgiyi esirgemiyor. Küçük çocuklardan birisine kaskını giydirmiş, ellerine de eldiveni giydiriyor. Kask demişken elimizde yeterince kask var. Bazı çocuklar giyebiliyor sakince ama kimi çocuk kafasına kaskı taktırmak istemiyor. Takarken huzursuz oluyorlar ve taktırmak istemiyorlar. Biz de bu konuda ısrar etmiyoruz. Zaten her çocuğu takip ediyoruz bisiklete binerken. Bisikletten düşse bile zemin yumuşak lastik döşeli olduğundan pek zarar görmeyeceğini öngörüyoruz.

138

Henüz daha ilkokul 1. sınıfta olan bir çocuk en küçük bisiklete bindirmeye çalışıyor Birol Önal. Birol yere çömelmiş nasıl pedal basacağını öğretiyor.

DSC_3137

Ege üniversitesinde öğretim görevlisi Prof. Dr. Dilek Yeşim Metin her Çarşamba öğrencileri ile birlikte okula gelerek bize destek oluyorlar. Doktor Serhat’ın sınıf arkadaşı oluyor aynı zamanda. Prof. Dr. Dilek uzmanlık alanı otizmli çocuklarla ilgili. Tıp Öğrencilerinin eğitiminde pratik olarak burada hem bizlere destek oluyorlar hem de hocalarından ders görüyorlar. Bir taşla iki kuş. Doktor Serhat, Prof. Dr. Dilek Yeşim Metin ve üç kız öğrenci ayak üstü ders alırlarken.

DSC_2818

Ege Üniversitesinden gelen öğrencilere Doktor Serhat ve okul müdürü Ercan Mermer eğitime katkılarından dolayı sertifika veriyor. 8 Öğrenci ellerinde sertifikalar, hocaları Prof. Dr. Dilek ve otizm gönüllüleri ile birlikte kameraya poz vermişler.

DSC_2864

Otizmli kız öğrenci Zeliha az destek, çoğu zaman kendi başına bisiklete biniyor. Yine de onu takip eden Birol var. Yanımızdan geçerken ona destek olmak için “Zeliha, Zeliha” diye seslenerek cesaretlendiriyoruz. Biz ona seslenirken o da bizleri duyduğundan karşılık olarak sürekli mutlu bir şekilde gülüyor.

DSC_2949

Bazen bir arkadaşımızın doğum günü oluyor. Hep birlikte pastayı alarak mumları dikip yaş gününü kutluyoruz. Bu gün epey kalabalık sayılırız, toplam 18 otizm gönüllüsü bir arada. Normal insanlarda baba ile oğul anlaşamaz. Bu durum otizmli olan çocuklarda da gözleniyor. Eğitim gönüllülerimizden Cengiz Çakracı’nı oğlu da hafif otizmli. Bazen okula getirip bisiklete binmesini sağlıyor ama kendisi bindiremiyor. Arkadaşlardan birisi bindirebiliyor. Çocuk babası ile anlaşamıyor nedense. İlla ki başkası ile bisiklete binecek.

DSC_0150

Otizmli çocuklar gördükleri şeyleri taklit etmeyi seviyorlar. Tıpkı bir Öğretmen gibi davranan küçük kız çocuğu gibi. Küçük bisiklete binmiş Hünkar Keleş bisiklet sürerken arkasından destek olan kız çocuğu eğitim veriyor.

DSC_2548

Sonra durdurup karşısına geçerek bisiklete nasıl bineceğini bir Öğretmen edası ile anlatıyor.

DSC_2553

Bazı çocuklar pedala basmasını bilmiyor. 4 kişi bir çocuğa pedal basmasını öğretmeye çalışırlarken. Erkek olan bisikletin arka tekerleğini havaya çocukla birlikte kaldırmış. Diğer üç kadından birisi yere çömelerek çocuğun ayağını pedalda tutmaya çalışırken bir diğeri de bisikleti  önden tutuyor.

DSC_1928

Her çocuğa sürebileceği bisikleti vermeye çalışıyoruz. Boyuna göre de sele ayarını yapmaktayız. Bir bisikletin sele ayarını 13 anahtarla yaparken.

DSC_1926

Otizmli gönüllülerinden Hünkar Keleş bir çocuğu ensesinden tutmuş bisiklete bindiriyor.

DSC_1335

Okulda eğitim vermeye başladığımızdan beri kendisi bisiklete binen öğrencilerden olan Eren sessiz ve sakin olarak yanımıza gelince bisikleti veriyoruz hemen. O da kimseye çarpmadan sürekli tur atıyor bahçede. Bisikleti sürmek ona mutluluk veriyor, gülümsemesinden belli.

DSC_1279

Hasan sürekli aynı bisikleti istiyor, yeşil bisikleti. Bazen kafasına kask takıyor, bazen takmıyor. Kafasına göre, bu gün kaskı takmış bisiklete binerken Mehmet Emiral çekiyor bir poz. Yanında da daha çok sarı ve sarı tonları giymiş bir çocuk sarı bisiklete binerken kareye girmiş.

DSC_0218

Cengiz Çakracı’nın oğlu arada bisiklete bindiriyoruz. Eğitimini de Birol Önal veriyor. Kareye girmiş olan resim Öğretmeni Aydın Kan da bazen çocukları bisiklete bindirmeye teşvik ediyor. Bisiklete binmeye pek hevesli olmayan çocuk seleye rahatça oturmuş, ayaklarını da kadro demirine koyarak pedal çevirmeden bisiklete biniyor. Aydın da bir eli ile ensesinden, bir eli ile de gidondan tutup bisikleti kendisi götürüyor çocukla beraber.

DSC_0173

Okulun güzel Öğretmenleri ile muhabbet ederken Mehmet Emiral’a poz veriyoruz. Solda Kübra Öğretmen, sağda Melek Öğretmen. İkisinde de güneş gözlüğü var.

IMG-20201209-WA0000

Bacanağım Selahattin Kelmen en sonunda çalışmayı bıraktı, artık boş zamanı var ve bizlere yardımcı olmak için okula geliyor. Çocukların bisiklete binmelerine yardımcı oluyor.

DSC_3140

Seramik atölyesinde çalışan seramik sanatçısı Özlem Özarslan her Çarşamba okula gelip bizlere destek olmaya çalışıyor. Yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmadan çocuklara bisiklet eğitimi veriyor.

140

Meraklı öğrenciler Mehmet Emiral’ın fotoğraf makinesini istiyor. O da çocukları kırmayıp veriyor resim çekmeleri için. Profesyonel ve pahalı makinesini hiç düşünmeden veren Mehmet Emiral hiç endişe duymuyor kıracaklar,  bozacaklar  diye. ” Ne olacak ki kırıp dökseler! onlardan kıymetli mi?” diyor. Üzerinde siyah mont olan öğrenci fotoğraf makinesinin vizörünü gözüne dayamış resim çekerken.

141

İyi bir zeybek oyuncusu olan Doktor Serhat bazen coşuyor ve harmandalı oynuyor Aygün ile. Aysel de yanlarında kollarını kaldırmış oynarken Özlem Özarslan da korkuluklara dayanmış alkış tutarak tempo veriyor oynayanlara.

DSC_3336

Okuldaki eğitimlerden birisi de pastacılık. Otizmli çocuklara mutfakta kuru pasta yapıp pişirerek bizlere ikram ediyorlar. Bizler de afiyetle yiyeceğiz. Elindeki tepside dolu olan kurabiyeleri ikram eden İbrahim, önlüğü giymiş, başında da aşçı şapkası var.

145

Sabri tam bir aşçı, sinema sanatçısı merhum Necdet Tosun sanki. İri ve şişman olan aşçı beyaz önlük takmış, başında da aşçı şapkası ile elindeki plastik çanakta kurabiye ikram ediyor bizlere.

DSC_3359

Semra başına bordo renkli yemeni bağlamış irice bir kız çocuğu, elindeki tas ile birlikte poz veriyor.

DSC_3361

Otizmli çocukların kurabiye pişirme etkinliğini hep birlikte kurabiyeleri yiyerek kutladık. Sonra hep birlikte topluca resim çekiliyoruz. Önde yeşil çocuk bisikleti.

DSC_3370

Bazen de çocuklar gibi el ele tutuşarak koşturuyoruz çocuklarla birlikte. Koşarken de sevinçle bağırarak neşeyi artırıyoruz. Çocuklar mutlu, biz mutlu, hayat ne olursa olsun yaşamaya değer. Resimde Nejat, Özlem ve dört öğrenci var, koşturuyorlar ve saçları rüzgarlarından dalgalanıyor.

DSC_3771

Yaklaşık 4 yıl boyunca otizmli çocuklara bisiklet eğitimine başından beri katıldım. Eğitim salgına kadar 6 yıl sürdü. İzmir’de olduğum sürece her Çarşamba etkinlik açıp bisikletlerimizle okula yağmur çamur, kar kış demeden gelmeye çalıştım. Çocukların bindiği bisikletlerin bakımını, lastik tamirini yaptım. Otizm gönüllüleri olarak bir şeyler yapmaya çalıştık, bisiklete binmesini öğrettik. Öğretmenin yanında bizler de otizmli çocuklardan bir şeyler öğrendik. Onların da bir birey olduğunu; ilgiyi, sabır etmeyi, dinlemeyi, umudu, yaşama daha sıkı, hep birlikte sarılmayı öğrendik. Ünlü şairimiz Nazım Hikmet Ran şiirinde dediği gibi “Hiç kimseden hiç bir şey beklemeksizin” bu işe başladık ve sürdürdük. Toplumda bir farkındalık ortaya çıkardığımıza eminim. Türkiye’de, hatta Dünya’da bir örneği olmayan bir çalışma ve eğitim yaptık. Mutluyum ve mutluyuz yaptıklarımızdan. İnsan mutlu olmak için daha ne ister ki? İşte örneği!

Okul müdürü Ercan Mermer den aldığım bilgiye göre bizlerin gönüllü olarak bisiklet eğitimde öğrencilerin kazandığı motor becerilerinden sonraki gelişmeleri anlattı;

“6 yıllık bisiklet eğitiminde okuldaki çocukların % 90 ı katıldı ve okulun eğitim seviyesi yükseldi. Öğrencilerin sosyal becerileri arttı, derslere daha çok ilgi gösteriyorlar. Anne, baba ve Öğretmenlerinden başka kişilerle pek iletişim kuramıyorlardı. Eğitimden sonra artık diğer kişilere güvenmeyi ve iletişime geçtikleri gözlendi. Agresif tutumları azaldı, artık daha sakin ve karşısındakini dinlemeyi öğrendiler. Becerileri arttı, yeni bir şeye ilgileri ve merakı arttı. Bir yerde daha uzun oturmayı öğrendiler. Bu hem anne babayı biraz rahatlattı, hem de öğretmenlerin daha iyi eğitim vermelerine yardımcı oldu.  Geçen yıl 30 Ekim’de İzmir de olan depremde ana bina hasarlı duruma geldi ve eğitime kapandı. Yan binada dar alanda eğitim veriyoruz. Bisiklet eğitim pistini de kullanamadığımızdan çocukları bisiklete bindiremiyoruz. Ayrıca salgın yüzünden çeşitli önlemlerle eğitime davam ediyoruz. Okulun yıkılıp yeniden yapılmasına katkı sağlayacağını iş adamı Moris Bencuya bildirdi. Bu çok sevindirici bir haber.”

Otizm Gönüllüleri olarak katkı verenlerin bazılarının ismini yazdım. Bazılarını da ismini bilmediğimden yazamadım. Bir çok kişi gelip gönüllü olarak katkıda bulundu. Onların da resimleri yok, isimleri yazılmadı ama onlar sessiz kahramanlarımız. En ufak bir katkı koyan tüm arkadaşlara kendi adıma çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.

Eğitim boyunca çocuklar bazen bisikletten düştü, bazen çarpışma oldu ama hiç birisi yaralanmadı ve önemli bir şey olmadığını belirtirim.

Sevgili arkadaşımız Emre Kanat tarafından dron kamera ve cep telefonu ile çekilmiş eğitim görüntülerinin linki aşağıda, izleyebilirsiniz

https://www.youtube.com/watch?v=yDFgAvVqwOI
Her Çarşamba yaptığımız yolun haritası aşağıda. Yaklaşık 8.31 Kilometre civarı sadece gidiş. Göztepe iskeleden Tepecik arası.

Powered by Wikiloc

The Author

urimbaba

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme