Afyon Frig Vadisi Bisiklet Turu 3. Gün

20 Haziran 2021 Pazar

Priligy is available as either generic or brand-name tablets. There is no doubt in my mind that any pain-related treatment is a risk if you are on disulfiram bestellen any pain medicine at the present time. It is used to treat skin and parasitic infections in dogs.

The drug is not for use in children under 16 years of age. It is buy fluconazole online without prescription Legnica commonly suggested that this compound be called “mectizan”. Generic doxycycline tablets for sale doxycycline 100mg dosage for malaria in the u.s.

A person should not take allopurinol until his or her doctor has given the allopurinol patient’s medical history and the allopurinol medical instructions. A drug known as clomiphene citrate (clomid) can help women whose Langen periods stop or become irregular after having. There are lots of people in the world just like you and me, and one of these people is a good guy – but how are you going to tell the good guy from the bad guy?

Emre gölü – Aslankaya – Üçlerkayası – Döğer peri bacaları – Emre gölü

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

Zaman değmiş
Önce,
Yedi telli sazın
Afyon ruhu yutmuş diline
Ne gözyaşına 
Ne yaşadığı yaşına bakmış
Harcanası yıllarını
Okşayarak sayıp,
Bir bir geri almış

Anonim şiir

 

Öne çıkmış olan görsel, Evin çatısının arkasında delikli kaya. Kayanın üzerinde leylek yuvası. İçinde leylek duruyor.

DSCN2366

Bu gece daha rahat uyudum sanki. Hava sıcaklığı gece bile sürdüğünden etkisini gösteriyor. Artık çadırda uyumaya alıştım, hava da uygun olunca üşümedim. Sabahın köründe uyanıyorum, henüz pek kalkan yok erken saatlerde. O yüzden tuvaletler boş. Çadırıma gelip ilk iş olarak kahve pişirmekle başlıyorum güne. İzmir Torbalıda yaşayan İlknur Tunger ile bu festivalde tanıştım. Gerçi o beni tanıyor ama yüz yüze ilk defa karşılaşıyorum. Haliyle kahvemi de bildiğinden erkenden yanıma geldi. Ortalıkta dolaşan festivali düzenleyen  Birsen de yanımızda olunca şanslı dört kişi kahvemden içmiş oluyor. İlknur ile beraber bir arkadaş kendi sandalyelerinde oturmuş. Benim önümde de küçük sehpa, üzerinde kahve takımları. Arkamda, ayakta duran, elinde kahve değirmenini çeken de Birsen olduğu halde resim çekiliyoruz.

DSCN2330

Kahvaltıya başlamadan önce eşyaları, çadırı söküp toparlandık. Çantaları arabaya koyup yola çıkmaya hazırız. Kamp alanına gelince sadece bisiklet aparatını takıp bisikletleri yükleyeceğiz. Akşam fazla işimiz kalmadı. Bu gün tura biraz geç başladık nedense. Herhalde kısa bir tur olacağa benziyor. Grup bu kez sol taraftaki yola saptı. Hafif çıkışlı olan yoldaki bisikletçileri çekiyorum. Yol kıyısında elektrik direkleri tarlanın kıyısında yol ile beraber sıralanmış. Bisikletçileri takip eden araç arkalarından gidiyor.

DSCN2332

Yolda fazla gitmeden sola, toprak yola saptık. Bir süre gittikten sonra Aslankaya Tapınağına geldik. Tabelasının resmini çekiyorum. Tabelada yazan;

Aslankkaya Tapınağı

Aslankaya, yüksek bir kayanın güney yüzü, dikey kesilmiş üçgen çatılı bir tapınak cephesidir. Üçgen çatının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks (insan başlı kanatlı aslan), ana cephede niş içinde iki aslan arasında Kübele bulunmaktadır. Ana cephe geometrik desenli kabartmalarla süslüdür. Anıtın iki yan yüzleri de kesilmiş, kuzey yanına kükremiş ve iki ayağı üzerine şaha kalkmış bir aslan yapılmıştır. M.Ö.7.yy. Frig tapınağıdır.

DSCN2333

Aslankaya tapınağının önden çekilmiş resmi. Yukarıda yazıldığı gibi üçgen çatılı kabartma altına kapı gibi kaya oyulmuş yarım metre kadar. Tapınak olarak kullanıldığı için içi oyulmadan öylece duruyor kaya kütlesi. Kaya kütlesi altında, yere yakın bir metrelik yatay bir tabaka var. Rengi sarı – krem karışımı başka bir yapıda olduğunu gösteriyor. Zemindeki kaya kütlesine biraz yan oturmuş durumda. O yıllarda Anadolu’da Aslanlar yaşıyormuş demek ki. Yoksa aslan figürleri niye kullanılsın?

DSCN2334

Rehberimiz bizlere Aslankaya Tapınağı hakkında bilgi veriyor. Elinde megafon var. Arkada kimi sivri, kimi yassı kaya kütleleri. Çalılık beyaz çiçekler açmış durumda.

DSCN2335

Kapı girişi gibi oyulmuş niş içinde şaha kalkmış aslanı yakından çekiyorum.

DSCN2336

Üçgen çatı kabartması içinde çeşitli figür kabartmaları.

DSCN2337

Aslankaya Tapınağında molamız bitince afyon tarlalarının arasında yol almaya başladık. Beyaz gelinliklerini giymiş afyon çiçekleri bizlere güzel görseller oluşturuyor.

DSCN2338

Bir afyon çiçeğini yakından çekiyorum beyaz taç yaprakları ile birlikte. Arkasında da taç yapraklarını dökmüş haşhaş başı.

DSCN2339

Arazide kaya kütlesi beş metre boyunda. Bir yanı yarılıp çatlak oluşmuş. Bisikletim KUZ park halinde kaya ile birlikte çekiyorum.

DSCN2340

Buralarda arıcılık yapanlar da var. Ot bürümüş arazide arı kovanları dizelenmiş onlarca. Arıcı da kamyoneti ile gelip kovanlarla ilgileniyor. Arazi bitiminde kayalıkta küçük çam ağaçları seyrek çıkmış.

DSCN2341

Tam da peri bacasına benzeyen kaya kütlesi. Üzerindeki baş kısım geniş, altında dar boğaz ve aşağı doğru genişleyen bir yapıda. Arkasındaki kayalardan ayrı durumda, tek başına duruyor.

DSCN2342

Büyükçe kaya blokları delik deşik. Delikler doğal olarak düzensiz durumda.

DSCN2343

Kayanın birinde gördüğüm kırmızı – beyaz şerit buradan geçen patikayı işaret ettiğini anlıyorum. Yürüyüşçülerin işareti, izleri iyi takip edersen seni bir yerlere ulaştırır.

DSCN2344

Yolda ötede, yüksekçe kaya kütleleri sanki sıralanmış gibi bir duvar şeklinde. Kimisi peri bacasına benziyor ama hepsi değil.

DSCN2346

kaya kütlesinin üzerinde bir buçuk metre kadar çıkıntı yapmış kaya. Altı boş, sanki kartal gagasına benziyor.

DSCN2347

Bu tarlada mor çiçekli afyon tarlası.

DSCN2348

Daha uzaktaki mor çiçek açmış afyon tarlası küçük bir yer kaplıyor. Burayı iyice yakınlaştırıp çekiyorum.

DSCN2349

Beton direk tepesinde leylek yuvası. Üstünde üç leylek var. Birisi yavru leylek olmalı. Öndeki leylek uzun gagasını açmış, sanki susuzluk çeker gibi kuraklığı dile getirmiş.

DSCN2350

Düzgün yapılmış taş çeşme, kemerli niş şeklinde. Kemerin üst yanlarında birer ay – yıldız kabartması var. Yalağı yerde U biçiminde. Çeşmenin tası zincirle duvara bağlanmış. Arkada duvarın üstünde çitli bahçede çam ağaçları.

DSCN2351

Doğal mı oluşmuş yoksa bilerek mi oyulmuş bilemem ama kayanın yan yüzeyi sanki insan başı şeklinde. Anlı biraz çıkıntılı, burnu, ağzı, çenesi ve boynu belirli. Önden pek anlaşılır gibi değil ama yandan bakınca belli oluyor. Arkada tarla içinde damlar var kiremit çatılı.

DSCN2352

Tabela yerinden sökülmüş, telefon direğinin dibine konmuş. Tabelada yazan Üçlerkayası sola doğru ok işaretli.

DSCN2353

Üçler kayasına doğru giderken her tarafta ilginç kayalıklar görmemiz olası. Hafif yamaçta kaya kütleleri yerden fışkırmış durumda.

DSCN2355

Tabelada yazdığına göre Üçlerkayası köyüne geldik. Tabela mavi renkte. Arkadaki yamacın tepesinde seyrek çam ağaçları.

DSCN2356

Köyün girişinde kaya kütlesi sanki ağzını açmış aslan gibi oluşmuş. Açık olan ağızda sadece dişleri yok. Köyün evleri sağda, arkada yüksek kayalıklar.

DSCN2357

Köydeki kerpiç evler terk edilmiş, artık yeni yapılan betonarme evlerde yaşıyorlar. Terk edilmiş kerpiç evin pencerelerinde kimi camlar kırık. Bu insana hüzün veriyor.

DSCN2358

Anne ördek, 10 ördek yavrusu arkasında sıraya girmiş paytak paytak sokakta yürüyorlar.

DSCN2359

10 Metreye 15 metre boyutlarında kaya kütlesi, sol tarafındaki yanda sanki insan kafası gibi. Burnu, göz çukurları yandan görünüşü büst gibi. Kulak ise içi oyulmuş kapı şeklinde. Oyuk olan yer armut biçiminde. Kaya yarısından sanki kesilmiş gibi yukarıdan aşağıya. Altta da geniş bir mağara ağzı, tavanı alçak.

DSCN2361

Kaya kütlesi diğer kayadan ayrılmış, arası geniş yukarı doğru sanki diğer kayaya doğru eğilmiş gibi.

DSCN2362

Eski kerpiç ev, ağaç karkasları görünüyor. Pencerelerdeki camlar kırılmış. Çatı kirişleri ortaya çıkmış, biri küçük, biri büyük penceresi var.

DSCN2363

Kaya parçaları üst üste konmuş, sanki yuvarlanacakmış gibi. En üstteki kaya öne doğru balkon gibi çıkıntı yapmış. Altında ev var kayalıkların.

DSCN2364

Ortası delik kaya üzerine leylek yuvasında bir tane leylek var. Gagası ile tüylerini düzeltiyor. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

DSCN2366

Leylek yuvasının altındaki deliği yakınlaştırıp çekiyorum. Delik doğal olarak oluşmuş. Solda bir oyuk daha var.

DSCN2369

Leyleği de yakınlaştırıp çekiyorum. Leylek sürekli tüylerini düzelttiğinden doğru dürüst çekemiyorum. Gagasını kanadının altına sokmuş durumda.

DSCN2370

Köyün üstü kaya kütlesi ile kaplı. Kaya oyulup oda yapılmış. Üç oda yan yana, altta mağara girişi var.

DSCN2371

Kaya üstte balkon şeklinde çıkıntı yapmış.

DSCN2372

Kayalar minare gibi sıralanmış, her biri ayrı ayrı.

DSCN2373

Kayaya oda yapılmış, yakınlaştırıp çekiyorum, içerisi geniş bir oda. Belki de mezar odası olabilir.

DSCN2374

Üçlerkayası köyünden ayrıldık. Döğer kasabasına doğru gidiyoruz. Frigya’ya giriş yapıyoruz. Kahverengi tabelada Frigya yazıyor.

DSCN2375

Döğer kasabasının çıkışında küçük su birikintisi var. Burada kaz sürüleri gelip hem besleniyor hem de biraz olsun yüzüyorlar. Kaz sürüleri ayrı ayrı topluca yürüyorlar. benim saydığım 7 tane sürü var. Her sürüde bir erkek kaz liderliğinde 15 ila 20 kaz onu takip ediyorlar. Asla birbirleriyle dalaşmadan ortalıkta bir o yana, bir bu yana dolaşıyorlar. Yeşillik arazide bir de eşek ayağından bağlanmış otluyor. Eşeğin rengi siyah. Arkalarda küçük tepeler ufku kaplıyor. Hava parçalı bulutlu.

DSCN2376

Kaz sürülerinin faydalandığı küçük su birikintisini besleyen çeşmeden sürekli su akıyor. Bu çeşmenin ismi Zorali çeşmesi. Herhalde suyu iyi olmalı ki arabasının arka bagajına onlarca su şişesi, damacana koyup çeşmeden hepsini dolduruyorlar. Çeşmeyi boş olarak çekemiyorum. İki kişi plastik şişelere su doldururken çekiyorum bir poz. Çeşmenin aynası kalın duvar olarak taştan yapılmış. Kalınlığı 1 metre, yüksekliği 2.5 metre, eni de 2 metre civarı. Bir borudan sürekli su akıyor. Alın kısmı kemerli niş olarak yapılmış.

DSCN2377

Çeşme ünlü bir çeşme, o yüzden tabela konulmuş. Direkteki tabelada; Zorali Çeşmesi yazılmış. Arkadaki tel örgü ile çevrili bahçede kocaman ceviz ağacı var. Çeşme haritalarda bile belirtilmiş. Yerini kolayca bulabilirsiniz.

DSCN2378

Gittiğimiz yolun kenarlarında kayalar duvar şeklinde. Arası düz çayırlık arazi. Düz arazi yavaşça daralıyor giderek.

DSCN2379

Düz arazi burada bitiyor. Bittiği yer kireç kayalıkları doğal olarak peri bacalarına benziyor. Buradan sonra dağa tırmanış başlıyor.

DSCN2380

Yokuşa tırmanmadan Sağa doğru, toprak yola saptık. Solda ağaç koruluğu, onun ilerisinde ilginç şekillerde oluşmuş kayalar var.

DSCN2381

İlginç şekillerde oluşmuş kayalıkların yanına geldim. Burada uzun yalaklı çeşme var.

DSCN2382

İlginç kayalıkları yakından çekiyorum. Kayalıklar 4 – 5 metre boyunda, 1.5 – 2 metre eninde dikine oluşmuş. Her kaya arasında boşluklar var. Boşluklar da 2 metre civarında. Taban yeşil çimenlerle kaplı. İnsan rahatça aralarında dolaşabilir ama labirent gibi olan kayalıklar arasında kaybolma olasılığı var.

DSCN2383

Her kaya birbirine benzemiyor. Her biri değişik yapıda, girintili – çıkıntılı.

DSCN2384

Kimi kayalıklar birbirinden 3 – 5 metre kadar ayrılmış, araları geniş. Yerler çimenlik düz arazi. Her kaya da kendine göre küçük oyuklar oluşmuş.

DSCN2385

Kimi kayalıklar da birbirine yakın durumda.

DSCN2386

Daha yukarılarda, çamlık olan yamaçta ortada anıt gibi kalmış kayalık kütle. Bu kaya uzaktaki yamaçta olduğundan optik zoom ile yakınlaştırıp çekiyorum.

DSCN2387

Yamaçtaki kayalıkların rengi siyaha yakın. Yeşil çamların arasında fışkırmış siyah kayalıklar kontrast renk oluşturmuş. Oysa kayalıkların rengi genelde bej, beyaza yakın renkte. Burası da uzaktaki yamaçta, yakınlaştırıyorum iyice.

DSCN2389

Dağın yamacına yaslanmış vadi burada kireç kayalıklar yarılmış yukarıdan gelen yağmur suları derin yarıklar oluşturmuş.

DSCN2390

Ben resim çekmekten epey geride kaldım. Grup haldır huldur gittiğinden yetişmek olanaksız. O yüzden bazı yerleri kaçırıyorum. Belki de onlar kaçırıyordur. Kim bilir? Ben tam yokuşu bitirmişim grup aşağı inişe geçmeye başladı bile. Burada Döğer peri bacaları var. Büyük kaya kütlesi delik deşik edilip odalar yapılmış. Kaya kütlesini ve aşağıya inmeye başlayan bisikletçileri çekiyorum.

DSCN2391

Kaya kütlesi yüksek ve geniş. 15 metre yüksekliği, 50 metre genişliği var. Blok apartman gibi odalar kazılıp yapılmış. Aşağı inen üç bisikletçi de kareye giriyor.

DSCN2392

Bisikletçi grup haldur, huldur Döğer peri bacalarına çıkıp indikleri gibi tekrar gideceğimiz yola sardılar. Kıvrılarak çıkan yoldaki bisikletçileri çekiyorum. Bisikletim KUZ önde park etmiş durumda. Grup tekrar gitti, biz bekliyoruz bir kaç kişi. Bacanağım, İsmail ve Enes kaldık en arkada. Öğle zamanı oldu, acıktım iyice. Yokuşu sarmadan önce Bacanağımın çantasındaki poğaçalardan ikişer tane yedik. Üstüne de bolca su içerek biraz olsun enerji topladık. Öğle yemeğini nerede, ne zaman yiyeceğimiz belli değil ve önümüzde biraz tırmanış var.

DSCN2394

Biraz olsun karnımız doyunca biz de yokuşu tırmanmaya başladık. Sağımızda peri bacaları olan kayalıklar, önümüzde tırmanan bisikletçiler. Kimisi bisikletten inmiş, yürüyerek çıkıyor sert yokuşu.

DSCN2395

Daralan vadi kireçli kayalıklar yer yer fışkırmış yerden.

DSCN2397

Döğer peri bacası tek başına, tepenin üzerinde abide gibi yükselmiş. Bu görüntü yandan çekildi. Yan taraf diğer yandan daha da dar.

DSCN2399

Döğer peri bacası ile aynı hizaya geldim. Yan taraf delik deşik. Bazı delikler karanlık değil, diğer taraf görünüyor sanki.

DSCN2400

Aydınlık olan delikleri yakınlaştırıp çekiyorum. Kayalığın diğer tarafı görünüyor. Böyle iki tane delik var. Diğer delikler karanlık.

DSCN2401

Çıktığımız yeri çekiyorum. Aşağıda düz arazide Döğer kasabası görünüyor. Sanki aşağılarda bir yerlerde yağmur yağıyor. Buluttan yere doğru hüzme olarak inmiş.

DSCN2402

Yokuşun bir yerine gelince şiştim, yürümeye başladım bisikletimden inip. Neredeyse 2 yıldır doğru dürüst bisiklete binmiş değilim. İyice hamladığımı hissediyorum. Ayrıca biraz fazla kilom var. Fazla kiloları yakmak gerek ama fırsat olmadı uzun turlar yapmaya. Salgın, kapanma derken unuttuk uzun turları yapmaya. Bir süre yürüdük bacanağım ile birlikte. Yokuşun sonuna gelmeden belediyenin süpürge aracına bisikletleri koyup yokuşun üstüne kadar çıktık. Yokuşun üstünde bisikletleri indirip sürmeye başladık. Yol iniş olunca pistonlar dinlendi sayılır. İnişte Alanlı köyünden geçtik ama mola vermedik. Yemek yeme zamanı iyice geçti, nerede, ne zaman yemek yiyeceğimiz henüz belli değil. Habire gidiyoruz. Köyün girişindeki tabela önünde bacanağımın resmini çekiyorum. Köyün evleri ağaçlardan görünmüyor bile.

DSCN2403

Köylülerin kendi olanakları ile yaptıkları dikdörtgen planlı ev gibi küçük cami ve kısa minaresi. Önde taş örülü dam, üzerinde kiremitli çatı. Biri küçük, biri büyük iki pencere deliği var. Solunda da köy çeşmesi taştan yapılmış. Tabelada Sarıcaova sağa ok işareti, Ovacık sola ok işareti ile gidileceğini belirtmiş. Çeşmenin önünden başlayan, dam boyu yalak var.

DSCN2404

Köydeki evlerin çoğu taş bina, altı dam üstü ev. Kimi ev de yıkıntılı durumda.

DSCN2405

Kimin öldürdüğü belli değil ama uzunca bir yılanın başı ezilerek katledilmiş. Yeni öldürüldüğü belli kımıldanışından. Nedense insanların çoğu yılanlardan korkar. Yılanlara korku ile yaklaşmaya cesaret edemezler ve hemen öldürürler. Oysa doğanın dengesini sağlar yılanlar. Ayrıca yılanlara kötü anlamlar yüklenmiştir. Çoğu insan yılanların soğuk hayvan olduğunu söyler, haklılar. Yılanlar soğuk kanlı hayvanlardır yapısı itibarı ile. Sıcak kanlı olsalardı acaba severler miydi bilinmez. Yazık olmuş hayvana.

DSCN2406

İniş bitti, küçük bir düzlüğe geldik. Yol burada toprak, sağda tarlalar, solda çam ormanı.

DSCN2408

Rakım yüksek olunca buğdaylar da ona göre olgunlaşıyor. Buğdaylar hala yeşil, sararmasına daha çok var. Havalar serin buralarda. Hava iyice kapandı bulutlardan ama yağmur pek yağacak gibi değil.

DSCN2409

Köyün içinde çatılı bir bina yapılmış. Bina kare planlı, küçük. Üç tarafı duvar, iki yanda penceresi var. Alın kısmı açık, kapı falan yok. Açık olan yerin ortasında taş kaide üstüne kısa bir duvar, alını tutuyor. Binanın alın kısmının önünde kare şeklinde taş bloklarla örülmüş bir sıra. Üstüne de tek parça taş kapak ile örtülmüş. Kapak kalınlığı 30 santim. Kapakla beraber 1 metre kadar yüksek olan yerin üstünde daire biçiminde ters konulmuş leğen dibi gibi taş, onun üstünde de küp şeklinde taş parçası konulmuş. Burasının ne olduğunu anlamadım

DSCN2410

Köyün içinden geçiyoruz, çimenlik yerde kahverengi bir at bağlı ayağından. Taşlar üst üste konularak bahçe duvarı örülmüş. Harç, çimento yok. Arkada evler ve kısa minareli bir cami var.

DSCN2411

Buralardan geçen bir yürüyüş yolu var. Adı Frig Yolu. Üç tane yön belirtir tabela konmuş yol kıyısına. Üstteki sağ yönü gösterir tabelada Frig yolu, Gökbahçe 12 Km, altında aynı yönde Asmainler vadisi (Bağlantı yolu) 13 Km, En altta da sol yönü belirtir tabelada Urumkuş Y. 6 Km yazıyor. Tabela köy içine dikilmiş. Yürüyüşçüler bu tabelalara göre yönünü, gideceği yeri ve ne kadar kilometre olduğunu görüyorlar.

DSCN2412

Tabelada yazdığına göre Sarıcaova köyüne geldik. Altındaki tabelada da; Köy içine dilenci hurdacı ve seyyar satıcıların girmesi yasaktır yazılmış.

DSCN2413

Sarıcaova köyünü geçtik, toprak yol bir süre daha devam ediyor. Çam ormanı içindeyiz. Trafik, araç yok, çok rahat gidiyoruz. Önümde İsmail tandem bisikletle gidiyor.

DSCN2414

Bir süre yine yokuş çıktık ama o kadar sert değildi. Bisikletten inmeden çıktım bu kez. Asfalt yolda ilerliyoruz. Bir yerde bizleri sağa, orman yoluna soktular. Çam ormanı içinde gidiyoruz. Yol girişinde tabela konmuş. Tabelada yazan Kurtuluş savaşı siperleri, Düztaş mevkisi. Sol yönü ok işareti ile belirtmiş.

IMG_20210620_161749

Orman yolu bir açıklığa çıkıyor. Burası otlak ve tüf kireç kayalıkları olan yer. Burada savaş olmuş bir zaman.

DSCN2415

Burada çetin savaşlar olmuş Kurtuluş Savaşında. Sadece iki tane dikili taş konmuş yeri belli olsun diye. Taşların boyu 2 metre. Arkası kayalık.

DSCN2416

Buraya en son gelenlerdeniz, herkes gelmiş ama yemek arabası henüz ortalarda yok. Artık açlık kendini iyice göstermeye başladı. Derken yemek arabası çıka geldi, kısa sürede yemek dağıtılmaya başlandı ve ilk sıralarda yemeğimi alıp büyük bir iştahla yemeğe başladım. Öyle bir acıkmışım ki yemeği bir çırpıda yedim. Susuzluk ta var, iki bardak su içtim pet bardakta. İki parça da ekmek mideye indi. Yemekte keşkek te vardı ama karnım öyle doydu ki keşkeği yiyemedim. Zaten pek te sevmem keşkeği. Bir süre dinleniyoruz yemekten sonra. Bacanağım ile konuştuk kamp alanında dönünce ne yapacağız diye. Zaten sabah çadırları söküp arabaya yüklemiştik. Kamp alanına gidince zaman geçirmeden arkadaşlarla vedalaşıp yola çıkmaya karar verdik. Dinlenme bitince yola çıkarak kısa sürede kamp alanına vardık. Zaten yolumuz az kalmış. Kamp alanında tuvalete gidip elimizi yüzümüzü ve ihtiyacımızı giderip bisikletleri arabaya yükledik. Görebildiğimiz arkadaşlarla vedalaşıp fazla geç olmadan yola çıktık.

Yola çıktıktan kısa bir süre sonra yağmur yağmaya başladı. Öyle ki bardaktan boşanırcasına. iyi ki yola çıktık yoksa kamp alanında ıslanmamak olası değil. Afyon’dan çıkmadan arabaya yakıt almak için benzin istasyonuna girip depoyu doldurduk. Bu arada Afyon manda kaymağı alalım dedik. Kaymak 200 gram ağırlığında, ederi 30 Lira. Bana çokça kazık yedik gibi geldi. Kilosu 150 Liraya geliyor ama Afyon’dan başka ne alınabilir ki? Kazıktan başka. Afyon manda kazığı. Neyse yakıtımızı aldık ve yola çıktık. Yağmur bizle beraber geliyor. Kula’ya kadar bacanağım sürdü arabayı. Kula’da Kula ekşi maya ekmeği aldık birer tane. Bu kez direksiyona ben geçtim. Ta eve kadar. Salihli’ye kadar yağmur hiç durmadı. Akşam 23:00 civarı eve geldik. Bisikletimi ve çantalarımı indirip eve koydum. Bacanağım Buca’da oturduğu için yolcu ettim kendisini.

Böylece bir tur ve festivalin sonuna geldik. Uzun süredir bisiklete binmemiştim. Biraz yorsa da festival ve bisiklete binmeyi özlemişim. Tıpkı diğer arkadaşlar gibi. Arkadaşlarımı da özlemişim. Onlar da beni ve kahvemi özlemiş. Elimde iyi bir fotoğraf makinesi olunca iyi resimler çekmeye çalıştım. Frig vadisi görülmeye, gezmeye değer bir yer. Her tarafını göremesem de bir çok yeri gördüm sayılır. Her tarafta oluşmuş ilginç kayalıkların her biri ayrı yapıda. Kimisi doğal şartlarda oluşmuş, kimisi insan eli ile yontulup kazılmış. Bir zamanlar bu yerlerde insanlar yaşamlarını sürdürmüşler. Eski çağlarda kendilerine sağlam kayadan sığınma yerleri yapıp içlerinde güvenle oturmuşlar.

Elimden geldiği kadar yazmaya çalıştım gördüğüm yerleri. Eğer bazı yerleri, bazı kişileri yazmadıysam af ola.

Başka bir yazıda görüşmek üzere

Bu gün yaptığım yol yaklaşık olarak 48  Kilometre civarı.

Yaptığımız yolun haritası aşağıda

Powered by Wikiloc

The Author

urimbaba

2 Comments

Add a Comment
  1. Çok güzel anlatmışsın,körler için yaptığın betimlemeler, benim de daha iyi görmemi sağlıyor. Anlatım şeklin benim çok hoşuma gidiyor, keyifle okuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme