Böyle mi Olur Bisikletçinin Düğünü Berna ve Ahmet Evleniyor

Berna ve Ahmet Düğünümüz var.

14 – 15 Haziran 2014 Cumartesi – Pazar

Ahmet Yıldırım Cinatı kafe barın sahibi. Tüm bisikletçilerin ortak buluşma yeri olarak kullandığımız bir mekan. Her akşam müzik yapan grupların gelip çaldığı ve bisiklet ile ilgili konularda toplantı yaptığımız, dostların buluşup sohbet ettiği sıcak ortam. Az bilinen antik kentler turu için mekanı bizlere açan ve destek veren Ahmet Yıldırım durduk yerde biricik aşkı Berna ile evlenmeye karar verince bize de yapacak bir şey kalmıyor. Eh ne olacak bari düğünü yapalım diye karar verdik. İzmir de daha önce bisikletçi düğünü yapılmıştı. Bu ilk değil hatta ikincisi bile değildi. İlk bisikletçi düğünü 2011 yılında 1 Temmuz günü yapmıştık. Bir bisiklet festivalinde tanışıp birbirlerine aşık olan Dr Sema ve Dr İlker Evlenmeye karar verince bisikletçi düğünü yapmıştık. Türkiye de ilk defa yapılan bu bisikletçi düğünü İzmirlilerin şaşkın bakışları arasında Gelin ve Damat bisiklet üzerinde Gelinin bisikletine bağladığımız teneke kutularının çıkardığı tangur tungur seslerin arkasına bisikletçiler eşlik ederek güzel bir kortej oluşturmuştuk. Yolda arabalar kornaları ile korteji selamlıyor, kaldırımdaki yayalar ise alkışlarla gelin ve damadı kutluyorlardı.

Sema ve İlker’in düğün kortej videosu.

Sema-İlker paylaşan: urimbaba

İkinci bisikletçi düğünü Zehra ve Gürdal evlenirken yapmıştık. Gelin arabası yerine önde sepeti olan 3 tekerlekli bisikleti süsleyip Gelini sepetin içinde, sürücüsü damat pedala basıp kortej eşliğinde Fuara kadar gittik. Yine Gelin ve Damadı görenler korteje alkış ve kornaları ile destek oldular.

Zehra ve Gürdal’ın videosu.      Bisikletçilerin Düğünü Zehra-Gürdal paylaşan: urimbaba

Berna ve Ahmet’in düğünü bir başka olacaktı. İlk önce facebookta etkinlik sayfası açıldı, Ardından bisikletçi dostlar davet edildi. Düğün tarihi 14 15  Haziran günlerinde Urla’nın Demircili koyunda Muhtarın yeri olarak bilinen yerde çadır konaklamalı olarak yapılacaktı. Müzik Şugar Muzika adlı bir grup yapacaktı. Davetlilerin kimisi bisikletleri ile çadırları heybeleri ile Demircili koyuna pedal basacaktı. Kimisi de araçları ile gelecekti. Ben bisikletimle pedal basacaktım. Etkinlik sayfasında 14 Haziran Cumartesi saat 11:00 de Göztepe iskelesinde buluşup Demircili koyuna pedal basacağımı yazdım. Eşyalarımı, çadır ve uyku tulumunu bisiklete yükleyip hazırladım. 14 Haziran sabah kahvaltımı bir güzel yedikten sonra Göztepe iskelesine doğru yola çıktım. 140620147350 İzmir de boğaz olmasa da bir asma köprümüz var. Göztepe mahallesinde sahil yolu üzerine yaya asma köprüsü yürüme ve bisiklet yolu olan deniz kıyısına bağlantı sağlıyor. Aynı zamanda Göztepe vapur iskelesi ile yayaların kullandığı üst geçit. Göztepe spor takımının renkleri olan sarı – kırmızı olarak boyanmış. 140620147351 Göztepe vapur iskelesi sahil de olması, vapur bağlantısı Karşıyaka ve bostanlıdan olması bisikletçilerin kolayca ulaşıp buluştukları bir yer. Aynı zamanda her perşembe akşam saat 20:00 de buluşup birlikte pedal bastığımız yer. Tüm Türkiye ye yayılan Perşembe akşamı bisikletçilerinin doğduğu yer de burası. Hayatını bisiklete adamış ve işi bisiklet olan Muhlis Dilmaç her perşembe akşamı saat 20:00 de 3 kişi ile başlayıp gittikçe çoğalan bisikletlilerle güzel dostluklar ve çeşitli bisiklet gruplarının oluşmasını sağlamış oldu. Saat 11:00 ‘ gelmeden Göztepe iskelesine varıyorum. Sadece Caner Çetinkaya bekliyordu. Selamlaşıyorum Caner ile. Kimler gelecek bilmiyorum henüz. Caner Tolga Tunalı ve İlknur Erdoğan’ın geleceğini söylüyor. Tolga arabalı vapurda, İlknur da Narlıdere den bize katılacakmış. Saat 11:00 oluncaya kadar bekliyoruz gelen olur diye. Kimse gelmeyince Caner ile Üçkuyular vapur iskelesine doğru hareket ediyoruz. Toga araba ile gelmiş, park yerinde bisikletini indirip çantalarını yerleştirirken buluyoruz. Tolga’ya günaydın diyerek selamlaşıyoruz. Tolga hazır olunca Çeşme otobanının yan yolundan yola çıkıyoruz. İlknur yola çıkmış Güzelbahçe de buluşuruz diye telefonlaşıyoruz. 140620147352 Caner de beni çekiyor yeni formamla Kuz ile birlikte. Keşanlı dostum Hakan Eşme bana özel olarak yolladı DOÇEK forması. Yel değirmeni ile harika bir forma tasarımı. 140620147353 Fazla kalabalık olmadığımızdan hızla yol alıyoruz. Fazla sıcağa kalmadan bir an önce varmalıyız Demircili koyuna. Caner’in resmini çekiyorum. 140620147355 Ardından Tolga’nın da resmini çekiyorum bisiklet üzerinde. 140620147356 Ben Tolga’nın resmini çekerken Caner bizi kadraja alıyor. 10259967_10152487111570859_6486917190505094849_n Güzelbahçe ye varmadan İlknur’a yetişip beraber pedallamaya başladık. Güzelbahçe de her zaman durduğumuz börekçide kahvaltı için duruyoruz. Ben hariç diğerleri kahvaltı yapmamış. Börek ve çay ile kahvaltılarını yapıyorlar. Ben sadece çay içiyorum. Kahvaltı yaparken 3 bisikletçi geliyor yanımıza, Eskişehir den Esra Yıldırım, İzmir den Sencer Kan ve ismini hatırlayamadığım bir kişi. Selamlaşıyoruz, Esra kalan börek parçalarını yiyor. Diğerleri çay içiyorlar. Hal hatır sorduktan sonra çaylar bitince yola çıkıyoruz. Biz diğer gelenlerle gitmiyoruz, onlar kendi başlarına gideceklerini söyleyip bizden ayrılıyorlar. İlknur’un resmini çekiyorum bisiklet üstünde. 140620147357 Yol kaymak gibi olunca hızımız gayet iyi, yol hızla altımızdan kayıp gidiyor. Caner elçek ile dördümüzü de çekiyor cep telefonunla. 1546191_10152487110885859_8560166978756673384_nArdından ben de çekiyorum elçek ile dördümüzü. 140620147358 Çeşmealtı – Urla kavşağına varıyoruz. Sağa çeşmealtı yolu, biz sola Urla merkeze gideceğiz. Demircili yolu merkezden geçiyor. 140620147359 Yeni kahvaltı yapınca Urlada durmayıp Demircili köyüne doğru yola devam ediyoruz. Urla dan Demircili köyü 13 km, ilk önce Kuşçular köyünden geçeceğiz. İleride şok marketi varmış içecekleri oradan alırız diye karar veriyoruz. 140620147360 Urla’nın son evlerini çıktıktan sonra köy yollarında sakince ilerliyoruz. Urla ya kadar trafik gürültüsü insanı gerçekten yoruyor. İnsanların yarattığı gürültüden ayrıldıktan sonra bahçeler arasında insan huzur buluyor. Buraya kadar başka yol olmadığı için mecbur trafiğin içinden geliyoruz. 140620147361 Kuşçular köyüne hemen varıyoruz ama burada durmadan yola devam ediyoruz. Hava sıcak olmasına rağmen köy yolları sanki daha serin geliyor bana. Köy kahvesinde bir grup bisikletçi bize sesleniyor. Biz de birer çay içmek için duruyoruz. Burada Yıldız Uyulgan ve arkadaşlarınla karşılaşıyoruz. Çay ve sodaları sohbet eşliğinde içerek gölgede dinlenerek zaman geçiriyoruz. Güneş iyice tepemize çıktı, hava sıcaklığı iyice artmaya başlamıştı. Çaylar içildikten sonra yola devam ediyoruz. Az ilerde şok marketi görünce içeriye dalıyoruz. Klima içerisini bayağı serinletmiş. Isı farkı dışarısı ile bayağı farklı. Markette alkol satışı yapılmıyormuş bunu öğrendik. Bir şey almadan yola devam ediyoruz. Koyda zaten her şey varmış, ama biraz pahallı. Artık bundan sonra yapacak bir şey yok. Geri de dönemeyiz. 140620147362 Çam ormanı içinde çam kokularını içimize çekerek bisikletle yol almak harika. Çam yapraklarının ürettiği taze oksijen hem havayı serinletiyor hem de ciğerlerimizde bulunan arabaların egzozlarından soluduğumuz zehirli gazları yavaş yavaş ciğerlerimizden atıyoruz. 140620147363 140620147364 140620147365 Uzaktan yağcılar köyü görünüyor. Köye uğramıyoruz çünkü yoldan bayağı uzar. Sadece görebildiğim kadarıyla bir selam yolluyorum köye. Başka bir zamanda Yağcılar köyüne uğramalı. 140620147366 140620147367 Bu yoldan ilk defa geldiğim için yolu bilmiyorum. Yol ayırımında bir çeşme var, bizimkiler soldaki yola sapmış. Tolga beni bekliyordu  yolun başında. Daha önce haritada gördüğüm kadarıyla doğru yoldayız diye düşünüyorum. Tolga ile beraber iniş olan yolda kendimizi bırakıyoruz. 140620147368 140620147369 140620147370 İleride evler görünce Demircili köyüne geldik galiba diyerek ilerliyoruz. Köyün muhtarı iyi çalışmış kaldırım taşları düzgün ve boyanmış diye düşünmeden kendimi alamadım. Yolun sonuna gelince yanlış yere geldiğimizi anlıyoruz. Burası site ve öyle düğün yapılacak bir yere de benzemiyor. Eh ne yapalım mecburen geri dönüyoruz. Epey de inmiştik, tekrar aynı yeri çıkmak zorundayız. 140620147371 140620147372 Sitenin kapısında güvenlik görevlileri ağacın gölgesinde oturmuşlar. Bize soğuk su içer misiniz diye sorunca duruyoruz. Zaten yokuş çıkacağız bari biraz serinleyelim değil mi ? İlknur da Urimbaba kahve içelim deyince bu fikir cazip geliyor. Hemen kahve takımını, ocağı çıkarıp kahve pişiriyorum. Kahve keyfini ağacın gölgesinde çıkarıyoruz. Bir de soğuk su olması, daha ne isteyelim. 10303875_10152487111750859_8904832916581826166_n 140620147373 Kahve keyfinden sonra indiğimiz yolu tekrar çıkıp çeşmesi olan yol ayrımına gelerek çeşmeden sularımı tazeliyorum. Ardından doğru yolda ilerliyoruz. Yolun sağında piknik alanı gibi bir yer görüyorum. Çınar ağaçlarını görünce burada bir dere olduğunu anlıyorum. Büyük bir ihtimalle ücretli bir yere benziyor, bana öyle geldi. Epey araba var park yerinde ve kalabalık piknik alanı. 140620147374 Küçük tepeleri aşarak zirveye ulaştıktan sonra inişe başlıyoruz. Durum öyle gösteriyor. 140620147375 Demircili köyüne varıyoruz, köyün girişinde çeşme ve köy tabelasını görüyorum. Köy biraz içeride, karnım iyice acıktı. Bir an önce sahildeki yere gidip karnımı doyurmam gerek diyerek yoluma devam ediyorum. 140620147376 İşte Demircili koyu, deniz bir harika görünüyor. 140620147377 Yol yine ikiye ayrılıyor ama tabela konulmuş. Biz Demircili plajına gideceğiz, Muhtarın yerine. 140620147378 Gerçekten de koy ve plaj harika görünüyor yukarıdan. Durup bir resmini çekiyorum. Bir an önce varıp karnımı doyurduktan sonra denize dalmalı. Zaten öğle sıcağı, bir de bisiklet ısıtıyor iyice vücudumu. Pistonlar da iyice ısındı, yanlış yola girdiğimizden fazladan 8 km yol yaptık. Pistonları bir an önce soğutmalı. 140620147379 Kamp yerine varıyoruz. Bizden önce gelenler karşılıyor bizleri. Ortalık hoş geldin sesleri bir an kaplıyor kamp alanını. Bize yaptıklarını her gelene yapılıyor hoş geldin töreni. Daha önce  gelenler balonlarla süslemişler kamp alanını. Şişelere bakılırsa balonların içi alkol dolu, ateşle yaklaşmak tehlikeli olabilir. Üç tane balon içindeki alkol insanı sarhoş etmeye yeter bile. Kamp alanı bu gece bize ait. 10371689_10152487113085859_9017380443288736384_n Çadırımı sundurmanın altına kuruyorum çabucacık. Ardından yarım ekmek köfte ısmarlayıp soğuk bir birayla karnımı doyuruyorum ilk önce. Daha sonra şortumu giyerek pistonları soğutmak için deniz kıyısına gidiyorum. 140620147381 Balıkkesir den arkadaşım Doktor Kayhan Özoğul güzel resim çeker. Beni çekmesini söylüyorum denize dalarken. O da beni kırmayıp denklanşöre basıyor ardı ardına. Harika bir denize dalma sahnesi oluyor böylece. 8 karede benim dalışım böyle oluyor. Aynı anda da arkadaşım fotoğraf sanatçısı Cem Yatman profesyonel olarak beni çekmeye çalışıyor. 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 1.7 1.8 Cem Yatman bir kaç atlayıştan sonra beni en güzel pozda yakalıyor. Ellerine sağlık Üstat. Resim çekilme olayından sonra biraz yüzerek serinliyorum. Su serin ama ben daha soğuk sularda girdiğim için bana vız geliyor. Serin sularda pistonlarım soğuyor böylece. 10403050_10152403843913046_4619096491612941216_n Eskişehir den gelenler bir arada. Serdar Acar ve Esra Alkan. Esra ile Güzelbahçe de karşılaşmıştık. İzmir den buraya kadar güneş altında pedallarken sırtında ilginç bir amele yanığı oluşmuş durumda. Ben de bunu görünce Resmini çekiyorum. 140620147380 Arkadaşlar sahilde toplanmaya başlıyor. Ben de o yöne gidiyorum ne oluyor diye. 140620147382 Herkes gökyüzüne bakıyor, sanki bir şey olacakmış gibi. Derken ufukta küçük bir uçak beliriyor. Anlıyoruz ki gökyüzünden bulunduğumuz yeri ve bizim resmimizi çekecek. Günün süprizi bu olsa gerek. 140620147383 Uçak görününce Şugar Muzika saksafoncusu Evtan Alptürkan çalmaya başlıyor. Güneşten mi yoksa saksafondan mı bilinmez kıpkırmızı kesiliyor saksafonu çalarken. 140620147384 İşte uçak helikopter karışımı bir alet ama güzel uçuyor doğrusu. 140620147386 Cem Yatman üstattan yakından çekilmiş bir resim. Düğün için özel olarak gelmiş yukarıdan resim çekmeye. 1 Alaçatı dan gelerek havadan çekim yapan Hakan Çetinkaya kuş bakışı bir kaç poz çekiyor. Koyun ve denizin muhteşem güzelliği havadan bir başka görünüyor. Ellerine sağlık Hakan Çetinkaya, Berna ve Ahmet’e güzel bir düğün armağanı sundun. 2 3 4 5 6 Biz uçağa bakarken Cem Yatman da çaktırmadan resmimi çekmiş. Tam kollarımı açmışken. 7 8 Herkes uçağın getirdiği neşe ile sevinçten kıpır kıpır oynuyor daha düğün başlamadan. 140620147388 Uçak resimlerini çekti, gösterisini üzerimize pike yaparak bitirdi. Uçağı uğurladık hep birlikte, düğüne ayrı bir renk kattı doğrusu. 140620147390 Uçak gittikten sonra sundurmanın altına masalara oturduk hep birlikte. 140620147391 Akşamki eğlence için enerji toplamak gerek. O yüzden biraz kestirmek iyi olur. 140620147392 Deniz kıyısında yassı rengarenk bir sepet taş toplanmış. Her davetli taşın üzerine içinden geçenleri yazarak bir anı taş kolleksiyonu  oluşturmuşlar. 140620147393 Bir sepet taş ve keçeli kalemi tutuşturmuşlar Mehmet Yarkın kardeşimize o da ne yapsın önüne gelene yazdırıyor. Sanki taş devrindeyiz. Ama yazı bulunduğu için yazı yazmakta zorlanmıyoruz taşların üzerine. 140620147394 Resimde görünen yere askı lambaları çekip bağlantılarını yapıyorum. Ne de olsa elektrikçiyim. Ampulleri takıp test ediyorum, hepsi yanar durumda olduğunu görünce görevimi tamamlıyorum böylece. dans alanını da renkli balonlarla süslüyoruz. Akşam için hazırız. 140620147395 Yatacak yerler de tamam gece için bütün işler tamamlandı. 140620147396 Düğün pastamız da hazır. 140620147397 Meşaleler yakıldı, çiftler karşılıklı olarak denize doğru bir koridor oluşturuldu. Gelin ve Damat buradan geçerek nikah kıyılmasını deniz kıyısında gerçekleştireceğiz. Çok değişik bir nikah töreni olacak. 140620147398 Gelin ve damat alkışlarla meşalelerden oluşmuş koridordan denize doğru yürümeye başladılar. 140620147399 140620147400 140620147401 10 Denizde kıyılacak olan nikahı Kaptan Dr Serhat Ferahi Değimli tarafından kıyılacak.

10-1

Gelin ve Damat Kaptan Serhat’ın yanına geliyor. Hava kararmaya başladığı için bir ışıkçı Kaptan Serhat’a ışık tutuyor.

10-2

Kaptan Serhat Herkese susmasını söyleyerek nikah törenine başlıyor.

140620147403

“İyi günde kötü günde, ömür boyu sürecek birlikteliğinizle ” diye başlıyor söze Kaptan Serhat.

140620147406

Ardından Geline soruyor ;

“Sayın Berna Külahçı hiç bir etki altında kalmadan Ahmet Yıldırım’la evlenmeyi kabul ediyor musun ? ” diye soruyor.

Gelin de heyecanla tüm sesinle

“Eeeeevveeeeettt” diye haykırıyor

Evet’in ardından herkes alkışlarla kutluyor gelini.

Daha sonra Damada soruyor ;

“Sayın Ahmet Yıldırım hiç bir etki altında kalmadan Berna Külahçı hanfendi ile evlenmeyi kabul ediyor musun ? diye soruyor.

“Eeeevvvvveeeetttt “diye gürlüyor Damat.

Ardından Kaptan nikahı kıyıyor

“Şahitlerin huzurunda sizleri Karı Koca ilan ediyorum”

“Pruvanız Neta, rüzgarınız kolayına olsun”

140620147407

Nikahı kıydıktan sonra Gelini öpebilirsin diyerek sözünü bitiriyor.

140620147408 140620147409

Nikah defteri ilk önce Geline imzalatıyor Kaptan.

140620147410

Ardından Damat ta imzalıyor.

140620147411

Davetlilerin alkışları arasında nikah töreni bitiyor. Gelin ve Damat bizleri selamlıyorlar birlikte.

140620147412

Bayanlar sol tarafta toplanmış.

140620147413

Baylar da sağ tarafta.

140620147414

Gelin, Damat, Kaptan ve nikah şahitleri birlikte poz veriyorlar.

140620147415

Daha sonra meşaleliler ile birlikte resim çekiyoruz Gelin ve Damadı.

140620147417 11 12

Berna ve Ahmet Yıldırım ömür boyu mutluluklar dilerim. Yakışıyorsunuz birbirinize.

15-1

Ve böylece nikah töreni bitiyor.

14

Nikahtan sonra mangallar yakılıyor, köfteler, tavuklar pişiriliyor. Ardından yemeğimizi yiyoruz hep birlikte. Yemeği yedikten sonra hava kararıyor. Herkes kıyafetlerini giyip dans alanına gelerek düğünün başlamasını beklemeye başlıyoruz. Işıkları yakarak ortalığı aydınlatıyorum.

140620147418

Rengarenk balonların altında Şugar Muzika başlıyor çalmaya. Ortam birden değişiyor, Demircili plajın havası neşeli gülüşlerle insanların içinde duran enerji birden açığa çıkıyor. Kardeşlik havasında türkülerin bağrında ahenkli oyunlar başlıyor. Cem Yatman’ın getirdiği şarap nefis ve etkisini göstermeye başladı müzik ile birlikte.

140620147419

Gelin çıkıyor alana, başlıyor oynamaya. Bizler de etrafında Geline eşlik ediyoruz hep birlikte. Kaldırıyoruz kolları havaya, göbekler hop hop bir o yana bir bu yana. Kalçalar şıkıdım şıkıdak, oooh yandan, amanın yandan biz korkmayız jandarmadan.

17

Damat ta aramıza katılarak coşku daha da artarak müziğin ritminle göbek atmaya devam ediyoruz.

18 19 20 21 22 23 24

Gelin ve arkadaşları piste çıkıp bizlere harika bir dans grubu gösterisi sunuyorlar. Bizler de etraflarında çember oluşturarak danslarına alkışlarla tempo tutarak eşlik ediyoruz.

25.1 25

Gece ilerledikçe alkol oranınla birlikte ritim artarak devam ediyor. Başlıyoruz halay çekmeye hep birlikte. Oynamanın sınırı yok, hepimiz en güzel oyunlarımızı oynamaya çalışıyoruz. İçimizde biriken kurtları dökmenin tam zamanı. Her zaman böyle ortam bulunmuyor doğrusu.

27 28

O kadar eğleniyoruz ki terden sırıl sıklam olmuş gömleğimi fark bile etmiyorum. Oynamaya devam, müzik olunca insan yerinde duramıyor.

29 26

Gecenin ilerleyen saatlerinde Gelin mikrofonu eline alıp bir şarkı söylemeye başlıyor.

140620147421

Ardından Damat Geline eşlik ederek beraber şarkılar söylemeye başlayınca bizler de onları mutlulukla dinliyoruz.

Değirmenler – Bülent Ortaçgil paylaşan: Grameradam
140620147420 30 30-1

Ardından Sema arkadaşımız sahneye çıkarak harika sesiyle bizleri şarkılarıyla mest ediyor.

31 140620147423 140620147424

Damat ta güzel göbek atıyor doğrusu. Roman havalarında karşılıklı göbekler gece boyunca hiç durmadı.

33 32 34 35 36 37 38

Demircili koyunda yerleşim yeri olmadığı için bizi rahatsız eden yok. Eğlence gırla gidiyor. Ter içinde kalıyorum oynamaktan.

39

Ay kocaman, koyu, denizi ve bizleri pırıltılarıyla aydınlatıyor. Düğünümüze ay da ortak oluyor gecenin ilerleyen karanlığında. Saat 02:00 ye kadar eğlence, oynama, müzik devam ediyor. Artık yeter diyerek şortumu giyerek doğru terden sucuk olmuş gövdemi gecenin ortasında serin deniz suyuna bırakıyorum. Oynamaktan ısınmış olan gövdemi biraz olsun serinletiyorum. Bu bana iyi geliyor. Bir süre daha deniz şortuyla oynamaya devam ederek kurulanıyorum.

140620147426

Artık enerjim tükenince çadırıma girip yatıyorum. Yorgunluktan hemen dalmışım. Sabaha kadar deliksiz uyuyorum. Saat 07:30 da uyanıyorum, uykumu almış durumda. Tekrar şortumu giyip denize giriyorum. Deniz bir harika oluyor sabahın köründe.

10454525_10152401148993046_2528212639755359446_n

Bizim Tolga çadır kurmamış sahilde  şezlongta uyumuş. Sabah güneşi vurmaya başlamış yüzüne.

10464090_10152487113500859_2973596283919812130_n

Sabah kahvaltısını yapıyoruz hep birlikte. Öğlene doğru bir kez daha denize girerek serinliyorum. Ardından çadırımı, eşyaları toplayıp bisiklete yükleyerek yola çıkmaya hazır hale geliyorum. Yılmaz biraz önce yola çıkmıştı, bana yolda yetişirsin demişti. Arkadaşlarla vedalaşarak yola çıkıyorum tek başıma. Çünkü akşama başka bir düğüne gitmek zorundayım. Yılmaz’ı yakalamıyorum yolda ama tek başına bisiklet sürmek gerek bazen. İnsan yolda kendini dinlemeli bazen. Kendi düşüncelerimle baş başa eve kadar gidiyorum.

Resimlerin bir kısmı Cem Yatman, Kayhan Özoğul, Gülden Acar Karacabey, Caner Çetinkaya. Havadan çekilen resimler Hakan Çetinkaya’ya aittir.

Yaptığım yol 55 km


Daha Büyük Görüntüle

3 Comments

Add a Comment
  1. Cok guzel anlatmissin Urim , bir dugun de ancak bu kadar guzel ve samimi olabilirdi ..Omur boyu mutluluklar dilerim yeni evlilere ..:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme