Gökova Bisiklet Turu 12. Gün

27 Haziran 2013 Perşembe

Üç Dengesizin Bisiklet Maceraları

 

Umutla yolculuk etmek,

gidebileceğin yere varmaktan

çok daha zevklidir.

R.L. Stevenson

 

 

Güzel bir ormanın sabahında kuş ve şelalenin sesleriyle uyanıyorum, yine harika bir yerde harika bir güne başlamak üzereyiz. Sabah yüzümü yıkamıyorum direk şelaleye dalıyorum. Sanki pillerim şarj oldu, kendimi zinde hissediyorum

1040741_10151684526169861_528957080_o

 

270620132885

270620132884

Çayımızı demleyip kahvaltımızı yapınca toparlanıyoruz ve patikadan aşağıya inmeye başladık. Biraz aşşağıda Yıldız küçük şelalede yıkanmaya başlayınca dayanamayıp ben de giriyorum, insan böyle bir yerden ayrılmak istemiyor doğrusu ama yolcu yolunda gerek. Bir süre ana yoldan gidip Geyikli kanyonuna doğru sapıyoruz. Geyikli kanyonu epey yukarılarda, hafif rampa başlıyor, vadi geniş ve yatağı sel yatağına benziyor. İri çakıllı derenin yanından tırmanıyor ara sıra yol toprak olsa da araç pek yok, o yüzden rahat bisiklet sürüyoruz.

270620132894

270620132887

Vadinin kenarları kayalık ve dik.

270620132888

270620132890

270620132891

270620132892

Çık çık bitmiyor, sıcak artmaya başladı, bol bol su içerek ilerliyoruz. Pistonlar iyice ısınınca ala balık havuzları olan bir yere varıyoruz. Havuzun birine kesin girmem lazım deyip havuza bakınca boş olduğunu görüyorum etrafta da kimseler yoktu, hemen havuza dalıyorum. Borudan da sürekli dağdan gelen soğuk su havuzun içine akıyordu. Temiz su diye sularımızı da dolduruyoruz bir güzel, aynı zamanda serinleyip dinleniyoruz.

Havuz sahiplerinden önümüzdeki yol nereye çıkar diye sorunca o da bu yol ileride bitiyor, yani çıkmaz yola girmişiz. Geyikli kanyonuna da 3 km kalmıştı. Muğlaya gitmemiz gerektiğinden ve önümüzde iyi rampalar çıkacağından vakit kaybetmeden geriye dönüyoruz. Çıktığımız yolu çabucak inip esas yola gireceğimiz kavşağa varıyoruz. Burada dere akıyor, ağaçların altına girip dün kaynattığımız patatesleri yemeğe karar veriyoruz. Dere küçük ama yatınca vücudumun tamamı suyun içinde kayıyor. Patatesleri çıkarıp yiyoruz , ardından birer kahve içerek kalan çiğdemleri de çıtlatıyoruz.

270620132886

İyice dinlendikten sonra yola devam ediyoruz. Dağlara tırmanmaya başladık yine, ama gittiğimiz yol ana yoldan daha iyi çünkü ormanın içinde yer yer gölgelik sessiz, sadece kuş seslerini dinleyerek bisikletle gitmek bir harika. Akyakadan gitseydik 9,5 km dik Sakar geçidini tırmanmak zorunda kalacaktık. Aynı zamanda burada arabaların gürültüsü de yok.

270620132896

270620132897

Resimler de gördüğünüz gibi orman çok güzel, ağaçlar kocaman. Sesizliği duyabiliyormusunuz ?

Sadece Üç Dengesizin Pedal sesi var

270620132900

270620132901

Yol alabildiğine rampa ama bizleri rahatsız etmiyor, çıkmaya devam ediyoruz. Acelemiz yok dinlene dinlene ara sıra var gücümüzle bağırarak.

270620132902

Gölcük köyüne varıyoruz, ana yola az kaldı.

270620132903

270620132904

270620132905

Gölcüğe vardığımızda güneş te ufukta batıyor. Ana yola çıkınca hava kararıyor ve ışıklarımızı yakarak yol üzerinde karnımızı doyuracak bir yer arıyoruz. Benzinliğin birinde restoran görünce neler var diye sorunca sadece kavurma var dediler. Karnımız da iyice acıktığı için oturup kavurma ısmarlıyoruz. Hesap biraz tuzlu geliyor ama onca yokuş çıkınca yorgunluktan kazığı yiyoruz. Ana yol kenarlarında dikkatli olmak gerekiyor bilahsa restoranlarda yemek yemeyeceksin. Garsona soruyoruz nerede kamp atabiliriz diye. O da Muğla ormanında piknik alanı var diyor 3 km ilerideymiş. Yemeği yeyip birer de duble çay içtikten sonra Muğla ormanına doğru yola çıkıyoruz. Ormana gelince içeriye giriyoruz, kapıda kimse yok. İçerilere doğru girince ortalık zifiri karanlık oluyor. Aydınlatmalarımızın ışığında ormanın derinliklerine ilerlerken ileride güçlü aydınlatmaları görüyoruz. Aydınlık yere varınca varınca burada dizi filim ekibi araçları kameraları projektörleriyle ormanın içinde stüdyo kurmuşlar. Epey de kalabalıklar bayağı insan var, kimbilir hangi diziyi çekiyorlar. Biz gelince çekim yapmıyorladı. Selamlaşıp aralarından geçip yolumuza devam ediyoruz. Kamp atacağımız çeşme olan bir yer arıyoruz fakat çevre o kadar karanlık ki çeşme göremiyoruz. Biraz daha ilerleyince bir kulübe görüyoruz ve hemen orada duruyoruz. Kulübenin içinde çeşme var mutfak gibi bankosu da var, aha elektrik düğmesini görüyorum, aydınlatma ve priz de  varmış. Düz bir alanda çadırlarımızı kurup eşyalarımızı yerleştirdikten sonra kulübenin içinde telefonları şarja takıyoruz. Gece de epey ilerleyince çadırlarımıza girip yatıyoruz. Filim ekibi arabalarıyla iki kez bulunduğumuz yerden geçip çekimlerini de yapıyorlar biz yattıktan sonra. İyice yorgun olduğumdan hemen uykuya dalıyorum.

Bu gün yaptığımız yol.

<iframe width=”425″ height=”350″ frameborder=”0″ scrolling=”no” marginheight=”0″ marginwidth=”0″ src=”https://maps.google.com/maps?f=d&amp;source=s_d&amp;saddr=Mu%C4%9Fla+Fethiye+Yolu%2FD400&amp;daddr=37.0755314,28.5674192+to:D330&amp;hl=tr&amp;geocode=FZt0NAIdhhq1AQ%3BFUu6NQIde-ezASkbDMHkV3m_FDGLZ3cuDbwskQ%3BFSRENwIdocixAQ&amp;sll=37.100372,28.540077&amp;sspn=0.156903,0.338173&amp;t=h&amp;mra=dvme&amp;mrsp=1&amp;sz=12&amp;via=1&amp;ie=UTF8&amp;ll=37.100372,28.540077&amp;spn=0.156903,0.338173&amp;output=embed”></iframe><br /><small><a href=”https://maps.google.com/maps?f=d&amp;source=embed&amp;saddr=Mu%C4%9Fla+Fethiye+Yolu%2FD400&amp;daddr=37.0755314,28.5674192+to:D330&amp;hl=tr&amp;geocode=FZt0NAIdhhq1AQ%3BFUu6NQIde-ezASkbDMHkV3m_FDGLZ3cuDbwskQ%3BFSRENwIdocixAQ&amp;sll=37.100372,28.540077&amp;sspn=0.156903,0.338173&amp;t=h&amp;mra=dvme&amp;mrsp=1&amp;sz=12&amp;via=1&amp;ie=UTF8&amp;ll=37.100372,28.540077&amp;spn=0.156903,0.338173” style=”color:#0000FF;text-align:left”>Daha Büyük Görüntüle</a></small>

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme