Uluslararası Kosova Bisiklet Turu 4. Gün

Peja – Mitrovica

19 Ağustos 2015 Çarşamba

 

GÜL ÇİÇEKLİ DÜŞ

 

senden başka

kimsenin bilmediği

yaşadığım gülvercin katlı

oda

dünyanın son durağı olur

 günün birinde

belki de.

İlhami EMİN

Harika bir akşamın tatlı yorgunluğu ile güzel bir uyku çektim. Dağların başladığı yerde, şehir gürültüsünden uzak uyumak insanı dinlendiriyor. Uykuyu tam tadında alıyor, sabah güneşin ilk ışıkları ile uyanıyorsun. Yeni bir güne başlamadan çadırımdan görünen ilk görüntüyü kareye alıyorum.

20150819_062912

İlk olarak Denis’i gördüm dışarıda. Yeni uyanmış ayakkabılarını giymeye uğraşıyor uyku mahmurluğunda. Akşam şehre eğlenmeye gittiydi bir kaç kişi ile. Ne de olsa genç, delikanlı. Kanı kaynıyor kıpır kıpır. Eğlenceden geç dönmüşler anlaşılan. Uykusunu tam alamadan uyanmak zorunda kaldı.

20150819_071703 Restoranda yediğimiz alabalıklar büyükçe bir polyester havuzun içinde müşterilerini bekliyor.

20150819_081606

Sabah kahvaltısı yapıyoruz hep beraber. Restoran sahibi şehre gitmiş bir kaç kadın hazırlıyor kahvaltıyı. Bu kadar kalabalık görmemiş restoran. Biraz zorlandılar açıkçası. Ama kadınlar hesap yapmada uzman olmuş. Hesap biraz kabarık gelince itiraz ettik haliyle. Restoran sahibi ile telefonda konuşarak hesabı indirdik uygun bir fiyata. Bilemiyorum belki de restoran sahibi bilerek kaçıp kadınlara bıraktı hesap görme işini !

20150819_084052

Neyse kahvaltının ardından eşyaları toplayıp arabaya yükledik tek tek. Aramıza katılan Semra ve Doktor Serhat’ın eşyaları da sığdı arabaya. Bunu anlayamadım bir türlü nasıl sığdı diye. İlk gün 2 kişi eksik olmasına rağmen sığmamıştı. Hayret bir şey !

Gece çalışanlar var ! Örümcek boş durmamış yeni ağlarını örmüş av yakalamak için. Güneş ışıkları da vuruyor ince Örümcek ağının ipliklerine. Rüzgar hafif esip ağı oynatsa da Örümcek köşesinde sabırla bekliyor avını. Ağa takılan bir sineğin yapışkan ipliklerden kurtulmak için çırpınma titreşimlerini rüzgarın titreşimlerinden ayırt edebiliyor.

Sabahın erken saatleri, henüz kimseler yok havuzda yüzecek. Devamlı akan su havuzun temiz görünmesine neden oluyor. Aslında sabah duşu almak gerekti henüz kimsenin yıkanmadığı sularda ama bu gün yolumuz biraz uzun ve iniş – çıkışlı.

20150819_075316

Arabaya yüklenen eşyaları araba yoldan gidecek. Biz ise dağların dibinde yapılmış yürüme ve bisiklet yolundan şehre gideceğiz. Burada bisiklet yolu olduğunu söylemişlerdi restoranda.

20150819_094615

Yol parke taşı ile döşenmiş, araçların girmediği bir yürüyüş yolu. Yol kıyısında akan çeşmeler de yapılmış. Çeşmede suları tazeleyip dolduruyoruz mataralarımızı.

20150819_095208 20150819_095211

Yolu harika yapmışlar, beğendim doğrusu. Ormanın içinden, ağaçların arasından temiz oksijen soluyup yürüyüş yapmak insan sağlığı açısından önemli. Şehirdeki insanlar da sabah yürüyüşünü burada yapıyor. Yürüyüşünü yaptıktan sonra evde duşunu alıp işine dinç olarak gidip çalışmaya başlıyor huzurlu biçimde.

20150819_095435

Vadi burada genişlemeye başlıyor. Biraz aşağısı düz ovaya dönüşecek. Asfalt yol karşıda. Altında görünen binalar askeriye olabilir. Dün çıkarken yüksek duvarlarla çevrilmiş, içerisi görünmüyordu.

 

20150819_095526

Dağın dibinden giden yol hafif iniş – çıkışlı olmasına rağmen bizi zorlamadı. Zaten yavaş gidiyoruz, etrafı seyrederek, tadını çıkarıp.

20150819_095538

Şehrin kalabalığı biraz rahatsız etse de mecburen geçeceğiz. Denis’e araba ile ilerideki İstog yol ayrımına gidip bizi beklemesini söylüyorum. Ana yoldan gitmeden köy yolundan trafiği daha az olan yoldan gideceğiz. Yol ayrımı yakın şehre, çabucak vardık bile. Köy yolu sakin, bizler de tadını çıkarıyoruz bu sakinliğin.

20150819_104319

Yol kıyısında tek şehit mezarları çıkıyor sık sık. Her mezarda çift başlı kartal olan Arnavut bayrağı direğe çekilmiş.

20150819_104421

Kosova’nın her yerinde şehit mezarını görmek mümkün. Bağımsızlığını ilan ettikten sonra ordusunu kurup Sırpların zulmüne karşı silahlı birlik UÇK ile saldırıya geçmişti. Bu savaşta bir çok savaşçı vurularak şehit olmuş. Şehit olduğu yerde anıt mezar yaptıran şehit aileleri mezarları kendileri sürekli bakmaktadır.

20150819_104509

Yol harika, neredeyse bomboş. İnsan yalnızlığını hissediyor yolda giderken. Yol hiç bitmesin. Biz de bisiklet sürelim doyasıya, çevreyi kirletmeden.

20150819_104858

Yol ayrımı olduğuna bakmayın, düz gitmemiz gerek. Bizimkiler böğürtleni bulmuş yol kıyısında habire toplayıp yiyor. Böğürtlenin de tam zamanı, nefis tadı bizleri mest ediyor yerken.

20150819_105527

Böğürtlen dalında ve toplanmış elde yenmeye hazır.

11903985_10153557509019861_6157320860607415263_n 20150819_105548

Dağın yamaçlarında köyler kurulmuş. Ovada fazla yerleşim yeri yok, daha çok tarım alanları olarak kullanılıyor.

20150819_105917

Hayvanlara yem olarak yetiştirilen mısır tarlası. Henüz biçilmemiş, sararıp kurumuş. Biçilip yem ambarına konacak kış aylarında hayvanları besleyecekler. Kışın yağan karda yiyecek ot olmadığından yazın ekilen mısır kış yemi olarak kullanılıyor.

20150819_114856

Henüz öğle olmaya az kalmış durumda İstog’a vardık bile.

20150819_115706

İstog kasabası dağın bittiği, ovanın başladığı yere kurulmuş. Dağlardan buz gibi suların aktığı derelerde yetişen alabalıklar çok olunca buraya alabalık çiftlikleri kurulmuş. Kooparatif olarak kurulan bu çiftlikte yetişen alabalıklar tüm Yugoslavya içinde her yere gönderiliyormuş zamanında. Yugoslavya dağıldıktan sonra Kosova da kalan bu çiftlik alabalık üretimini sürdürüyor. Dağlardan gelen suları önce arıtmadan geçirildikten sonra havuzlara veriliyor. Havuzlarda binlerce alabalığı sağlıklı ve temiz yetiştirmenin yolu.

20150819_115919 20150819_115937

Büyük bir tesis olan alabalık çiftliğinde balık pişirilip yenilen devasa bir restoran yapılmış. Çevre bakımlı çim ve ağaçlarla süslenmiş. Burada ayrıca tatilini geçirebileceğin tek katlı evler ve otel var. Arabayı park ettikten sonra içeriye giriyoruz hep birlikte.

20150819_120050_HDR

Güzel ağaçlarla süslenmiş çevre fotoğraf çekmeye zemin hazırlıyor. Artık herkesin akıllı telefonu var ve iyi resim çekiliyor. Ayrıca fotoğraf makinası taşımaya gerek yok. Dokun çekme düğmesine istediğin resmi çek, hem de binlerce.

20150819_120546

Mehtap hanım Denis ile el çek yapıyor.

IMG-20150819-WA0073

Balık havuzu olarak kullanılan gölet ortasına fıskiye konulmuş. Ara sıra çalıştırıyorlar. Belki de öğle zamanı yaklaştığı için balık yemeye gelenler için. Belki de biz kalabalık olarak geldik diye olabilir fıskiyenin çalıştırılması. Şef garson da akıllı olabilir. 16 kişi birdenbire elinde cep telefonu habire resim çektiğimizi görünce resimler daha iyi olsun diye fıskiyenin çalışmasını söylemiştir elemanlarına. Restoran çok büyük olduğu için onlarca garson ve görevli ortalıkta dolaşıyor.

20150819_120636

Resim çekeni bile çekmekten geri kalmıyoruz.

20150819_120650_HDR

Toplam 2 bayan katılımcı olunca resimlerin ana teması onlar oluyor.

20150819_120758

IMG-20150819-WA0087

Bizim gelişimiz ile restoran hareketlendi. Neşeli hareketlerimiz, bolca resim çekilmekle dikkatini çektik restorandakilerin. Pek alışık değiller bisikletçilere anlaşılan.

IMG-20150819-WA0077 IMG-20150831-WA0023

Havuz kenarlarında çiçekler ayrı bir renk katıyor ortama.

20150819_120902

Restoran geniş bir alanı kaplıyor ve bir çok masa  ile çardakların altına konularak yağışlı havalarda bile yemek yeniyor. Resimde görünen sadece bir kaç çardak, bunun gibi daha çok yer var. Belki de bin kişi aynı anda oturabilir masalara.

IMG-20150831-WA0094

Ala balıklar büyük havuzda sürü halinde dolaşıyorlar serbestçe.

IMG-20150819-WA0069

20150819_120927

Henüz öğle 12 olmadığından siparişleri bekletiyoruz biraz. Resim çekmekten yorulunca bize ayrılan masaya oturup sohbet ediyoruz.

20150819_121534_HDR

Doktor Serhat yarıda bıraktığı Now We Bike turunun haritası olan formasını giymiş. Muğla dan Brüksel’e kadar 2700 km yolun yarısından fazlasını yaptı. Şimdi bizimle pedallıyor.

20150819_121638

Çevre düzenlemesi o kadar güzel olmuş ki tablo gibi. yeşilin her tonunu yansıtan ağaçlar gölette rengini vermiş.

20150819_121837

Alabalıkların arasına beyaz renkli bir tane balık yüzüyor. Kara sırt rengine sahip alabalıkların arasında beyaz alabalık tam alabalık.

20150819_121903

Tablo gibi resimler çekmeden olmuyor çiçekler arasında.

 

Artık sessizlik türkülerini söylemek gerek

 dağlara sis inmiş, gökte bulutlar

gerçeklerden kaçıp masallarda tünemek

kaçmak uzaklara kanadıkça yaralar

İskender Muzbeğ

20150819_121917

Havuz göletine akan su kanalının üstündeki değirmen çarkı ayrı bir görsellik katıyor.

20150819_121932

Artık yemek zamanı, herkes menü defterinden yiyeceği balığı seçip siparişini garsona veriyor. Balıkların pişmesini bir süre bekledikten sonra nefis alabalıklar geliyor. Afiyetle yiyoruz alabalıkları.

IMG-20150819-WA0063

Artık yola çıkma zamanı deyip İstog tan ayrılıp yola çıkmak gerek. Bir süre hafif inişle gidiyoruz. Kosova enerji iletişim hatları direkleri basit 2 ayaklı yapılmış. Bizde böyle direkler yok. Buradaki direklerden 5 katı daha fala demirden yapılmış bizdeki taşıyıcı direkler.

20150819_152821

İstog yolu ana yol ile birleştiği yere geldik. Buradan sonra araç trafiği artacak.

20150819_153223

Yolda haldır huldur gitmenin anlamı yok. Gördüğümüz meyve ağaçları bize meyvelerini sunmuş. Tadına bakmadan olmaz değil mi?

20150819_154604

Yol kıyısında daha çok Elma ağaçları var. Elmalar doğal yetişiyor ve küçük boyutta. Tadı da iyi değil, ekşi bir tat bırakıyor ağzımızda ama doğal elma diyerek bir kaç elma koparıp çantaya yerleştiriyorum.

20150819_154617

Henüz düz ovada ilerliyoruz.

20150819_155344

Ova bitti, buradan sonra iniş, çıkışlı yolda ilerleyeceğiz. Köy evleri dağınık durumda, tarlasına uzak olmayan bir yere yapınca evleri bir arada görmek neredeyse imkansız.

20150819_160944

Mezarlıklarda bazı mezar taşları değişik. Eski Osmanlı mezar taşlarına benzetilmiş. Aslında taş değil beton, kalıba dökülerek şekil verilmiş. Beton ucuz olduğu için ve işçilik yok. Hazır kalıba dök betonu olsun bitsin. Getir mezarın başına dik, işte sana Osmanlı mezar taşı.

20150819_162003

Arazi düz olmasa da evsiz bir alan neredeyse yok gibi. Eğimli yerler bile tarlaya çevrilmiş durumda.

20150819_173144_HDR

Daha önce araba ile yaptığımız keşifte yolun eğimini pek anlayamamıştım. Zaten arabada hiç bir şey belli olmuyor. Araya motor girince arazinin varlığını hissetmiyorsun. Bisiklette her şey ortada, yokuşsa yokuş. İnişte rüzgar yüzüne vuruyor, hissediyorsun. Bu rüzgar kendi rüzgarın, koruyucu olmadığı için olduğu gibi karşıdan bir engel gibi vurmakta gövdene. Yolun inişinde duyduğun bu mutluluğu çıkarken düşünürsen bu yokuşu rahat çıkılacağına eminim. Ben her zaman yokuşu çıkarken inişi düşünürüm. Bazen kan ter içinde kalırsın, yokuş bitmek bilmez. Uzadıkça uzar, dönemecin sonunda yokuş bitecek dersin ama dönemeçten sonra yokuş hala devam eder. Ne kadar yükselirsem o kadar inişi çok olur, hep inişi düşünürüm. Uzun sürede çıktığın yokuşu bir çırpıda iniyorsun zaten. Çabuk inildiğinden çıktığın yokuş kadar inersin. İniş senin normale dönmeni sağlar, bisiklete binmenin zevki ortaya çıkmış olur böylece. Sadece inerken rüzgarlığını giymen yerer. Terli olduğun için rüzgardan korunmak gerek.

20150819_173202

En arkada ben varım, haliyle etrafın resmini çekmeden geçmiyorum. Resmin iyi olması için de durmam gerek. Cep telefonun denklanşörü  ekranda dokunmatik olunca tek elle de çekemediğimden durmam gerek.

Durum böyle olunca grup ile aram açılıyor. Buradan sağa giden bir yol var, yol Kosova kurtuluş savaşında Sırplar tarafından şehit edilen komutanın anıt mezar ve müze evine gidiyor. Adem Yaşari Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Sırplara karşı Kosova’nın bağımsızlığını başlatan kişi. Kosova askeri örgütü  USHTRIA ÇLIRIMTARE E KOSOVES UÇK kurucularından. Sırplara karşı direnmek için Arnavutları silahlı eğitimden geçirerek Kosova’nın ilk ordusunu kurmuştur. Adem Yaşari Sırpların baskıları, hapiste işkenceleri yıldırmamış bağımsızlık mücadelesine devam etmiştir. Sırplar 5 Mart 1998 de evini kuşatınca 3 gün süren çatışmaların ardından ailesi, akrabaları ve 4 misafiri ile birlikte 7 Mart 1998 de 56 kişiyi öldürerek şehit etmiştir. Bu katliam ile direniş daha da artarak Kosova bağımsızlığına kavuşmuştur. Kosova Milli kahramanı Adem Yaşari her zaman anılarak heykelleri dikilmiş adı yaşatılıyor.

Mezarı yoldan epey içerde olduğu için buraya uğramadan geçiyoruz. O yüzden burada durup Kosova’nın kahramanını anmadan edemedim. Mezarını başka bir zamanda ziyaret ederim. Yol ayrımında Yaşar beni beklemiş, bakmayın yukarı çıktığına aşağı doğru gideceğiz. Yaşar beni görünce şöyle bir yuvarlak çizerek aşağı doğru benimle beraber geliyor.

20150819_174658

Yol ayrımında Mitrovica tarafına gideceğiz. Priştina başkent olunca kestirme yol yapmışlar Mitrovica’ya gelmeden.

20150819_184922

Araçların dikkatini çekmek için okul önlerine konulan trafik tabelaları ilginç. Çocukların her zaman yola fırlayabileceklerini anlatan güzel bir tabela. Okul çevresindeki çocuklara dikkat! Mitrovica’ya girmişiz tabelasını göremedim.

20150819_185057

Mitrovica girişinde bisikletçi Sabri Hüseyin bizi karşılıyor. Spor müdürü Ardian Kavaja bizi karşılamak için göndermiş. Sabri ile tanıştıktan sonra bize rehberlik ederek Spor binasına getirdi. Spor müdürü Ardian bizi karşıladı. Hoş beşten sonra resim çekiliyoruz hep birlikte. Daha önce bir okulun bahçesinde kamp yeri olarak bildirilmişti. Şimdi sıcak suyu olan duş taleplerini değerlendiren Ardian gerekli ayarlamaları yaparak sıcak suyu olan ve kapalı ve güvenli bir yer ayarladı.

11990407_10207492934937003_9125501376389747532_n

20150819_191019

Kapıları olan basket sahasına çadırları kuracaktık. Burası okul bahçesine göre daha güvenliydi.

11988577_10207492935617020_3007421987228141087_n 11137100_10207492950257386_2332998588368577278_n

Aynı zamanda şehrin spor sahası ve stadyumu içinde sıcak duş ta var. Bu bizim için iyi oldu doğrusu. Hep birlikte Ardian’ı takip ederek spor tesislerine geldik. Üstü açık basket sahası, Etrafı yüksek duvarla çevrili, içinde kapalı basketbol antreman salonu ve tuvaletleri olan bir bina. Çadırları dışarı basket sahasına kurduk. Ardından dışarıdaki futbol sahasının olduğu yerdeki duşlara giderek sıcak duşumuzu da aldık. Duştan sonra kapının anahtarını bize veren Ardian evine gitti. Akşam yemeği için şehrin lokantaları olan yere geze geze gittik. Yemeği yedikten sonra gezmeye devam ettik şehri. Sırpların yaşadığı tarafa bağlanan köprü başında durduk. Diğer taraf Sırpların denetiminde olduğu için tehlikeli. Gece ne olacağı belli olmaz deyip köprüden karşı tarafa geçmedik. Kamp alanına gelerek günün yorgunluğunu çıkarmak için dinlenmeye başladık. Bu gün biraz fazla yol olunca yorulduk haliyle.

Powered by Wikiloc

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme