Uluslararası Kosova Bisiklet Turu 6. Gün

Ferizaj – Prizren

21 Ağustos 2015 Cuma

 

Düş gibi gelmez

 

düşersem de yola bir

dönmesem olur

yalnızlık her yerde

bekleyen nerde

 

televizyon radyo haberleri vız gelir

bakarım kapıya kimse vurmaz

sonra değiştiririm numarayı

gene mektup yanaşmaz

 

bilirim çok şeyler güzeldir

ama ne yazık

aşık değilim ki

gezerim gezinirim düş gibi gelmez

agim rıfat yeşeren

 

Sabahın seherinde yeni doğmuş güneşin ilk ışıkları ile çadırın içinde uyanmak bu olsa gerek. Güneş bulutların altından bizlere günaydın diyor. Tüm canlılar çoktan uyanmış günlük yiyecek bulma telaşına girmiş bile. Kuşlar sabah şarkılarını söyledikten sonra geniş ovanın bereketli tarlalarında tohum, böcek, solucan ne bulursa günlük beslenmesini yapmaya gitmişler. Etrafta kuş sesleri kesildiğine göre. İnsanlar öylemi ? yiyeceklerimiz hazır bekliyor her zaman. İstediğimiz saatte oturup karnımızı bir güzel doyuruyoruz. Arayıp bulmaya da gerek yok, parasını verip istediğimiz kadar yiyecek alabiliyoruz. Çalışmaya da gerek yok, cebimizde, bankada paramız var. Önceden çalışıp biriktirmişiz. İşte hayvanlardan farkımız bu. Kış şartlarında yiyecek bulamayan bazı hayvanlar hariç diğer hayvanlar her gün yiyecek arayıp bulmak zorunda. Bir de bazı kuşlar binlerce kilometre ötelerden gelip buralardaki bereketli ovada beslenip ayrıca üreyerek soyunu devam ettiriyor. Bu da var işin içinde.

Sabah sabah neler düşünüyor insan ! Bizim kahvaltı hazırlanıyor restoranda, hiç emek vermeden, parasıyla…

20150821_060703_HDR

Akşam telaşından restoran ve çevresinin resimlerini çekmemiştim. Hazır kimse yokken çekeyim bari.

20150821_062619

Dün gök kuşağı ile yağmurlu güzel bir sabah yaşamıştık. Bu gün ise bulutlar dağılmış sadece ufukta bir kaç bulut görünmekte. Hava açık ve güneş ilk ışıklarını Kosova ovasına bereket sunuyor. Kimseyi de ayırt etmeden !

20150821_062629

Akşam çıktığımız toprak yol, hem de yokuş, ne yokuş.

20150821_062647

Kahvealtından önce kahve yapmaya başladım. Böylece kahveyi üste koymuş oldum bu sabah.

20150821_070929

IMG-20150831-WA0033

Denis’i arıyorum cep telefonu ile. Yoldaymış az sonra geleceğinden Denis’in gelmesini bekledik kahvaltıya. Denis gelince ne olduğunu sordum ? Akşam Prizren’e varınca Annesi ile beraber hastaneye gidip tekrar film çekilmiş. Doktorlar kontrol edince onlar da ameliyat olmasını söylemişler. Burada ameliyat olmaya gerek görmeyip Türkiye de ameliyat olmaya karar vermiş Zafer Ve Uğur. Öğlen 14:00 te kalkan otobüs ile İstanbul’a gideceklerini söylemişler. Zafer ve Uğurla vedalaşıp yola çıkmış Denis. Denis geldikten sonra kahvaltıya oturduk.  Sabah kahvaltısını yapıyoruz bir güzel. Hesabı ödeyip yola çıkmaya hazırlanıyoruz. İnmeden ovayı şöyle bir çekesim geldi.

20150821_080828

Şehre fazla uzak değildik, hemen vardık bile.

20150821_095623_HDR

Çarşıda gideceğimiz yolu bulmaya çalışıyoruz bir süre. Ana yola çıkmadan ara yoldan Brezovica – Prevalac yoluna çıkacağız. Grup hareket edip yola çıktı ama Şahin hala hazırlanamadı bir türlü. Onu beklerken grubu kaybettik. Tarlaların arasından bir süre gittik öylece. İlk başta navigasyon çalışmamıştı cep telefonumda. Gideceğimiz yol haritası hazır yüklüydü cep telefonumda ama navigasyon uyduları göresiye kadar Şahin ile epey yanlış yolda gitmişiz bile. Yanlış yolda olduğumuzu gördükten sonra geriye dönüp doğru yola girdik sonunda. Şu navigasyonu bir türlü öğrenemedim.

20150821_095813

Yaşar ile cep telefonunla haberleşip beklemelerini söylüyorum. Onlar da bizi beklediler bir köyde. Grup ile buluşunca yola devam ediyoruz.

20150821_104704_HDR

Çocuklar her yerde çocuk, hazır yakalamışken Tamam ile çocukların bir resmini çekiyorum. Daha şimdiden bisikletin zevkine varmış çocuklar. Bizleri görünce heyecanlanıyorlar. Hele resim çekilmek için hemen poz veriyor keratalar.

20150821_104806

Köyün genç bisikletçileri bir süre bizimle birlikte pedal çevirdiler. Hepsi de genç delikanlılar bir ileri gidiyor, bir geri. Aramızda fink atıyorlar.

20150821_105108

Arada durup doğanın bizlere sunduğu nefis böğürtlenlerin tadına bakıyoruz.

20150821_110525

Ana yola paralel, dağların dibinden giden yol harikaydı bizim için. Fazla araç olmadığı için rahat biçimde geldik buraya kadar. Sol taraftaki yol ana yola bağlanıyor. O yoldan Üsküp, Sofya ve Türkiye’ye bağlanan yol. Sağdaki yol kayak merkezi Brezovica’ya gider. Aynı zamanda Prizren’e kadar yol devam ediyor. Yol tenha, fazla kullanılmıyor. Aynı zamanda Prevalac sırtına varınca 1516 metre rakıma ulaşıyorsun. Biz sağ tarafa yöneliyoruz.

20150821_111241

Vadi boyunca yukarılara doğru yolumuz uzayıp gidiyor. Yol kıyısında meyve satan tezgahtan meyve alıyor kimimiz.

20150821_111433

Hafif tatlı bir rampa çıkmaktayız. Farkına bile varmıyorum rampa olduğunun.

20150821_111621

Burası aynı Karadeniz yaylalarına benziyor. Zengin, hali vakti yerinde olan hemen bir cami yaptırıyor. İçini nasıl doldurulacak belli değil. Caminin minaresi henüz yapılmamış.

20150821_112435

Dağlardan gelen dere durmadan akıp gidiyor ovaya doğru.

20150821_112528

Buralarda da savaşta şiddetli çarpışmalar olmuş. Şehit mezarları yol kıyısında.

20150821_113532

Terkedilmiş tek katlı bir ev, kim bilir belki de savaşta tüm ev halkı katledilmiştir. O zamandan beri evi sahiplenen olmamıştır. Bilinmez neler yaşanmış, neler olmuş Kosova’nın diğer yerlerinde olduğu gibi. Belki de yaşanmışları unutmamak için evi öylece bırakmışlar olduğu gibi. O zamana ait hatıralarıyla birlikte.

20150821_113724

Bazı yerlerde ağaçlar derenin üzerini örtmüş. Dalların altında usulca akmakta dere.

20150821_114041

Gittikçe yükseldiğimizden yeşillik daha da artıyor. İklim buralarda sert olduğundan mısırlar hala yeşil ve körpe.

20150821_114216

Artık ovanın hükmü buralarda yok. Ağaçların boyları uzamaya başladı. Hem uzamakla kalmıyor yolu da kapatmak üzere. 50 yıl elleme yoldan eser bulamazsın ağaçlardan ve bitkilerden.

20150821_114401 20150821_114404 20150821_115218_HDR

Sırp köyüne varıyoruz, Sırp köyü kiliselerinden belli oluyor.

20150821_115548

Henüz sert yokuşlara gelemedik bir türlü. Hala hafif eğimlerde çıkıyoruz.

20150821_120628

Cep telefonum gidonun üstünde takılı durumda olunca kendimi görmek için 10 saniye gecikmeli çekiyorum. Saç sakal iyice uzamış. Gerçi saçlar uzun zamandır uzun ama sakallar görmeyeli bayağı uzamış durumda.

20150821_121517_HDR

Tarlaları sulamak için su kanalında akan suyu görünce durup bir resim çekiyorum. Yeşil otların arasından tertemiz su şarıl şurul akmakta. Tarlalardaki bitkilere hayat olmaya gidiyor kanal boyunca. Durup seyretmesi bile bana hayat veriyor. Daha ne isteyeyim ki ?

20150821_121714

Strepçe’ye vardık, burada mola vereceğiz. Strepçe Sırpların yaşadığı bir köy. Arnavut, Türk burada yok, zaten barındırmazlar.

20150821_122343

Arkadaşlar altında fırın olan bir cafe bulup oturmuşlar.

20150821_123107

Temiz bir köy Strepçe.

20150821_123113

Taman ben gelince ağaçlardan topladığı sarı ve kırmızı renkli erikleri veriyor elime. Sarı ve kırmızı renkler İzmir’in köklü futbol kulüplerinden Göztepe aklıma geliyor.

20150821_123502

Bedava internet bulunca herkes faydalanıyor bu hizmetten. Kimi haberlere bakıyor, kimi sosyal medyaya takılıyor. Kimisi de çektiği resimleri paylaşıyor.

20150821_124511

Cafede makiato içerek iyice dinlendik. Buraya kadar mola vermedik. Prevalac sırtına yolumuz az kaldı. Sadece biraz tırmanmak gerek o kadar, yani son yokuşa geldik.

20150821_131934

Yakında olan Brezovica köyüne geliyoruz.

20150821_131938

Brezovica kış aylarında kayak merkezi olarak kullanılıyor. Sol taraftan giden yol kayak merkezine gidiyor. Şar dağlarının zirvelerine yakın olan kayak merkezi kış aylarında oteller dolup taşıyor. Aynı zamanda günü birlik gelip kayak yapanlar da var.

20150821_132647

İşte insan ile hayvanlar arasındaki farkı burada daha iyi anlıyoruz. Buralara çok kar yağdığından hayvanların yiyeceği samanlar öbek oluşturularak yığılmış durumda. Yaz boyu ektikleri otları biçip kışa hazırlık yapıyorlar. Evcil olan hayvanlar bunu yapamadıklarından insanlar yiyecekleri ekip biçerek hayvanları besliyorlar. Elbette bunun karşılığı et, süt gibi ürünler oluyor. Doğanın bir parçasıyız, ne olursa olsun, her şey karşılıklı.

20150821_132659

Pek tadı olmasa da erikler o kadar çok ki dallar ağırlıklarından yerlere kadar sarkıyor. Pek te toplayan yok erikleri, tatsız olsa gerek. Rağbet görmüyor erikler.

20150821_133718

Dağların zirveleri bulutları topluyor çevrelerindeki.

20150821_134554

Yol bazen derenin öte yakasına geçiyor. Haliyle köprü de yapılmış, köprünün üstünde yeni haliyle KUZ poz veriyor bana.. Şimdiye kadar bir sorun çıkarmadı ve iyi gidiyorum. Zorlanmadım dersem yeridir. Komponetleri değiştirmem işe yaradı.

20150821_134858

Yol ormanın içinde kayboluyor sanki.

20150821_135743

Yükseldikçe deredeki su miktarı da azalıyor. Diğer derelerden gelen su ile çoğalmış olan dere simdi az akmakta.

20150821_135916

Ağustosun sıcak günlerinde olmamıza rağmen uzun olan otlar sararmış. Bu sararmış otlar geçen yıldan kalan otlar. Hayvanlar burada otlamadığı için büyüyen otlar kış ortamında soğuktan sararıp ölüyor. Doğa yavaş yavaş yok edecek sararmış otları. Fakat yağışlar yazın da yağdığı için yeşil çimenleri her daim görmek mümkün.

20150821_140310

Alabildiğine uzanan dağlar.

20150821_140852

Yol kıyısında durup resim çekenler var. Bu dengesiz kim acaba.

20150821_141018_HDR

Çaktırmadan epey çıkmışız. Aşağıdan çektiğim resmi bu kez yukarılardan çekiyorum. Vadi geniş ve bereketli.

20150821_141059_HDR

O kadar çıktığımız halde daha da çıkmamız gerek.

20150821_142217

Ormanın sesini duyuyorum, kuşlar her yerde şarkılarını söylüyor. Arada daha önce sesini duymadığım kuşlar da araya giriyor. Sık olmasa da bazen değişik melodiler ormanın sesine renk katıyor. Ormanın içinde açıklık olan otlaklığa geldiğimde cırıltı sesleri  gelmeye başladı kulağıma. Durup dinledim cırıltıları, sesler her taraftan geliyordu. Siz hiç çekirge sesi duydunuz mu ? Ben şu an duyuyorum çekirge seslerini. O kadar çoklar ki duymamak imkansız. Binlerce çekirge sararmış otların arasında durmadan cırıl cırıl ötmekte. Hayvanların yemediği uzamış otları işte bu çekirgeler yiyerek ormanın düzenine katkıda bulunuyor. Otlak geniş olunca binlerce çekirge üşüşmüş durumda. Bu sayı yüzbinleri bulunca bu kez zararlı oluyor tarlalara. Ne varsa silip süpürüyor, bir şey bırakmıyorlar çekirgeler. Dağlarda bu kadar çekirgenin olacağı aklıma gelmezdi.

20150821_142453

Vadinin sol tarafı kuzey, sağ tarafı güney. Elbette bu çıktığımız duruma göre. Güney tarafı daha açıklık, ağaçları seyrek. Buraları daha çok güneş ışığı alıyor. Kuzey tarafı ise yamacın eğimine bağlı olarak daha az güneş ışığı vurmasından dolayı ağaçlar daha uzun ve daha sık. Neredeyse birbirine girmiş durumda bitkiler. Bu durumdan anlaşılan o ki ne kadar güneş ışığı o kadar az ve seyrek bitki örtüsü, ne kadar az güneş ışığı o kadar sık ve uzun bitki örtüsü.

Ormana giden yol, kim bilir nereye gidiyordur. İnsan gitmedikten sonra hiç bir zaman bilemez nereye gittiğini.

20150821_142903 20150821_143312 20150821_143441_HDR

Dağın sağ yamacından çıkıyoruz yukarıya doğru. Şimdiye kadar henüz sert yokuş göremedim. Eğim % 6 civarında, % 7’yi zor gördük. Bu yoldan bir çok kez araba ile geçmiştim yolcu olarak. Araba ile geçerken hep seyrettim ormanı ve etrafı. Ama bisikletle geçerken böyle güzel olacağını tahmin edemezdim. Ağaçları daha yakından görüyorum, kayalıkları, ormanın sesini, rüzgarı, yeşilin her tonunu görebiliyorum. Ve hepsini hissederek bisikletle yol alıyorum. Arabada sadece hızlı giderken görebildiğini kısa sürede görme zamanın var. Zaten rüzgarı hissetmiyorsun. Motor gürültüsü de başka sesler, ormanın sesini hiç duyamadan hızla geçip gitmek. Dönüp arkana bakmaya fırsatın bile olmuyor. Bisiklette öyle mi ya, bir an gördüğünü durup iyice bakmadan geçmiyorsun. Zaten yavaş hareket ediyorsun. Burada olsun, başka yerde olsun aynı yolu bir araba ile bir de bisiklet ile geçmenizi öneririm. Aradaki farkı görüp anlamanız için.

20150821_143444 20150821_143547

Dağlarda daha çoğunlukla kayın ağacı görmek mümkün. Kayın ağaçları ser kış şartlarına uyumlu bir ağaç. Aynı zamanda sert kış günlerinde insanlar ısınmak için kayın ağaçlarını keserek ısınmakta. Kesilen ağacın yerine hemen yetişmeye hazır fidanlar her zaman var. Büyük ağaçlar küçük fidanların üzerini örttüğünden fazla güneş ışığı alamadıklarından zayıf ve cılız kalıyor. Güneş ışığı alan genç fidan hemen büyüyüp kocaman dalları ile diğer fidanların üzerini örterek büyümelerini önlüyor. Küçük alanda bu kadar sık yaşam olamadığı için bu sürekli oluyor. Orman kanunu bu olsa gerek.

20150821_143553

Bisikletle çıkarken daha dikkatli ve görerek çıktığımdan yolun nasıl yapıldığını anlayabiliyorum. Yolu yaparlarken eğimin fazla olmamasına dikkat etmişler. Öyle yukarı çıkmak için düz olarak tepeye yolu yapacaklarına bir kısım kayaları 5 yada 6 metre indirmişler. Buradan çıkan kaya parçalarını da çukurları doldurarak yolun tabanını güçlendirmişler. Yol % 6 eğimli olunca biraz uzasa da kıvrıla kıvrıla çıkmakta.

20150821_143633

Yol yapılırken kayaları ağaçsız bırakmalarına rağmen zamanla yeni fidanlar çıkmakta kayaların çatlaklarında.

20150821_143749

Yolda giderken anlıyorsun nasıl bir çalışma yaptıklarını ve hayranlık duymamak elde değil. 2. Dünya savaşında Jozef Broz Tito önderliğinde Partizanlarla Almanlara karşı verilen savaşı kazandıktan sonra Tito Yugoslavya Cumhuriyetler birliğini kuruyor. Sosyalist bir düzende yönetilen Yugoslavya herkesin eşit ortamda çalıştığı Cumhuriyet hızlı bir kalkınma süreci ile kısa zamanda kendi uçağını yapar hale gelmişti. İşte o zamanlarda Okulların yaz tatillerinde tüm Öğrenciler kamplara giderek hem tatil yaparlardı hem de yol yapım çalışmalarına katılırlardı. Yolları kazma kürekle el birliği ile binlerce öğrenci yaz boyunca çalışırlardı. Gündüz belli saatlerde çalışma olurdu. Akşam saatlerinde kamp ateşi etrafında şarkılar, eğlenceler olurdu. Öğrenciler hem birbirleriyle kaynaşarak arkadaş olurlar, hem de şehirleri, kasaba ve köyleri birbirine bağlayacak yolları yaparlardı.

İşte bu yollar o zamanlarda öğrencilerin kazma kürekle yaptığı yollar.

20150821_143752

Küçük dereler bazen kendini bize gösteriyor. İşte gördüğümüz yerde durup suyun kayalardan akarken çıkardığı şarıldamaları dinlemek yetiyor dinlenmemize. Grubu götürmem gerektiğinden onlardan ayrılamıyorum. Yoksa bu derede yıkanmadan, buz gibi sular üzerimden akmadan geçmezdim.

20150821_144626

Yorulmaz demir atım KUZ beni buralara kadar getirdi. Övgüyü hakkediyor doğrusu.

20150821_144801

Kayın ağaçlarının kimisi o kadar uzun ki kadraja zor sığıyor.

20150821_145502

İşte buralarda da bazı yerler insan eli değmemiş. Zaten insanlar çöplerini doğaya böyle atmazlar. Henüz insanlar buraya gelmediğinden çöpler toplanmamış. Haliyle insan eli değmemiş oluyor.

20150821_145557

Her yer değişik, her taraf görülesi derecede güzel. Bu güzelliği kış aylarında kar yağdığında görmenizi isterim. Kar beyazlığı örtüğünde ormanı başka bir güzelliğe bürümüş oluyor. İşte bu anlatılmaz, görmek gerek.

10366152_897837913599702_7614118417961347416_n

20150821_145932 20150821_145954

İşte bu yolun kıvrımları bisikletçilerin içini kabartan bir durum. Kıvrımlarda gizli olan sihir yolculuk illetini damarlarımıza giriyor.

20150821_150722

Arada çam ağacı görünce durup resmini çekiyorum. Kayın ormanının kıyısında kendine yaşam alanı oluşturmaya çalışıyor.

20150821_151005

Toprak kaymasın diye kimi yerde taş duvar örülmüş.

20150821_151308 20150821_151510

Biraz yavaş çıksak ta, öğle zamanını geçirmiş olsak ta sonunda sırta varmak üzereyiz. 500 Metre kaldı Prevalaca. Grup çoktan varmış bizleri, arkada kalanları bekliyorlar. Kimisi gitmek istemiş Prizren’e ama kimsenin gitmemesini orada hep beraber yemek yiyeceğimizi telefonda bildirmiştim.

20150821_151645_HDR

Sırtta ki evler görünmeye başladı.

20150821_152251_HDR

Prevalac beli 1515 metre rakıma ulaşmış olduk. Buralarda hava biraz serin, ne de olsa yükseklerdeyiz değil mi ?

20150821_152643

Devamlı yeşillik görmekten evlerin şekli şemalini unutmuşum.

20150821_152735

Prevalac sırtında durum, öğle yemeğini burada yiyeceğiz. Burada küçük bir kayak merkezi bulunmakta. 300 metre teleferik ile bayırın üstüne kadar gidip aşağı kadar bir güzel kayıyorlar. Karşıki dağlar Şar dağları enlemesine doğu – batı doğrultusunda. Tam arkamızda yine bir dağ var. 2000 metre civarında yüksekliği olan bir dağ. Bu da güney – kuzey doğrultusu tam sırt oluşmuş iki dağın zirvesi arasında. Buranın yüksekliği 1515 metre. Sağ tarafı 25 km kadar Prizren şehri sadece iniş var. Sol tarafından çıktık zaten. Çok ilginç bir coğrafik yapı oluşmuş ve biz buradayız. Prevalac ayrıca sayfiyelik, yazlıkçıların sıcak havalarda serinledikleri bir yer. Bir zamanlar o kadar ev yapıldı ki belediye en sonunda yıkmak zorunda kaldı. Herkes kendi kafasına göre ruhsatsız ev yapınca koca bir köy gibi olmuş. Doğal güzelliği giderek yok olmak üzereyken kaçak yapılan evler yıkılarak dur denmiş.

20150821_152959

Bu da kış hali aynı yerdeki bayır.

10390379_897835806933246_5175539914999009044_n

Önde gelen arkadaşlar beklemekten biraz sıkılsa da biz de gelince restorana geçip masalara oturuyoruz. Herkes kendi yiyeceğini sipariş veriyor garsona. Yemeği bir güzel yedikten sonra bir süre daha dinleniyoruz. Hareket etmeden önce arkadaşları uyarıyorum yemek masasında. Herkes dikkatli inecek, keskin dönemeçler olduğunu bildirdim. Hedef kamp alanı, herkes kendine göre serbestçe inebilir. Hava biraz serin, rüzgarlıkları giymelerini söyleyerek inişe başladık. Ben sık sık durarak resim çekiyorum manzaranın.

20150821_170700

İniş başladı, buradan sonra pedala pek basmayacağız. Ne kadar çıktıysak bu gün hemen hemen o kadar ineceğiz. 25 kilometre sadece iniş olunca insan hep böyle olsun istiyor. Bu inişin mutluluğu, inişin hazını anca bisikletle kan ter içinde çıkarak zirveye vardıktan sonra hissedebilirsin. Ben çok mutlu hissediyorum kendimi, hem 1515 metrelik zirveye çıkmışım, hem de tur sonuna geldik bu gün. Sadece bir arkadaşımızın düşüp kolunu kırması moralimizi bozsa da tur devam ediyor ve başka sorun olmadan bitirmek üzereyiz.

20150821_170705

Arkadaşları serbest bırakınca önümde kimse kalmadı, sanki aceleleri varmış gibi. Zirvenin biraz altında bir çeşme var ve buz gibi suyu sürekli akmakta. Su da kireçsiz ve güzel bir tadı var. Çeşmede durup sularımı tazeliyorum. İniş henüz başladığından arkadaşların hiç biri çeşmeyi görüp durmamış.

20150821_171049

Prizren’in ortasından geçen Akdere işte yukarıdaki dağlardan geliyor. Dere kıyısında küçük köyler kurulmuş. Hayvancılık yapan köylüler koyun sürülerini yüksek dağlardaki otlaklarda otlatarak sut üretimi yapıyorlar. İşte bu sütlerden yapılan peynire Şar peyniri deniyor.   İlkbahar ve  yaz aylarında  üretilen  sütlerden  yapılan  peynir  pazarda kilosu 6 Euro civarında satılıyor. Pazardan alınan peynir evlerde parçalara ayrılarak bir süre kurutuluyor. Ardından büyük bir bidonun içine ilk sırayı diziliyor peynir parçaları. Üstüne kalın tuz serpiliyor bolca. biraz da dere otu konuyor. Bunun üstüne tekrar peynir parçaları dizilerek üstüne tuz serpiliyor. Yine biraz dere otu.. Böylece bidon ağzına kadar dolunca  su konuluyor bidona. Ağzı sıkıca kapatılarak kış ayları başlayasıya kadar ellenmiyor. Kış bastırınca bidon açılarak parçalar birer birer çıkarılarak kahvaltıda katık olarak yeniyor. Sadece Şar peyniri ve ekmek te yiyebilirsiniz. Öyle nefis tadı var. Tuz peyniri iyice sertleştiriyor. Keserken bıçağı kırabilir, çatal batırırken yamultabilirsiniz ! Dikkat etmek gerek.. Eğer tuzlu yiyemiyorsanız bir süre suda peyniri bekleterek tuz oranını düşürebilirsiniz.

20150821_171833_HDR

İki dengesiz de yavaş iniyor benim gibi. Arada durup resim de çekiyorlar. Yolun ve manzaranın tadını çıkarıyorlar. Aynı zamanda dikkatli iniyor Tamam, biraz çekiniyor inişte. Pek alışkın değil bizim gibi.

20150821_171841

Tamam dönemeçlerde iyice yavaşlıyor.

20150821_172104

Ben de onları beklediğimden resimlerini çekiyorum inişlerde, dönemeçlerde.

20150821_172106

Bir kısımda öyle dönemeç var ki 200 derece dönmüş oluyorsun, o derece yani.

20150821_172115

Bazı yerlerde ağaç tünellerinden geçmek durumundayız.

20150821_175028

Buradaki dağlarda mıcır ocakları var. Altı oyulan kayalar kaymaya başlamış aşağıya doğru. Yeşil örtüye aykırı bir durum, çirkinliği göz önüne seriyor mıcır ocakları.

20150821_175331

Vadi iyice daralıyor ve bazı yerlerde kayalar oyularak tünel yapılmış.

20150821_175733 20150821_175738

Dağların arası bu kısımda iyice daraldı ve derin yarıklar oluşmuş dik yamaçlı yerdeyiz. Dipte de Akdere akmakta.

20150821_180002_HDR

İşte kanyon gibi oluşmuş kaya kütleleri. Bir de kıvrıla kıvrıla  oluşmuş, ufuk görünmüyor. Her an bir taş düşebilir yukarılardan.

20150821_180148

Zamanla kayalar binlerce ton dağların baskısına dayanamayıp ana kayadan ayrılıp özgürlüğüne kavuşuyor. Belki de bir zamanlar denizin altında geçirdiği zamandan kalan deniz özlemini giderecek. Dereye kavuşup ufala ufala bir kum tanesi de olsa denize kavuşma hayali kuruyordur kaya parçası. Belki de bu binlerce yıl yada daha fazla sürecek. Kayalar sabırlıdır, milyonlarca yıl deniz hasreti çekmiş, bir kaç bin yıl nedir ki ?

20150821_180443

Kayalık dik yamaçlar giderek alçalmakta. Demek ki Prizren’e yaklaştık.

20150821_180711_HDR

Prizren de üç dilde konuşulduğundan giriş tabelasında üç dilde yazı bize hoş geldiniz diye karşılıyor. Üç dil haricinde olanlar için İngilizce welcome ilave yapmışlar tabelaya.

20150821_181757

Esas Prizren giriş tabelası. Biraz ilerde kamp alanına varıyoruz.

20150821_181859

Kamp alanına vardıktan sonra bir süre kendi ihtiyaçlarımız ve toplanma durumuna girdik. Akşam yemeğine Muharrem abi hepimizi davet etti. Yengem Seylan ve kızı Dua bizleri nefis ev yemekleri ile ağırladılar. Akşam olunca hep beraber çarşıya giderek pastaneye oturuyoruz. Prizrenin meşhur olan Trileçe tatlısı ve boza ısmarlıyoruz kendimize.

20150821_213458

Trileçe Bulgar kökenli bir tatlı. Türkçe karşılığı üç süt tatlısı. Yapılışı basitçe şöyle ; kek şeklinde pişirilen hamur tepsinin içine konuluyor. İnek, Koyun ve Keçi sütü aynı oranda karıştırarak tepsinin içine dökülüyor. Kek iyice doyasıya kadar süt konulduktan sonra üzerine şeker yakılarak elde edilen karamel sürülüyor. İşte sana Trileçe tatlısı.

IMG-20150817-WA0000

Tadı nefis ve hafif oluşu yenmesi gayet güzel. Bir de yanında bir bardak Prizren Bozası tatlının üzerine kaymak gibi.

20150821_213505

Böylece hayalimdeki Kosova Bisiklet Turu gerçekleşmiş oldu. Aylarca nasıl yapacağım, nasıl edeceğim diye düşünmekten helak olmadım ama biraz sıkılmakla beraber sevdiğim arkadaşlarla ve Prizrende ki akrabalarım sayesinde turu sorunsuz yaptık hep birlikte. Muhlis Dilmaç ve Yaşar Curci ile organizasyonu yaptık beraber, Kosova’ya gidiş – dönüş (program daha önce hazırdı) program gibi işleri hazırladık. Yeğenim Denis ile bir günde tüm Kosova’yı dolaşıp kamp yerleri ve gideceğimiz yolu üç aşağı beş yukarı hallettik. Prizren de Perşembe akşamı yöneticilerinden Yaşar Curci rehberliğinde tur daha güzel oldu. O da bisiklet turu nasıl olur öğrenmiş oldu ve tecrübe kazandı. Denis’in babası amcaoğlum Muharrem de tüm iyi niyeti ile misafir perverliğini göstererek etrafımızda pervane oldu. Evini bizlere açarak nefis yemekler hazırlayan yengem Seylan ve kızı yeğenim Dua’ya sonsuz teşekkürler. Arabasını bizlere vererek eşyaların taşınmasını sağlayan diğer yeğenim Lumri’ye teşekkürler.

Kosova Bisiklet festivaline katılan arkadaşlara da katıldıkları için teşekkürler

Tamam Taşdemir         İzmir

İrfan Özden                   İzmir

Mehtap Dilmaç             İzmir

Muhlis Dilmaç               İzmir

Kemal Lale                     İzmir

Ahmet Kamil Selçuk    Antalya

Şahin Bulut                    İzmir

Murat Yılmaz                 Muğla Fethiye

İdris Bal                           İzmir

Zafer Tanılkan                Ankara

Uğur Tanılkan                 Antalya Alanya

Semra Sancak                 İzmir

Serhat Ferahi Değimli    İzmir

Yaşar Curci                      Prizren

Denis Gjafiqi                    Prizren

Urim Babacan                 Prizren

Powered by Wikiloc

1 Comment

Add a Comment
  1. 70 NE YAKLAŞMIŞ BİSİKLET SEVER OLARAK,(55 YILDIR HALA BİNİYORUM)SİZİ TEBRİK EDİYORUM ,RESİMLERİ İZLERKEN BENDE YAŞADIM SELAM OLSUN.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme