100. Çanakkale Şehitlere Saygı Turu Gelibolu 5. Gün

21 Mart 2015 Cumartesi

5. Gün

 

Bu gemi ne zamandır burada

Çoktan boşaltmış yükünü

Gece de olmuş, rıhtım da bomboş

Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa

Arkada, güvertede

Ah, neresinden baksam sessizlik gene.

Edip Cansever

 

Uyku tulumu sıfırın altındaki soğuklar için iyi değil. Gece sıfırın altına düşen hava sıcaklığı iyi bir uyku uyutmadı. Sabah kalkınca çadırımın üzeri, bisiklet çantaları ve çimenler beyazlamıştı. Anlayacağınız kırağı yağmıştı sabaha karşı. Uyanınca hemen kalkıp giyindikten sonra yemek yenecek kapalı yer olan restorana giderek sabahın soğuğundan kurtuluyorum. Gece gelenler, sabah gelenler hep beraber toplandık restoranda. Sabah kahvaltısını yedikten sonra Şehitlere Saygı Turu teknik toplantısı yapıldı. Ardından Az bilinen antik kentler turunu yapan bizlerin oluşturduğu çalışma grubu, kısaca ABAK çalışma grubu toplantısı yaparak görev dağılımı sağlandı. Ben yine artçı ve süpürücü görevini üstlendim. Yanıma artçı olarak buraları çok iyi bilen Şafak. Teknik destek Ahmet Mumcu ve Doktor olarak yeni tanıştığım Doktor Mete Güney görevlendirildi. Turun yapımcısı olarak Hüseyin Şahin ve Doktor Serhat öncü olacaktı. Yancılar ve yol kesiciler Eskişehir den Serdar Acar, İzmir den Tolga, Mert ve Mustafa Güven görevlendirildi. Hepimize haberleşmemiz için birer telsiz verildi. Telsizlerin pili takıldı, yedekleri verildi ve test ettik. Telsizler çalışıyor ve tur başlayabilir artık.

Daha önce kahvaltıda bildirdiğimiz hareket saatinde tesisin alt tarafındaki yolda toplandık. Tüm katılımcılar toplandıktan sonra şehir içi yollardan hareket ederek şehir merkezine vardık. Meydanda Atatürk heykelinin önünde ilk önce saygı duruşu, ardından İstiklal Marşı ile başladık. Gelibolu belediye başkanı, tura destek olan Atatürkçü Düşünce derneği ve turu düzenleyen Hüseyin Şahin birer konuşma yaptı.

20150321_084310

Tören ve konuşmalar bittikten sonra hep birlikte bir resim çekilerek tura başlamış olduk.

20150321_085422

Programda belirtilen saate uygun olarak tura saatinde başladık. Gelibolu savunmasında kullanılan ayakta kalmış tek burç önünden geçtik. Bu burç aynı zamanda müze olarak kullanılıyor. Çanakkale savaşının 100. yıl olması nedeni ile her tarafta zafer afişleri ve bayraklarla donatılmıştı tüm şehri.

20150321_090123

Bir süre şehrin caddelerinde bisiklet sürerek ilerledik. Ana yola girmeden köy yollarına saptık doğruca.

20150321_092835

Tarlaların arasından köy yollarından güzel bir günde tura iyi başladık. Giderek yükseliyoruz deniz seviyesinden.

20150321_094501

İlk lastik patlağı, durup yadım ediyoruz ve hızlıca hallediyoruz patlak işini. Zaman geçirmeden yola çıkıyoruz diğerlerine yetişmek için.

20150321_101711

Uzakta Tayfur barajın göleti göründü. Daha dağları tepeleri aşacağız.

20150321_115509_HDR

Önümüze küçük köyler çıkıyor, köylerde durmadan geçiyoruz.

20150321_115749

Grup epey önde, arkada kalanları toparlayıp yola çıkarmak benim işim. Sorunsuz gidiyoruz, sadece bir lastik patlağı oldu. Resim çekenler, yorulanlar, kış boyu bisiklete binmeyenler haliyle geride kalıyor. Kimseyi arkada bırakmadan tatlı dille hadi son yokuş diyerek yola çıkmalarını sağlıyorum.

20150321_120840

Karainebeyli köyüne vardık. Köy eski bir köy, mezarlığındaki servilerden belli. Osmanlı devletinde Gelibolu tarafına geçip buraları fetheden Ece beyin mezarı burada.

20150321_130510

Yarı beton yarı ahşap köyün kahvesinde ilk molamızı veriyoruz.

20150321_130650

İçeride soba yanıyor ve terlemiş olan bizler sobada terimizi sıcak çaylar eşliğinde kurutmaya çalıştık. Öğle yemeğini bu köyde yedikten sonra Ece beyin mezarının bulunduğu tepeye doğru yola çıktık.

20150321_130713

Kısa olan bir tırmanma bizi bekliyor. Kısa ama sert bir yokuş.

20150321_131259

Belli bir sıra değişik renkte toprak yapısı ilgimi çekiyor. Sanki başka gezegene gelmişim gibi. Toprağın olduğu yerlerde pek bitki de yetişmediği gözle görülür biçimde.

20150321_131539

Yokuş sert te olsa yavaş yavaş çıktık, az ileride tepenin üzerinde Ece beyin mezarı göründü.

20150321_134151

Karainebeyli Köyü, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı 180 haneli, 700 nüfuslu çok güzel manzaralı bir köydür. Köyün tarihçesi 1300′ lü yıllara kadar uzanır. Pek çok yönüyle henüz keşfedilmemiş olan bu şirin köyü, yakından tanımak ve tanıtmak tarihi ve turistik açıdan büyük bir önem taşır. Çünkü burada istediğiniz ve hayal ettiğiniz her şeyi bir arada bulabilirsiniz.. Tarihi, efsaneyi, örf ve adetleri, çam ormanlarıyla kaplı yemyeşil dağlarla çevrili geniş bir ovayı
ve Saroz Körfezi’nin sadece köy halkının değerlendirdiği ufak bir koyunda tertemiz bir denizi ve korkusuzca solumayabileceğiniz temiz bir havayı …
Köyün tarihi olmasının en büyük nedeni “Ece Bey’in” Anıt Mezarı’nın yöre halkının “Ece Baba” diye adlandırdığı tepesinde olmasından kaynaklanmaktadır.
“Ece Bey” kimdir ? Ecebey Osmanlı Devletinin sultanlarından Orhan Gazi zamanının büyük devlet adamlarından ve başarılı komutanlarındandır. 1354 Yılında Türklerin Lapseki, Çardak’tan Bolayır sırtlarına geçerek Rumeli’ye çıkışlarında Sultan Orhan Gazi’nin oğlu Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa ile birlikte Gelibolu ve çevresinin fethinde komutan olarak görev almıştır. Komutan Halil Ece Bey Avrupa kıtasına ilk adımı Maydos’a geçerek atmış ve bu yöreyi fethetmiştir.
Bu nedenle adına uygun olarak Maydos’a, Eceabat ,yöreye de Ece Ovası ve Saroz’daki denize Ece Limanı adı verilmiştir. Yöre halkına Ece Kavmi denir. Ece Bey’in anıt Mezarı’nın bulunduğu “Ece Baba” tepesinin eteğindeki köye ise, ilk yerleşimin Balıkesir’in Karesi Beyliğinden getirtilen Karain Bey ailesi tarafından yapıldığı için Karainebeyli adı verilmiştir. Köyün Kurucusu Karain ailesine mensup “Kara Nebi” Ece Beyle birlikte Ece Baba tepesindeki Anıt Mezarda yatmaktadır. Mayıs ayında Çanakkale, Gelibolu ve Eceabat’tan gelen resmi konuklarla burada tören yapılır. Tören günü tüm köy halkı ve civar köylerden gelen misafirler Ece Baba tepesine çıkar. Törenden sonra Mevlüt okutulur, etli nohutlu pilav, ayran ve peynir helvası ikram edilir. Ece Baba tepesi hakkında çeşitli söylenceler vardır:

Söylencelerden birine göre, Ece Baba’da bir kayanın üzerinde Ece Bey’in atının olduğu varsayılan bir nal izi vardır. Aynı nal izi Turşun köy istikametindeki Kayaltepe’de de vardır. Bir diğer söylence de şöyledir: Ece Baba’da dilek taşı vardır ve dileği olan, kayalar arasındaki bu taşın içinden geçmeye çalışır. Dileği olacaksa taş sıkışır ve dilek sahibi adak adamadan iki taş arasından geçemez. Üçüncü söylenceye göre, Ece Bey’in Anıt Mezarı’nın yakınındaki Kalaycı Dede ile Ece Baba Tepesi arasında zaman zaman nur gibi parlak bir ışık görünür.

Kaynak : http://karainebeyli.blogcu.com/karainebeyli-koyu/820632

Ece beyin mezarını ziyaret edip ruhuna bir Fatiha okuduk.

20150321_135409

Ece beyinin mezarının olduğu tepe 217 metre yükseklikte ve tüm çevre görünmekte. Tepenin dibinde de Karainbeyli köyü.

20150321_135537

20150321_135730

Ece bey ziyareti bitirip grubu yola çıkarıyorum. En son kalan yola çıktıktan sonra ben de yola çıkarak çıktığımız yokuşu pedal çevirmeden inmeye başladık.

20150321_140431

Köyde yukarı çıkmayanlarla buluştuktan sonra içimizden kimisi Hüseyin Şahin’in öncülüğünde biraz uzakta olan Akbaş şehitliğine doğru yola çıktı.

050920133193

Geri kalan geldiğimiz yoldan geri döneceğiz. Köyde Romalılardan kalan kilometre taşı dikkatimi çekti.

20150321_141647

Sağımızda Marmara denizi görünmeye başladı.

20150321_165022

Düzlüğe indik, yola yakınız. Bazı yerler toprak yol, yağmura denk gelseydik çamura saplanmıştık.

20150321_165808

Buğday tarlaları boy atmış, henüz başaklar ortada yok.

20150321_170135_HDR

İşte böyle manzaralı yerlerde bisiklet sürmeyi seviyorum. Ufkum göz alabildiğine açık ve ufkumu kesecek binalar yok. Sadece tarla kıyısına dikilmiş birer ağaç dışında.

20150321_170509

Yanımda görevli olan Doktor Mete yavaş gitmekten sıkılmış olacak ki görevini çılgın Doktor Bülent’e devrederek grubun önlerine kaçmış. Neyse yanımda doktor olsun da. Şimdiye kadar kimse düşüp te yaralanmadı, yarın da kimseye bir şey olmasın diye dua ediyorum içimden. Ayrıca buraları tanıyan Şafak ta yanımda, sohbet ederek gidiyoruz. Zaman da nasıl geçmiş, güneş alçalmış, gölgeler uzamaya başladı. Uzayan gölgeleri çekmek için telefonu 10 saniye gecikmeli olarak ayarlayıp öyle çekmek zorunda kaldım. Dokunmatik telefonda tek elle çekmek biraz zor ve istediğin pozu da çekemiyorum.

20150321_171119

Dengesizler kasabanın meydanında toplaştık. Telefonu birine vererek resim çekildik. Ortalıkta dolaşan köpek te bizi kırmayıp bizimle beraber poz veriyor. Sevimli kerata oyun ve sevilmek istiyor.

20150321_173505

Hava kararmadan kamp alanına gelerek bisikleti çadırımın yanına bıraktıktan sonra etrafı dolaşmaya başladım. Kimisi sabah geldiği için çadırını kuramamıştı. Çadırları kurmaya yardım ediyorum.

20150321_182940

Tesislerin alanı çadır için çok iyi, yeşil çimenler, taş döşeli yolları gayet güzel düzenlenmiş. Bu tesis Hüseyin Şahin’in arkadaşının yeri. Bize olduğu gibi bıraktı. Tuvaletler, su, kapalı restoranı bize ait. Yemeği orada yiyoruz.

20150321_182946

Akşam yemeğini yerken hep beraber bir arada olmamız nedeni ile teknik toplantı yaparak ertesi gün gideceğimiz yol hakkında kısa bilgiler verdik. Aynı zamanda diğer şehirlerden gelenlerden kendi düzenledikleri bisiklet festivalleri hakkında bilgiler verdi. Yılın ilk bisiklet turu olması nedeniyle yıl içinde yapılacak festivaller hakkında bilgi sahibi olmamız, hangisine gitmeye karar vermemiz açısından iyi oldu. Bu arada herkes birbirini tanıma fırsatı oldu.

Yemek ve teknik toplantının ardından bahçeye geçerek güzel bir ateş yakıp etrafında oturduk. Hava da giderek soğudu. Ateşin verdiği sıcaklık ile sohbet kaçınılmaz olarak şarap ve bira ile koyulaştı.

20150321_202415_HDR

Kızıl alevlerin yalımları bu yıl ki tur planlarımızın daha iyi olması için nerelere, nerelerden, nasıl, kiminle olacak, hangisine katılacağız gibi konuları aydınlattı. Benim planlarım da burada iyice belli oldu bu yıl için. İlk tur olan Çanakkale şehitlere saygı turu şimdi gerçekleşiyor. Bu turda varım, ardından kendi yaptığımız Az bilinen antik kentler bisiklet turu var Nisan ayında. Mayıs ayında da Denizli bisiklet festivaline gideceğim. Denizli den bir hafta sonra da Antalya ve Burdur bisikletçilerinin ortaklaşa düzenledikleri Salda gölü bisiklet turuna katılacağım. Salda gölü turundan sonra Antalya, oradan da Mersin’e Feyyaz dostuma bir kaç günlüğüne uğrayacaktım. Malatya dan Mustafa Ekici de Nemrut turuna davet etti Temmuz ayında. Nemrut turunu da sıraya aldım. Ağustos ayında ise kendimin gerçekleştirmek istediğim Uluslar arası Kosova Bisiklet turunu yapacağım. Son turu da bu yıl Ekim ayında Antalya Perşembe akşamı bisikletçileri ve Manavgat Perşembe akşamı bisikletçilerinin düzenleyeceği Manavgat bisiklet festivaline katılacağım. Geçen yıl Mustafa Sayan ısrarla çağırmasına rağmen ani gelen misafirlerimden dolayı katılamamıştım. Manavgat’tan bir hafta sonra Mersin bisiklet festivali var, hazır oralara gitmişken Mersin’e gitmemek olmaz. Aşağı yukarı 2015 yılı planlarım böyle. Bakalım gerçekleştirebilecek miyim. Bunu zaman gösterir…

20150321_202816_HDR

Ateşin başında iyice mayıştık, Ferdi Kızıl, namı diğer halk ve yolların kahramanı FERDİMEN. Beraber sohbet ediyoruz yan yana. Gelecek hakkında planlar yapıyoruz. Henüz Ferdimen ile tur yapmamıştım. Belki bir turda beraber pedallarız, belli mi olur ?

20150321_203835

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar odunların yettiğince oturduk, sohbet ettik. Artık uyuma zamanı deyip arkadaşlara iyi geceler deyip çadırıma girerek ocakta çaydanlığa su koyup ısıttım. Isınan suyu yarım litrelik pet şişeye doldurup uyku tulumunun içine, ayak ucuna koydum. Ardından ben de uyku tulumuna girerdim ve uyku faslı başladı.

Bu gün yaptığımız yol 76 Kilometre civarı.

Powered by Wikiloc

The Author

urimbaba

1 Comment

Add a Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme