Denizli Salda Gerisi Antalya Mersin 9. Gün

27 Mayıs 2015 Çarşamba

9. Gün

Dereköy – Yeşilova – Salda Gölü

 

Biri sana sorarsa;

Sana, beni sorarsa;

Gitti, der misin?

Gittiğimi söyler misin?

Gidiyorum ben sana

Benimle gider misin?

Özdemir Asaf

 

Bütün gece yağan yağmurun sesiyle uyumak ne güzel. Ve yağmur ile uyanmak tertemiz havada. Yağmur damlalarının yıkadığı hava ciğerlerime doldukça ne kadar mutlu olduğumu düşünün. Yağmurun sesini dinleyerek bir süre dışarısını seyrediyorum çadırımın açık olan girişinden. Öyle usulca yağıyor ki tüm bitkiler kana kana yağmur suyunu içiyor. Kuşlar da çoktan uyanmış, günlük yiyecek bulma telaşı içinde bir o oyana bir bu yana uçuşup duruyor. Uçarken de tatlı ötüşleri eksik değil.

20150527_064237

Çadırımın içinden yağan yağmuru seyrediyorum, ne güzel yağıyor çisil çisil. Islak otların kokusu etrafı sarmış, hava mis gibi

20150527_065526_hdr

Köyün camisi yakın, el yüz yıkandı paklandı, sabah mahmurluğu üzerimden gidiverdi. Hemen yanı başımızda köyün ilk okulu temiz ve bakımlı olduğuna göre burada eğitim var.

20150527_065701

Çadırlara geliyoruz, yağmur çisil çisil yağmaya devam ediyor. Çadıra girip eşyaları toplayıp hazır hale getirdim. Bir ara yağmur şiddetlendi, dışarı çıkmanın anlamı yok. Yağmurun sesini dinleyerek zaman geçirmek, hiç bir şey yapmadan. Nasıl olsa acelemiz yok. Keyfimiz de yerinde.

20150527_100700

Yağmur yağarken sabah kahvaltısını yapalım diyerek kahvaltılıkları alıp köyün kahvesine soframızı kurduk. Bir güzel kahvaltıyı yaptık, kahvaltıyı yaparken Ferdi ile ne yapacağımızı karar verdik. Festival toplanma yeri Burdur, hemen hemen 80 Kilometre var. Yağmur da hala yağdığına göre Burdur’a gitmeye gerek yok. Nasıl olsa Salda gölüne gelecekler. Biz de Salda gölünde onları bekleriz. Biraz fazla tatil yapıp dinlenmiş oluruz.Yağmur saat 10:00 civarı dindi. Bu kararı aldıktan sonra yağmurun dinmesiyle çadırları toplamaya gittik kamp yerine. Toparlanıp eşyaları bisikletlere yükledikten sonra yola çıkma zamanı.

img_1116

Yolun kıvrımları her daim güzel görünüyor gözüme.

20150527_110735

Son kez Akgöl’ün manzarasında KUZ ve kıytırık ile bir resmini çekiyorum. Her şeyim yerli yerinde, yerim bol. Daha da eşya koyacak yerim var.

20150527_110742

Yol kıyısında sarı çiçekleri görmek olası. Sarı çiçekler bir ilkbahar da açarlar, bir de sonbahar da. Bahar çiçekleri hep doğanın güzelliğine güzellik katar. Doğanın ana rengi yeşil olması çiçeklerin cezbedici renkleri ile uyum sağlıyor. Sarı çiçekler de bunlardan biri. Eeee KUZ ile kıytırık bu güzelliği hak etmiyor mu? Elbette hak ediyor ve ben bunun resmini çekerek ödüllendiriyorum bir nebze de olsa.

20150527_112503

Bazen yol kıvrımlı değil, dümdüz. İp gibi ve hiç bir araç yok. Motor gürültüsü olmayan yol her zaman güzeldir. Sadece esen rüzgarın sesi gelir kulaklarıma. Arada tarla kuşlarının sesi rüzgar sesine karışır. Ve bu yolda olmaktan mutluluk duyarım, hiç bitmesin isterim.

20150527_112745

Yol o kadar güzel ki kendimi rüzgara kanadımı açıp uçuyormuşum gibi hissediyorum. Yalnız iki kanadımı açamıyorum, tek kanadım açık benim. Dümeni bırakamam çünkü dümen düz durmaz hemen dönüverir. Tek kanatla da uçabilirim.

img_1138

Tarlalar yeşil, etrafta pek te ağaç yok. Yamaçlarda bile tarım yapılıyor.

20150527_113214

Yol kıyısında çeşmeyi görünce durup şişelerimdeki suları tazeliyorum. Çeşmenin suyu gür akıyor ve yalağı epey uzun. Belli ki hayvanlar su içsin diye.

20150527_114520

Orhanlı köyüne geldik, burada mola vermek gerek.

20150527_114536

Köyün kahvesine gelip oturanlara selamı verip selamlarını alıyoruz. Hemen duble çayları kahveciye ısmarladık. Kahvede oturanlar meraklı gözlerle benim KUZ’a ve kıytırığa bakıyorlar. Şimdiye kadar böyle bir şey görmedikleri belli oluyor.

img_1146

Sadece Afyon da değil buralarda da afyon yetiştiriliyor. Demek ki afyon 1000 metrelerde yetişiyor. Sert havalardan hoşlanıyor. Çiçekleri de pek nazlı, saten gelinliklerini giymiş baharı karşılıyor. Tarladaki afyon çiçeklerinin hepsi beyaz renkte. Aralarında sadece bir tanesi mor çiçek açmış ve tarlaya ayrı bir güzellik katmış sanki.

20150527_115739

Kırlarda, ovalarda yolun en güzel tarafı böyle kıvrımlı olması. Daha önce Eşeklerle gidip gelinerek açılan patika aynı yere yol yapılarak asfaltlanmış. Yani geçmişten günümüze yolda değişen sadece toprak yolun asfalt oluşu. Tarla sınırları patikaya göre belirlenmiş öylece kalmış.

20150527_121001

Yeşilova kasabası uzaktan göründü. İlçe olmasına rağmen pek te küçük bir kasaba.

20150527_124942

Kasabanın ilk mahallesindeyiz, genç bir bisikletçi bizi görünce etrafımızda bisikletini sürerek hava atmaya başladı. Belli ki kanı kaynıyor, gücünü ve yeteneklerini sergilemeden duramadı. Ön tekerleğini kaldırarak on – onbeş metre sürünce resimlerini çekip tebrik ediyorum. Bizim gibi turcu abilerinden kutlamaları alınca sevincinden duramıyor yerinde. Yolda ve her yerde çok karşılaştığımız sorulardan birisi “Önü kaldırabiliyon mu?” Elbette hiç bir zaman denemedim ön tekerleği kaldırmayı. Artık bizden geçti, ön tekerleği kaldırma işini genç delikanlılara bırakmak gerek.

20150527_130838

Bazen ön tekerleği fazla kaldırınca durum resimde olduğu gibi sonuçlanıyor. Artık iyice alışmış olmalı ki ayakları üstünde kalıyor.

20150527_130840 20150527_130851

Bir süre genç delikanlının hareketlerini izleyip yolumuza devam ediyoruz. Kasabanın ilk mahallesi biraz aralı kalmış.

20150527_143446

Yeşilova kasabası tabelasında durup bir resim çekiyorum. Tahmin ettiğim gibi küçük bir kasaba, nüfusundan anlaşılıyor.

20150527_144148

Yeşilova kasabasına öğle zamanı vardığımızdan ara sokaktaki bir lokantada kuru – pilav ikilisi ile karnımızı doyuruyoruz. Sonrasında fırından kocaman bir ekmek ve bakkaldan da eksik olan yiyecekleri alarak çantalara yerleştiriyoruz. İşimiz bitince kamp yapacağımız Salda gölü kıyısına doğru pedallar dönmeye başladı.

img_1149

Sonunda Salda gölüne vardık, göl o kadar büyük değil. Gölün etrafı dağlarla çevrilmiş, karşı kıyılar görünmekte.

20150527_145550 20150527_145553

Kamp yapacağımız yeri tam bilemediğimizden gidiyoruz habire. Sonra telefon ile yeri öğrendik, kamp alanını geçmişiz bile.

20150527_145945

Eh ne yapalım geri dönüyoruz mecburen.

img_1152

Kamp yapacağımız yeri sormak için restoranda durduk. Restoran sahibi burada kalabilirsiniz dedi ama kabul etmedik. Çünkü Burdur dan gelecek olanlar Yeşilova belediyesinin kamp alanına gelecekler. Ayrı gayrı olmaz. Havuzunda müşterilerini bekleyen alabalıklar buz gibi akan suda sakince yüzüyorlar. Canlı alabalık denilen bu olsa gerek.

20150527_150538 20150527_150550

Yeşilova Belediye halk plajına gelip kamp alanına geldik. Daha önce tabelayı görmüştük ama burası olduğunu kestiremedik doğrusu.

20150527_150754

Kamp alanına girip işletmeciye “Salda gölü bisiklet festivali kamp alanının burası mı” diye sorunca o da “Evet burası” diyerek kamp alanını ve çadır kuracağımız yeri gösterdi. Burayı işleten Ahmet sevimli, cana yakın ve dostça karşıladı bizi, çabuk kaynaştık. Ahmet bize çadır kurulacak yeri gösterdikten sonra işinin başına gitti. Ferdi ile arazi çalışması yaptık, burayı belediye yeni düzenleyip temizlemiş. Restoranın aşağısında tüm yaz kalan çadırcılar var. Festival için yeni düzenlenen alanı bize ayırmışlar. Arazi çalışmaları sonucunda en uygun yeri seçerek çadırı kuracağımız yeri küreklerle düzelttik. Yağmur yağma olasılığına karşı çadır etrafına hendek açarak herhangi bir su baskınında helak olmayalım.

20150527_161543

Çadırlar kuruldu bir güzel, eşyaları da bisikletten indirip yerleştirdik. 5 Gün buradayız nasıl olsa. Çadır sabit kalacak.

img_1158

Kampa ilk gelenlerdeniz, onun için bir masa dört sandalye çadırların önüne getirerek yerde yemek yemekten kurtulacağız bir süre. Festival başlamadan yerine götüreceğiz çünkü katılımcılar bu masalarda yemek yiyecekler.

img_1169

Yerleşmemiz bitince Ferdi ile gölün kıyısına gidiyoruz. Bakalım nasıl bir gölmüş. Göl sodalı suyu ve beyaz kumu ile şimdiye kadar görmediğim güzellikte. Hava serin ve rüzgarlı olduğu için göle girmekten vaz geçiyorum.

20150527_165557 20150527_165602 20150527_165607

Hava kapalı ve her an yağmur yağabilir o yüzden hazırlıklıyız. Gölün kumsalına oturup birer tane bira ile tatilimizi başlatıyoruz.

20150527_165952

Yanımda taşıdığım flütü çıkarıp ilk defa çalmaya başladım. Bakalım neler çalınacak.

img_1159

Uzun süredir çalmadığından bildiğim parçaların notaları çıkmaya başladı yavaş yavaş.

img_1160

Çaldıkça aklıma geliyor, ferdi de can kulağı ile rüzgarla karışık flütün ince sesine kaptırdı. Ne de olsa memleketinde uzakta gurbette sayılır. Günlerdir yolda olmanın verdiği hasretle flütün yanık sesi Ferdi’yi alıp memleketine götürüyor bir süreliğine. Her ne kadar uzun yolculuklarda tek başına bisiklet sürüp olgunlaşsa da hasretlik ağır basıyor. Annesini, babasını, kardeşini özlemiş belli. Gerçi gözünden hiç yaş gelmedi ama flütün sesi ona bu duyguların ortaya çıkmasını sağladı.

img_1162

Beklenen yağmur birden bire yağmaya başladı. Kendimizi hemen tahta barakaların saçağının altına atıyoruz. Bir süre gelip geçici bahar yağmurunu seyrederek bekledik. Yağmurun kokusu bir başka duygu veriyor bana. Bunu ciğerlerime çektiğim her nefeste hissediyorum. Kendimi yağmurun güzelliğine kaptırıp flütümle eşlik etmeye başladım ahenk içinde.

cam01653

Yağmur dindikten sonra kamp alanına gelirken lahit mezar kapaklarını görüyorum. Kapaktaki işaretler mezarın erkek için yapıldığını belirtiyor. Kalıntıları buraya başka yerden getirdikleri belli. Buraya ait değiller. Bunları incelerken Ahmet bize bu işten anlıyorsunuz, hazine bulabilir miyiz diye söyleyince merakımız var tarihi eserlere ama hazine ile işimiz olmaz deyip kestirip attık. Bulunan altının ve zenginliğin insanlara hiç bir zaman faydası ve rahatlığı olmamıştır. Başları beladan kurtulamamıştır altın ile. Biz özgür insanlarız ve zenginliğimiz dostlarımızdır dedik Ahmet’e. Parayla pulla işimiz yok.

20150527_181222 20150527_181443

Kamp alanına, çadırların yanına geldik. Kamp alanı yeni olmasına rağmen zamanla daha güzelleşeceğe benziyor.

20150527_181848

Yapacak bir şey olmadığı için hadi 5 çayı içelim deyince çaydanlığı hemen ocağa koydum. Poşet demlik çayı ile çayı demleyip bir güzel keyif çatarak içtik. Ortam çok güzel, yeni yağmur yağmış ve çam yaprakları daha da yeşillenmiş sanki. Mis gibi çam ve yağmur kokusu ile içilen çayın tadını hiç bir yerde bulamazsınız.

img_1170

Akşam olmadan yemeği yapıp bir güzel karnımızı doyurduktan sonra Restoran’a Ahmet ile sohbet etmeye gittik. Henüz sezon açılmadığı için restoran boş. Biz bize oturuyoruz. Fazla geç olmadan çadırlara gelip yatmak gerek diyerek Ahmet ten izin istedik. Pek yorgun olmasak ta havanın kapalı ve yağmurun etkisi ile insanın uykusu geliyor. Elbette uykuyu kaçırmamak gerek. Çadırın yanına gelip çadırın yerinden oynamış olduğunu görünce herhalde biri kurcalamış olacak dedim. Fermuarı açınca ekmek torbasının delinip bir kaç dilimin eksik olduğunu gördüm. Çadırın alt sağ yanından delinmiş. Köpeğin biri ekmeği aşırmış anlaşılan. Çadırı düzeltip öylece bıraktım deliği, umarım böcek girmez. Ekmeği de kıytırığın çantasına koydum gece köpekler rahatsız etmesinler. Yapacak bir şey yok artık, olan olmuş. İzmir den buraya festivale gelecek olan Mustafa Güven’i telefonla arayıp bana yeni bir çadır almasını söyledim. Artık gerisini yarın düşünürüz.

20150528_082343

Telefon ile arkadaşlarımı arıyorum, ilk önce Göller bölgesinden yola çıkan Şafak Omaç ile konuştum. Kendisi Ağlasun da kamp attığını, yarın akşam Salda gölünde olacağını söyledi. Ardından bizim dengesiz İrfan Özden’i aradım. O da İzmir den yola çıkmıştı, Başmakçı bisiklet  festivaline katıldıktan sonra Hayıtlı da termal tesislere gitmiş. Yarın akşam yanımıza geleceğini bildirdi. Yarın büyük buluşma olacak.

Bu gün kısa bir yol kat ettik. Yaklaşık 23 Kilometre civarı.

Powered by Wikiloc

2 Comments

Add a Comment
  1. Urim baba yakin zamanda salda uzerinden antalya turu yapmayi dusunuyorum bu konuda oturup etraflica konusmayi cok isterim eger izmirdeysen bir kahveni iceyim abi tecrubelerin benim icin onemli

    1. Merhaba Necati Keskin, İzmirdeyim, Cumartesi İnciraltı Kent ormanına gel saat 13:00 te oradayım. Kahve içerken konuşuruz detaylı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme