Antalya Manavgat – Mersin Bisiklet Festivali 3. Gün

3 Ekim 2015 Cumartesi

3. Gün

Manavgat – Aspendos – Manavgat

 

maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi

bir renk değildir mavi huydur bende

ve benim yetinmezliğimdir

ve herkesin yetinmezliğidir belki

denecektir ki bir süre

ve denenecektir

bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki.

 

gelecekten utanarak dönen bir sevinçliyim

ya sizler

ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri.

 

Edip Cansever

 

Sabahın seheri güneş doğmadan önce Toros dağlarından denize ulaşırken Dünyaya ve bana hayat veriyor. Akdeniz’in en güzel sabahlarından biri daha başlamak üzere. Güneşin doğuşunu izlemek üzere çadırımdan uykumu almış olarak çıkıp hazırlıklarımı yapıyorum. Sabahın hazırlığı ve güneşin doğuşu kahve ile kutlanmalı. Alacakaranlıkta henüz aydınlanmış gökyüzü Toros sıra dağlarının uzayıp giden tepeleri üç sıra, kademeli olarak siuletleri gayet net biçimde görüyorum. Dün bu sıra dağların ikincisinin ardına gitmiştik.

Güneş henüz doğmamış, alaca karanlık. Önde Manavgat çayı, ardında sıra dağlar üç kademe art arda. Sıradağlar siulet halinde ufuk çizgisinde çizgileri belli oluyor.

20151003_065156

Cezvemi ocağa sürüyorum pişsin diye, güneş kızıl ışınlarını birazdan ufukta dağların ardında gösterecek. Manavgat çayı dingin su yüzeyinde sakin ama alttan aktığı belli olmasa da biliyorum aktığını. Ağaçların yansıması durgun sularda görünüyor.

20151003_065541

İlk ışıkları dağların doruklarını aşmaya başladı.

20151003_065907 20151003_070038

Saniyeler geçtikçe yükselmeye başladı. Işınlar içimi ferahlatıyor kahvemi yudumlarken. Sabah kahvesinin tadı güneş doğarken bir başka oluyor. Güneşin doğuşu bana bir müjdeli haber gelmesine neden oluyor. Festival başkanı Ceyhun yanıma gelerek müjdeyi verdi. Devrim aramıza katılmasına karar vermişler. Bu haber güne daha da mutlu başlamama neden oldu. Esma’nın çabaları sonucunu gösterdi. Devrim tek başına bisiklet sürerek Manavgat’a gelecek.

Güneş tamamen kendini gösterdi, yansıması Manavgat çayında.

20151003_070319

Dedim ya bu gün başka bir güzel ve çevremdeki nesnele daha değişik geliyor. Kamp alanında bulunan heykeller bile gözüme göründü. Daha önce gözüme ilişmemişti. Heykellerin tarihi bir önemi yok, yeni yapılmış ama güzel bir çalışmanın ürünü.

İki dikdörtgen sütun, sanki üstteki kemeri yıkılmış gibi yapılmamış. Arkasında, içinde dikdörtgen mermere sadece başlar yontulmuş. Öndeki sütunda yazılar var.

20151003_075341

Uzun kuyruk her sabah olduğu gibi kahvaltıda sıramızı beklememize neden oluyor. Kahvaltıyı yaptıktan sonra herkes bisikletlerini hazırlayıp kamp çıkışında beklemeye başladı.

20151003_082130

Herkes hazır olunca hareket ediyoruz. Bisikletliler yola çıktı.

20151003_084721

Yolun karşı tarafından geçen bisikletlilerin resmini çekiyorum.

20151003_084724 20151003_084726

Epey kalabalığız, üçyüz kusur kişi var.

20151003_085138

Denize paralel şehrin mahallelerinden gidiyoruz ve ilk molayı veriyoruz. Yerde yeşil sprey bola ile bisiklet, Mola yazısı ve ok işareti çizilmiş. Gideceğimiz yönü belirtiyor. Ok sağa gidin diyor. Burada mola vereceğiz.

20151003_101548

Mola yerinde sedirler, minderler, yer sofraları var. Pek turist olmadığından ortalık bize kaldı. Molayı çay içerek değerlendirip dinleniyoruz.

Yer minderinde  bağdaş kurarak oturuyorum. Tahta çitlerle oturma yerleri birbirinden ayrı bölmelerle ayrılmış birbirinden. Önümde kare bir masa, köşede sehpa, üzerinde eski bakır sürahi.

20151003_103717

Molanın ardından köy yollarından sakin bir şekilde gidiyoruz. Bir kişi yolda bisiklet sürüyor. Çam ormanı içindeyiz.

20151003_104644

Ardımda yol sola kıvrılarak hafif inişli. Kıyılarda tarlalar var. Bir grup bisikletli bana doğru geliyor.

20151003_105219

Gelen grup önümden geçip gidiyorlar.

20151003_105223

Daha önceki Büyük Taarruz bisiklet turunda bulduğum plastik dinazor oyuncağını bisikletimin gidonunda aylarca taşıdım. Babası ile birlikte katılan bu minik çocuğa dinazor oyuncağımı veriyorum hareket halinde. Çocuk ta ilk önce şaşırdı ama elimden oyuncağı alıp seviniyor. Babası teşekkür edip sevincini belli ederek yoluna devam ediyor.

Babası ile bisiklete binen çocuk. Önde kadro demirine oturak yapılmış.

20151003_105230

Önümden sürekli bisikletliler geçip gidiyor.

20151003_105233

Aynı yerdeyim sürekli resim çekiyorum bisikletçiler geçtikçe.

20151003_105237 20151003_105239

Bisikletin bir güzelliği varsa o da çevrende gördüğümüz yeşillikler olsa gerek. Bu fırsatı değerlendirmek için de sürüyor olabiliriz.

Ekilmemiş tarla yeşil ot bürümüş. Sağda kargılardan oluşmuş saz kümesi. Hafif bir bayır ağaçlar ve çalı ile kaplanmış durumda.

20151003_105244

Az önce resim çektiklerim benden uzaklaşmış gidiyorlar.

20151003_105447

Kırsal alan bitti, çam ormanları başladı.

20151003_111352

Ağaçlar bazı yerde tünel olmuş, en sevdiğim görsellerden biri. Geçmeden önce resmini çekiyorum.

20151003_111446

Yol kıyısındaki sazlıkların arasında bir geçit gözüme ilişiyor. O da bir köpeğin sazlıkların arasına girince fark edebiliyorum. Arkasında olasılıkla bir tarla var.

20151003_112533

Akdeniz iklimi biraz sıcak bu aralar, su molası vermek gerek. Yerde beyaz boyanmış çeşme ve SU yazılmış.

20151003_115540

Yolumuzun üzerinde köyler var, köylüler yaz boyu yetiştirdikleri ürünleri toplamış. Bu ürünlerden birisi de darı. Güneşte kurutup yemlik olarak kış aylarında hayvanlarına verecek. Büyük bir naylon yere serilmiş. Üzerinde sarı renkte darılar yapraklarından sıyrılıp kurumaya bırakılmış. Kenarda koçan yaprakların yığını. Ümit köylü ile poz veriyor bana.

20151003_120318

Köyün içinde giderken arka tekerleğim oturuyor birden bire. Aylardır lastiğim ilk defa patlıyor. Daha doğrusu lastikleri taktığımdan beri ikinci defadır patlıyor. Çantaları çıkarıp bisikleti ters çeviriyorum. Lastiği söküp dış lastiği kontrol ediyorum, bir cisim batıp çıkmış. Yedek iç lastik ile değiştirip pompa ile şişirmeye başladım.

20151003_121904

Lastik tamiri bittikten sonra yola çıkıp öndekilere yetişmek için basıyorum pedallara. Daha çok ana yolda olduğumuzdan Aspendos yol ayrımına vardım bile. Aspendos’a gelmeden önce köprüçay üzerindeki taş köprüye geliyoruz.

20151003_123629

Ümit köprüden öteye bakarken ardımdan çekmiş uzun saçlarım omuzlardan aşağı sarkmış durumda.

20151003_123701

Köprüçay sakin sakin akıyor, uzun bir yoldan gelmiş. Yorgun ve dingin, Denizlerden buharlaşıp buluta karıştıktan sonra yağmur olarak yağacak. Çağlaya çağlaya kayaları, dağları aşıp gelmek o kadar kolay değil. Aradan uzun zaman geçmiş, belli ki denize kavuşmadan önce tekrar sakinliğine bürünmüş.

20151003_123830

Köprü girişinde çay durgunluğunu yitirmiş taşların üzerinde çağlamakta.

20151003_123855

Dingin sular son defa kayalarda çağlayıp şöyle bir silkindikten sonra tekrar sakince akmaya devam ediyor.

20151003_123949

Bisikletim KUZ ise her zaman olduğu gibi sakince beni bekliyor köprünün üstünde.

20151003_123952

Aspendos harabelerini gezmeden önce yemek yemeli diyerek yemeğimizi bir an önce almak için kuyruğa dahil oluyorum. Resimde gördüğünüz gibi menüde balık var.

Yerde balık resmi çizilmiş beyaz boyanmış. Ok işareti kırmızı dikdörtgen içinde siyah çizilmiş.

20151003_124921

Eline fıs fıs boya tüpü olunca Ant bis Festival logosunu çizmişler yere. Fena olmamış yani. Bisiklete binmiş çizgi figür, deniz ve güneş.

20151003_125141

Yol boyunca beni yalnız bırakmayan Ümit ile beraberim.

20151003_125204

Yemekten sonra zamanımız olduğundan hemen şortlarımı giyip köprüçayın serin sularında yıkanıyorum. Kurulandıktan sonra giyinip Aspendos antik tiyatroyu bir dolaşıyorum. İlkbahar sonunda gelip görmüştüm Ferdimen ile birlikte. Giriş kapısı yüksek kemerli yapılmış. Onun üstünde küçük kemerli pencereler.

20151003_141620

Kemerli tünelden geçiliyor tiyatronun içine. Çoğu yer onarılmış, yeni olduğu belli. Tünelin ucu aydınlık, içinde insanlar girip çıkıyor.

20151003_141709_HDR

Tünelin ucundayım, dışarısı aydınlık. Güneş dik vurduğundan ışık bol.

20151003_141723

Aspendos tiyatrosunun orijinal mavi renkte çizimi ve yanında tiyatro hakkında bilgi yazılmış.

20151003_141818

Tiyatronun oturma düzen çizimi.

20151003_141824

Tiyatronun oturma yerlerinin bir bölümü. Meydanda insanlar etrafa hayranlıkla bakıyor. Seyirci oturma yerleri orijinal mermer ile yenilenip restore edilmiş. Eski mermerlerin rengi solmuş, yıpranmış. Yenileri ise rengi çok açık, renk uyumu sağlamıyor.

20151003_141839

İçeri giriş tünelinin ağzı, mermer bloklardan yapılmış.

20151003_141846

Seyircilerin inip çıkılması i.in basamaklar yapılmış.

20151003_142346

Seyirci oturma yerlerinin tepeden aşağı bakışı. Sahne ve meydan.

20151003_142502

Eski ve yeni merdiven mermerleri. Renkler o kadar farklı ki.

20151003_142518

Festivale katılanlar toplanıp bir hatıra resmi çekiliyor, ben de kareye alıyorum hepsini bir arada. Gerçi sayı olarak eksik ama ne yapalım idare edeceğiz.

20151003_143707

Daha uzaktan çekiyorum merdivendekileri.

20151003_143727

Bu kez daha da uzaktan kemerli tünelin içinden çekiyorum bir poz. En üstte sütunlu kemerli revaklar sundurma olarak yarım daire biçiminde. Oturma yerlerinde onarılan yerler alacalı renkte.

20151003_143743

Sonra ben de aralarına karışıp resim çekiliyoruz.

20151003_143857

Resimden resim çekiyorum tiyatronun yukarıdan çekilmiş halini.

20151003_145119

Dönüşte taş köprüden değil de normal yoldan inip yeni köprüden taş köprüyü çekiyorum.

20151003_152513

Geri dönüşümüz serbest olarak ana yoldan kamp alanına gideceğiz. Bu arada Devrim’i arıyorum yolda olduğunu söylüyor. Dikkatli gelmesini söyledim. Kız tek başına ilk defa şehirlerarası yol yapıyor. Ana yol olunca fazla mola vermeye gerek yok deyip Manavgat’a kadar bir çırpıda geldim. İlk sapaktan Sorgun Titreyen göl yönüne saptım.

20151003_175032

Artık gölgeler iyice uzamaya başladı. Asfalta düşen uzun gölgemin resmini çektim.

20151003_175920

Yok kıyısında mazgallar hem derin hem de yönü bisiklet tekerleğini içine alacak şekilde konulmuş. Belediyenin bisikletten haberi olmadığı kesin.

20151003_181114

Turistlerin ilgisini en çok deve çekiyor olmalı ki para kazanmanın en iyi yolu. Otellerin bile devesi var. Ne demeli…

20151003_181602

Her zaman olduğu gibi güneşin batışını kaçırmıyorum. Güneşin parlak ışıkları ağaçların tepesinde olunca alt kısım karanlık çıkıyor. Gökyüzü aydınlık açık mavi renkte.

20151003_181616

Kamp alanına geldikten sonra hemen çeşmedeki hortumdan duşumu alıp ter kokusundan sıyrılıyorum. Yemek sonrası Antalya Bisiklet Festival komitesi bizler için ta Afrika dan gösteri ekibi getirtmiş. Çeşitli akrobasi hareketleri çevik hareketlerle bizlere sunuyorlar. Birisi yere paralel sırt üstü duruyor, diğeri ters yönde aynı pozisyonda alttakinin dik duran ellerinde omuzları. Onun üstünde yine ters ve elleri ile birine daha destek olmuş. Hepsinin üstünde amuda kalkmış biri elleri ile altındaki kişin ellerinin üzerinde değişik kule yaptılar.

20151003_213057

En kuvvetli olanı  ayakta, iki kişi de üst üste omuzları üzerinde dik duruyor.

20151003_213136

Yeni bir gösteri daha başladı, yere biraz büyükçe sandalye konuldu. Üstünde iki ayakları kıyıda yan yatırılmış arkalığa dayanmış olarak ikinci sandalye konuldu. Üzerinde de biri elleri üstünde amuda kalkmış.

20151003_213335

Sonra yan yatık olan sandalyeye dört ayağı dik oturtuluyor. Adam bir kat daha yukarı çıkmış oldu.

20151003_213455

Üstüne tersine başka bir sandalye daha konuyor. Her seferinde kule üzerindeki adam ile yükseliyor.

20151003_213536

Bir sandalye daha ikinci sandalye gibi yan yerleştiriliyor.

20151003_213619

En son üzerine tabure yerleştirildikten sonra kulenin tepesinde amuda kalkmış biri.

20151003_213743

Yeni bir gösteriye başlandı, Limbo dansı. Sopanın altından müzik eşliğinde geçme dansı. Sopa alevler içinde, en hareketli olan altından geçerek gösterisini sunuyor. Her geçişten sonra sopa giderek alçalıyor.

20151003_214344

Baldırları üzerinde biri ayakları üzerinde başka birini dizlerinden tutarak destek almış. Onun üzerinde elleri üzerinde amuda kalkmış birini tutuyor. En altta en güçlüleri, en üste ise minyon tipi, zayıf kadın var.

20151003_214731

İki kişi ayaklarını açmış, bacakları biraz kıvrık karşılıklı durmuş. Dizlerinin üstünde ayakları ile iki kişi yine karşılıklı. En alttaki elleri ile dizlerinden tutarak destek almış bir durumda.. Üstteki iki kişinin elleri üzerinde kadın amuda kalkarak kuleyi oluşturmuş.

20151003_214828

İki kişi sırt üstü yerde ayakları ile birisi ayaklarını başka birinin sırtına destek olmuş. Ayakları açık olarak yere basıyor. Ellerinin üzerinde amuda kalkmış. Ayakları açık olanın dizlerine ellerini dayamış amuda kalkmış birisi. Buna da ikinci yerde sırt üstü yatan ayaklarının üzerinde omuzlarını dayamış. Yerde sırt üstü yatanları elleri dik birer kişi amuda kalmış. İlginç bir yapı oluşturdular.

20151003_214849

Aynı pozisyonu daha az kişi ile yapıyorlar.

20151003_214933

Öyle hareketliler ki birbirleri üzerinde atlayıp zıplıyorlar

20151003_214946

Öncekilere benzer başka bir pozisyon yapıyorlar.

20151003_215000

Birbirine ters düz destek yaparak amuda kalkıyorlar.

20151003_215044

Üç katlı bir kule oluşturdular bu kez.

20151003_215122

En kuvvetli olanın beline dört kişi ayakları ile sarılıp yana doğru açıldılar.

20151003_215201

7 Kişilik grubun nefes kesen gösterisi bitiyor. Gösteri sonunda bizleri selamlıyorlar alkışlar arasında.

20151003_215233

Gösteriler bitince Devrim telefonla beni arayıp Manavgat’a geldiğini haber verince onu karşılamaya gidiyorum. Karşıladıktan sonra birlikte kamp alanına gelip çadırını kurmasına yardım ediyorum En son Salda gölü festivalinde görüşmüştük. Yerleşme bittikten sonra bisikletçi, karikatürcü, yazar aynı zamanda bisikletin manifestosunu yazmış olan Aydan Çelik ile oturup kahve pişiriyorum.

20151003_221120

Yanımda şanslı olan üç kişi kahvemi içebiliyor. Esma, Devrim ve Aydan Çelik.

20151003_221152

Aramıza beşinci olarak Işıl girmeye çalışıyor. Neyse ona da kahve pişiriyorum ama sağa sola gidip gelmekten doğru dürüst kahvesini içemiyor.

20151003_221209

Aydan Çelik bana kitabını imzalıyor sağ olsun. Kahveyi hak etti nasıl olsa. Torpil geçmek gerek.

20151003_221323

Kahve ile beraber güzel sohbetler yapıyoruz çadırların önünde. Herkes kendi hikayesini anlatıyor. Ben de kahve pişiriyorum sürekli. Kahve bol nasıl olsa. Durum kahve pişirilmesi olunca bana neden bir kahve dükkanı açmıyorsun diyorlar. Ben de dükkanla, müşterilerle uğraşamam böyle daha iyi kahve yapıyorum diye dileklerini geçiştiriyorum.

Bunu söylerken de kafama gerçekten bir mekan, kahve pişirebileceğim bir yer düşünmeye başladım. Kahve para ile satılmayacak, dükkan kirası, vergi gibi ıvır zıvırla uğraşmadan bir yer. Bakalım İzmir’e dönünce iyice düşünüp hayata geçirmeliyim bu fikri. Hele bir döneyim de öyle düşünürüm.

Sahilde akşam ateşi yine yanıyor, ateş başını sevenler toplaşıyoruz. Türkücü dostumuz Nevzat sazı ile bizlere türküler çalıyor. Biz de ona eşlik ediyoruz. Devrim de güzel sesi ile muhteşem türküler söylüyor yıldızların altında. Türkülere ateşin yalımları çıtırtıları ile türkülerini fısıldıyor.

Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık bile. Hiç birimiz sohbetin bitmesini istemiyor ama sabah yeni bir tur başlıyor ve uyumak gerek.

Bu gün yaptığım yol yaklaşık olarak 86 Kilometre civarı.

Powered by Wikiloc

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme