Antalya Manavgat – Mersin Bisiklet Festivali 8. Gün

8 Ekim 2015 Perşembe

8. Gün

Mersin Bisiklet Festivali 1. Gün

Erdemli Bisiklet Turu

 

Üşüten bir acıydı belki her ayrılık

Her yolculuk yangınların başladığı yereydi

Ama vakti olmadı hesabını tutmaya

Aşkların, ayrılıkların ve acıların

Ahmet Telli

 

Güzel bir uykunun rahatlığı ile güneş doğmadan kalkıyorum. Daha pek uyanan yok, elimi yüzümü yıkayıp kahve takımımı yanıma alarak sahile, deniz kıyısına gidiyorum.

Uyanır uyanmaz çadırımın fermuarını açıp dışarının resmini çekiyorum. Çam ağaçları ve çadırlar görünüyor.

20151008_070235_HDR

Güneş bu gün kendini geç gösteriyor bana. Uçsuz bucaksız Akdeniz’in doğusunu bulutlar kaplamış. Kahvemi içtikten bir süre sorna güneş bulutları aşınca parlak ışıkları denize vuruyor. Benim gibi güneşin doğuşunu izleyen başka biri daha var Pelikan kuşu. Denizde sakince güneşin doğuşunu izliyor. Güneş kendini gösterince güneş patikasında kalıyor pelikan kuşu.

Deniz kıyısındayım, uçsuz bucaksız deniz. Bir pelikan ileride yüzüyor sakince. Ufukta bulutlar kaplamış gökyüzünün bir kısmını. Güneş bulutların ucunda kendini gösteriyor.

20151008_071015_HDR

Kahvaltı yapıldıktan sonra Devrim ile karşılaşıyorum. Gece gelmiş geç saatlerde. Mersin bisiklet festivali hatırası çekiliyoruz birlikte.

Siyah bez örtü üzerine Mersin Bisiklet Derneği, III. Uluslararası Mersin bisiklet festivali hatırası yazılmış. Bez afişin yanında altı basamaklı destekli üçgen bir tahta merdiven açık durumda.

20151008_090112_HDR

Bu gün Perşembe, Mersin Perşembe akşamı bisiklet turu yapacağız o yüzden serbest zamanımız var. Devrim’in arkadaşı varmış yakınlarda, onun işlettiği dükkana gidiyoruz araba ile. Biz sohbet ederken dolabın içinden bir afacan çıkıyor birden bire ortaya. Bizi korkutmak için dolabın içine girmiş sevimli korkunç kerata.

Dolabın kapakları açılmış, içinde gülen erkek çocuk bize bakıyor.

20151008_092512_HDR

Kamp alanına dönüp bisikletlere binerek ilk turumuzu Erdemli kasabasına doğru yapacağız.

Kamp alanında bisikletliler toplanmış hareket zamanını bekliyor. Branda gölgelikler, ardında okaliptüs ağaçları. Denizin bir parçası görünüyor.

20151008_150656_HDR

Kasabanın meydanında toplaşıp topluca resim çekiliyoruz.

20151008_155109_HDR

Sonrasında kasaba sokaklarını şöyle bir turalıyoruz bütün bisikletçiler ile birlikte. Erdemli ilk defa bu kadar çok bisikletçiyi bir arada görüyor. Tekrar meydana geldik ve Devrim tren sürücüsünü ayartarak bizi davet ediyor. Böyle güzel makinist bulunca fırsatı kaçırmadık. Hemen trene binerek sevdiklerimize kavuştur bakalım dedik.

Kara tren gelmez mola
Düdüğünü çalmaz mola
Gurbet ele yar yolladım
Mektubumu almaz mola

Allı gelin al olaydı
Selvilere dal olaydı
Gelen giden yolculardan
Nazlı yar beni soraydı

Anonim Elazığ yöresi 
Tren lokomotifi, makinist bölümünde Devrim ve bir kişi daha  var. Bizler de üç vagona binip küçük pencerelerinden başımızı çıkarmış durumdayız. Lokomotif siyah renk ağırlıklı, bazı yerleri kırmızı renge boyanmış. İlk vagon kırmızı, ikinci vagon mavi, üçüncü vagon yeşil renge boyanmış.

12068950_10153803566987369_3193361427994236484_o

Hepimiz çocuklar gibi şendik.

Çocukken sorardık birbirimize;

” – Tren de bakayım?

– Tren

– Öpsün seni Zeki Müren”

Yeşil vagonda Nafiz Sağdur ve ismini bilmediğim kadın pencereden dışarı bakıyor.

11930932_10153803566842369_2748573666738218027_o

Güzel makinistimiz bizi nerelere götürüyor acaba. Çocuklar çiçektir onları koparmayın.

Kırmızı vagonda Alman Memo Troter, Çilem  ve ben bizi çeken Devrim’e gülümsüyoruz.

11223962_10153803566777369_6626987100024993878_o

Sevda treni bizi çocukluğumuza götürdü birden bire. Çocukların en sevdiği tren ve trene binmek. Her ne kadar tren küçük olsa da sanki biz küçülmüş gibiyiz. Sığıveriyoruz vagonlara. Vagonlar katar katar neşemize neşe katar.

Tren gelir hoş gelir
Ley ley limi limi ley
Odaları boş gelir
Mini mini güzel gel bize

O yardan mektup geldi
Ley ley limi limi ley
Sevindirdi bizleri
Mini mini güzel gel bize.

İbrahim Tatlıses

Diğer yönde Trenin makinisti bizim neşeli resmimizi çekiyor.

11246365_10153803558172369_7405771915419001778_o

Zamanımız olduğundan çimenlere oturup kahve pişirmeye başladım. Eee kahve söz konusu olunca ortam değişiyor. Etrafım doluyor bir anda. Haliyle şanslı olan üç kişi içebiliyor. Cezvem dört kişilik, fincanlarım da dört tane. Neyse ikinci kez pişirip bir dört kişiye daha kahve ikram ediyorum.

Yeşil çimen kaplı küçük bir alanda 5 kişi oturmuşuz, kahve ocağım, üzerinde cezve, fincanlar.

11221690_10153803565717369_4192521358208861562_o

Tur bitiminde dönüş yoluna girdik. Ana yoldan Kumkuyu’ya ilerlerken güneş dağların ardında batmak üzere. Durup izlemek gerek binalar ve bulutların arasından.

Gökyüzü parçalı bulutlu, güneş batmış ışıkları alttan bulutları kızıla boyamış.

20151008_180335_HDR

Kamp alanına gelmeden tesislerde durup mola verdik. Tesisin bahçesinde koca bir küp var. Ayrıca bisiklet dostu olduğu belli tahta panellere konulan bisiklet maketlerinden.

Tahta bir çit 30 cm boyunda sıralanmış. Çitin iç kısmı toprak doldurulup çim döşenmiş. İki kulplu koca bir küp İki duvarda bisiklet resmi. Dipte bir gül fidanı pembe açmış. Ben bir elimi küpün kulpuna dayamış poz veriyorum.

20151008_182112_HDR

Kamp alanına dönüp akşam yemeğini yedikten sonra kamp yerinde orman masasında oturup sohbet ediyoruz. Kahveler her zaman olduğu gibi benden. Pişirip etrafımdakilere sunuyorum. Kahve olayı giderek olgunlaşıyor kafamda. Bu gün pek yorucu olmasa da uyku kapı arkasına geldi çattı. Fazla geçe kalmadan herkes çadırına çekilip yatıyor.

Bu gün yaptığımız toplam yol 27 Kilometre civarı.

Yaptığımız turun haritası

Powered by Wikiloc

1 Comment

Add a Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme