Aylık arşivler: Ağustos 2015

99. Çanakkale Şehitlere Saygı Turu 1. Gün

1 Nisan 2014  Salı

Üçkuyular – Alsancak – Aliağa – Bergama – Kozak yaylası

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

Yüzün

Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?

Acının bu solgun haritasında,

Kendime yeni duraklar bulduğum.

Ulaştığım ıssız dağ doruklarında

Yüzün müdür hep sorular sorduğum,

Bakışının titrek aydınlığında?

Aslında ne bulunur bir gezginin yanında

Kendi yüzünden başka,

Hüzünle bileyen direncini.

Bir suyun ürpermiş aynasında

Apansız gözgöze geldiğim.

Ayakları ayaklarıma bitişik

Kımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.

Bir bulup bir kaybettiğim

Yani bir gezginin hep gittiği,

Senin yüzün benim yüzüm değil mi?

Metin Altıok

 

Menderes deltası turundan döndükten sonra 1 hafta dinlendim. Turda Dilek yarımadasının dağlarında dolaşırken arka tekerleğimde 2 tane jant teli kopmuş, onları yedeği ile değiştirip akort ayarını yaptım. Dinlenirken Çanakkale şehitlerini anma bisiklet turu hazırlıklarına da başladım. 1 Nisan da metro – izban ile Aliağa’ya gidip tura oradan başlayacaktık. Dönüş te tur bitimi Pazartesi günü İzmir’e doğru yola çıkmayı planlıyordum. Facebook ta etkinliği açtığımda 30 kusur kişi geleceğini işaretlemişti. Tabi ki ben buna kanmadım. Kesin gelecek olanlar beni telefon ile arayıp geleceğini bildirdi. 12 kişi kadardık. Bakalım Aliağa da kaç kişi olacağız. O kadar sponsor olmasına rağmen, üstelik üniversite yerleşkesinin bahçesine sadece çadır kurma parası olarak 20 TL katkı payı hoşuma gitmese de Şehitlere saygıdan dolayı istemeye istemeye  yatırdım. Yeme içme kendimize ait üstelik. Neyse Şehitlere saygı turundan sonra dönüş için dengesiz arkadaşım İrfan ile daha değişik rotalardan İzmir’e dönmeyi planladık. O yüzden dönüşte herkes kendi gelecek diye bildirdim etkinlik sayfasında. Çanakkale’ye gitmek isteyen Antalya Manavgat tan Mustafa Sayan facebooktan geleceğini söylemişti. Kendisi dönüşte katılacaktı İzmir’e kadar ama dönüşü iptal edip kendi programımızı yaptığımız için bize İzmir den katılacağını bildirdi. Telefonları birbirimize vererek daha iyi tanışıp arkadaş olmuştuk bile Mustafa ile. Son günlerde madem geliyorsun İzmir’e Aliağa dan başlayacak olan tura Aliağa dan katılmasını söyledim. Çanakkale otobüsünde binecek olması iyi olacaktı. Direk Aliağa da inip bizi bekleyecekti.

Hazırlıklarımı yapıp tur çantalarıma gerekli olan eşyalarım yükledim. 1 Nisan günü sabahın erken olmayan saatlerine evden yola çıktım. Doğanın 1 Nisan şakası olmadığından hava açık ve masmaviydi. Güneşin pırıltıları baharda açmış çiçeklerin üzerine vurmaya çoktan başlamıştı. Aliağa da başlayacak olan turumuz için metro ile gidecektim. İzmir de metroya hafta içi saat 09:30 da bisikletleri alıyorlar. Ben de acele etmeden evden 08:30 da çıktım. Güzel havada ağırdan pedallamak İzmir de olmaktan kaynaklanıyor olmalı. Yola çıkar çıkmaz beni yıllardır taşıyan ve taşıyacak olan KUZ çiçeklerin yanında mutluydu.

010420145705

Alsancak’ta metroya doğru giderken dernekten arkadaşım Ali Burus ile karşılaştım. Saat henüz 09:00 olması beraber birer çay içmemize engel değildi. İş yerine yakın bir kahvede çaylarımızı sohbet ederek içtik. Uzun zamandır görüşmemiştik Ali ile, birbirimize anlatacak epey konu birikmiş. 09:25 te izin isteyerek metro istasyonuna doğru hareket ettim.010420145706

Saatimiz gelince 2 kez bileti basıp içeri girdim. Selçuk’tan Kenan Yıldırım  ile buluştum. 1 hafta önce Menderes deltası turunda tanışıp kahve içmiştik. Kendisi bankada işi olduğundan tekrar dışarı çıktı. Can Küçükler ve Can Çıtak ile metroya bindik. İki Can yan yana. Dilek tutarken elçek resmimizi çekiyorum üçümüzü metronun içinde.

010420145707

Vagona bisiklet ile bindiğimizi gören metro sürücüsü kapıların açılıp kapanmaması için iptal edip cama da uyarı levhası asması beni şaşırttı doğrusu. İlk defa böyle bir uygulama ile karşılaştım. İzban yönetimini kutlamak gerek. Artık Aliağa’ya kadar bizi kimse rahatsız etmeden gidecektik. Cama yapışmış uyarı levhasında; Kullanım dışıdır, lütfen diğer kapıları kullanın diye yazıyor. Ayrıca iki yana ok yönlendirme işareti da var.

010420145708

1 saat 5 dakikada Aliağa’ya vardık. Metrodan inip bisikletleri merdivenlerde taşımak gerekti. Yardımlaşıp bisikletleri taşıdık çıkışa. Bizimle gelen bir kaç kişi ve saat 11:00 e kadar bekledikten sonra hep beraber bir resim çekildik.

Çanakkale turuna katılanlar ; Can Küçükler, Selahattin Tavkaya, Davut Şaşal, İrfan Özden, Mustafa Sayan, Urim Babacan, Baattin Şimşek, Can Çıtak, Aycan Çolpan, Metin Sadıç. Selçuk’tan gelecekler bizi yolda yakalayacaklar. Kenan Yıldırım, Ali Kantarcı, Onur Pınar. Bir de Kuşadası’ndan Ege Ertaş. Resimde 10 kişiyiz.

010420145709

Saat 11:00 ‘e kadar bekledik, başka gelen olmadığı için 11.05’te hareket ettik. Havanın güzelliğinden aldığımız enerji ile yol hızla akıp gidiyor. Solda deniz ve yazlık evler görünüyor.

010420145710

Aliağa’dan çıktıktan sonra ilk köy olan Çaltıdere köyüne vardık. Köy evleri tek katlı ve bahçeler arasında kaybolmuş, sadece caminin minaresi görünüyor.

010420145711

Elçek ile yolda giderken arkadakilerle birlikte çekiyorum bir poz.

010420145712

Tur arkadaşlarımı yakalayabildiklerimden bir kaçının resmini çekiyorum. Mustafa Sayan bisiklet sürerken arka yandan çekiyorum.

010420145714

İrfan’ı da çekiyorum aynı şekilde.

010420145715

Bu da Selahattin Tavkaya.

010420145716

Baattin Şimşek.

010420145717

Bu da tek kadın bisikletçi Aycan Çolpan. Resmini çekerken bana gülerek poz veriyor.

010420145718

Bu da Çınarlı meslek lisesinden arkadaşım Metin Sağdıç.

010420145719

En gencimiz Can Çıtak.

010420145720

Bu da arkadaşım Can Küçükler, beraber çok uzun bir tur yapmıştık geçen yıl.

010420145721

Yenişakran’da çay molamızı veriyoruz. Burası kamyoncuların sürekli durdukları yer. Çay hem ucuz hem de taze içebilirsiniz. Bisikletler park etmiş, kahvede çay içerken. Bu arada Selçuk’tan gelen arkadaşlar bize yetişti.

010420145722

Bergama’ya kadar yol neredeyse düz ve asfalt kaymak gibi. Grup halinde neşe içinde sorunsuz gidiyoruz. Asfaltın kaymak gibi olması kaçınılmaz olarak hızımızın biraz yüksek olmasına neden oluyor.

010420145723

Tabelada yazdığına göre Bergama 27, Çanakkale 250 Kilometre. Gerçi Çanakkale’ye araba yolundan biraz saparak gideceğimizden tabeladaki Kilometrenin önemi yok bizim için.

010420145724

Tabelada yazdığına göre Kazıkbağları köyüne geldik.

010420145725

Öğle zamanı Bergama’ya vardık. Varmadan önce Selçuk’tan gelenler bize yetişip gruba katıldı. Hep beraber Bergama’nın çarşısına bisikletlerimizi sürdük. Daha önce haberleştiğim Bergama’dan bisikletçi İbrahim Toprak telefonla haberleşerek çarşıda buluşmaya karar veriyoruz. Bergama şehir içinde giden bisikletçiler, araç trafiği içindeyiz.

010420145728

Tepede Bergama antik kenti görünüyor. Duvar dibinde top çam ağacı tek başına, yanında da sütunlar konulmuş.

010420145727

Kozak yaylası yolunun başladığı yerde cami avlusunda Çınarlı kahvede öğle yemeği için mola veriyoruz. İrfan bisikletlerin yanında poz veriyor bana.

010420145729

Bergamalı iki genç bisikletçi bizleri görünce bisikletleri ile akrobasi hareketler yapmaya çalışıyor. Ön tekerleği kaldırıp öyle sürüyor bize hava atarak. Kim daha çok ön tekerleği havada bisiklet sürecek diye yarış bile yaptılar. Gençlerin enerjisi müthiş.

010420145730

Bu da ikinci genç, ön tekerleğini kaldırmış bisikleti sürüyor.

010420145731

Çocuklar bize bisikletleri ile hava attıktan sonra Efe heykelinin dibinde oturup dinleniyor.

010420145732

Bergamalı bisikletçi ve çocuklarla resim çekiliyoruz. Beş büyük, üç çocuk.

010420145733

Herkes karnını doyurdu Çınarlı kahvede. Bergamalı İbrahim Toprak, Engin Kuduğ, İsmail Kurt, ve Metin Tolga ile oturup sohbet ediyoruz bir süre. Dışarda yemeğini yiyenleri beklerken İbrahim Toprak bize Kozak yaylasında kamp yapacağımız yere kadar yolu tarif ediyor. Aslında bizimle Kozak yaylasına kadar eşlik edecek. Kozak yaylasında Yayla Cafe işletenlerine de haber verdi telefonla geleceğimizi. 9 Kişi masa etrafında oturmuş haldeyiz kahvenin bahçesinde.

010420145734

Herkes toplandıktan sonra İbrahim toprak öncülüğünde yola çıkıyoruz. Sağ yamacımızda Bergama Akropol kalıntıları ve akan çay yanında gidiyoruz.

010420145735

Bergama kalesi ve antik kentin olduğu yer tepede.

010420145736

Bergama’dan çıkıyoruz, gördüğünüz gibi ateşli silah kullanan sapıklar zevk için tabelaya durmadan ateş etmişler ve A – M harflerini vurarak katletmişler. Zavallı A ve G harfleri. İyi ki yolda giderken bizi hedef alıp ateş etmiyorlar.

010420145737

Tabelada Ayvalık 61 Kilometre yazıyor. Yani bize her yer Trabzon. (Trabzon il palkası 61)

010420145738

Dere aşağı akıyor biz yukarı tırmanıyoruz. Derede çınar ağaçları.

010420145739

Küçük köylerden geçiyoruz birer birer, Ağaçlar çiçek açmış, dere boyunca çınarlar ise yapraklarını yeni açmakta. Bir iki haftaya kadar ortalık yemyeşil olur. Tabela solda Kapukaya köyünün olduğunu gösteriyor.

010420145740

Ağaçlar beyaz çiçekler açmış baharı karşılıyorlar.

010420145741

Çay üzerinde köprüden geçeceğiz, karşıda İncecikler köyü görünüyor. Dere içinde çınar ağacının ardında caminin minaresi kendini göstermiş.

010420145742

Bergamalı bisikletçi dostlarımızın bir kaçı buradan geriye dönüyor. Kendilerine teşekkür edip uğurluyorum Bergama’ya. Biz tırmanmaya devam… İki kişiyi geri dönerken selamlıyorum.

010420145743

Önde iki kişi tırmanıyor çam ormanı içinde.

010420145744

Kozak yaylasın meşhur çam fıstığı ağaçları görünmeye başladı. Yaylada binlerce çam fıstığı koruları var. Köylünün geçim kaynağı çam fıstığı.

010420145746

Yol boyunca bir çok çeşme görmek mümkün, her taraftan su fışkırıyor adeta. Yanınızda su taşımaya gerek yok. Çeşme başında sık sık su molası veriyoruz. Nisan ayında olmamıza rağmen tırmanış bizi terletmeye yetiyor.

010420145747

Arada yol eğimi iyice dikleşiyor, çıkmaya devam. Vadide kıvrılarak giden yol ve tırmanan bisikletçiler.

010420145749

En arkada ben toplaya toplaya yaylaya doğru grubu götürüyorum. Arada nefes almak için kısa molalar vermeden olmuyor.

010420145752

Bazen öne geçip tırmanan arkadaşları çekiyorum.

010420145753

Tırmananlar önümden geçip gidiyorlar yukarı doğru. Arkalarından çekiyorum bir poz.

010420145754

Can çıtak tam yanımdan geçerken çekiyorum.

010420145755

Bir tek Mustafa da ön tekerlekte bagajı var benim gibi. Mustafa kendi temposunda çıkıyor. Diğer arkadaşlar da kendi temposunda çıkıyor. Grup iyi uyum sağladı, sorunsuz çıkıyoruz. Mustafa’nın çantaları kırmızı renkte, arka çantalarında ay – yıldız basılı.010420145756

Grubumuzun çiçeği, tek kadın arkadaşımız Aycan. O da sorunsuz uyum içinde tırmanıyor. Geçerken bana el sallıyor.

010420145757

En sonda Aycan vardı, o geçtikten sonra ben de arkalarından gitmeye başladım.

010420145758

Çay bir sağımızda..

010420145759

Bir solumuzda. Ortada köprü gibi bir şey de yok.

010420145760

Mesire yerinde mola vermiş arkadaşlar. Geçen yıl Şafak Omaç bize burada kekik çayı ısmarlamıştı. Çıplak çınar dalları arasından bisikletler ve arkadaşlar görünüyor.

010420145761

Orman işletme müdürlüğü girişe tabela koymuş. Adı da Çınarlı mesire yeri.

010420145762

Çayın içinde yaylada üretilen bal katarak kekik çayı bize doping oluyor. Bergama insanları buraya piknik yapmaya geliyor. Hafta içi olduğu için ortalık sakin. Havalar biraz ısınsın oturacak yer bile bulamazsın. Burada Ormancı çeşmesi var. İki tane çeşme şarıl şarıl akıyor.

010420145766

Bal kavanozları dizelenmiş alıcılarını bekliyor tezgahta. Bisikletler ileride park etmiş.

010420145763

Masalara oturup kekik çaylarını içiyoruz. Masada beş kişi var.

010420145764

Mesire yerinde bir de çağlayan var. Gerçi insan yapımı bir set ile oluşmuş ama mesire yerine de uymuş küçük çağlayan. Bu kış pek yağış olmadı, kurak geçmesi nedeni ile çağlayanda su miktarı az. Geçen yıl Nisan sonunda gürül gürül akıyordu. Suyu da buz gibi, ayakları donduruyor.

010420145765

İyice yükseldik, zirveye az kaldı. Yükseldikçe ağaçların boyları da yükseliyor.

010420145767

Hala çıkmaya devam ediyoruz, arkadaşları son yokuşları çıkarken çekiyorum.

010420145768

Hava kararmadan önce yaylaya varıyoruz sonunda. Çamların altına çadırları kurup akşam yemeğini pişirmeye başladık. Yokuş bizi biraz yordu, kurt gibi acıktım. Yemeğim makarneks ve ton balığı. Çadır önünde üç kişi oturmuş yemek yapmak için hazırlık yaparken çekiliyoruz. İrfan, Aycan ve ben.

010420145770

Makarna tencerede pişerken İrfan da çelik bardağı ile çay içerken çekiyorum. Arkada bir bisiklet sehpasında park etmiş.

010420145772

İki mavi çadır yan yana, biri koyu, biri açık mavi.

010420145773

Yemekten sonra kahve içmeden olmaz. Keyfimizin Kahyası öyle istedi, biz de keyfini bozmadık Kahyanın. Zaten bozmaya da gerek yoktu. Yaylada Kahyanın her isteği yerine getirilir. Ocak üstünde cezvede kahve pişerken, yanımda İrfan var.

010420145775

Yayla Cafeyi işletenler Yukarı Bey köyünün girişimci kadınları. Emine abla ve yanında Esma, Selma ve Fatma. Dördü de cafeyi işletiyor. Haberli oldukları için bizleri bekliyorlardı. Göveçte kuru fasulye yapmışlar kuzinenin üstünde. Yemediğime pişman oldum fasulyeyi. Neyse başka zaman yerim artıkın.

1375989_10152317056439861_1043206926_n

Çaylarımızı kuzinenin başında ısınarak içmeye başladık. Hava da serinlemeye başladı yaylada. Sıcak çaylarımızı cafeyi gece bekleyen Hüseyin ağa ile sohbet ederek geçirdik. İnsan sobanın başından hiç kalkmak istemiyor. Sıcağı görünce mayıştım doğrusu. Kuzine üstünde su güğümü ve duble çay bardağı, içinde çay var.

010420145776

Uyku ağır basmaya başladığında çadırlara çekilip yaylanın temiz çam kokusunda derin bir uykuya daldık.

Bu gün yaptığımız yol yaklaşık olarak 80 Kilometre civarı.

Aşağıda yaptığımız yolun haritası

Powered by Wikiloc

Powered by Wikiloc

KUZ’un Yeniden Doğuşu

KUZ’un Yeniden Doğuşu

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

 Uzaklardan çağırıyorsa

Yolcu yolunda olmalı,

Götürmeli heybesindeki hazineyi

Dostlara.

Kahve de içilmeliydi, 40 yılın hatırına.

urimbaba’can

 

Öne çıkmış olan görsel, İ harfinin noktası nazar boncuklu, İzmir yazısı önünde KUZ park etmiş durumda.

20150723_164608

Bisiklet  yaşamıma girmeye başladığı yıllarda mavi renkli Bianchi 26 jant bisikletle hafta sonu günü birlik turlara gidiyordum. Bisikletim demirden, 21 vitesli, azıcık ağırca ama iyi de gidebilen bana göre iyi bir bisikletti. Bisiklete binmem iyice yaşamıma girdikçe tecrübelerim artarak devam ediyordu. Mahallemizde bisiklet tamircisi Mevlüt Ustanın dükkanında bir bisiklet gördüm. Bisikleti toplamışlar, bir de altın rengine alacalı boyayıp satılığa çıkarmışlardı. Bir tur atayım diye bisiklete binerek şöyle bir dolandım. Kadro 52 cm boyunda tam boyuma uygun, çelik kadro, gidişi rahat ve hızlı, 24 vitesli. Bisikletin kullanışı da rahat geldi bana. Mevlüt Ustanın yeğeni Hakan işletiyordu dükkanı. Bisikletin fiyatını sordum

” Hakan bisiklet kaç para” diye. Hakan da

“Sana 200 TL olur Urim baba” dedi.

Şöyle bir düşündüm 200 TL çok para diyerek almaktan vaz geçtim. Bir bisiklete o kadar para veremem.

Bisiklete binmem artıkça yeni arkadaşlarla tanışmaya başladım. Arkadaşlar bana şehirler arası uzun turlar yapanlar var deyince internetten aramalarımda uzun turcuları buldum. Serkan Taşdelen ve Feyyaz Alaçam. Serkan Taşdelen kendi web sitesinde yazılarını yazıyordu. www.pedalla.com

Serkan ile Feyyaz İzmir Çeşme ilçesinden başlayıp ta Van Kapıköy sınır kapısına kadar giden D 300 kara yolu turunu okumaya başladım. Yol 2000 km civarında. Yazıları okudukça uzun tur yapma isteğim başladı. Ardından Feyyaz’ın web sitesini www.feyyazalacam.com  keşfederek onun yazılarını da okuyunca tur bisikleti şart diyerek Mevlüt ustada gördüğüm bisiklet aklıma geldi. Feyyaz da tüm Türkiye kıyılarını 4.000 kilometre 17 yaşında tek başına dolaşmış.

Aradan aylar geçmişti, acaba bisiklet satıldı mı ? Heyecanla bisiklet dükkanına gidip sordum bisiklet duruyor mu diye. Mevlüt usta depoda duruyor, hakana gidip depodan getirmesini söyledi. Hakan da bisikleti getirdikten sonra yine;

” Kaç para?” dedim Hakan da “Aynı fiyatı değişmedi sana 200 TL” deyince pazarlığa başladım.

“Bende eski bir bisiklet var onu verirsem kaça olur”

“Eski bisiklete 25 TL sayarız üstüne de 175 TL verirsen bu iş olur” dedi.

Tamam anlaştık” diyerek evde duran eskimiş bisikleti getirip Hakan’a verdim. Bisikleti alarak hemen sahile giderek dolaşmaya başladım. Boyası hoşuma gitmemişti. İlk önce tüm ekipmanları Hakan ile söktüm. Tüm boyalarını tel fırçayı canavara takıp kadroyu tertemiz yaparak Karabağlar da fırın boya yapan atölyeye götürerek siyah renge boyattım. Parlak siyah renk pırıl pırıl görünmesine neden oldu. Ardından Hakan ile beraber bisikleti topladık. Artık bisikletim hazırdı. Sadece bir isim bulmam gerekti. Aklıma bisikletin siyah renginden dolayı Kuzgun, Kuzey, anlamı da gölgede kalan, siyah olan KUZ geldiğinden bisikletimin bundan sonra ismi KUZ olacak.

Türkiye’nin bir çok yerini KUZ sayesinde dolaştım. Dere, tepe, dağ, bayır. Taşlı yollar, kaymak gibi asfalt yollar. her yerde beni taşıdı. Kilometre saatim 37.000 kilometre gösteriyordu. Kuz ile epey yol yapmıştım. Ön ayna kol hariç  tüm ekipmanlar da değişmişti şimdiye kadar. Ayna kolda en küçük dişli 24 diş. Kaset dişlisi de 1. vites dişlisi 34 diş. Yılbaşından önce bir arkadaşımdan bisiklet römorku almıştım. Römorkun adını da KIYTIRIK olarak verdim. Onun hikayesi başka yazımda olacak. Son turlarımda Kıytırığı kullanmıştım. Her ne kadar bana rahatlık verse de yokuşlarda epey zorladı. Bisikletimin kadroda bazı yerlerde boyalar atmaya başlamıştı.

Artık KUZ şöyle iyi bir bakım gerekti. Son Mersin turundan geldikten sonra Ramazan ayında nasıl olsa bisiklete binmediğimden boya yapmaya karar verdim. Bisikletteki tüm ekipmanları söktüm. Ardından boyanması için Muhlis Dilmaç’a kadroyu verdim. Fabrikada boyanan ve isim yazdırılan kadro pırıl pırıl elimdeydi. Emektar mavi bisikletim ile kadroyu almaya gittim Muhlis abinin evine. Kadroyu dikkatlice havlu ile sararak bagaja sıkıca bağladım. Ardından eve getirip odaya şimdilik durması için bıraktım. Teşekkürler Muhlis Dilmaç…

Mavi bisikletin arka bagajında yeni boyalı kadroyu taşırken.

20150716_132827

Gördüğünüz gibi harika boyandı, KUZ da bunu hakketti doğrusu. Kadro maşa ile birlikte yandan çekilmiş hali. Kadro alt demirinde URİMBABA’CAN yazıyor.

20150716_134952

Kadroyu bir de önden çekiyorum Önde nedense iki tane KUZ yazılmış.

20150716_135021

Bayramdan sonra Selim usta ile konuşarak bisikleti toplamam için  ne zaman getireyim diye konuştuktan sonra Arkadaşım Can Küçükler’in arabası ile Selim ustanın dükkanına getirdik. Yeni boyanmış bisikletime hangi donanım takılacak, fiyatları neler diye daha önce konuşup anlaşmıştık. İşte Selim ustanın dükkanı. Bana biraz uzak, ben Balçova da oturuyorum. Selim ustanın dükkanı Bornova da. Uzak muzak fark etmez benim için. Hem arkadaşım hem de iyi bir usta olduğu için Selim ustayı her zaman tercih ederim. Selim ustanın dükkanının önü. Tabelasında Özge Bike Bisiklet servisi yazıyor.

20150723_095019

Kadroyu aparata taktık, toplanmaya hazır. Metrik 5 kılavuz ile tüm cıvata deliklerini açıyorum ilk önce. Sonra Hurçları takıyor Selim usta.

20150723_095059

Ardından maşa takılıyor bir güzel. Maşa biraz önden darbe aldığı için arkaya doğru yamuktu. Bunu fabrikada düzeltmişlerdi. Düzeltirken hafif ezilmeleri zımpara yaparak düzeltmek durumunda kaldık. Bu işler fazla sürmedi. Maşa yerine takıldı.

20150723_102043

Ayna kol Shimano 391 Atera 22 -42 dişli. Küçük dişli 22 olması benim için uygun. Önceki 24 dişli idi, şimdiden 2 diş kazandım yokuşlarda.

20150723_102058

Sıra geldi arka aktarıcıya ; Deore aktarıcı taktık. Arka aktarıcı en çok hareket eden parça olduğu için biraz kaliteli ve iyi olmalı.

20150723_102107

Ön aktarıcı da takılıyor.

20150723_102207

Arkada oturan bir çırak görüyorsunuz. Dükkanda ufak tefek işleri yapıyor Selim ustaya yardım ediyor. İşte bu çırak ne çay yapmasını biliyor, ne kahve yapmasını. Dükkana gelen müşterilere hiç bir ikramı yok. Kalkın kendiniz yapın diyerek başından savıyor. Dükkanda da çay yapmak için her şey var ama tembel çırak oralı bile değil bu konularda. Varsa yoksa yama, jant örme gibi işlere bakıyor. Yakında Selim ustanın işini elinden alacak gibi. Neyse madem çay yapmıyor biz de kendimiz demleriz, ne olacak.

Ön ve arka tekerlekler takılıyor, ön tekerlekte dinamo var göbekli. Arka tekerlekte de yeni değiştirmiştim göbeği. İşte turcuların kullandığı  kelebek gidon. Kelebek gidon da takılıyor. Altına beyaz boyun iyi renk uyumu oldu. Siyah – Beyazın uyumu.

20150723_115149

Tekerlekler takıldıktan sonra yer sehpasına alındı bisiklet. Selim usta fren pabuçlarını takıyor. V fren benim tercihim, hem kolay ayarlanıyor hem de arızasını daha çabuk halledebiliyorum. Sadece fren pabuçları iyi bir marka olsun yeter. Fren pabuçları takıldıktan sonra ayarlarını yaptı Selim usta. Vites kolları ve fren elcikleri Shimano Alivio takıldı. Fren ve vites tellerine beyaz renkli kablo takılarak renk uyumu sağlandı.

Arka kaset dişlisi de Shimano Alivio marka 12 – 36 dişli 9 vites takıldı.  Eski kasetim 8 vites 11 – 34 dişli idi. Arkada da 2 diş kazandım. Etti 4 diş, artık yokuşlar beni durduramaz.

Zincir de 9 vitese uygun Shimano Deore zincir takıldı.

Tüm parçalar takıldıktan sonra vites ayarları yapılıp işi bitirildi bisikletin.

20150723_125856

Sele, bagaj ve bagaj çantasını yerine takınca KUZ hazır hale geliyor. Kornayı da takıyorum. Kendimi araçlara ve insanlara en iyi duyurmanın yolu korna. Kornayı çalınca araçlar durup sesin nereden geldiğini anlayasıya kadar ben yanından geçiyorum. Yada beni kornanın sesinden görüp duruyor. İnsanlar da kimi dalgın yada cep telefonunla konuşurken korna sesi ile kendine geliyor. Korna mutlaka gerekli bisiklette.

Bisiklet donanımları kaliteli, iyi ve dayanıklı olmak zorunda. Uzun turlarda gerekli bu. Binlerce kilometre yol yapıyorsanız biraz masraf etmeli. Yada yeni bisiklet alıyorsanız donanımlara dikkat etmeli. Bir de kaliteli alacağım diye de dünyanın parasını da vermeye gerek yok. Daha uygun fiyata kaliteli donanım da alabilirsiniz. Bunu araştırıp sorarak bütçenize en uygun olanını seçmelisiniz. Bisikletim KUZ dükkanın önünde park etmiş durumda, yola çıkmaya hazır demir a gibi duruyor.

20150723_144022

İşimiz bittikten sonra cep telefonumu çırağa verip Selim usta ve Gürcan Yılmaz ile resim çekiliyoruz. Çırak resim çekmekten pek anlamıyor. Bir kaç kez resim çektiriyorum. Çektikleri arasında en iyi resim bu oldu. Gürcan Yılmaz da bisiklet turuna çıkacağı için bisikletine bakım yaptırmaya gelmiş. Tren ile Kars’a gidip oradan dolaşa dolaşa Gürcistan, İran turu yapacaklar. Şimdiden iyi turlar dilerim arkadaşım.

20150723_144141

Kuz’un yeniden doğuşu böyle oldu. Beni yıllarca taşıdı, yenilenmiş haliyle taşımaya devam edecek. KUZ İzmir’e yakıştı doğrusu, Allah nazardan saklasın. Kuz’un yeniden doğuşu böyle oldu. Beni yıllarca taşıdı, yenilenmiş haliyle taşımaya devam edecek. KUZ İzmir’e yakıştı doğrusu, Allah nazardan saklasın. İ harfinin noktası nazar boncuklu İzmir yazısı önünde KUZ park etmiş durumda.

20150723_164608

Artık yeni maceralara çıkmaya hazır. Yeni yerler, yeni turlar, yeni dostlar. Hikayeler oluşacak, hikayeleri hazine torbamda toplayacağım sizlere anlatmak için.