Aylık arşivler: Ağustos 2021

8. Az Bilinen Antik Kentler Bisiklet Turu 1. Gün

20 Nisan 2019 Cumartesi

( Körler için betimleme yapılmıştır )

Bostanlı – Kuş cenneti – Seyrek – Panaztepe – Foça

 

Bir sergiyle geldi bahar
Ne don vurur, ne meyve verir
Öylece bir çiçek düşlemesi
Ne güzel bir oyundur canım
Taşlara bakan gözün çiçeği görmesi

Ruhi Su

 

Öne çıkmış olan görsel, Denizde yassı ada ve tepeleri olan ada. Kıyıda bina çatıları.

DSCN6991

Merhaba sevgili dostlar, yine bir tur yazısı, her yıl tekrarladığımız  Az Bilinen Antik Kentler Bisiklet Turu, kısacası ABAK turunu anlatacağım. Bu kez değişik bir rota, İzmir körfezini komple dolaşacağız. Turda Foça’dan Mordoğan’a vapur ile geçeceğiz. Bu ABAK turlarındaki değişiklik ilk  kez olacak. 8. ABAK bisiklet turunu yapacağız bu yıl. Her yıl olduğu gibi tur için toplantılar, verilecek hediyeler, belediye ve kurumlarla görüşmeler yapıldı. Tur için keşifler, kamp yerleri, mola yerleri ve vapur için İzmir büyükşehir belediyesinden bir vapur ayarlandı. Her yıl çocuklarla birlikte kutladığımız 23 Nisan çocuk bayramını kutlamak için okulumuzu seçtik, Okul müdürü ve Öğretmenlerle görüştük, kutlama programını ve saatini ayarladık. Uzun uğraşlara değdi bu çalışmalar. Ve tur için bisikletim KUZ ve kıytırık hazırlanıp gerekli eşyalar ve malzemeler ayarlandı.

Bahar aylarının güzel bir sabahında ağaçlarım yapraklandı, çiçekler açtı ve arılar nektarını sabahın erken saatlerinde toplamaya başladığında hazır olan bisikletim KUZ ve kıytırık ile evimin kapısında resim çekiyorum.

DSCN6937

İlk olarak Üçkuyular vapur iskelesine gelip arabalı vapuruna binerek Bostanlı’ya vardım. Bostanlı’daki tören meydanında toplanmaya başladı tura katılacaklar. Katılımcılar bisikletlerini park etmiş sohbet ediyorlar. Tören meydanında beş tane direkte Türk bayrakları dalgalanıyor.

DSCN6939

Meydanda takım elbise giymiş Atatürk heykeli var. Giderek katılımcılar çoğalmaya başladı.

DSCN6940

Tüm katılımcılar  meydana geldi, kayıtları yapıldı, hediye torbaları tek tek verildi ve hepsini uzaktan çekiyorum meydanda. İki yanda beşer Türk bayrakları ve ortada Atatürk heykeli.

DSCN6944

Her zamanki gibi turda görevlerimden birisi artçı olarak katılımcıları süpüreceğim. Bu yıl kadınlar, evli çiftler ve çocuklu çiftler çoğunlukta. Eh çocuklar uslu oturacak değil ya, huysuzluk yapacaklar. Onlardan birisini sakinleştirmek için annesi ve babası epey uğraştılar.  Bazen durduk, o yüzden çok gerilerde kaldık ve grup önden gidince bir daha yakalamanın olanağı olmadı. Anca Maltepe köyüne gelmeden ilk Antik kent olan Panaztepe de grubu yakaladık. Tepedeki kazı alanına doğru çıkan arkadaşlar patikadan tek sıra halinde yürüyorlar. Tepe tamamen yeşil çimenlerle kaplı.

DSCN6945

Yukarı yavaş adımlarla çıkanların arkasında gidip onları yakalıyorum.

DSCN6948

Sanki zafer kazanmış komutan edası ile kadehini havaya kaldırmış birisi. Taşa oturmuş elinde su matarası yokuşun yorgunluğunu dinlenmekle hallediyor.

DSCN6950

Kazı alanına, tepeye ulaştık. Burada ara sıra kazılar yapılıyor. Definecilerin kaçak kazıları resmi kazılardan fazla sürdüğü kesin. Kalıntıların taş duvarlarına oturmuş iki kişi elindeki cep telefonuna bakarken çekiyorum Hava serin ve rüzgarlı olduğundan uzun kollu giyinmişler.

DSCN6951

İki sıra taş duvar kalıntısından başka yüksek bir yapı yok.

DSCN6953

Bu yapı büyük bir tapınak olduğunu sanıyorum. İç kısımda arkadaşların kimisi ayakta geziniyor, kimisi yere oturmuş rüzgardan korunuyorlar.

DSCN6954

Oturanlar ve yan gel Osman, üç dönüm bostan misali Fırat yere uzanmış cep telefonuna bakarak oyalanıyor. Yanındaki iki kişi de oturmuş cep telefonunda bir şey var mı diye bakıyorlar.

DSCN6955

Artık herkes dilediği kadar cep telefonu ile resim çekmekle serbest. Birisi elini kaldırmış cep telefonu ile resim çekerken duvara dayanmış iki kişi burası ile ilgili bilgileri anlatan arkeolog  arkadaşı dinliyor.

DSCN6956

Yan gelip yatanlardan birisi de canavar-ül velosipet Enes. Duvara yarım dayanmış uzun oturuyor. Yanında da bacanağım cep telefonu ile resim çekmekten ara vermiş bana bakıyor.

DSCN6962

Aramızda kabak kemane sanatçısı ve eşi poz veriyor, kafalarında kaskı çıkarmayı unutmuşlar, gözlerinde güneş olmasa da gözlükler var. Dişlerini göstererek gülümsüyorlar resim çekilirken.

DSCN6964

Eskişehir’den katılan üniversitede öğretim görevlisi Çiğdem Suzan bir taşın üzerine oturmuş bana poz veriyor çekerken.

DSCN6965

Denizli’den katılan eczacı Demet Ertaylan duvarın kenarına oturmuş aşağıdakilere bakıyor.

DSCN6966

İsmail’in pilotu Hasan da duvar dibine oturmuş, güneş gözlükleriyle gülümsüyor.

DSCN6967

Yüksekten aşağıda kalan tarlaları çekiyorum, henüz bir şey ekilmemiş sanki, yeşillik yok. Kıvrılıp giden asfalt  yol tepenin dibinde gidiyor sola doğru.

DSCN6968

Aşağıda park etmiş bisikletler ve bekleyen bir kaç kişiyi çekiyorum.

DSCN6969

Yukarı çıkmayan 6 kişiyi yakınlaştırıp çekiyorum. Bunlardan birisi artık çok az gören İsmail Odabaşı. Antik kenti görmesine gerek yok. Bisikletim KUZ park halinde sessizce bekliyor yol kıyısında.

DSCN6970

Tepeye çıkarken yoruluyor insan ama iniş yorulmaktan ziyade daha zor oluyor çıkmaktan. Artık tek sıra inmeye başladılar.

DSCN6974

Ben de aşağı indim kısa sürede, yukarıdan hala gelenler var.

DSCN6975

Antik kenti merak etmeyen ve fırsattan istifade otlara serilip yatanlar var. Bunlardan iki kişi otların arasında kamufle olmuş.

DSCN6976

Çocuklu bir aile kız çocuklarını römorka bindirmeye hazırlanıyorlar.

DSCN6978

Uzun yıllardır tanıdığım arkadaşım, daha bisiklete yeni binmeye başladığım yıllardan beri bir çok turda beraber bisiklet sürdük. Bu kişi Nilgün Bilgin’den başkası olamaz.

DSCN6979

Bu bölge de Eurovelo bisiklet rotasına dahil oldu yakın zamanlarda. Belediye ile yapılan çalışmalarda rotalar belirlendi ve tabelalar takıldı direklerin üstüne. Bu tabelada yönleri, yer isimleri ve kaç kilometre mesafede olduklarını belirtilmiş. İzmir’in güney rotası daha önce belirlenmişti, şimdilerde kuzey tarafı da Euroveloya dahil olunca bir şekilde iki rotayı bir seferde yapacağız bu turda. Tabelada; Seyrek 8 km, Maltepe 3 km ve buradaki yer olan Panaztepe’yi belirtmişler. Tabelaya yanlış olarak Palaztepe yazlmış.

DSCN6980

Herkes aşağıya inince yola çıktılar, ben de geride kalanları yola çıkardıktan sonra arkalarından gitmeye başladım. Hava serin ve rüzgarlı olduğundan bisikletleri hızlı sürüp ısınmaya çalışıyorlar herhalde. Grup yine kayboldu ama gittikleri yeri bildiğimden hiç acele etmiyorum. Köylerden geçip Foça yoluna çıktım. Bu yolda Pers Mezar Anıtı var. Onun resmini uzaktan çekiyorum. Mezar yoldan biraz içeride olduğundan girmiyorum. Zaten kimseler de yok. En arkada ben varım.

DSCN6981

Yolda kahverengi tabelaya Pers Mezar Anıtı, The Persion Monumental Grave yazılmış. Hem Türkçe, hem İngilizce. Üstünde de Eurovelo bisiklet rota tabelası takılmış.

DSCN6982

Römorkum kıytırık yüklü ve ağır, Foça’ya gelmeden önce biraz sert yokuşu ağır aksak çıkıyorum rüzgara karşı. Tepeye varınca bisikletimi park edip biraz nefesleniyorum. Ağacın birine sırtımı yaslayıp dinlenirken sevimli bir yaratık çıkageldi yanıma. Bu sevimli köpek yavrusu insanlardan sevgi bekliyor ve onun bu isteğini yerine getiriyorum. Biraz sevip okşuyorum yavru köpeği. O da seviniyor ve birlikte resim çekildik. Bisikletim KUZ ve kıytırık önde. Kıytırığın arkasında iki Türk bayrağı çubuklara takılı.

DSCN6987

Tepeden inmeden önce Foça’nın yukarıdan manzarasını çekiyorum. Şirin bir kasaba doğal güzelliğini kaybetmemiş, fazla büyük ve yüksek binalar olmadan da bir kasaba var olur. Yeter ki aç gözlü insanlar bu güzel kasabayı talan etmesinler. Doğal güzelliğine güzellik katan denizdeki bir çok ada manzarayı tamamlıyor.

DSCN6989

Tepelerde topraktan fışkırmış kaya kümesi doğal güzelliği ile hayran bırakıyor.

DSCN6990

Adalar kıyıya fazla uzakta değil ve bu adalar Foça kasabasını bir şekilde denizin hırçınlığından koruyormuş gibi. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

DSCN6991

Kamp alanına geldim, benden önce herkesin geldiğini Olcay ile konuşarak anlıyorum. Geçen seneki ABAK turunda beklediğimiz Güneş turdan hemen sonra, İşçi bayramında doğdu ve neredeyse bir yaşına basmak üzere. Güneş babasının kucağında bir poz veriyor. Ben çekerken dikkatlice bana baktığının farkındayım.

DSCN6993

Kamp alanında millet kıyıya köşeye çekilmiş rüzgardan korunaklı yere çadırını kuruyor. Bisikletim KUZ ve kıytırık park etmiş okaliptus ağacının dibinde. Zemin Arnavut kaldırım taşı döşeli, Kamp alanı deniz kıyısında.

DSCN6994

Hafif yüksek bir kayalığın ardına kimisi çadırını kurmuş bile.

DSCN6995

Burası bir derece rüzgar almıyor.

DSCN6996

Burası belediye plajı ve yelken kulübünün olduğu yer. Henüz sezon açılmadığı için plaj işletmeye açılmamış, Hakan Sevin benden önce geldiğinden sandalyelerin arasında kuytu bir yer ayarlamış bana. Çadırımı oraya kuruyorum, eşyaların bir kısmını çadıra koyup yatılacak hale getirdim. Sonra dışarı çıkıp Hakan’ı yakından çekiyorum bir poz. Omuzundan çapraz takmış çantanın kemeri mavi rüzgarlığın üstünde. Bana öylece garip garip bakıyor.

DSCN6998

Burada yelken kulübü ve yelkenli tekenler var. Hayalimde olan böyle yelkenli bir kano mutlaka yapacağım. Yeni ufuklara yelken açacağım.

DSCN6999

Yakındaki adalar sayesinde dev dalgalar kıyıya ulaşmadan sönmüş oluyor. Hava sert bir karayel esiyor. Denizde küçük dalgalar kıyıya ulaşmıyor bile. Ama gece soğuk olacağının işareti denizden geliyor sanırım. Umarım yarın deniz durulur da vapurla sorunsuz Karaburun’a varırız.

DSCN7000

Her zaman olduğu gibi bu yıl da yemekçimiz ketring Hatice. Leziz ve doyurucu yemeklerini afiyetle yine yiyeceğiz. Akşam olunca yemeği getirip gönüllülerle birlikte dağıttılar. Herkes karnını doyurdu, akşam kapalı alanda toplaşıp çaylarımızı içerek sohbet ediyoruz. Uyku kapının ardına gelince fazla geç olmadan çadırıma girip yatıyorum mışıl mışıl.

Bu gün yaptığımız yol yaklaşık olarak 67 Kilometre civarı.

Yaptığımız yolun haritası aşağıda

Powered by Wikiloc

Gediz Keşif Bisiklet Turu 4. Gün

5 Temmuz 2018 Perşembe

Eğlence – Emirfakı – Uşak

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır )

 

Bir sabah tanıdık bir şehre girerken
Sıcak ve dost şeyler düşünür insan
Tanıdık bir yatak bekler sizi
Bir çocuk yüzü gülümser anılardan

Ataol Behramoğlu

 

Öne çıkmış olan görsel, beyaz badanalı, aynası ve yalağı uzun olan çeşme. Bisikletim KUZ da sol tarafta park etmiş durumda. Çeşmenin arkasında üç tane meşe ağacı gölgelik yapıyor.

20180705_121748_HDR

Gün ağarır ağarmaz uyanıyorum, doğada erken kalkmak var, ben de doğaya ayak uyduruyorum. Kalkınca ilk işim çadırımın fermuarını açıp dışarısını çekmek. Küçük bir ağaç, çalılar, zambak çiçekleri ve aşağıda olan tarla görünüyor.

20180705_062751_HDR

Çeşmeden elimi yüzümü yıkadım, ardından sabah kahvemi pişirip keyifle içtim ilk önce. Sonra çayı demledim, ardından iki yumurta kaynatıyorum. Kahvaltı hazır, diğer malzemeleri de çıkarıp sofraya serdim. 40 çeşit olmasa da köy kahvaltısı gibi oldu. Kahvaltıyı yaparken çay poşeti gözüme ilişti. Eskişehir bisiklet evinden aldığım poşet çay paketinde yazanlar “1 poşetten 20 bardak çay. 30 g demlik süzen poşet çay.” Basit bir hesap yapıyorum aklımdan. 1 poşetten 20 bardak çay çıktığına göre 1 çay bardağı 1.5 Liradan hesaplarsan 30 Lira yapar. 1 Kiloda kaç poşet var? 33 poşet. Onla onu çarpınca 660 bardak çay çıkıyor. O da 990 Lira yapıyor 1 Kilo çaydan. 1 Kilo çay kaç para? 30 yada 40 Lira. Çaycılık işi epey kazançlı ki bir poşetten 20 bardaktan fazla çay çıkarır bizim esnaf. Sonra poşet çayın fiyatı daha pahalı normal toz çaya göre. Gerisini varın siz hesaplayın. ( Yıl 2018, fiyatlar o yıla göre ) Sabah sabah bu hesap işi iyi oldu kahvaltı yaparken. Kırmızı pakette yazılanları yakından çekiyorum.

20180705_073330_HDR

Kahvaltımı keyifle yaptım, ardından topladım kahvaltılık malzemelerini. Çadırı ve eşyaları toparlayıp çantalarına yerleştirdim. Biraz da sanat çalışması yapmam gerek. Fotoğraf makinesini alıp resim çekmeye başladım. Yalağın bir ucundan iki borudan akan suyu yakınlaştırıp çekiyorum. İki borudan akan su yalağın içine dökülüyor. Boruların uçları 45 derece açılı kesilmiş. Borunun altından su ayrıca damlıyor.

DSCN4322

Çektiğim yerden normal olarak yalağı komple çekiyorum. Yalaktan bir boru ile dışarı fazlalık sular dışarı akıyor başka bir taş yalağın içine. Buradan da aşağıdaki bahçeye gidiyor sanırım.

DSCN4321

Çitlembik ağacının kalın gövdesini yakından çekiyorum. Çitlembik ağacı kayaların yarıklarına köklerini daldırmış, sağlam bir biçimde tutunuyor. Kökün biri gövdenin dışından 1 metre kadar uzaktaki kaya çatlağına girmiş.

DSCN4324

Hazırlığımı bitirip yola çıktım. Bir süre asfalt yoldan gidip rotaya göre sağa doğru, toprak yola girdim. Burada maden sahası var, işçiler çaya davet ettiler sağ olsunlar ama teşekkür ediyorum. Henüz kahvaltıda çokça çay içtiğimi belirterek yoluma devam ettim. Yol çay boyunca devam ediyor. Çay düzlüğüne tarlalar ekilip biçiliyor. Her tarlanın kıyısında uzun uzun kavaklar dikilmiş. Haliyle köylülerden hayırsever birisi çeşme yaptırmış yoldan gelip geçenler içsin diye. Ben de bir yolcu olarak içiyorum suyumu. Çeşme tuğladan yapılmış, aynası duvar olarak yüksek, içine kemerli çeşme aynası, borudan akan su, yanına iki tane tas konulmuş. Yalak ta tuğla örülerek yapılmış.

20180705_084132_HDR

Toprak yolda, çam ormanı içinde ilerliyorum. Hava Temmuz sıcağı, toprak yol kurumuş, toza dönüşmüş halde.

20180705_085941_HDR

Çay yatağında çınar ağaçları görünüyor. Bir kaç kavak ağacı da var.

20180705_091901_HDR

Küçük vadi giderek darlaşıyor.

20180705_092653_HDR

Toprak yol bazı yerlerde kötüleşiyor. İri taşlar iyice belirginleşti, dikkatli bir biçimde ilerliyorum.

20180705_093027_HDR

Çay yatağına geldim, burada çınar ağaçları kendilerine yer tutmuş başka ağaçların yetişmesine izin vermiyorlar sanki. Asırlık çınar ağaçları var kalın gövdelerine bakarak.

20180705_093411_HDR

Çayda az da olsa su akıyor çınar ağaçlarının gölgesinde.

20180705_093423_HDR

Çayın diğer tarafına geçtim, çam ormanı açıklığında bir ağaç kurumuş öylece duruyor.

20180705_094022_HDR

Toprak olan orman yolları karışık. Bazı yerde yolumu şaşırmadan gitmek olanaksız. Yoldan ayrıldığımı navigasyon uyarı sesi ile bildiriyor. İlk önce ne olduğunu anlamadan yoluma devam ettim. Resimde gördüğünüz çatalın sağından gittim bir süre. Haritaya bakınca yoldan uzaklaştığımı görünce tekrar yol çatağına geldim. Bu kez soldaki dik yokuşa sardım ama bisikleti ittirerek bir süre gittim. Yine rotadan uzaklaşınca tekrar yol çatağına döndüm. Bisikletim KUZ park etmiş yol çatağında.

20180705_094143_HDR

Yoldan ayrıldığımı haritadan görüyorum, gerisin geri gelerek rotaya girdim. Navigasyon beni takip ettiği için uyarı sesi vererek rotaya girdiğimi belirtiyor. Çay üzerindeki köprüde KUZ park etmiş olarak duruyor. Ben de gölgede rotayı inceliyorum. Ne tarafa gideceğimi kestirmeye çalışıyorum.

20180705_095540_HDR

Toprak yoldaki izlere bakarak yoldan araçlar geçmiş. Haliyle yine yanlış yollara saptığımı haritada görünce rotanın düz çizildiğini görüyorum. Ama ortalarda düz gideceğim bir yol görünmüyor. Cep telefonumdaki haritada çizilmiş rota yeşil renkte. Benim gittiğim çizgiler kahverengi renkte. Uydudan takip ediliyorum. Aşağıda geldiğim yolu ve sağa sola çizilmiş kahverengi çizgiler ve rotanın düz gittiğini gösterir resmi çekiyorum ekrandan.

QuickMemo+_2018-07-05-10-29-20

Sonunda gideceğim yolu güç bela gördüm. Yolun girişi derin kanal açılmış düz yolda. Hiç bir araç giremez yola, çünkü hendeği aşması olanaksız. Bisikletim KUZ yola girmiş, park halinde. Yol çamlarla örtülmüş neredeyse. Düz olan yol geniş ve açık.

20180705_101318_HDR

Yol kullanılmadığı için yağmur suları bozmaya başlamış. Yolun ortasında dere akmış yağmur yağınca, az derinlik oluşturmuş yatakta. Burası dik olduğundan bisikleti elimle ittirerek çıkarıyorum.

20180705_101422_HDR

Bir üst kademede olan düz yola çıktım. Burada da sağa, sola gittim ama haritadaki izler düz devam edeceğimi gösterince kayıp olan yol girişini aramaya başladım. Burada yolu daha zor buldum. Öyle ki yol girişi aşağıdaki yol girişinden daha da beter. Yine dozerle yolun kıyılarına kanal açılmış. Ve yol demeye bin şahit ister. Yağmur suları derin yarıklar açmış yola ve yol olduğu anlaşılmıyor. Bisikletim KUZ düz yolda park etmiş, yukarıya doğru giden açıklık takip ettiğim yol. Yani haritaya göre karşıdaki yoldan gideceğim.

20180705_102942_HDR

Neyse rotayı takip etmem gerekiyor, çünkü sağa ve sola giden yol hiç bir yere çıkmıyor haritaya göre. Bisikletimi elimde taşıyıp hendeği aşıyorum ilk önce. Beni epey zorladı hendeği aşmam. Sonra daha da dik olan yokuşu elimde bisikleti ittirerek çımaya başladım Sık sık dinlenmem gerek yoksa nefesim yetmiyor. Büyük güç harcıyorum yüklü bisikleti ittirirken. Yokuşun bir yerinde durup nefeslenirken beyaz akik taşı buldum. Bu beyaz akik taşı bana doğru yolda olduğumun bir işareti. Beyaz akik taşı Tevrat kitabında geçiyor. Adı da Urim. Bu taşı simyacılar da kullanıyor. Beyaz akik taşın adı Urim, siyah akik taşının adı da Tumim. Zor durumda kalınca karar vermek için bu taşları kullanıyorlar. Beyaz akik taşı evet, siyah akik taşı ise hayır demek. Hangi taşı çekerlerse o taşın rengine göre evet, yada hayır olarak karar veriyor simyacılar. Beyaz akik taşı Urim gidon çantamın üzerinde resmini çekiyorum.

20180705_103451_HDR

Güç bela, kan ter içinde yokuşu çıktım. Düzlüğe ulaşınca biraz dinleniyorum. Geldiğim yol aşağıya doğru gidiyor. KUZ park etmiş yolda. Etraf çam ormanı.

20180705_111302_HDR

Dinlenirken etrafı inceliyorum. Beyaz naylon poşetin dibine örümceğin birisi yuva yapmış kendine. Yuva ağ gibi değil de delik şeklinde. Dıştaki ağlara takılan avları yuvasında gizlenen örümcek çıkıp avlıyor hemencecik.

20180705_112202_HDR

Dağ çiçekleri de görmek ne güzel. Beş taç yapraklı eflatun renkli çiçeği yakından çekiyorum. Taçların birleştiği iç kısmında çember şeklinde siyah benekler var. Az dışında da mor beneklerle bezenmiş.

DSCN4330

Çıktığım yer yayla, buralarda buğday tarlaları görüyorum. Tarla kıyısında kurumuş ağaç kütükleri öylece duruyor.

DSCN4331

Tarla kıyısında örümcek yuvası kocaman. İçindeki örümcek epey büyük olmalı. Toprağın içine doğru açılan delik örümceğin mağarası gibi. Sanki örümcek içinde ayakları görünüyor.

DSCN4335

Tarlasına bakmaya gelmiş bir aile ile tanışıyorum. Beni çaya davet ediyorlar. Çayı semaverde, odun ateşi ile yapacaklar. Yanlarına oturuyorum ve muhabbet ediyoruz. Kadın pişirdiği pişilerden ikram ediyor. Buz gibi su da veriyor. Soğuk su epeydir içmemiştim, iyi geldi. Çay demlenmeden telefonla haber geliyor, adamın oğlunu arılar sokmuş. Apar topar motorlarına binip gittiler.  Ben de kendime yorgunluk kahvesi yapıyorum. Elimde kahve fincanı, içinde kahve ile kendimi elçek resim çekiyorum bisikletim KUZ ile birlikte.

20180705_114202

Kahvemi içtikten sonra yola çıktım. Köy yolu taş döşeli, makadam. Bisiklet için iyi değil, çünkü sarsıntılı gitmek zorunda kalıyorum.

20180705_115318_HDR

Neyse makadam yolda fazla gitmeden yol sola döndü. Yine toprak yolda, tarlalar arasında gidiyorum. Etrafta tek tük çitlembik ağaçları var.

20180705_120910_HDR

Uzun aynası ve yalağı olan çeşme görünce duruyorum. Burada meşe ağaçları var, gölgelik yapıyorlar. Burada mola veriyorum. Bisikletim KUZ solda park etmiş, uzun çeşme ve meşe ağaçları. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

20180705_121748_HDR

Az önce kadının verdiği pişileri yiyorum, henüz taze olduğundan tadı da güzel. Pişiler yağlı olduğundan karnım iyice doyuyor. Naylon torba üzerinde pişiler.

20180705_122348_HDR

Toprak yol yine ikiye ayrılıyor, biri sağa, biri sola. Neyse ki rotada çizdiğimiz yol bana gideceğim yeri belirtiyor. Sağdaki yoldan gideceğim.

20180705_123355_HDR

Yüksek yayladayım, etrafı rahatça görebiliyorum. İlerisinin rakımı bulunduğum yere göre epey aşağıda kalıyor. Buralar kayalık arazi ve yol da toprak değil kayalık.

20180705_124340_HDR

Kayalık dağın tepesinden gidiyorum. Önümde küçük bir vadi ve tepelerinde kayalıklar baş göstermiş.

20180705_124957_HDR

Kaya olan yoldan gidiyorum, önümde bir köy var, evler görünüyor.

20180705_125001_HDR

Yolun yan tarafı kazılmış ve buraya kuyu kazılarak tulumba konulmuş. Kuyunun üzeri beton dökülerek örtülmüş.

20180705_130034_HDR

Köyden sonra asfalt yol başladı.

20180705_134416_HDR

Karşıma başka bir köy çıktı. Buradaki evin birisi yarım olarak pembe renge boyanmış, diğer yarısı kerpiç, taş olarak kalmış. Boyalı olan yer sıvalı.

20180705_140233_HDR

Yaklaşık 7 Kilometrelik bir inişten sonra Gediz – Uşak yoluna geldim. İniş çabuk oldu, sadece frene bastım, hiç pedal çevirmedim 7 Kilometre boyunca. İndiğim yolun ana yola bağlantısını çekiyorum.

20180705_141022_HDR

Düzlüğe inip rakım azalınca Temmuz ayının kavurucu sıcaklığı yüzüme vurdu. Yüzüme vurduğu gibi asfalt yola da vurunca yaylalardaki serin havanın etkisi geçti. Asfalt yol tamamen erimiş, yoldan gitmenin olanağı yok. Yol tek şerit ve banket kısmı çok dar. Tam kenarından gidiyorum erimiş asfalta değmeden. Ara sıra banket durumuna göre toprak yere inip oradan sürmeye başladım. Bir benzinlikte mola verdim, karnım da zil çalıyor. Markete ekmek ve soğuk su bulunca alıyorum. Yanına da bir kaç domates ve barbunya konserve ile karnımı doyuruyorum. Bolca soğuk su içerek biraz olsa da serinlemeye çalıştım. Bir karar vermem gerek, yola bu sıcakta devam etmem olanaksız. Asfalt erimiş, yol dar, kamyonlar, otobüsler tehlike yaratıyor. İlk önce Kula’ya kadar pedal çevirip kamp atmayı düşündüm. Haritaya baktım Kula 75 Kilometre kadar. Nasıl olsa çoğu yokuş aşağı, giderim dedim. Yola çıktım, Önüme gelen tabelada Uşak iline 20 Km kaldığını yazınca birden aklım başıma geldi. Ben niye Uşak’a gitmiyorum? Oradan da otobüse binip İzmir’e giderim ve akşam evde olurum. Bu fikir hoşuma gitti ve ana yola çıkıp sola, Uşak tarafına yöneldim. Bir kaç sert yokuştan sonra Uşak’a vardım. Girişte bir benzinliğe girip serinlemek ve dinlenmek için oturdum. Gölgede serin gazoz içerek ferahladım biraz.

Bu arada pazarlamacılık yapan komşum Halil aradı telefonla. Bana neredesin diye sordu. Ben de Uşak’tayım diye cevap verdim. O da ben Gediz’deyim, yarın Uşak’a geleceğim, beraber döneriz İzmir’e deyince bu gece Uşak’ta kalmaya karar verdim. Dinlenirken iki bisikletli yanıma gelip “Merhaba Urim Baba” diye selam verdiler. Arkadaşı tanımıyordum ama o beni İzmir’den, Perşembe akşamı bisikletçilerinden tanıyor. Neyse tekrar tanıştık, keşif turunda olduğumu, arkadaşlara bu gece nerede kalabilirim diye sordum. Onlar da parkta kalabilirsin dediler. Parkın yerini tarif edip evlerine gittiler.

Parkın olduğu yere geldim. burası büyük bir park. İlk önce bisikletle parkın içinde dolaşıp nereye çadır kuracağımı bakmaya başladım. Etrafta dolaşırken işgüzar park güvenlik görevlisi yanıma geldi. Hazır yanıma gelmişken o sormadan ben sordum nereye çadır kurabilirim diye. O da ilk önce burada çadır kurmak yasak deyince amirinle görüşeyim dedim. Yolcuya böyle yasaklarla mı savuşturacaksınız. Nerede misafirperverlik dedim. Güvenlik görevlisi amirini telefonla aradı, durumu anlattı ve bana dönüp parkın arka kısmında çadır kurabilirsin dedi. İçime su serpildi hava kararırken. Bisikletimden inip beraber yürümeye başladık. Bana nereye çadır kuracağımı gösterdi. Kendisine teşekkür ettim ve güvenlik görevlisi önemli bir görevi yerine getirmiş komutan edası ile görev gereği parkta dolaşmaya başladı.

Gece çadır yerine hamağı iki ağaca bağlayıp hamakta yatmaya karar verdim. Piknik masasının birinde konserve yemeği ve kalan ekmekle birlikte karnımı bir güzel doyurdum. Yandaki masadaki aile bana çay ikram etti. Ben de karşılık olarak kahve takımlarımı alıp onlara kahve pişirdim. Birlikte içtik sohbet ederek. Gece 12 ye kadar oturdum, insanlar evlerine gidip ortalık sakinleşince yol kıyısındaki iki ağaca hamağı bağlayıp yattım. Gece boyu köpeklerin bazıları havlayıp durdu. Köpekler yanımda yatıyorlardı. En ufak bir hareket yada seste havlamaya başlıyorlar yattığı yerden doğrulup. Hani sesin geldiği yere gitmeye gerek bile görmüyorlar. Bir derece beni koruduklarını anladım, çünkü ekmek verdim köpeklere. Gecenin bir vaktinde köpeklerin kimisi  yanına kadar gelip kokladıklarını görünce kalkıp bağırdım, hepsi çil yavrusu gibi dağıldı. Köpeklere oturun oturduğunuz yerde diye bağırdım ama pek anladıklarını sanmıyorum. Sabaha kadar aralıklarla havlayıp durdular.

20180706_073836

Kesik kesik bir uykuyla geceyi geçirdim, sabah oldu, Güneş çıktı ve parkın içinde dolaşan tavus kuşunu görünce resmini çektim. Mavi, yeşil, gri ,kahverengi renkleri ile erkek tavus kuşu etrafımda dolaşıyor. Yiyecek aradığı belli. Renkli ve gösterişli kuyruğunu açmadı.

20180706_080742_HDR

Komşum Halil öğleye doğru işi biteceğinden onu bekleyeceğim. Uşak’ın girişindeki kahveye gidip kahvaltımı yapıyorum bir güzel. Sakallarım da uzamıştı, kahvenin yanında berber dükkanı vardı. Bir güzel sinek kaydı tıraş oluyorum. Yüzüm ferahlıyor biraz. Bir de banyo yapsam diye düşünüp kahvede oturanlara buralarda hamam var mı? diye sorunca hamamın yerini tarif ettiler. Hamamı buluyorum, içeri girip bir güzel yıkandım. Temiz kalan eşyaları giydim. Hamamdan çıktım ve benzinliğe gelip Halil’i beklemeye başladım. Halil arabası ile geldi. Bisikleti ve çantaları boş olan kamyonetin kapalı kasasına yerleştirdik.  2 Saatlik bir yolculuktan sonra eve geldik.

Böylece bir turun daha sonuna geldik sevgili okurlar. Bir taşla iki kuş vurmaya çalıştım ama Temmuz ayının sıcaklığı Gediz keşif turunu yarıda bırakmama neden oldu. Eskişehir’in bozkırındaki serin havayı, sıcak dostluklarını yaşadım. Yeni dostlarla tanıştım, yeni hikayeler biriktirdim ve torbama yerleştirdim. Anca zaman oldu ve torbamdaki olgunlaşmış anılarımı sizlere anlatıp bitirdim.

Bir sonraki turlarda güzel anılarla sizlerle baş başa olacağım, sağlıcakla ve güzel kalın

Bu gün yaptığım yol yaklaşık 53 Km civarı

Aşağıda yaptığım yolun haritası

Powered by Wikiloc

Gediz Keşif Bisiklet Turu 3. Gün

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Yeşilyurt – Çamsu – Eğlence

( Körler için betimleme yapılmıştır )

 

Odama bir an giren uçucu bir böcek
-Arıdan irice, kanatları renkli-
Dolaştı bir süre, vızıldamadan.
Sonra bulup yolunu pencerenin
Çıkıp gitti

Ataol Behramoğlu

 

Öne çıkmış olan görsel, açık alanda ikiye ayrılan toprak yol. Bisikletim KUZ park etmiş ayakları üzerinde. Önüm çar ormanı.

20180704_152545_HDR

Sabahın serinliğinde kalkıyorum, hava akşamdan kalan serinlik sabahta devam ediyor. Üzerime kalın ceketi giyiyorum. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra ilk işim kahve pişirmek. Bisikletin üzerindeki aparattan kendimi kahve içerken otomatik çekiyorum çadırım ile birlikte. Tabureme oturmuş, önümde ocak, elimde kahve fincanı. Uzun saçlarım salınık.

20180704_062421_HDR

Sabah rutubetli olduğundan çadırımın üstü tamamen çiğ damlaları ile dolu. O yüzden Güneşin doğup çadırımı kurutmasını bekleyeceğim. Ve Güneş ağaçların arasından kendini göstermeye başladı.

20180704_063633_HDR

Kahvaltımı yapıyorum, güneş biraz yükselince çadırım hemen kurudu, Çadırı ve malzemeleri çantalara yükleyip yola çıktım. Köy yolundayım, burada köyler ardı sıra. Tabelada bir köy bitiyor, diğer köy başlıyor. Aynı Dere Mah. yazan köy tabelasında olduğu gibi. Arkasında başka tabelada diğer köy ismi yazıyor. Tarla kıyısına kavaklar dikilmiş.

20180704_090212_HDR

Yolda normal bir hızda giderken evin yanından geçiyordum. Bahçeden fırlayıp gelen köpek saldırınca arkama bir an için baktım. Arkaya bakmamla ön teker dengesini kaybetti ve hop yerdeyim. Ben yere düşünce köpek amacına ulaşmış komutan edası ile durdu. Yerden ayağa kalktım, kendimi şöyle bir kontrol ettim. Herhangi bir şeyim yok, her tarafım sağlam. Köpek o kadar ani çıktı ki bağırmaya fırsat bulamadım. Her şey bir anda oldu. Yoksa köpek beni düşürmesine fırsat vermeden def ederdim. Neyse buna da şükür, olacağı varmış. Bisikletim KUZ yerde yatıyor, bana saldıran köpek evinin önünde sessizce bekliyor benim ne yapacağımı.

20180704_092014_HDR

Bisikletimi yerden kaldırıp kontrol ediyorum, çantalar bisikletimi korumuş düşerken. Köpek ne havladı ne de peşimden geldi. Bisikletime binerek yoluma devam ettim. Fazla gitmeden karşıma vişne ağacı çıktı ödül olarak. Nasibime düşen yolcu hakkı olan vişnelerden biraz yiyorum. Kızıl renkli vişneler dalların ucunda benim yememi bekliyorlar ikişer, üçer tane.

20180704_093039_HDR

Köpeğin saldırısından sonra daha yavaş ve dikkatli gitmeye başladım. Yolun solunda bir evin yanından geçerken köpek kulübesi gözüme ilişti. Kulübede ucu boş zincir yerde duruyordu, Ev sahibi köpeği serbest bırakmış, ortalarda dolaşan bir köpek var demek ki. Dikkatli olmak gerek diyerek daha yavaş gitmeye başladım. Derken az ilerde gayet iri, genç ve sağlıklı beyaz renkli köpek göründü. Köpek sağ tarafta, tarlanın içinde, ben de yollun sol tarafına geçip indim bisikletten. Köpek beni görünce hırlamaya, ayakları ile durduğu yerde toprağı kazımaya başladı. Bisikletimi siper alıp köpeğe “Sensin, abimsin, buraların kralısın, sakin ol, hadi oğlum” gibi sözleri sakince söyleyip bir taraftan da yürüyorum. Böyle saldırmaya hazır durumda bana tehditkar davrandıktan sonra köpeğin olduğu yerden uzaklaşınca tehlikeli durum geçti. Köpek kendi yoluna devam etti, ben kendi yoluma. Haliyle bu durumda resim çekecek zaman olmadı, sadece bir köpeğin tehditlerini savuşturdum ve anı olarak kaldı.

Uzun kavakların yükseklerdeki dallarına asalak bitkiler kendilerine beleşten geçinmenin yolunu bulmuş. Ağacın dallarında çalı yumağı gibi bir çok yerde yeşermişler.

20180704_093748_HDR

Arpa tarlası henüz tamamı ile sararmamış. Rüzgara kendini bırakmış salınıyor bir o yana bir bu yana.

20180704_094521_HDR

Rakım giderek yükseliyor, köy yollarına uyarı levhası konulmuş. Buralara çokça kar yağdığından arabalara zincir takılması isteniyor karayolları tarafından. Üstte soldan gelen bir yolun bağlandığını üçgen tabelada belirtilmiş.

20180704_094903_HDR

Çamsu köyüne geldik, köye giden yol sağa viraj işareti ile belirtilmiş. Köy ağaçlardan görünmüyor.

20180704_095539_HDR

Köye girince başka bir tabelada yazan Camsu, bir tarafa Çamsu, bir tarafa Camsu neden yazılmış anlamış değilim. Herhalde bu tabelaları takanların bir bildiği var. Bu köyde büyük bir ortaokul var, diğer köylerden gelen öğrencilerle öğretim yapılıyor. Araçlar için uyarı levhaları konulmuş. Üçgen tabelada iki öğrenci elinde çanta yürürken. Yanında sarı tabelaya kırmızı üçgen içinde ! işareti ve Dikkat Yavaş yazılmış. Tabelaları, bisikletim KUZ ve okulun bahçesini birlikte çekiyorum.

20180704_095839_HDR

Az ileride çeşme var. Hayvanlar rahat içsin diye yalağını uzunca yapılmış. Çeşmeyi betondan yapmışlar, üstüne beton plaka, plaka çıkıntıları alttan iki boru ile desteklenmiş. Sağdaki destek borusunu yamultmuşlar biraz. Su borudan yalağa akıyor. Aşağıda ağaçlar ve tepeler.

20180704_095933_HDR

Üç katlı, büyükçe bir binada öğrenciler eğitim yapıyor. Geniş bir bahçesi var. Bahçe duvarları taş örülü 1 metre kadar, iç kısımda sıralı olarak kavak ve servi ağaçları dikilmiş duvar boyu.

20180704_095937_HDR

Köydeki kavşakta iki yöne giden köy yolları var. Sol tarafa giden yol tabelasına; Karacahisar 7 km, Küçükler 4 km, Ayrancı 5 km, Baltalı 7 km. Sağ tarafa giden yol tabelasına; Gürlek 6 km, K. Oturak 12 km, Muratlı 16 km, Banaz Köyü 17 km olarak belirtilmiş. Ben sol tarafa gideceğim

20180704_100315_HDR

Bir evin bahçe duvarının dışına açık hava müzesi yapılmış. Eskiden kullanılan tarım aletleri, kağnı araba tekerlekleri sergilenmiş.

20180704_100926_HDR

Diğer tarafta iki tane sedir, çanak, çömlek, testi gibi eşyalar tahta perdeye asılmış. İki tane de kağnı arabasının tekerleği konulmuş. Tekerleklerin göbeğinde kare delikler var. Serginin üstü kapatılmış yağmurdan ıslanmasın diye.

20180704_100959_HDR

Köyden yukarıya çıktım, geldiğim yerleri çekiyorum. Aşağıda büyük okul binası ve uzun uzun kavaklar araziye yayılmış durumda.

20180704_101619_HDR

Ferdimen tarafından çizilen rotayı cep telefonuma daha önce yüklemiştim. Haritayı açtım ve çizilen rotaya vardığımı gördüm. Bundan sonra telefon gidonda aparata bağlı olarak harita açık rotayı takip edeceğim. Köy yolundan toprak yola doğru girdim. Bu yol aynı zamanda Küçükler barajına giden yol. Devlet su işleri tabela koymuş baraja gider diye. Ayrıca başka bir tabelada da Avlanmak ve piknik yapmak yasaktır yazılmış.

20180704_104432_HDR

Yol ayrımına geliyorum, işte burada açtığım haritada gideceğim yolu kolayca buluyorum. Telefonumun navigasyonu iyi çalışıyor. Soldaki yoldan gideceğim.

20180704_104434_HDR

Küçükler baraj göletini görünce durup manzarayı çekiyorum. Çam ağaçları, gölet ve karşıda dağlar. Gölet kıyısında sarı çiçekler kaplamış kıyı boyunu.

20180704_105117_HDR

Yine bir yol ayrımındayım, harita sağ taraftan gideceğimi belirtiyor. Bisikletim KUZ da o yolda park etmiş durumda beni bekliyor. Sol taraftaki yol asfalt, sağ taraftaki yol toprak.

20180704_105836_HDR

Soğuk iklime dayanıklı çam ağaçları arasında giden toprak yoldayım. Yolun iki yakasında da çam ağaçları var.

20180704_110413_HDR

Rotayı takip ede ede hedefe yaklaştığımı gördüm. Artık bundan sonra aşağıda görünen tarlaların dibindeki çalıların kapladığı dere yatağı. Çizilen rotaya göre aşağıda gördüğüm yer olmalı suyun kaynağı.

20180704_111554_HDR

Yoldan az aşağıya inip çam ağacının gölgesine oturup kahve pişiriyorum. Hem epeydir bisiklet üstündeyim, yokuşları çıktım ve biraz dinlenmek gerek. Yere bağdaş oturmuş, önümde kahve takımları, elimde fincan kahve içerken otomatik zaman ayarlı çekiyorum. Kamera bisikletimdeki aparata takılı.

DSCN4301

Suyun kaynağı olan hedefim aşağıda beni beklerken kahve fincanını elimin ucunda çekiyorum.

20180704_113401_HDR

Çam ağaçları olmayan geniş alanda buğday ekilmiş tarla var.

20180704_113518_HDR

İndiğim tarafta yukarıdan başlayan dere yatağında yeşil sazlar kaplamış. Diğer taraftaki otlar ve ekinler sapsarı.

20180704_114156_HDR

Hedef aşağıdaki dere yatağında, kenarında sarı çiçekler açmış bir alan var. Daha yüksekte çam ormanı başlıyor.

DSCN4298

Sarı çiçek açmış yeri yakınlaştırıyorum kameramla. Dere yatağı saz kaplı, bir kaç ağaçta var dere yatağında. İki tarla arasında üstü kiremit kaplı çardak görünüyor. 200 metrelik bir alanda ve dere yatağında çam ağacı yok, buraları ekilip biçiliyor. Çamlar daha yukarı seviyede başlıyor.

DSCN4299

Sol tarafta baraj göleti başlıyor.

DSCN4304

Dere yatağına tarlaların arasından iniyorum. Söğüt ağacı dere yatağını tamamen kaplamış. Derede su akıyor kendi halinde. Burada iki tane çeşme yapılmış betondan. Biri eski biri yeni.

DSCN4306

Çardağı çekiyorum, etrafı otlar bürümüş olduğu halde. Çardak dört tane direğin üstüne çatı yapılarak üstü kiremit ile kaplanmış. Tabanı düz beton atılmış.

DSCN4309

Çardağın iki tarafında da buğday tarlası var, buğdaylar olgunlaşmış, sapları sararmış, biçilmeyi bekliyor. Çardağın altında gölgede buğday tarlasını çekiyorum.

DSCN4310

Tamamı betondan yapılmış çeşme, iki borudan uzun beton yalağa su akıp duruyor sürekli. Çeşme çukurda kalmış gibi, sazlıklar ve otlar neredeyse kapatmış.

DSCN4312

Su kaynağının dibi tamamen sazlık ile kaplanmış. Bir kaç söğüt ağacı da büyümüş.

DSCN4314

Buraya ikinci bir çeşme daha yapılmış ama bu çeşmeden su akmıyor, bakımsız, otlar kaplamaya başlamış beton çeşmeyi.

DSCN4315

Burasını suyun kaynağı olarak kafama işaretliyorum. Suyun kaynağını buldum sayılır ama benim bildiğim Gediz nehri Gediz ilçesinde bulunan Murat dağından çıktığı. Neyse keşif turundayım nasıl olsa. Bir şekilde doğru yerlere geleceğime inanıyorum. Yalağın ucuna yerleştirilen plastik borudan yalaktaki su dışarıya akıyor. Aynı zamanda yalağın ilerisinde iki borudan su akıp duruyor. Yalak ve çeşme betondan yapılmış.

DSCN4316

Aynı yerden optik zoom ile borulardan akan suyu daha yakınlaştırıp çekiyorum. Su o kadar berrak ki içerken bile berraklığı içimi temizliyor sanki.

DSCN4317

Kamerayı yalağın bir tarafına koyup zamanı ayarlıyorum. Ben de koşarak çeşmelerden akan suyun altına ayaklarımı yıkarken çekiyorum otomatik olarak. Pistonlar ısınmış, biraz soğutmak gerek. Hem önümde bilmediğim zorlu bir yol var.

DSCN4318

Dere yatağına başka yerlerden de sular akıyor, kaynağı belli değil. Sular çalıların arasından çıkıp taşlarda akıyor.

DSCN4320

Artık çizilen rotada keşif turuna başlıyorum. Bisikletimin yanına gelerek yola çıktım. Toprak yolun ucunda baraj göleti görünüyor. Etraf çam ormanı.

20180704_121206_HDR

Yükseklerden iniyorum ve köprüden geçerken çay yatağının resmini çekiyorum. Çay yatağında söğüt ağaçları çıkmış. Köprü korkuluk demirleri arkasında ekilmiş tarlalarda sebze yetiştiriliyor.

20180704_123942_HDR

Az ilerde küçük bir köy var, minaresi olan cami ile etrafı evler yoğunlaşmış şirin bir köy.

20180704_124112_HDR

Atlar çayırda otluyor, İkisi kırmızı, biri beyaz üç at var.

20180704_124629_HDR

Köydeki taş binanın resmini çekiyorum, çatısının yarısı teras olarak üzeri kapalı, kenarları tahta perde ile kapatılmış. Taşlar düzgün örülmüş, köşe taşlarından belli.

20180704_132455_HDR

Kimsenin olmadığı, ıssız yolda ilerliyorum. Yol toprak.

20180704_135409_HDR

Yol kıyısında çeşme görmek olası, hem insanlar için hem de hayvan sürüleri için yapılan çeşmelerin yalağı uzun, hayvanlar rahatça su içsinler diye.

20180704_135555_HDR

Küçük dereler çimenlerin arasından kendine yol bulmuş akıyor. Su olunca söğüt ağaçları da kendine yer bulmuş.

20180704_140546_HDR

Boynunda tasması olan küçük bir köpek karşıma çıkıyor. Köpek yanıma pek yaklaşmıyor, uzaktan bakışıyoruz. Ağaçların arasından bir poz çekiyorum çaktırmadan.

20180704_141618_HDR

Küçük bir sulama göletinin dibinden geçiyorum. Etrafı çam ormanı olan göletin ismi, cismi yok. Dağların arasında çukur olan bir yerde çayın önü toprak bent kapatılarak gölet meydana getirilmiş. Gölet sulama amaçlı olarak kullanılıyor.

20180704_142733_HDR

Çam ormanı içinde, toprak yolda bol oksijeni içime çekerek gidiyorum. Çamlar kalem gibi ve uzun.

20180704_143025_HDR

Su her zaman var, çeşmeler yol kıyısına yapılmış sürekli. Yalağı kare olan çeşmeden sürekli su akıyor borudan. Yalağın içi yosun tutmuş, pırıl pırıl su dökülüyor.

20180704_145716_HDR

Bazı yerlerde orman yok, kıraç arazide sert toprak yolu çıkmak gerek. Önümde yokuş var.

20180704_151402_HDR

Burası yayla sayılır, otlaklarda otlayan hayvanlar için uzun yalaklı çeşme yapılmış.

20180704_151544_HDR

Otlak arazide küme halinde kaya kütlesi toprağın dışında kalmış. Kayalar dağın zirvesi olması gerek, çünkü rakım 1400 metreyi aşmış durumda.

20180704_151733_HDR

Asırlık çam ağacı zirvede doğa şartlarına direniyor sanki. Kalın gövdesi dallarını tutmak için yeterli sanırım. Buralara epey kar yağıyor olmalı ki karların ağırlığına dayanması için çam ağacının boyu bodur kalmış. Yukarıya değil de yanlara doğru uzamış. Çam ağacının altında bir mezar var.

20180704_151929_HDR

Dağın zirvelerinde rotayı takip ediyorum. Bazen yol çatallaşıyor, haritadan ne tarafa gideceğimi biliyorum bulunduğum konuma bakarak. Önümde ikiye ayrılan yol, çam ağaçlarının arasında. Herhangi bir yol tabelası da yok. Bisikletim KUZ yol çatağında, ne tarafa gidecek acaba? Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

20180704_152545_HDR

Vadide, ormanın içinde bisiklet sürmenin keyfi hiçbir yerde yok. Genç, kalem gibi çam ağaçları sık ormanı oluşturuyor. Önümde hafif bir tırmanış var.

20180704_154228_HDR

Bazen tırmanış sertleşiyor ve yağmurdan arta kalan iri taşlar yolu bozmuş.

20180704_163528_HDR

Sonunda zirveye çıktım. Geniş alanda çam ağaçları yok, yerde çimenler bitişmiş.

20180704_170504_HDR

Bir kaç ev küme halinde dağın dibinde.

20180704_171436_HDR

Zirveye çıktıktan sonra iniş başlıyor. Yol iki dağın birleştiği yere doğru dar bir geçitten geçiyor.

20180704_171439_HDR

Çeşme var ama suyu bir boru ile başka yere almışlar. Nereye, kim tarafından alındığı belli değil.

20180704_174926_HDR

Neyse ki başka çeşmelerde su akıyor. Çeşme tel örgüsü olan bahçe dibine yapılmış. Tamamen beton.

20180704_180908_HDR

Toprak yol başladı ve bir yokuşun başındayım. Yokuş dik ve bisikletle inmek tehlikeli olduğundan bisikletten inip yavaş yavaş iniyorum acele etmeden. İniş yaklaşık 1100 metreden 800 metreye kısa mesafede. Yaklaşık 300 metre alçaldım.

20180704_180913_HDR

Düzlüğe inince yol tekrar asfalt oldu, bir süre daha bisiklet sürüyorum. Kapalı bir durak ve çeşme görünce durdum. Akşam olmak üzere, yol biraz yordu ve dinlenmem gerek diyerek akşam için kampı burada yapmaya karar verdim. Kapalı otobüs durağında bisikletim KUZ park etmiş. Sağ tarafta uzun yalağı olan çeşme. Arkasında piknik masası ve çitlembik ağaçları. Kamp yapmak için uygun bir yer.

20180704_185631_HDR

İlk önce çadırımı kuruyorum durağın arkasında. Biraz yoruldum ve akşam olmadan hamağı bağladım iki ağaç dalına. Hamak ta uzandım bir süre. Oh dünya varmış demeden gözlerimin önünde sinekler uçmaya başladı birden bire. Sinekler nerden geldi belli değil. Bir de arsız sinekler gözümün önünde bir süre uçtuktan sonra gözümün içine pike yapıyor. Sürekli gözümün içine girmelerinden dolayı gözlerim yaşarmaya başladı. Ne kadar kovalasam da bir türlü gitmiyorlar. O kadar rahatsız ettiler ki yatıp rahat edemedim. Çareyi gözüme Güneş gözlüklerini takmak oldu. Bir süre daha gözlerimin önünde uçtular, gözlük camına pike yaptılar ama göz yaşımın içine giremediler ya oh olsun. Öyleyken böyle diyerek bir süre sonra yok oldular. Göz içine dalan sinekleri ilk defa gördüm, gözlerimi yaşarttılar. Bana yaptıkları gibi diğer canlıların gözlerine daldıkları kesin. Gözler içindeki göz yaşları ile yaşıyorlar sanki. Öyle arsızlar. Neyse Güneş olmamasına rağmen gözümü koruyorum böylece. Bir süre yattım hamakta. Hatta yorgunluktan biraz kestirdim sayılır. Kendimi elçek resim çekiyorum hamakta uzanmış olarak. Gözümde Güneş gözlükleri takılı.

20180704_204207

Diğer yanımı, ayaklarımın resmini de çekiyorum. Çorapları bile çıkarmamışım.

20180704_204346_HDR

Hava kararmadan önce kalkıyorum. Çeşmede duşumu alıyorum bir güzel. Kurulandıktan sonra akşam yemeğimi hazırladım. Akşam yemeğini yiyorum piknik masası üzerinde. Hava kararasıya kadar Güneş gözlüklerini çıkarmadım her olasılığa karşı. Sinekleri tekrar toplamanın alemi yok. İlk önce kahvemi, sonra iki bardak çay içerek içimi ısıttım. Buraların rakımı yüksek olduğundan geceleri serin oluyor. Yemek artıklarını ve çöpleri naylon poşete koyup benden uzakta bir yere astım. Gece hayvanlar gelip rahatsız etmesin diye. Fazla geç olmadan çadırıma girip yatıyorum, bu gün yaşadığım anıları düşünerek tatlı düşlere daldım.

Bu gün yaptığım yol yaklaşık 53 Km civarı.

Yaptığım yolun haritası aşağıda

Powered by Wikiloc