Etiket arşivi: kube dağı

Nemrut Turu 4. Gün

17 Ağustos 2014 Pazar

Nemrut – Tepehan – Malatya – Garaj – Ev

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

“Gökler yoktu bir zamanlar, 

Yeryüzü yoktu, yükseklik ve derinlik
İsim yoktu.
Toprak altında Apzu vardı yalnız,
İlk yaratıcı olan tatlı su.
Bir de acı su Tiamat vardı.
Bir de döl yatağına dönen Mummu;
O zamanlar tanrılar yoktu daha.

Birbirine karışmıştı tatlıya acı,
Örgülü kamışlar belirmemişti henüz,
Suları bulandırmıyordu sazlar.
Tanrıların adı yoktu, işte o vakit
Sürüklenip gelmiş çamurlarla dolu suda,
Apsu’dan ve Tiamat’tan, ansızın,
Tanrılar yaratıldı:

Çamurdan doğan Lahmu ile Lahamu,
Daha genceciktiler, boyları uzamamıştı,
Göklerin ufku Anşar ile yeryüzü ufku Kişar
Onlara göğün ve yerin çizgileri
Ufuklarda bulutları çamurlardan ayırdı.

Günler günleri kovaladı, yıllar yılları,
Anşar’la Kişar’ın ilk çocuğu Anu, boş gök,
Ulu Tanrı Ea’yı doğurdu kendi başına.
Ea, göğün ufkundan daha geniş bir akıl,
Benzerlerinin hepsinden kat kat güçlü..”

Mitoloji Şiirleri

 

Öne çıkmış olan görsel. Güneş ufukta doğuyor dağların arasından.

170820147757

Sabah gün ağarmadan saat 03:00 te kalktık. Kamyonetlere binerek zirveye çıktık. Kamp yeri ile zirve arası 3.5 km civarında. Zirveye vardığımızda henüz tan yeri ağarmamıştı.  Doğu terasında yerimizi alıyoruz. Bir süre bekledikten sonra doğu tarafı yavaşça ağarmaya, ufuk çizgisi kızarmaya başladı.

170820147739

Zaman geçtikçe etraf aydınlanmaya başladı. Gök mavi rengini aldı, yeryüzü hala alaca karanlık.

170820147740

Başsız olan heykeller ve Tanrıların oturdukları tahtlar Güneşin doğuşunu sessizce bekliyorlar binlerce yıldır bekledikleri gibi. Terastı Güneşin doğuşunu bekleyenler kaplamış.

170820147741

Tümülüsün altında ne var bilinmez ama o da sesizliğini koruyor.

170820147742

Güney tarafında ki dağlar seçilmeye başladı. O tarafta Atatürk barajı var, Türkiye’nin en büyük barajı. Baraj gölüne henüz ışıklar vurmadığı için görünmüyor.

170820147743

Akşam gördüğüm katır sabah yine gelmiş. Baraj göleti görünüyor silik te olsa.

170820147744

Ufuk yavaş yavaş kızarmaya başlıyor. Yakında güneş yüzünü gösterecek. İki kişi Güneşin doğmasını bekliyor.

170820147746

Beklenen an geldi, güneş kendini göstermeye başladı. İşte Nemrut dağından güneşin doğuşunu seyretmenin tadı. Ufuk çizgisi yüzlerce kilometre olması güneşin böyle görkemli doğmasına neden oluyor. Dünyanın hiç bir yerinde bu doğuşu seyredemezsin. Doğu ve Batı dinlerini birleştirmeye çalışan Komanege kralı Mitrhridates ve oğlu Antiokhos  Yunan ve Pers tanrılarını da birleştirip Nemrut dağında bu tapınağa dev heykellerini yaptırdı. Mithridates tanrılara Yunanca ve Persçe olan isimler verdi:

Apollo/Mithras – /Herakles Artagnes – Zeus/Oromasdes – Hera/Teleia – Hermes / Helios

Yeni bir din olarak yayılması için Doğu ve Batıya egemen olan Nemrut dağına tapınak yapıldı. Nemrut dağından bakıldığında uzak mesafeler görüldüğü gibi uzaklardan da Nemrut dağı ve tapınak rahatça görülüyor.

170820147747

Aşkın da payı var

Güneşin

parıltısında

ve erdeminde.

Güneş havadaki nem yüzünden alt kısmı kırmızı, üst kısmı sarı renkte görünüyor. Güneş tam dağdan ayrılmış durumda

170820147750

Güneş doğduktan sonra yükselmeye başladı gökyüzünde. Atatürk baraj gölü kendini  yavaşça gösteriyor.

170820147751

Güneşin doğmuş halini yakınlaştırıp çekiyorum. Resimde güneş tam görünüyor, henüz parlamaya başlamadı.

170820147752

Güneşin doğduğu tepeler ne kadar uzakta olduğu gayet net görülmeye başladı.

170820147753

Ortalık iyice aydınlandı, Tümülüs tüm güzelliğini gizemli bir biçimde gösteriyor. Tümülüs’ü oluşturan kireç taşlar bej renginde beyaza yakın, yumruk büyüklüğünde. Taşların hepsi aynı boyutta. 35 derece eğimli Tümülüs’ün yüksekliği 50  metre, genişliği 145 metredir. Denizden yüksekliği 2206 metredir. Tümülüs’ün altında Komanege kralı Antiochos’un mezarı olduğu düşünülmektedir.

170820147755

Güneş tamamen yükseldi. Akşam batışını seyretmiştim. Şimdi doğuşunu seyrettim, bu inanılmaz olayı yaşadım heyecanla. Şansımıza hava açık,

sakin ve güzeldi.

170820147756

Sıra geldi keyfimizin kahyasına, keyfimiz de kahve olunca kahya da dört köşe. Zaten dört fincanım var, şanslı olan benimle beraber beş kişi kahve içiyor. İşte şanslı  olanlar Özer Çatori, Hakan ve Nagehan bir fincanda içiyorlar. Dördüncü de Ahmet Leblebici. Özer Çatori elçek resim çekiyor kahve içerken.

ozercatori2

Kahve keyfinden sonra kamyonete binip kamp alanına gidiyoruz. Özer Çatori elçek resim çekiliyor kamyonet üzerinde, kamyonete doluşmuş durumdayız.

ozercatori3

Kamp alanına gelince kahvaltıyı yaptık. Ardından eşyaları ve çadırları toplayıp kamyonete yükleyerek yola çıkıyoruz hep beraber. Yandere köyüne kadar inişimiz çabuk oluyor. Köyde kısa bir mola veriyorum, buz gibi suları içip şişeleri tazeliyorum akan sulardan.

170820147758

Yalağın içindeki su o kadar berrak ki taşların rengi daha belirgin görünüyor.

170820147759

Yandere köyü çukurda kaldığından köyden sonra tırmanma başlıyor. Ağır tempoda Tepehan’a kadar çıktık. Tepehan’dan sonra tekrar iniş başladı, iniş burada fazla değil. Mollahan çayına kadar indikten sonra Kube dağına tekrar tırmanışa geçtik. İşte bu tırmanmada hava o kadar ısındı ki başım resmen kaynadı. Çıktıkça daha da ısınıyor. Su tüketimi fazla, yanımda bol miktarda var. Öyle bir an geldi ki dayanacak gücüm kalmadı. Güneş tepemde kavuruyor, bir taraftan da acıktım. Yemek yenilecek yere 3 km kala kamyonete biniyorum. Kendimi fazla zorlamanın gereği yok. Lokantaya gelince bisikleti indirerek elimi yüzümü çeşmede bol su ile yıkayıp biraz serinliyorum. Öğle yemeğini yiyip üstüne de bir çay içince kendime geliyorum. Biraz dinlendikten sonra Malatya bisiklet derneği başkanı Aziz Karaca ve Mehmet Baki Canbay beni alıp kameranın karşısına oturtuyorlar. Ben de düşüncelerimi anlatıyorum kamera karşısında. Maalesef çektikleri görüntüleri izleme olanağım olmadı.

sevinc2

Bundan sonra fazla tırmanış yok. Kube dağı zirvesini gördükten sonra iniş çabuk ve zevkli oldu. İnişe geçtiğim sırada ( kaskı takmamıştım ) kafamda ki buff rüzgarın etkisi ile düşmüş. Farkına varınca düşen buffumu yukarı çıkarak aramaya başladım. Çık çık bir türlü göremedim buffu. İnenler de niye yukarı çıktığımı soruyor. Ben de buffu gördünüz mü? diye sorunca görmediklerini söylüyorlar. Nereyse zirveye vardım. Buffu bulmaktan ümidimi kestim artık. Tam geri dönecem bir baktım ki buff arkada bagajıma takılmış öyle duruyor. Buffu bulunca öyle bir sevindim ki anlatamam. O sevinçle buffu giyip kaskımı da taktıktan sonra hızla aşağıya inmeye başladım. Manzarası güzel bir yerde durup kahve pişirerek dört fincanı da tek başıma içtim. Zaten kafam sıcaktan kaynamıştı, buffu da tekrar bulunca sevinçet dört köşe olmuşum, keyfime dört kahveyi sığdırdım. Ocak, cezve ve içi kahve dolu, köpüklü dört fincan.

170820147760

Kahve keyfinden sonra Malatya – Elazığ kara yoluna vardım. Benzin istasyonunda arkadaşlar durmuşlar. Beni de çağırarak dondurma ısmarladılar. Bu sıcakta iyi geldi dondurma. Kamp alanına vardık, arkadaşlarla vedalaşıp ayrılma zamanı. Başka turlarda görüşme dileği ile eşyalarımı bisiklete yükleyip otogara geldim. Bisikletin ön tekerini sökerek bagaja yerleştirince rahat bir nefes alarak otobüsün kalkmasını bekledim. Otobüs önünde Beydağ yazılmış, iç kısma da gideceği yer olan Afyon, Uşak ve İzmir yazılmış.

170820147762

Yaklaşık 14 saat gece boyunca yolculuk yaparak İzmir’e vardım.

Dünyada güneşin batışı ve doğuşunu en güzel seyredebileceğim Nemrut dağında Tanrı heykelleri ile beraber  gerçekleştirdim. Yeni dostlar edindim, yeni yüzler gördüm. Benim için çok güzel anılar oldu. Üzüldüğüm sadece bu yıl Malatya’nın en meşhur meyvesi olan Kayası yiyemeden dönmek oldu. Zaten üreticiler de bu yıl çiçekte olan kayası ağaçlarına kar yağması hiç meyve olmamasına neden olmuş. Geçimleri kayası olan üreticiler perişan olmuş durumda. Umarım bir daha böyle olmaz.

Arkadaşım Ankara dan Enes Çalışkan bana bu bileğe takılan bisikleti hediye etti, kendisine çok teşekkür ederim.

Malatya da bu festivali organize eden Mustafa Ekici, Aziz Karaca, Demet Aslan, Mehmet Baki Canbay, Tolgahan Ateş, Fatih Kaya hepinize sonsuz teşekkürler. Çok güzel bir tur oldu sayenizde. Emeklerinize sağlık.

Ayrıca Türkü dostu Hüsnü Yaşar, sazı ve sözüyle mest etti beni. Yeni tanışmamıza rağmen sanki binlerce yıldır tanışıyormuşuz gibi. Sağ ol dostum.

180820147763

Bu gün yaptığım yol yaklaşık olarak tolam 102 + 17 = 119 Kilometre civarı.

Yaptığım yolun haritaları aşağıda

Powered by Wikiloc

Powered by Wikiloc

Nemrut Turu 2. Gün

15 Ağustos 2014 Cuma

Malatya – Tepehan

(Kör arkadaşlar için betimleme tapılmıştır)

 

bir kent mi, bir yüz mü, binlerce yüz mü, bir
kent mi

beyaz mı, daha mı beyaz, o kadar çok mu beyaz

bütün bunları kendime bir adres gibi sorup

hüznüme, kalbime, soğuğuma

gelecekten arta kalan bir mutluyum.

Edip Cansever

 

Öne çıkmış olan görsel, Kuru diken çiçekleri ardında Malatya dağları.

150820147619

Sabah 05:00 te uyanıyorum, İzmir den 1 saat önce güneş doğuyor. Neredeyse güneş doğmak üzere. Kalkar kalkmaz eşyalarımı ve çadırı toplayıp bisiklete yüklüyorum. Bisikletim yola çıkmaya hazır durumda. Sabah kahvaltısını havuz manzarasında güzelce yapıyoruz.

150820147602

Güneş ilk ışıklarını karşıki tepeye vurdu bile. Tepenin üstü dümdüz. Solda küçük çocuk havuzu, sağda büyükler için havuz.

150820147603

Ve Güneşin doğuşunu seyrediyorum. Her zaman yaptığım gibi, gerçi biraz çukurdayız, güneşin ışınları her tarafta olduğundan ortalık aydınlık. Güneşi yaklaşık 1000 metre uzaklıkta tepenin adında  beliriveriyor. Bakalım Nemrut dağında Güneş nasıl doğacak, merak içindeyim. Havuz ve tepenin ardından doğan Güneş.

150820147604

Sabah kahvaltısından sonra toparlanıp yola çıkmaya hazırlanıyor herkes. Eşyalarını kamyona veriyor katılımcılar. Benim adetim olmadığı için kendi eşyamı kendim taşırım diyerek vermiyorum kamyona. Sayemde kamyon 29 miligram daha az karbon salınımı yapacak. Herkes hazır olunca ana yola Elazığ tarafına yola çıktık. Ana yolda hızlıca hareket ettiğimizden Pütürge yoluna çabucak vardık. Tabelada düz olarak Elazığ, Diyarbakır. Sağa ise Pütürge, Doğanyol ve kahverengi zeminde Nemrut dağı milli parkı olarak yazılmış.

150820147605

Önümüzde Nemrut dağına 84 km yol var ama bu gün Tepehan’a kadar gideceğiz. Tepehan da gece konaklayıp ertesi gün Nemrut dağına çıkacağız. Tabelalarda Pütürge, Doğanyol ve Nemrut dağı milli parkı 84 yazılı.

150820147606

Yola girince tabelada, Pütürge 59, Doğanyol 77 olarak yazılmış.

150820147607

Bir süre yolumuz düz,  karşımızda Kube dağı görünüyor. Yani tırmanış var anlayacağınız.

150820147608

Yaygın köyü tabelasından geçiyoruz.

150820147609

Kanepeyi gölgelikte bulunca keyif yapıyorlar. Biraz gölgede dinlenmek iyi olur, hava ısınmaya başladı. Üç kişiyi kanapede otururken çekiyorum.

150820147610

Tırmanış başladı, bekle bizi Kube dağı. Dağa çıkan yolu çekiyorum, etraf boz kayalık, ileride iki küme yeşillik var sadece.

150820147611

Herkes kendi temposunda çıkmaya başladı. Arkamdan gelen bir kaç bisikletçiyi çekiyorum yolda.

150820147612

Karşıdaki dağın yamacında kayısı bahçeleri yeşil olarak görünüyor, dağın diğer kısımları çıplak. Yol kıvrıla kıvrıla yılan gibi bizi yukarıya götürüyor.

150820147614

Hava iyice ısındı, dağlar çıplak. Etrafta hiç ağaç yok, gölgeye hasretiz. Çakır dikenleri var sadece yol kıyısında. Onun da gölgesi bize yetmez. Diken çiçeği ile dağları çekiyorum.

150820147615

Yol kıvrıla kıvrıla yukarı çıkıyor.

150820147616

Yol kıyısında iki inek bana tren geçiyormuş gibi bakıyorlar.

150820147618

Gökyüzünde bir kaç küçük bulut kümeleri dolaşıyor. Sıcağa alışkın çakır dikenleri bulutları çağırıyor kendisine ama bulut küçük, çakır dikenine yararlı olacağa benzemiyor. Çakır dikenleri ardında Malatya dağları. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

150820147619

Bisikletim KUZ sıcağa ve yokuşlara alışkın, gıkı çıkmıyor. Üstelik onca yüke rağmen.

150820147620

Buralara epey kar yağıyor anlaşılan. Yol kıyısında kar demirlerini dikmişler.

150820147621

Bazı vadilerde az sayıda ağaç görmek olası. Gölgesi bize  gelmeden, uzakta, çok uzakta.

150820147622

Başka bir vadide küçük bir bahçe ve uzun kavaklar.

150820147623

En zirvede çeşme görmek bu sıcakta serap gibi geliyor insana. Durup kana kana su içiyorum, Şişelerdeki sularımı tazeliyorum ve başımı çeşmede bir güzel yıkayıp biraz olsun serinlemek iyi geliyor. Bisikletim KUZ çeşme başında, bir bisiklet daha park halinde çeşmenin yanında.

150820147624

Etrafta ağaç olmayışı yanıltmasın çiçekler yeter de artar bile. Çiçeklerin rengi de o kadar parlak ve canlı ki görmeden geçemiyorum. Çiçek turuncu renkte açmış.

150820147625

Sıra dağlar ardı sıra devam ediyor, gökyüzünde bulut kümesi var ama bana gölge edecek kadar geniş değil.

150820147626

Çıplak dağlarda yalnız bisikletçi gibiyim. Yanımda kimse yok ve KUZ tek başına yol kıyısında duruyor.

150820147627

İşte bir küçük vadi, dere yatağında kavak ağaçlarını görüyorum. Demek ki burada ekilip biçilen bir yer. Arada böyle manzaralar çıplak dağlarda gözlerimin bayram etmesine neden oluyor.

150820147629

Toprağın rengi sanki Güneşten kavrulmuş gibi. Sadece bir kaç çalı var çorak arazide.

150820147630

İzmir ekibi bir yerde denk gelince resim çekiliyoruz hep birlikte. Hakan, Ahmet, Nagehan, Ben ve Oğuz. Burada öğle yemeği yiyoruz.

150820147632

Pazarcık köyündeyiz, köyde ağaçlar var. Köyün evleri çok dağınık, yol ortasından geçiyor sadece. Hiç sokağı yok.

150820147634

Pütürge yolundan Tepehan’a sapacağız. Tabelada düz olarak Pütürge, Doğanyol. Sağa doğru Tepehan ve Nemrut dağı milli parkı yazılmış. Kavşakta su molası veriyoruz.

150820147635

Aşağıda Mollahan çay yatağı görülüyor, Çay yatağına kadar inip tekrar çıkacağız.

150820147637

Çay yatağına inip çıkışa başlıyoruz yeniden. Buradan sonra tek tük ağaçlar görülmeye başladı. Yukarılara çıktıkça çoğalıyor ağaçlar.

150820147638

Dönemeçli yollar, kimimiz çıkmış, kimimiz de hala çıkmaya gayret ediyor. Karşıda çıkanların resmini çekiyorum.

150820147639

Yol kıyısında ender denk geldiğimiz bir ağaç görünce altında biraz mola veriyorum. Gerçekten hava iyice ısında ve kollarım daha önce yanıp esmer olmasına rağmen tekrar yanmaya başladı. Buralarda kısa kollu dolaşmakla olmuyor. Bisikletim KUZ ve arkada tek ağaç.

150820147640

Ne kadar mesafe kaldı bilmeden habire çıkıyoruz durmadan.

150820147642

Küçük te olsa bir ağaç gölgesi dinlenmeye yetiyor. Kendimi elçek resim çekiyorum akasya ağacının yanında. Gözümde güneş gözlükleri, saçlar salınık durumda.

150820147643

Ağaçlar çıktıkça çoğalmaya başladı, neredeyse orman olacak. Sanki yakın zamanda dikilmişler gibi. Katran ağaçları henüz genç.

150820147644

Nihayet Tepehan’a vardık. Kamp yeri piknik yeri olan orman işletmesi. Çadırları katran ağaçlarının altına kuruyoruz. Kamp için uygun bir yer.

150820147645

Bisikletim KUZ bu gün yaptığı yolla gurur duyuyor. 1880 metreyi gördükten sonra 800 metrelere inerek tekrar kamp alanına 1250 metrelik rakıma çıktı. KUZ park halinde kamp alanında.

150820147646

Akşam yemeğini yedikten sonra sohbetler koyulaşıyor. Kulağıma saz sesi geliyor, o gruba yaklaşınca sazı çalan Hüsnü Yaşar olduğunu görünce hemen yanına oturuyorum. Türkü dostu Hüsnü sazı konuşturuyor resmen, ben de o çaldıkça eşlik ediyorum türkülere. Arayıp ta bulamadığım ortamlardan birisi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar türkü söyledik. Eline sazına sağlık Hüsnü usta..

Saz türkü bitince çadırlara girip uyumaya çalışmama rağmen hava sıcak olduğundan kolay uyku tutmuyor. Çadırın içinde sadece şortla uyku tulumunun içine girmeden öyle uyuyorum.

mertcavus1

Bu gün iyi tırmandık, ilk önce Kube dağı sonrasında Tepehan.

Bu gün yaptığım yol yaklaşık olarak  59 Kilometre civarı.

Yaptığımız yolun haritası aşağıda

Powered by Wikiloc