Etiket arşivi: sancak

Kano Yan Tankları

Kano yan tanklarının yapım aşaması

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

Gemi savrulur hoyratsız

Dalgalar senden bahseder

“Nerdesin?”

Rüzgar fısıldar 

“Gel” diye

Dururmuyum yerimde, açılırım

Ararım her koyu

Sesini duymak için

Bağırırım her koyda

“Geldim” diye

Ama sen içimdesin

Ve “Gel” deyişini duyarım

Urim Baba’CAN Mayıs2023

 

Öne çıkmış olan görsel, İki küçük kano tankı yan yana. Burunları birleşmiş, borda kısmında yakılmış saçları dalgalanan kız resmi. Tankların üstünde kare biçiminde çıkıntılar

IMG_20221214_121851

Daha önce kanoya destek için plastik boru işe yaradığını görünce daha sağlam ve iyi bir tank yapmaya karar verdim. Bunun için bir tabaka 122 X 250 cm ebadında 6 mm kalınlığında su kontraplak alıyorum. Aldığım yerde 6 parça kestiriyorum. Parçalar 40 X 122 cm ölçülerinde. Plan yok proje yok, öylesinde kafamda tasarladığım şekilde yapacağım. Tankın yüksekliği ve eni 40 cm olacak şekilde. Tankı kanoya bağlamak için  tankın içine sağlam bağlantı yapmam gerek. 6 mm kontraplaktan üçgen biçiminde dört parça kesiyorum. Üçgenin üst kısmında 13 X 13 cm ölçülerinde dışa doğru çıkıntı bırakıyorum Buralardan  bağlantı yapacağım. Bu çıkıntıları iki parça, alt ve üste yapıştırıp kalınlaştırıyorum. Bağlantı çıkıntıları 18 mm kalınlığında sağlam bir şey olacak.

Aşağıda dört üçgen parça ve dört yan gövde parçaları hazır halde bekliyor.

IMG_20221104_115808

40 X 122 ölçülerindeki yan gövde parçalarının ön ve arka kısımlarını burun olacak şekilde çeyrek yuvarlak çizip kesiyorum. Üçgen plakaların yanlarına ikişer küçük üçgen parça yapıştırıyorum her iki tarafa. Bunlar gövdeye daha sağlam tutunmalarını sağlayacak. Yan gövdeleri V biçiminde koyup üçgen parçaları belirli ölçüde yapıştırıyorum. İki tank ta yapıştı.

IMG_20221105_112013

Üçgen parçaların kenarlarına yapıştırdığım küçük üçgenleri yan gövdeye küçük parça elyafları epoksi ile yapıştırıyorum. Üçgenler gövdeye sağlam tutunacak. Epoksi hazırladığım pembe tas ve kestirme fırça. Bir çift eldiven yanlarında duruyor.

IMG_20221108_134254

Her iki tankı elyaf ve epoksi ile yapıştırıp sağlamlaştırdıktan sonra sıra geldi işkenceye. Tankın önü ve arkası gergi kayışları ile yavaşça gerdirip birleştirmeye başladım.

IMG_20221109_115810

Ön ve arka kısımlar birleştirip içeriden elyaf ve epoksi ile yapıştırdım. Sonra üst tablayı yerine alıştırıp yapıştırıyorum epoksi ile. Tüm gövdeyi zımpara makinesi ile bir güzel zımparalayıp düzeltiyorum. Elyaf kaplamadan önce gövdeye saçları dalgalanan kız ve Jale ismini yakıyorum. Yakma işlemini evde, odada yapıyorum. Malum havalar soğuk. Kış aylarındayız.

IMG_20221202_161830

Arka kısma da barış sembolünü yakıyorum. Üst tarafa da logomu ve bir tarafa sancak, bir tarafa iskele olarak yakıyorum. Tüm yakma  işlemleri bitince tankları bahçeye indiriyorum. İki tank ters olarak duruyor tezgah olarak kullandığım palet üzerinde.

IMG_20221214_115147

Bu kez tankları önden, iki saçları rüzgarda dalgalanan kız resimleri görünecek şekilde, burunları yan yana, arka kısımları açık şekilde çekiyorum. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

IMG_20221214_121851

Aynı durumu bozmayıp arkadan ve üstten çekiyorum. Arka yanda Barış simgeleri ve üstte logom yakılmış halde.

IMG_20221214_121922

Tankların yerini karıştırmamak için sol taraftaki tanka iskele olarak yakmıştım. Kaptan Urim Baba olan logomu da tankın arka kısmına yaktım.

IMG_20221214_121935

Aynı şekilde diğer tanka da sancak olarak yaktım. Bu tank sağ tarafta duracak. Böylece tankları karıştırmak yok. Her tankın yeri belli.

IMG_20221214_121945

Tüm hazırlıklar bitince sıra geldi elyaf kaplamaya. Arkadaşım Mehmet Ertekin elyafı fazla göndermiş sağ olsun İki tanka yetecek kadar elyaf var. Hatta fazlası bile kalacak. İlk önce tankın alt kısmını kaplayacağım. Elyafı ters çevrilmiş tanka seriyorum.

IMG_20221214_123040

Serdiğim elyafın fazlalıklarını kesip epoksi uygulayarak yapıştırıyorum.

IMG_20221214_152315

İki tankın da işlemi tamamlandı. Alt kısımlar elyaf ile kaplanıp epoksi ile yapıştırıldı. Haliyle epoksinin kuruması 3 saati buluyor. Havalar da kış ayları ve soğuk olunca kuruma işlemi daha da uzayabiliyor. Bu nedenle her gün bir işlemi yapıyorum. Saçakların fazlalıklarını tıraşlıyorum.

IMG_20230105_121039

Üst kısmına elyaf kesip epoksi sürüyorum fırça ile.

WhatsApp Image 2022-12-15 at 16.15.06

Epoksiyi ölçülü ve yerinde kullanmayı öğrendim. Üst taraftan arta kalan epoksiyi gövdenin yanlarına sürüyorum ki yabana gitmesin. Rüzgarda dalgalanan kız resmine epoksi uygularken.

WhatsApp Image 2022-12-15 at 16.15.03

Üst kısmı da bittikten sonra fazlalıklar tıraşlanıp zımpara yapıyorum. Sonrasında birer kat daha epoksi uyguluyorum son kat olarak. Gövdeler cam gibi oldu. Tankın yandan görünüşü.

IMG_20230105_124957

Bu kez tankları çatıya çıkardım. Burada yedişer kat vernik uygulayacağım. Verniği sabah bir kat, akşam bir kat uyguladım. Verniğin uygulama aralığı en az 8 saat olmalı. Bu işlem bir haftadan fazla sürdü. Tankın biri yerde, biri tezgahın üstünde ters olarak duruyor.

IMG_20230117_230646

Arkadaşım Mehmet Emiral tankın üst kısmına epoksi uygularken videomu çekmiş. Videonun linki aşağıda, iyi seyirler.

https://youtu.be/CzO0Sv4yLTE

Tanklar bitirilip hazır hale getirildi. Tankları gövdeye tutturmak için krom profil alıyorum. Şimdilik anlatacaklarım bu kadar, kano maceraları devam edecek.

Kano Maceraları 2

18 Ekim 2022 Salı

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

 

Bir hayalim olmalı

Öylesine değil

Yelkenleri açtın mı

Denizler neymiş, okyanusları aşmalı

Öylesine değil

Bir hayalim olmalı

Bir kürek, bir yelken

Açılmalıyım denizlere

Özgür bir denizci gibi

Rüzgarda saçları dalgalanan kız gibi olmalı

Yaptığım kano

Kız gibi olmalı

Urim Baba’CAN Mayıs 2023

 

Öne çıkmış olan görsel, Kanonun içinde Bacanağım Selahattin Kelmen oturduğu yerden bana doğru dönmüş, elinde kahve fincanı, başında siperli şapka. Gözleri gölgede kalmış. Mavi yelken öylece duruyor direkte, rüzgar yok. Koltuğun arkasında Gemisini yürüten kaptan yazıyor. Kanonun ortasında tahtalarla iki yana tutturulmuş dengelik plastik borular.

NOVATEK CAMERA

İlk kano maceramda görüldüğü üzere kano çok iyi ama dengede tutmak bir hayli zor. Kanoyu dengede tutmanın yolu iki yana denge boruları yapmak geldi aklıma. Kanocu arkadaşım Ersan Bekin bana elinde plastik boru olduğunu söyledi. Ben de getir bir bakayım dedim. Sağ olsun üşenmedi, getirdi. Kano arkadaşlığı böyle olmalı. Yanına da kendi kanosunda kullandığı tankı getirmesini söylemiştim incelemek için. Getirdiği boru 110 mm çapında 2 metre boyunda bir boru. Ağızları kapatılmış. İçine de köpür ve poliüretan ile doldurmuş. Tankı şöyle bir inceleyip gözden geçiriyorum. Hemen kafamda projelendirip bir kenara koyuyorum. İleride yapacağım aynılarından.

Gelelim boruya, 2 metre kano için çok büyük. Ersan tek olarak bir yana bağlamak için hazırlamış ama tankları yapınca bu boruya gerek kalmamış. Ben boruyu tam ortadan kesip, kesilen yerlere tapa yapıyorum. Elimde olan gürgen tahtadan da kalın çıtalar kesip plastik boruyu gövdeye tutturuyorum. Bunun için uygun cıvatalar kullandım. Ortaya da bir dikme, iki yandan gelen boruları tutturuyorum. Kano tezgahın üstünde, iki yana tutturulmuş mavi boyalı plastik boruları çekiyorum.

IMG_20221014_162915

Denge boruları hazır olunca uygun bir zamanda bacanağım Selahattin Kelmen yanıma geliyor. Kanoyu bulunduğu yerde, marangoz atölyesinde kano taşıyıcı arabasına yerleştirip bağladık. Yanımıza diğer malzemeleri ve kahve takımları olan çantayı da alıp İnciraltı kent ormanına kadar yürüyerek götürdük. Kıyıda yan boruları kanoya sabitliyoruz cıvatalarla. Ardından yelken direğini yerine taktık. Ve denizdeyiz. Havada rüzgar yok, durgun. O yüzden yelken pek işe yaramıyor. Yelken direğinin tepesinde küçük bir Türk bayrağı dalgalanıyor. Bacanağımı önde oturmuş olarak çekiyorum.

NOVATEK CAMERA

Kano denizde gayet düzgün ve dengeli duruyor. Kendime güven geldi, düşünüp tasarladığım denge boruları işe yaramıştı. Kanoda istediğim gibi hareket edip ayağa kalkabiliyorum. Dengede herhangi bir bozulma olmuyor. Neşem ve keyfim yerinde. Mutluyum. Kendimi bacanağım ile elçek resim çekiyorum. Resimleri su geçirmez kamera ile çekiyorum.

NOVATEK CAMERA

Kanoyu dükkandan alıp buraya gelmek, sonra boruları kanoya bağlamak bizi epey yordu ve acıktık. Havada hafif bir rüzgar esiyor, belli belirsiz. Kanoyu kürekle döndürmenin imkanı yok, dümen işe yarıyor burada. Yekeyi iskele yönüne çevirdin mi sancak tarafına hemen dönüyor. Bacanağım gevrek ve meyve suyu almış gelirken. Yemeye başlamadan önce rüzgarın estiği tarafa gidebildiğimiz kadar kürek çekip kanoyu serbest bırakıyoruz. Kanonun henüz çapası yok. Gevrek ve meyve suyunu acıkmış olarak afiyetle yiyoruz. Bu ilk defa oluyor. Kanoda öğle yemeği.

Yemeğin üstüne ne gider? Bu sorunun cevabını hepiniz verebilirsiniz; Kahve. Hemen çantamdan kahve takımlarımı çıkarıp kahve yapmaya başladım. Lagün ortasında Dünya tarihinde ilk defa kahve piştiğine tanık oluyorum. Kahvenin kokusu çarşaf gibi deniz yüzeyine yayılıyor. Kahve ocağım önümde kutunun üzerinde. Kahve fincanında köpüklü kahve dolu ayaklarımın ucunda.

NOVATEK CAMERA

Bir fincanı da önde oturan bacanağıma ikram ediyorum. Kahve fincanı elinde poz veriyor bana. Ben de çekiyorum mavi deniz, mavi yelken ve mavi gökyüzü ile birlikte. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

NOVATEK CAMERA

Ben de fincanımı öne uzatıp bacanağım ile birlikte çekiyorum.

NOVATEK CAMERA

İskele tarafındaki boru su içine iyice batmış durumda çekiyorum.

NOVATEK CAMERA

Sancak tarafındaki boru da biraz havada, pek dengeli bağlamasam da kanoyu dengede tutuyor.

NOVATEK CAMERA

Kanoda öğle yemeğimizi yedik, üstüne de keyif kahvelerini içtik. Neşem ve keyfim yerinde. İçimde inanılmaz duygular var. Heyecanlıyım anlayacağınız. İstediklerim yavaş yavaş gerçekleşiyor. Aşağıdan kanoyu ve yaptıklarımızı gösterir video var, İzleyebilirsiniz. Su geçirmez kamerayı istediğim gibi çekmiyor. Düğmelerinde biraz problem var. Bazen çekimde kalmış kendi kendine çekmiş durduğu yerde, ama fazlalıkları kesip attım.

Video aşağıda.

Bir süre lagün içinde dolaşıp durduk. Yeterince kano zevkimizi aldıktan sonra karaya çıkıp bağlantıları çözerek tüm malzemeleri kanonun içine yerleştirdik. Taşıyıcı araba üstüne kanoyu bağladıktan sonra yürüyerek marangoz dükkanına geldik. Kanoyu tezgahın üzerine koyup eşyaları alarak mutlu bir şekilde, yaşadığımız kısa kano macerasını düşünerek eve geldik. Şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Kano projeleri ve kano maceralarına devam edeceğim.

 

Kano Maceraları 1

8 Ekim 2022 Cumartesi

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

(Tüm resimleri Mehmet Emiral çekmiştir)

 

Gemisini Yürüten Kaptan

Rüzgarın esintisi vurur yüzüme,

Saçlarım dalgalanır denizde çırpınan kano misali

Böyledir benim dünyam

Özgürlüğe giden yolda

Yürütüyorum gemimi

Tıpkı bir kaptan gibi, enginlere

Yelken açacağım

Korkusuzca

urimbaba’CAN 2022 Ekim

 

Öne çıkmış olan görsel, kanonun arka koltuğuna oturmuş denizde kürek çekiyorum.

MEL_8979

Uzun araştırmalar, projeler ve bir kaç kez prototipini yaptığım kanoyu yaklaşık beş ayda tamamladım. Daha önceki yazımda yapım aşamasını tek tek resimlerle anlattım. İlk defa kano yapmama rağmen, bir kaç hata dışında istediğim biçimde oldu. Yaparken öğrendim ve bir daha yaparsam edindiğim tecrübe ile daha iyisini ve kısa sürede yapabileceğimi biliyorum. Kano ile ilgili tüm hazırlıklarımı bitirip denize kavuşma gününü 8 Ekim Cumartesi olarak kararlaştırdım. Cumartesi günleri normalde kahve etkinliği oluyor. Bu Cumartesi kahve etkinliği yerine kanoyu denize indirme günü ilan ettim. Öncesinden bir şişe şampanya aldım. Denize indirirken gelenekleri yerine getirmemiz gerek.

Sonunda 8 Ekim günü gelip çattı. Komşum olan Erkan Kökten ile daha öncesinden sözleşmiştik. Bana götürmek için yardım edecek. Öğlen olmadan marangoz atölyesinin arka bahçesinde duran kanonun yanına geldik. Tekerlekli taşıyıcı üzerine koyduktan sonra kayışlarla bağladım bir güzel. Kürekleri, yelken direğini ve diğer malzemeleri kanonun içine yükledim. Bahçeden sokağa çıktık ve ilk resmimi Erkan çekiyor. Kanoyu tek elimle tutuyorum. Tekerlekler üzerinde gayet iyi duruyor. Arkada dut ağaçları henüz yapraklarını dökmemiş, hala yeşil.

WhatsApp Image 2022-10-08 at 10.28.17 (1)

Ara sokaklardan ana caddeleri geçip kent ormanına geldik. Mehmet Emiral fotoğraflarımızı çekecek. Kent ormanı içinde yürürken uzaktan çekiliyoruz, yanımda Erkan var.

MEL_8670

İyice yaklaşınca bir daha çekiyor, ben de el sallıyorum geliyoruz diye. Erkan yanımda yürüyor.

MEL_8677

Kanoyu tam ortadan bağlayınca tek elle rahatça dengede tutup yürütebiliyorum. Adı üstünde; “Gemisini Yürüten Kaptan” Üstümde enine mavi – beyaz çizgili tişört var. Arkadaşım Bahar Amerika’dan özel olarak benim için getirdi sağ olsun. Başımda gri renkli siperli şapka var.

MEL_8681

Kahve yaptığım yerde kıyıdaki kumsala geliyoruz. Denize buradan gireceğim. Dolan suları boşaltmak için tasları iple bağlıyorum. Bağlamamın nedeni tası kaybetmeyelim denizde.

MEL_8688

Jale denize kavuşmayı bekliyor. Bu gün hava biraz rüzgarlı o yüzden kızın saçları dalgalanmış rüzgarda. (Daha önce rüzgarda saçları dalgalanan kızın resmini yakmıştım bordaya)

MEL_8690

Kürekleri de bağlıyorum kanonun halkalarına. Küreğin arkasında “kaptan urimbaba’CAN” yazıyor.

MEL_8691

Ön yüzeyinde ise; Jale ve sancak yazılı. Bu sağ tarafı temsil ediyor.

MEL_8692

Koltukların arkasında da; “Gemisini yürüten kaptan urimbaba’CAN, altta tüylü, cezveli ve çarklı logom kaptan Urim Baba yazılı. Solda kanonun ismi Jale yazıyor yan olarak.

MEL_8693

Bu da küreğin sol tarafı, yani İskele tarafı yazılı.

MEL_8694

Bacanağım Selahattin Kelmen da beni yalnız bırakmıyor bu gün. Elimde kürekle poz veriyorum bacanağım ile. Arkada huysuz ihtiyar Şerif Kılavuz da kadraja girmiş. Kano hala tekerlekli taşıyıcı üzerinde.

MEL_8695

Arkeoloji öğrencisi Ersan da kendi olanakları ile kano yapmış, sosyal medyadan benim kano yaptığımı görünce yanıma geldi, tanıştık. O da kendi kanosunu getirip deneyecek. Kanoyu basit biçimde yapmış. İskelet olarak kontrplaktan kesip birleştirmiş. Üzerine kot pantolon kumaşı ile kaplayıp epoksi sürüp beyaz boya ile boyamış. Kanonun ön alt kısmı sivri ve çıkıntılı yapmış ileri doğru. Pazar arabası ile kent ormanına getirmiş kanoyu. Kanosu çok hafif ve bir kişilik. 2.5 metre uzunluğunda. Şerif Kılavuz yakından inceliyor kanoyu, kafasına yatmış olmalı ki kendisine benzeri bir şey yapmayı düşünmeye başladı bile.

MEL_8698

Yelken direğinin tepesine Türk bayrağını takarken.

MEL_8700

Üzerime balık adam elbisemi giyiyorum, kısa kollu ve kısa bacaklı. Elbisenin yanları sarı, önü siyah renkte. Kanonun yanında poz veriyorum.

MEL_8706

Bu gün aramıza katılanlar resim çekiliyoruz. Katılanlar; Bahar Sungu, Selahattin Kelmen, Hakan Urkun, ben, Ersan Bekin, Şerif Kılavuz, Serhat Özuyguntaş, Erkan Kökten ve resimleri çeken Mehmet Emiral. Toplam 9 kişiyiz.

MEL_8713

Üzerime can yeleğini giyiyorum. tekerlekli taşıyıcıyı kenara götürüyorum elimle kaldırıp, ayak altında dolaşmasın.

MEL_8718

Yelken direğini kontrol ediyorum, bu rüzgarda denemek riskli olabilir. Henüz kanonun denizde nasıl duracağını bilemiyorum. O yüzden yelken direğini takmayacağım.

MEL_8721

Ersan da kendi kanosunu hazırlıyor. Kanonun iki tarafına yan destek kayıkları yapmış. Profil ile gövdeye bağlıyor.

MEL_8723

Hazırlıklar tamamlandı, sıra geldi denizci geleneğine, şampanya patlatmak. Şampanya şişesini çantadan çıkarıp elime aldım. Telle bağlı tapasını açmadan önce çalkalıyorum şişeyi. Arkadaşlar yanıma toplandı.

MEL_8730

Şampanyayı patlatırken Erkan Kökten tarafından çekilen video aşağıda. İyi seyirler.

Tam şarap patlarken çıkan köpükleri Mehmet Emiral çekiyor. Köpüklü şarap kadehlere doluyor. Bahar kadehi köpüklerle dolduruyor.

MEL_8736

Dolan kadehler kanoyu denize kavuşturmak için kaldırıldı.

MEL_8741

Birer yudum da olsa şampanyaları içiyoruz sağlığımıza.

MEL_8748

Şampanya töreni bitti ve geldi kanoyu deniz ile buluşturmaya. Ersan ve Erkan bana yardım ediyor. Ben dümen tarafından tutmuş halde denizdeyim.

MEL_8749

Erkan ıslanmamak için kanoyu Ersan’a bırakıyor. Kano denize kavuştu sonunda.

MEL_8756

İlk önce kanoyu elle kontrol edip denizde nasıl durduğuna bakıyorum. Deniz çalkantılı olsa da duruşu mükemmel, tam istediğim gibi.

MEL_8759

Kanoda ağırlık olmadığı için su yüzeyinde en üst seviyede duruyor.

MEL_8772

Dalga hafif te olsa kanoyu çevirmek zor oluyor. Ersan da bana yardım ediyor.

MEL_8775

Böyle dalgalı havada kanoya binmekten vaz geçiyorum, karaya çıkmaya karar verdim.

MEL_8778

Kanoyu lagün içinde deneyeceğiz. Taşıma arabasına bağlıyorum kayışlarla. Ersan da kendi kanosunu orada deneyecek.

MEL_8788

Erkan önde, ben arkada kanoyu yürütmeye başladık orman içinde.

MEL_8797

Yola çıkınca tek başıma, tek elle kanoyu yürütüyorum. Bisikletiyle Serhat yanımda geliyor.

MEL_8806

Barış Manço köprüsünün kıyısında, lagün içine geldik. Bacanağım yelken direğini eline almış. Ben de hazırlık yapıyorum. Kano araba üstünde duruyor.

MEL_8809

Erkan Ersan ile birlikte kendi kanosunu pazar arabası ile taşıyorlar.

MEL_8813

Kanoyu arabadan çözüp denize indiriyoruz. Arkada iki kişi, önde ben kanoyu denize indirirken.

MEL_8817

Lagün içinde dalga olmadığı için su yüzeyi durgun. Ama rüzgar az da olsa esiyor. Düz denizde de kano gayet iyi duruyor. Ben deniz içindeyim. Lagün içi derin değil, diz boyu.

MEL_8822

Kimse kanoya binmeye cesaret edemediği için ben tek başına biniyorum. Arka koltukta oturdum, üzerimde can yeleği var. İlk binişim, ilk heyecanım. Bakalım nasıl gidecek diye iskele tarafındaki (sol) küreği çekiyorum. Ardından tam sancak (sağ) taraftaki küreği denize daldırırken.

MEL_8824

Denge kayboluyor ve sancak tarafına doğru yatmaya başlıyor kano. Küpeşte su yüzeyinde, neredeyse içeriye su dolacak.

MEL_8957

Ve toparlayamadan cup denize düşüyorum bir anda. Ne olduğunu anlayamadan denizdeyim. Kano su aldığı için yan duruyor denizde.

MEL_8825

Neyse ki karaya yakınım, hemen içi su dolmuş kanoyu kıyıya yaklaştırdım. Arkadaşlar da bana bakıyor.

MEL_8843

Flamingo kuşları da bana bakıyor. Bir tanesi de kanatlarını açmış uçuyor. O muhteşem renkleri ortaya çıkıyor böylece. Siyah – turuncu renginin uyumu. Uçan flamingo kuşu beni havadan izliyor.

MEL_8854

Ersan da kanosunu denize indirmiş deniyor. Denge tanklarını takmış, küçük yelkenini de açmış. Yelken beyaz- mavi şeritli. Ersan kürek elinde poz veriyor. Kano küçük ve dengeli görünüyor.

MEL_8913

Kanonun içindeki suyu boşaltıp bir kez daha kanoya biniyorum, bu kez dikkatliyim. Kürek çekerken bir taraftan da gövdem ve ayaklarımla ters hamleler yapıp dengede kalmaya çalışıyorum. Bu biraz zorluyor beni ama denize düşmeden kürek çekebiliyorum. Ben biraz ilerideyim, Ersan da kanosuyla daha önde.

MEL_8898

Mehmet Emiral yakınlaştırıp beni kürek çekerken resmediyor. Dümen kalkık durumda. Salma ise deniz dibine değdiğinden yukarıda. Salma hafifliğinden dolayı su kaldırıyor yukarı doğru. Sancak tarafındaki kürek deniz içinde. İskele tarafındaki kürek ise havada.

MEL_8970

Kanonun altı dar ve hafif yuvarlak olduğu için çabuk dönüyor. Epoksinin kayganlığı da hareketi hızlandırıyor. Kürek çeke çeke bir süre sonra alışıyorum dengede durmaya.  Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

MEL_8979

Ersan kanosu ile ilk denemesinden memnun, yüzünde mutlu bir gülümseme var. Karaya doğru kürek çekerken.

MEL_9077

Ersan kanosunu karaya çekmiş. Ben de peşinden karaya yanaşıyorum. Ersan burundan tutuyor kanoyu. Ben ise kanoyu dengede tutmaya çalışıyorum kürek darbeleri ile.

MEL_8981

Kano kıyıda iken iniyorum. İki kanocu karşılıklı konuşuyoruz. İkimiz de ilk defa kanomuzu deniyoruz. İlk tecrübelerimizi yaşadık ve birbirimizle paylaşıyoruz. Denizde ilk kürek çekmemle devrilince bir daha devrilmeden lagün içinde dolaştım. Sadece yönünü kürekle çevrilmesinin zor olduğunu öğrendim.

MEL_8988

Kano karaya çekili durumda. Arkadaşlarla bir poz çekiliyoruz. Ben çok mutluyum.

MEL_8992

Ersan’ın kanosunu alıp deniyorum. Kanonun yan tankları işe yaramış Kano gayet iyi bir dengede duruyor. Kürek çekmesi biraz zor, nedeni ise kano yanları yüksek biraz. Ama istediğim biçimde kürek çekip dönebiliyorum.

MEL_9019

Arkadaşlar da kıyıda, kumsalda oturmuş beni izliyorlar. Perihan Acun ve oğlu Ömer Kemal de aramıza katılıyor.

MEL_9023

Kanoyu kıyıya yanaştırıp küçük Ömer Kemal’i Ersan’ın kanosuna bindiriyorum. Ömer Kemal’e can yeleğini giydiriyorum ne olur ne olmaz.

MEL_9030

Ömer Kemal arkada, ben önde lagün içinde dolaşıyoruz.

MEL_9031

Gayet güvenli biçimde dolaşıp karaya yaklaştık. Ömer Kemal bu gezintiden memnun.

MEL_9046

Ersan öne, ben arkaya biniyoruz benim kanoya. Birlikte kürek çekiyoruz.

MEL_9088

İki kişi olunca ağırlıktan kano biraz daha denize daldı ve denge daha iyi oldu. Hafif te olsa dengeyi rahatlıkla kontrol edebiliyorum. Ersan önde, ben arkada, kürekleri çapraz tutmuş halde poz veriyoruz kameraya.

MEL_9098

İkimiz de senkronu tutturup kürek çekiyoruz. Kanoyu kullanmanın zevki içimize işliyor.

MEL_9100

Artık bu kadar deneme yeter diyerek karaya çıkmak için karaya yaklaştık.

MEL_9102

Kano karaya değince, mutlu bir şekilde kanodan iniyoruz.

MEL_9110

Kanoyu denemenin mutluluğu içinde eve yürüyerek varıyorum. İlk tecrübelerimi yaşadım. Bir kaç gün sonra kendi başıma kanoyu denemeye karar verdim. Bakalım tek başıma denize götürüp kanoyu kullanabilecek miyim. Tek başıma kanoyu arabaya yükleyip bağladım. Denge güzel olunca kanoyu yürüyerek deniz kıyısına doğru götürmeye başladım. Su altı kameramı çalıştırıp kendimi çekiyorum videoya. Gayet iyi götürebiliyorum. Videosu aşağıda, iyi seyirler.

Kanoyu lagün dibine kadar tek başıma götürdüm. Bu kez yelken direğini almadım, sadece bir kürek yeterliydi. Kanoyu arabasından indirip denize kavuşturdu. Su altı kameram ile Jaleyi yakından çekiyorum saçları dalgalanan kız ile birlikte. Kano denizde, küpeşte altındaki hortum dalga için, ayrıca hava tankı.

NOVATEK CAMERA

Kanonun kıç tarafında dümen ve barışın simgesi olan logoyu yakından çekiyorum deniz seviyesinden.

NOVATEK CAMERA

Kanoyu tek başıma lagün içinde kullanıyorum. Daha önceki tecrübelerimden edindiğim kadarı ile kanoyu devirmeden, dengeli biçimde kullandım. Kano kabuğu kaygan olduğu için, ayrıca altı düz olmadığı için çabuk dönüyor ve kürek çekmede zorlanıyorum. Kafamda yeni proceler, yeni çözümler geçmeye başlıyor. Kanoyu bir süre kullanıp geleceğe dönük yeni çözümler ürettikten sonra karaya çıkıp kanoyu arabaya yükleyip bağlıyorum. Yürüyerek marangoz atölyesine vardım. Tezgahtaki yerine marangoz arkadaşım Özcan ile birlikte koyuyoruz.

Kanonun yeni maceralarında görüşmek dileği ile şimdilik hoşça kalın.