Etiket arşivi: sıvı çivi

Adım Adım Kano

Gemisini Yürüten Kaptan

Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim
Ama silinmiş, ner’deyse bir şey kalmamış
Çok eskiden çok, ta gençlik yıllarımdan
Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim
Bir giysiydi sanki yaseminler
Ağustostaydı, ağustosta bir akşam
Gözlerini hatırlıyorum biraz, sanırım maviydiler
Ah evet maviydiler, mavi gök yakuttan
Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim
Ama silinmiş, ner’deyse bir şey kalmamış
Çok eskiden çok, ta gençlik yıllarımdan
Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim

Ömer Zülfü Livaneli / Kostas Konstandinos Kavafis

 

Öne çıkmış olan görsel, gözleri kapalı genç bir kız, saçları uzun, geriye doğru dalgalanmış, kulağında inci küpesi ve boynunda şal var. Şal da geriye doğru dalgalı. Başının üstünde cam damlası, yanında Jale yazıyor.

IMG_20220818_094350

Az ilerdeki sınıfıma doğru koridorda yürürken teneffüs neredeyse bitmek üzere. Ama acele etmeden yürüyorum. Tavandaki kirişlere bakıyorum. Tavan beyaz, kirişler gri renklerle boyalı, koridorun duvarları ise çok açık maviydi. Gözüme kirişteki zile takıldı. Metal çanın yanında ince demir sapın ucundaki küçük top hazır bekliyordu çana vurmaya. Çok az kaldığını hissediyordum. Teneffüse çıkalı 9 dakikayı geçmişti. Birazdan hademe zilin elektrik düğmesine basacak. Gözüm zile takılınca daha gerideki tavan kirişinde sanki bir şeyin hızlıca hareket ettiğini hissettim. Ama hareket eden şeyin ne olduğunu göremedim. Belki de bana öyle geldi. Açık olan sınıfın kapısından içeriye girdim. Sınıf arkadaşlarımın çoğu sırasına yerleşmiş, yeni derse hazırlanıyorlar. Kimisi de karşılıklı konuşuyordu. Sınıfta kız ve erkek öğrenciler olmasına rağmen kızlar yan yana, erkekler yan yana oturuyordu. Kız ile erkek öğrencinin aynı sırada oturması olanaksızdı. Örf ve adetlerimize uymuyordu da. Halbuki Türkiye’ye göç etmeden önce Kosova’da okuduğum sınıfta kız ve erkek öğrenciler bir sırada oturabiliyorduk.

Ben diğer öğrencilerden bir yaş daha büyüktüm. O yüzden arka sıralarda oturuyordum doğal olarak. Benim gibi sınıfta kalmış bir kaç arkadaşım daha vardı. Hatta benden de büyük olan üç öğrenci var. Biz sınıfın abileri olarak en arka sıraları işgal etmiş durumdayız. Haliyle en yaramazları da. Gürültünün çoğu arka sıralardan çıkıyordu.

Benim sıram en arkadan bir öndeki, pencereden bir sıra içeride. Sınıfa girip sıraların arasından geçerken, ikinci sırada oturan saçları örgülü kıza gözüm ilişti. Beyaz gömleği üzerine bordo yelek giymişti. Örgülü saçları omuzunun arkasında, arkadaşıyla konuşurken başını çevirdikçe bir gömleğin beyaz kısmında, bir bordo yeleğin olduğu yere hareket ediyordu. Kızın ismi Jale, sınıfın çalışkan öğrencilerindendi. Sakin, fazla hareketli olmayan Jale oturduğu ikinci sıranın gerisine geldiğini hatırlamıyorum. Sınıfa girip çıktığında ikinci sıraya gelip yerine oturur. Teneffüs zili çaldığında kalkıp sınıftan dışarı çıkardı. Bazen de tahtaya kalkar dersi tebeşirle yazardı. El yazısı da çok güzeldi. Harfler sanki telgraf tellerine konmuş kuşlar gibiydi. Jale’nin sınıftaki hareket alanı bu kadardı ve arka sıralar daha geniş bir alanı kapladığı halde bu dar alanı kullanıyordu.

Sırama gelip oturdum, sıranın üstü boştu. Teneffüse çıkmadan önce sıranın üzerindeki kitap, defter ve kalemleri çantama koymuştum. Şimdiki ders Türkçe dersiydi. Türkçe kitabımı çıkarıp koyarken gözüm ön sıralarda oturan Jale’yi gördü. O da geriye dönüp bana bakıyordu. Ve göz göze geldik. Mavi iki çift göz, birden içim yandı, yüreğime ateş düştü bir anda. Damarlarımdaki kan alev alev tüm vücudumu kaplamıştı. Küçük kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyordu. İki mavi gözden gelen görünmez ışın gözlerimden içeri doğruca kalbime bir ok gibi saplanmıştı. Şimdiye kadar hiç böyle olmamıştım. Bir anlık göz göze gelmek insanı ne hale getiriyor.

Koridordaki zil çanına küçük topuz saniyede 50 kez vurmaya başlayınca kendime geldim. Bir an kapının üstünde bebek yüzlü küçük bir melek gördüm. Beyaz kanatları sürekli çırpıyor, öylece kapının üstünde duruyordu. Elinde yay vardı, ok dolu sadağı da baldırında bağlıydı. Bebek yüzü ile bana bakıp gülümsedi. Arkasında da annesi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın duruyordu. O da gülümsüyordu. Bunlar Aşk tanrıçası Afrodit ve insanları birbirine aşık eden oğlu Eros olmalıydı. Okunu Jale’nin mavi gözlerinden geçirip kalbime saplamıştı bir anda. İkisi bir anda gözüme görünüp gülümsedikten sonra kayboldu.

Size bu anımı anlatmak istedim. Tıpkı şarkıdaki gibi. Bu benim bir kız ile göz göze gelip aşık olduğum bir andı. Ve ilk aşkımı yaşamıştım.

Daha önce kano yapımını iki proje ile anlatmıştım. Bu projede kanoyu mukavvadan yapmıştım. Şimdi geldi gerçeğini yapmaya. Yapacağım kano denizde yüzecek ve beni hayallerime kavuşturacak. Aslında geçen yıl yapmayı tasarlamıştım ama evdeki bazı tadilatlar ve işler nedeniyle bir yıl kadar gecikti. Bu arada kanoyu nasıl yapacağımı kafamda iyice tasarladım. Kano yapmak için gerekli malzemeler;

1  Marin kontrplak

2 Elyaf

3 Epoksi yapıştırıcı

4 Kestirme fırça

5 Biraz da ustalık

6 Deneme – yanılma

Epoksi yapıştırıcısı ile daha önce çalışmamıştım, nasıl yapılır, elyaf üzerine nasıl sürülür, bunları bilmiyorum. Öğreneceğim artık. Kanoyu yapmak için en önemlisi de yer. Nerede yapacaktım kanoyu? Neyse ki eski ustam, marangozluğu ve mobilya yapımını öğrete ustam Özcan Gürses bana dükkanın bahçesinde yapabilirsin deyince hazırlıklara başladım. Mahalle arkadaşım Mehmet Ertekin Büyük yat ve tekneleri imal ediyor. Atölyesi Göcek’te. Bir atölyesi daha var; Dalaman’da. Bu yıl bahar biraz gecikti sanki. Havalar bir türlü ısınmıyor. Havaları ısıtıp baharı getirmek için bir tur yapmalıyım. Salgın yüzünden doğru dürüst tur da yapmamıştım.

Ayrıca Kasım ayının son gününde kulaklarımdaki salyangozda kristaller yerinden oynayınca dünya bir döndü ve hala düzelmedi. Yani vertigo olmuştum. Bir süre evde yattım kafam düzelesiye kadar.  Yaklaşık üç ay kadar sürdü. Kısa kısa bisiklete binmeye başladım. Canım da sıkılıyor evde oturmaktan. Bahar turu yapmaya karar verdim bisikletle. Bahar turumun asıl amacı Göcek’te atölyesi olan arkadaşım Mehmet’ten kanoyu nasıl ve neyle yapacağımı öğrenmek. Haliyle yolda uğrayacağım bir çok dostumu da görecektim. Bir taşla üç kuş vuracaktım. Dostlarımla hasret, bisiklet turu ve kano yapımın için teknik bilgi. Tura tek başıma çıktım, ağır ağır yol aldım. Bir çok dostumu görüp doğada, yolda yalnız kalmanın tadını yaşadım. Sonunda hedefime ulaşım arkadaşım Mehmet’ten gerekli bilgi ve desteği aldım Bana Elyaf ve epoksi desteği sağlayacak.

Ben sadece marin kontraplak aldım. Haliyle ne kadar gideceğini bilmediğimden 2 plaka 4 mm kalınlığında kontraplak. 1 Plaka da 6 mm kalınlığında kontraplak. Kontrplakları marangoz atölyesine bıraktım. Marangoz atölyesinin arka bahçesinde zemini düzelttim. 4 Tane  sıpayı dizeledim. Üstüne de eski elbise dolabından çıkan suntaları birleştirip kanoyu yapacağım tezgahı hazırladım. Tezgah 120 X 550 cm ölçülerinde. Tezgah üzerinde rahatça kanoyu yapabilirim.

Aşağıdaki resimde sıpalar üzerinde suntalar birleşmiş halde tezgah. Solda duvara dayalı kontrplaklar.

IMG_20220527_154345

İlk önce iki plakayı yan yana tezgahın üzerine koyup birleştirdim. Boyu 5 metre oldu. Plakalar biraz dışarı taşsa da önemli değil.

IMG_20220527_154553

Kafama takılan şeylerden birisi 5 metre boyunda olacak küpeşte çıtaları. Aklıma küpeşte çıtalarını kontrplaktan yapmak geldi. Hesaplarıma göre bir tabaka daha kontraplak almam gerektiği ortaya çıktı. Bir kontraplak daha aldım ama daha önce aldığım yerden değil, başka yerden aldım. Aldığım kontraplak ölçüleri 6 mm, 170 X 220 cm ölçülerinde. Bu kontrplağın yüzey ölçüsü daha fazla ve küpeşte çıtalarına yetecek ölçüde. Hatta artıyor bile. Tabakadan 4 cm eninde 12 parça kesiyorum. Bu kestiğim parçalardan üç tanesini  sıvı çivi sürerek yapıştıracağım birbirine. Aşağıda çıtalara sıvı çivi sürerken görüyorsunuz. Tezgahın üstünü ve yapacağım kanoyu örtecek kadar naylon alıyorum. Boyutları 200 X 600 cm ölçülerinde. Sıvı çiviyi sürdükten sonra üst üstte koyup sıkıştıracağım işkenceleri de hazırladım. Çıtanın boyu 520 santim olacak, o yüzden bulabildiğim küçük işkencelerden 20 tane kadar topladım.

IMG_20220602_113558

Sıvı çiviyi sürdüm, 3 çıtayı üst üste koyup işkencelerle sırayla sıkıyorum. Haliyle çıtaların boyu 5 metreyi geçtiği için işkenceler yetmiyor. Ben de hava tabancalı tel zımba kullanıyorum arada.

IMG_20220602_115532

Sırayla, acele etmeden dört tane 18 mm kalınlığında çıta elde ettim. Sıvı çivi 3 saatte kuruyor. O yüzden beklemem gerek. Çıtalar bitince üzerini naylon ile örtüyorum.

IMG_20220608_194933

Plakaların yanlarını ortadan ön kısmına kadar olan yeri çiziyorum. Ön taraf 80 santim, arka taraf 80 santim. Kenarlardan uzun dik üçgen şeklinde hem önden hem arkadan dört parça kesiyorum maket bıçağı ile. Dekupaj aleti ile kesmiyorum. Nedeni kontrplağı parçalıyor keserken. Sonra ön kısmı içeri 25 cm işaretleyip pergel ile çeyrek yuvarlak olarak çiziyorum. Bunun için gerekli olan aletler plaka üzerinde. Pergel, gönye, çıta cetvel, şerit metre, küçük çekiç, tel çivi, kerpeten, kurşun kalem ve takozlu zımpara.

IMG_20220608_193948

Çeyrek yuvarlakları maket bıçağı ile yavaş yavaş kesiyorum düzgünce. Kontrplak 4 mm olunca kolay kesiliyor maket bıçağı ile. Kestikten sonra hafifçe kenarları zımparalayıp düzeltiyorum.

IMG_20220609_182503

Arka kısmada tam ortadan 10 cm kadar işaretleyip iç kısma doğru düz biçimde 10 cm kesiyorum. Burası kanonun kıç kısmına koyacağım dümen yeri olacak. Buna ayna diyorlar.

IMG_20220608_192329

İki plakayı henüz birbirine yapıştırmadım daha. Kabuğu oluşturmak için ortadan ön kısma kadar yanlarda beşer, orta ile birlikte 11 tane yarık yapacağım. Bu yarıkların kenarı 15 mm, uzunluğu 30 cm. Dar ve uzun bir üçgen olacak şekilde çiziyorum. Maket bıçağı ile tek tek kesiyorum üçgenleri.

IMG_20220609_184013

Yarık işleri bitince plakaları sıvı çivi ile yapıştırıyorum ortadan. Böylece 5 metre uzunluğunda iki plaka oluştu. Kontrplak kalınlığı 4 mm olunca bana zayıf geldi. Gerçi plakalar yapıştı birbirine ama daha sağlam olacak şekilde yapmam gerek. Düşündüm, taşındım. aklıma orta yere 50 X 50 kare bir plaka yapıştırmak geldi. Plakayı 6 mm kontrplaktan kesiyorum. Orta yere salma yeri için 40 X 3.6 cm yarık kesiyorum. Plakayı sıvı çivi ile yapıştıracağım.

IMG_20220613_132519

Epoksi yapıştırıcısı ve elyafı arkadaşım Mehmet Ertekin getirdi sağ olsun. Epoksi yapıştırıcısı iki karışımdan yapılıyor. Epoksi beyaz renkte ve iki ölçek maşrapaya atıyorum. Sertleştirici ise bal renginde, daha koyu ve bir ölçek katıyorum. Maşrapanın içinde tahta çubuk ile iyice karıştırıp sürülecek hale geliyor. Resimde biri büyük, diğeri yarısı kadar küçük plastik bidonda görünüyor.

IMG_20220929_084048

Yarıkları yapıştırmadan önce alt kısma epoksi sürüyorum fırça ile. İlk defa epoksi kullanıyorum, tecrübem yok. Ne kadar yapacağımı, ne kadar sürüleceğini bilmiyorum. Epoksi yapıştırıcı komponent bir yapıştırıcı olarak adlandırılıyor. İki karışımlı bir sıvı. Ölçekleri beyaz renkli olan A iki ölçek, sertleştirici diye adlandırılan bal renginde olan B bir ölçek karıştırılıyor. Yapılan karışımı 3 saatte kullanmam gerek. Yoksa donma hızlı biçimde başlıyor ve bir daha kullanamıyorsun. Benim ölçeklerim kahve fincanı. İki fincan A, 1 fincan B olarak hazırladığım yapıştırıcı çok fazla oldu. Artanı da kullanacağım yer olmayınca haliyle dondu. Neyse ki donan kısım maşrapadan kolayca ayrıldı da maşrapayı kurtardım. Plakanın alt kısmına epoksiyi fırça ile uygularken.

IMG_20220617_160544

Sürdüğüm epoksiyi hem alt kısma hem de iç kısma sürüyorum. Sertleşen yerlerin dönmemesi için. Sıra geldi yarıkları birleştirmeye Yarıkları birleştirmek için kalın çıtalardan 7 tane maşa biçiminde hazırladı. Çıtaların arka kısmına kolon ile birleştiriyorum. Ön kısmı açık. Öne doğru olan yere de bir parça çıta çakıyorum ki işkence ile sıkmak için yer gerek. Maşalar altta olacak şekilde üstten tel zımba ile sabitledim. Zımbaları çakarken dirolit parçası ile zımbalıyorum ki zımba telini kırmadan çıkarmam gerek.

IMG_20220620_125149

Yarıklar daha rahat birleştirmek için öne ve arkaya 1 metre yüksekliğinde destek sehpası koyuyorum. Yarıkları tek tek birleştirip yapıştırmaya başladım sıvı çivi ile.

IMG_20220620_133914

Yarıkları alttan işkence ile yaklaştırıp sıvı çivi sürüyorum. Sıvı çiviyi sürdükten sonra yarığı tamamen birleştirip kurumaya bırakıyorum. Sıvı çivi 3 saatte donuyor.

IMG_20220620_135729

Bir kaç kez yarıklar gerilime dayanamayınca bıraktı. Yılmadan tekrar birleştirip yapıştırdım. Sabır gerekiyor bu işi yapmak için. Benim de acelem yok. Çünkü nasıl yapılacağını, neler olacağını bilmediğimden deneme yanılma yöntemiyle yavaş yavaş yapıyorum ve sonunda iki yanda da yarıklar yapıştı. Birleştirdiğimde dirolit parça üzerinde tel zımba çakarak yarıkları sağlamca birleştirdim. İki yanda 11 yarık var. Kano kabuğu oluştu ama yarıklar fazla gelince ortadan ve yanlarından birer yarığı boşa çıkardım. Çünkü yarıklar fazla geldi ve taban neredeyse yuvarlak oldu. İki yanda üçer yarık boşa çıkınca istediğim düzlüğe geldi kanonun altı.

IMG_20220622_171940

Şimdi sıra hazırladığım çıtaları yapıştırmaya. İlk önce iç kısmına çıtaları sıvı çivi sürüp işkencelerle sıkıyorum kenarlara. Bu çıta küpeşteleri oluşturacak. Haliyle işkenceler yetmedi, imdada zımba yetişti. Havalı tel zımba makinesi ile dirolit üstünden zımbalıyorum. Böylece çıta kenarlara tutunuyor.

IMG_20220627_180240

Diğer yana da çıtayı aynı yöntemle yapıştırdım. Sıvı çivi 3 saat sonra kuruyunca hazırladığım 14 tane gergi kayışını aralıklarla takıp germeye başladım. Biraz gerince epoksi sürüyorum tabana. Taban sertleşip kıvrılmasın diye. Daha önce  epoksiyi hazırlarken fincan ile ölçülmeyince fazla gelmişti ve kalan donmuştu. Fire vermemek için ölçüleri küçük ilaç kapaklarını kullandım. Yetmezse bir daha hazırlarım ve nereye, ne kadar gideceğini öğreneceğim.

IMG_20220628_130319

Henüz tecrübe oluşmadı, gergi kayışlarını sıktıkça kabuk oluşuyor. Acele edip fazla sıkınca çatırtılar gelmeye başladı ve çat diye kırıldı içteki plakanın kıyısından. Hemen kanoyu tersine çevirdim, Görünen o ki bir şeyleri yanlış yapmışım ve tam kıvrım yerinden konrtaplak kırıldı iki yanda da.

IMG_20220701_102719

Aynı şekilde arka kısımda da çatlaklar oluştu gördüğünüz gibi.

IMG_20220701_102835

Oluşan bu kırık ve çatlakları önlemek ve onarmak gerek. Arka kısımda tabanda açtığım yarık az geldiği için kıvrım yerinden 80 cm kadar daha uzatıyorum. Kırılan yerleri tahtalarla destekli yarık yerleri birleştirip yapıştırdım sıvı çivi ile. İç kısma destek, üstten de sıkıştırma işe yaradı.

IMG_20220701_104812

İç kısma, yapıştırdığım 50 X 50 plaka fazla geniş geldiği için kenarlardan 12.5 cm kesip çıkardım. Plaka boyutu 25 X 50 cm boyutlarına geldi.  Orta kısımda yarılan yerleri birleştirmek içi gergi kayışları yardımı ile, kayışların arasına küçük tahta parçaları koyarak iyice yanaştırıp yapıştırıyorum.

IMG_20220705_135750

Kanoyu çevirip iç kısmında gergi kayışlarını germeden önce sıcak su ile kıvrım yerlerini ıslatıyorum. Bir süre sonra kayışları germeye başlıyorum. Bu iş günlerce sürdü ve istediğim biçimde kabuk kıvrılmaya başladı sorunsuzca. Ön kısımda da hafif çatlaklar oluşunca 50 cm düz, 80 cm de kıvrım yerlerinden kesiyorum. Böylece burun kısmından iç kısma doğru 130 cm kadar kıvrılmayacak. Artık kano kabuğu formuna geldi. Ön kısımdan çekiyorum kanonun içini. Gergi kayışları iyice gerildi.

IMG_20220708_121504

Bir gün geldiğimde bahçeye bir çırağın işe başlamak için beklediğini gördüm. Henüz yeni uçma alıştırmaları yapan martı yavrusu kanonun nasıl yapıldığını merak etmiş olmalı. İleride denizde göreceği kanoyu yakından inceliyor. Martı yavrusu mavi örtünün üzerinde pembe yastık üzerindeki küçük gri yastık üzerinde duruyor. Tüylerinin rengi henüz kırçıllı, yeni palazlanmış.

IMG_20220712_120320

Martı yavrusu kanoyu denetlerken görülüyor.

IMG_20220712_120332

Kabuk oluşunca tahta çıtaları küpeşteye çakıp sabitledim. Gergi kayışlarının işi bitmiş oldu böylece. Burun kısmının iç tarafını testere ile kesip birleştiriyorum. Sıvı çivi sürüp işkence ile sabitledim ve kurumaya bıraktım.

IMG_20220713_095504

Ön kısım kurudu ve istediğim şekli aldı.

IMG_20220713_172232

Kıç kısma da ölçüye göre 3 tane 6 mm plakayı yapıştırdıktan sonra kestim. Burası dümeni takacağım ayna kısmı olacak. Alttan, üstten, yandan işkencelerle sıkıştırıp sıvı çivinin kurumasını bekleyeceğim.

IMG_20220713_172246

Ön ve arka kısımda işim bitince sıra geldi ortada yarılan yere takviye yapmaya. Alt kısmı tabana göre az yuvarlak kesip 4 mm kontraplak parçasını sıvı çivi sürerek yerleştiriyorum. Hazırladığım kalıp ile işkence yardımıyla sıktım.

IMG_20220714_134447

Diğer tarafı da aynı şekilde ek parça ile yapıştırıyorum aynı kalıpla.

IMG_20220714_194733

Böylece dört bir yanda, dört diğer yanda parçalar yapıştı. Ortada salma yeri ve iki plakayı birleştiren 25 X 50 plaka.

IMG_20220714_203731

Ön kısımdaki burun hava tankı olacak biçimde kapalı bir yer olacak. Yapıştıracağım yere göre plakayı kesip hazırladım. İki tane 6 mm plaka yapıştırılıp 12 mm plaka oluştu.

IMG_20220715_104452

Arka kısma da 12 mm plaka kesip hazırlandı.

IMG_20220715_104505

Arka kısma koyacağım plaka yerine yerleştirilip sıvı çivi sürülüp işkence ile sabitlendi.

IMG_20220715_182613

Aynı şekilde ön tarafa da plaka yerleştirilip sabitlendi.

IMG_20220715_182647

Kano ters çevrilip burun kısmının kesik yerleri iyice yanaştırılıp yapıştırıldı. Bunun için işkence ve gergi kayışları kullanıldı.

IMG_20220719_120624

Şimdilik iç kısım her şeyi ile hazır durumda. Arkadan iç kısmının resmini çekiyorum.

IMG_20220719_174016

Salma yeri kutusunu hazırladım. Kutu ölçüleri 40 cm eninde 40 cm boyunda, iç kısmı da 3.6 mm genişliğinde olacak şekilde yaptım.

IMG_20220721_150513

Arka kısmın güverte parçasını kesiyorum İki plakayı yapıştırıp 12 mm kalınlığına getiriyorum.

IMG_20220721_150539

Ön güverteye de 12 mm kalınlığında, sivri uçlu üçgen plaka kesip hazırladım.

IMG_20220721_150629

Salma plakası üç tane 6 mm yapıştırılıp 18 mm ölçülerine getirdim. Plakaları sıvı çivi ve işkencelerle yapıştırdım sağlamca.

IMG_20220721_152147

Hazırladığım salma kutusunu yerine alıştırıyorum.

IMG_20220721_152410

Salma kutusunun içini elyaf döşeyip epoksi sürerek kurumaya bıraktım. Epoksiyi sürmek için 5 santimlik küçük rulo, sapına da mdf çıta çakıyorum ki içine rahat girsin.

IMG_20220722_111719

Küpeştenin dış kısmına hazırladığım çıtayı sıvı çivi ile yapıştırıyorum. İşkencelerle de sıkarak daha iyi yapışmasına olanak veriyorum.

IMG_20220722_154308

3 Saat sonra kurudu, ön kısmını düzgünce testere ile kesiyorum. Diğer kısma yapıştıracağım yeri hazırlamak için.

IMG_20220722_163018

Diğer çıtayı da uygun açıda kesip ön kısma alıştırdıktan sonra yapıştırma işlemine başladım.

IMG_20220722_171935

Kanonun ön tarafı istenen forma girdi. Önden arkaya doğru resmini çekiyorum kanonun.

IMG_20220727_110323

Salma kutusunu dik olarak yerine epoksi ile yapıştırdım.

IMG_20220727_110344

Kano yanlarını sağlam tutmak için çıta yerine salma kutusuna iki tarafa da yapışık plaka alıştırıp yapıştırıyorum.

IMG_20220727_145845

Salma kutusunu tutan plakaların dibini parça elyaflarla epoksi sürerek sağlamlaştırıyorum. Bu parçalar hem gövdeyi ortadan tutacak hem de salma kutusunu tutacak. Yani işi sağlama aldım.

IMG_20220728_114603

Sıra geldi kanoyu elyaf ile sağlamlaştırmaya. Kanoyu ters biçimde tutacak destekleri hazırladım suntadan. Destekler dışbükey biçiminde. İç kısma değecek yerleri de süngerle kapladım ki gövdeye zarar vermesin. Bu destek parçaları iki tane.

IMG_20220728_130607

Kanoyu ters çevirip içine destekleri yerleştirdim. Desteklerin resmini çekiyorum içeriden.

IMG_20220728_142551

Dış kısmı elyaf kaplamadan önce çatlak, çutlak, delik yerleri kapatmak gerek. Bunun için mikro fiber toz kullanacağım. Mikro fiber o kadar ince ki elinle havaya kaldırınca rüzgar hemen ortama yayıyor. Bunun için toz maskesi kullanmak gerek. Naylon torba içinde bembeyaz renkli mikro fiber görünüyor.

IMG_20220728_142417

İlaç kapaklarında iki ölçek epoksi, bir ölçek sertleştiricisi maşrapa içinde karıp yeterli miktarda mikro fiber katarak macun hazırladım.

IMG_20220728_142453

İlk önce burun kısmındaki yeri mikro fiber macun sürerek başlıyorum.

IMG_20220728_142603

Ardından yarık birleşim yerlerine de mikro fiber macun uyguluyorum. Aslında elimde ince toz halinde talaş var ama mikro fiber epoksi ile karışınca müthiş bir yapıştırma özelliği sağlıyor. Bu konuda uzman olan mahalle arkadaşım Mehmet Ertekin önerdi. Adam koca yatlar yapıyor, bir bildiği vardır mutlaka. Bu çatlak ve delikler önemli, onun için mikro fiber kullandım. Kanonun dış kısmına tamamen mikro fiber macun sürüp bitiriyorum.

IMG_20220728_192713

Titreşimli zımpara makinesi ile dış kısmını zımparalıyorum. Kaymak gibi oldu. Çıraklık yapmaya başladığımda tabelacı ustam derdi ki; “Zımpara önemli, elini sürdün mü hiç pürüz kalmayacak, kaymak gibi olacak.” Ben ustamın sözünü tutarım her zaman.

IMG_20220729_111312

Elyaf kaplamadan önce kanonun borda kısmına yakacağım kadın başını uygun ölçüde kağıda basıp kanoya karbon kağıdı ile kopyalıyorum.

IMG_20220729_160102

Sert tükenmez kalemle resim üzerinden geçip bordaya kopyaladım. Kano ters olduğu için resim ters duruyor. Kadının saçları uzun, geriye doğru dalgalı şekilde, yüzler burna doğru bakıyor. Boynunda da bir şal geriye doğru dalgalı.

IMG_20220729_180748

Bordanın diğer yanına da aynı resmi kopyaladım. Böylece iki tarafta da bir kızın saçları rüzgarda dalgalanacak şekilde denizlerde yol alacak.

IMG_20220729_180803

Kopyalama işi bitince yakma aleti ile sabırla yakmaya başladım.

IMG_20220802_140634

Arka kısma da adımı veriyorum; “kaptan urimbaba’CAN” Nazar değmesin diye de yanına nazar boncuğu yapıştırdım ki gözü kalanlar, kıskananlar ve mavi gözlülerden korunmak için. Nazara inanırım.

IMG_20220804_104832

Madem özgürce denizlerde dolaşacağız o halde BARIŞ ta olmalı. Barışın ve kardeşliğin simgesi olan şekli yakıyorum arka kısmın diğer tarafına. Kano ters olunca barış simgesi de ters duruyor. Barış simgesi şöyle; Daire içinde tam ortada bir çizgi, Bu D harfini temsil ediyor. Göbekten yanlara ve aşağı sarkan birer çizgi de N harfini temsil ediyor.1950’lerde, bugün bilindiği şekliyle “Barış İşareti”, Gerald Holtom tarafından Birleşik Krallık’taki barış hareketinin ön saflarında yer alan Britanya Nükleer Silahsızlanma Kampanyası’nın (CND) logosu olarak tasarlanmış olup ABD ve diğer yerlerdeki savaş karşıtı ve karşı kültür aktivistleri tarafından da benimsendi.  Barış Sembolü, “nükleer silahsızlanma” anlamına gelen “N” ve “D” harfleri için semafor sinyallerinin üst üste yerleştirilmesidir ve aynı zamanda Goya’nın 3 Mayıs 1808 (1814) eserine atıfta bulunmaktadır. Barış işaretini hippiler benimseyip sahip çıkmıştır.

IMG_20221107_100252

Aşağıda Barış sembolünün yakılmış hali ters olarak kanonun arkasında.

IMG_20220805_074639

Bir daha geri dönüşü olmayan şeyleri bitirdikten sonra sıra elyaf kaplamaya geldi. Sağ olsun, mahalle arkadaşım bana elyaf ve epoksi getirdi. Elyaf biraz kalın ve ağır ama gövde sağlam olacak. Elyaf yaklaşık 13 metre kare kadar. Dış kısma elyaf bezini seriyorum. Fazlalıkları kesmek için de makas hazır.

IMG_20220805_075555

Sarkan fazlalıkları kesiyorum düzgünce.

IMG_20220805_080939

Epoksiyi kurumadan az miktarda, iki fincan epoksi, bir fincan sertleştiricisi maşrapa içinde karıp kestirme fırça ile sürmeye başladım. Az miktarda yapmamın nedeni ne kadar gidecek bilmiyorum. İlk defa elyaf ile epoksi kullanıyorum. Tecrübem yok ve öğreniyorum yaparken. İlk hazırladığım karışım yarıya yakın kapladı. Devamında tekrar aynı ölçüde hazırlıyorum. Epoksi bidonları, maşrapa, kestirme fırçası, iki ölçü fincanı ve eldiven. Yaktığım kadın figürü ve kanonun ismi Jale görünüyor.

IMG_20220805_085116

Denizcilerde bir adet vardır tarih boyunca. Hiç bir zaman erkek ismi verilmez tekne ve gemilere. Her zaman kadın ismi verilir ki denizlerde kötü şeyler başına gelmesin. Ben de en uygunu ilk aşkım olan Jale ismini vermek oldu. Zaten Jale’nin anlamı da güzel; “Çiğ damlası” Onun için bir çiğ damlası da yakmıştım öncesinden.

IMG_20220805_113613

Dış kısmı tamamen epoksi sürülerek tamamlandı.

IMG_20220805_113715

İnceden bir zımpara çekiyorum makine ile. Makinenin toz toplama yeri var, o yüzden etrafa toz dağılmıyor.

IMG_20220805_151730

Zımparadan sonra bir kat daha epoksi uyguluyorum. Bu kez daha az epoksi gidiyor. Nedeni ise ilk sürdüğümde elyaf çok emmişti epoksiyi. Epoksinin kokusu ve zehirli dumanı olduğundan maske takmak gerek. Ben de takıyorum toz maskesi.

IMG_20220805_160953

Dış kısmında işim bitti. Sıra geldi iç kısma elyaf uygulamaya. Bu kez de ay şeklinde, içbükey biçiminde dayanak hazırlayıp kanoya değecek yerleri sünger ile kaplıyorum. İki tane dayanak hazırladım suntadan.

IMG_20220806_185529

Kanoyu düze çevirip dayanaklara oturtuyorum. Böylece kano sağlam yerde ve hareket etmeden duracak. İlk önce küpeştelerdeki fazlalıklar tıraşlanacak. Canavara kalın zımpara takıp tıraşlıyorum fazlalıkları.

IMG_20220807_085517

Şimdi sıra geldi iç kısma elyaf döşemeye. Arka kısma elyaf döşeyip fazlalıklarını kesiyorum.

IMG_20220807_092453

Epoksi karıp fırça ile sürüyorum elyaf üzerine. Ön kısma da elyaf ve epoksi uyguladım.

IMG_20220807_094743

Arka kısma hazırladığım 12 mm kalınlığında küpeştenin tahtasını yapıştırdım.

IMG_20220812_103746

Ön taraftaki güverteye de plaka yapıştırdım. Arkaya doğru biraz daha çıkıntı bıraktım. Buraya yelken direği için delik açılacak.

IMG_20220813_192932

Küpeştelerdeki yarıkları epoksi ve ince talaş ile macun hazırlayıp dolduruyorum.

IMG_20220815_134557

Küpeştede ince elyaf kullandım, nedeni kalın elyaf dönmüyor ve istenen şekilde durmuyor.

IMG_20220818_093327

Salma yerindeki boşluğu da elyaf ile kaplayıp epoksi uyguluyorum.

IMG_20220818_093344

Henüz yelken direğini almadım, ama elimde 50 mm plastik boru var. Boruya göre ön küpeştede 51 mm panç ile delik açıyorum. Tabana da kontraplak plakalardan yuva yapıp epoksi ile yapıştırıyorum. Boruyu yerine takıp olup olmadığını kontrol ediyorum. Tam da istediğim gibi yelken direği oldu.

IMG_20220818_094321

Daha önce belirtmiştim Jale’nin kelime anlamı olarak “Çiğ damlası” diye. Tam da çiğ damlasına benzer cam parçasını J harfinin dışına, dalgalanan saçların üstüne yapıştırıyorum. Bordada saçları rüzgarda geriye doğru dalgalanan inci küpeli, şallı kadın, kanonun ismi Jale, yanında çiğ damlası. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum.

IMG_20220818_094350

Salmayı da bitirip üstüne yuvarlak çubuklar yapıştırdım. Epoksi süreceğim iki kat.

IMG_20220818_130003

Şimdi de dümeni yapmaya başlayacağım. Daha önce örneğini yaptığım dümenin bire bir ölçeğinde iki kat olarak yapıştırdığım kontrplakları kesiyorum. Dümen palası, palayı tutacak kutunun parçaları, kalın çıtaları, toplam 8 parça.

IMG_20220815_100546

Dümen kutusunu epoksi ile yapıştırıp üzerine iki kat epoksi sürdüm.

IMG_20220818_130009

Dümen palasına da epoksi sürüyorum iki kat.

IMG_20220818_130015

Epoksiyi sürünce 3 saat kurumasını beklerken boş durmuyorum. Krom hurdacısından aldığım paslanmaz krom plakalardan 3 X 4 cm plakalar kesip deliklerini matkap tezgahında deliyorum dört köşesine. Bu delikler vida delikleri.

IMG_20220821_144438

Uygun kalınlıkta boruya krom çubuk sarıyorum yay gibi. Boru mengeneye bağlı, krom çubuk ucunu boruya kaynakla tutturuyorum. Böylece krom çubuğu kolayca sarıyorum.

IMG_20220821_201722

Sarmal olarak kıvırdığım krom çubuğu boruda enlemesine canavar taşı ile kesince halkalar oluştu. 11 tane 25 mm çapında, 2 tane de 30 mm çapında halka hazır.

IMG_20220821_203517

Halkaları düzeltip krom elektrod ile kaynatıyorum.  Boruda kıvırdığım halkalardan U olarak keserek dikdörtgen plakalara halka içinde kalacak şekilde kaynatıyorum krom elektrod ile. Dümenin sağa sola hareket etmesi için krom menteşe kaidesini de kaynatıp hazır hale getirdim. 8 tane küçük halka, 1 tane büyük halka ve menteşe kaidesi hazır, soğumayı bekliyor. Canavar zımpara ile elden geçecek.

IMG_20220823_102710

Dümen kaidesini de kıçtaki aynaya vidalıyorum. Vidalar da krom vida. Palayı da kutuya tutturup deniyorum. Dümen istediğim gibi oldu.

IMG_20220829_185232

Hazırladığım halkaları küpeşteye koydum, fazlalıkları kesip uygun hale getirdim. 8 tane halkayı eşit olarak küpeşte üzerinde koydum.

IMG_20220829_185240

Baş kısımda ise büyük halkalardan birisini ayarlıyorum

IMG_20220829_185254

Küpeşteye halkaları sabitlemeden önce elyaf ve epoksi ile kaplıyorum. Bu elyaf gövde kullandığım kalın elyaf değil. İnce ve sık dokunmuş hafif elyaf. Gemi yapımında çalışan komşum Gani getirdi elyafı. Elyaf üzerine epoksi uygularken.

WhatsApp Image 2022-08-16 at 18.26.24

Bilin bakalım mengenede, matkap ile ne yapıyorum? Tabi ki makara yapıyorum. İnce, yuvarlak eğeyi mengeneye sıkıştırdım. Yuvarlak panç ile kestiğim 18 mm kalınlığındaki parçayı cıvataya sıkıştırarak matkaba taktım.  daha önceki tecrübelerime dayanarak matkabın dönüş yönünü ters çevirdim. Yani sola dönüyor. Nedeni ise dönen parça eğeye değince mandrenin gevşememesi için. Sağa dönerse gevşiyor.

IMG_20220830_121650

Böylece 4 tane makara yaptım. Bu makaralar yelken direğini döndürecek olan ipler geçecek. Bana 2 tane gerekli, diğerleri yedek olarak kalacak.

IMG_20220830_124004

Hazırladığım halkaları yerine koyarken altta sıvı çivi sürüp krom vida ile sabitliyorum. Yanlarda dörder, öne ve arkaya birer halka taktım. Makaraların ortasına krom boru koyuyorum. Dışına da maşa biçiminde makaraya takıp metrik 6 cıvata  ile yelken direğinin iki yanına takıyorum güverteye. Yelken direği yerine kullandığım boruyu takıp ipi makaralardan ve boruya bir kez dolandırdım. İpi çekince yelken direğini döndürecek oturduğum yerden.

IMG_20220907_094340

Yelken direğini döndüreceğim ip ta arkaya kadar uzattım fazlasıyla.

IMG_20220907_094408

Kano gövdesi bitti ama yapacak daha çok iş var. Bunlardan birisi de kürek. Kano küreği satan yerlerdeki fiyatlar uçmuş. Zaten benim gibi emeklilere hitap etmiyor. O yüzden kendi küreğimi kendim yapacağım. Bunun için biraz düşündüm, taşındım ve aklıma kürek palasının eğriliğinde bir kalıp hazırlamak oldu. Elimde plastik bir kürek vardı. Ona göre eğriliği mdf parçalara çizip şerit testerede kesiyorum 8 parça.

IMG_20220830_144954

8 Parça mdf’yi birbirine yanlamasına vidalıyorum. Kalıp balık sırtı gibi bir şey oldu, sadece yüzgeci yok. Kalıp 14.4 cm eninde oldu, boyu da 30 cm.

IMG_20220830_151425

4 mm plakadan artan parçalardan 16 X 40 cm boyutlarında kesiyorum 2 parça. Sonra kalıba koyup epoksi sürüp diğer parçayı da üstüne koyarak işkencelerle sıktım.

IMG_20220907_104936

Böyle 4 tane kürek palası hazırladım, saplarını kalınlaştırmak için ilave parça koyuyorum. Epoksi ile yapıştırıp işkence ile sıkıyorum.

IMG_20220910_095459

Kürek palaları kuruyunca işkenceleri söktüm Artık kürek sapları işlenmeye hazır.

IMG_20220910_101046

Kürek boruları için sanayiye gidip 28 mm çapında sert alüminyum boru aldım bir boy. Boru 6 metre, dörde böldürüyorum. 1.5 metrelik boru yetiyor kürek için.  Canavara taktığım zımpara ile acele etmeden, yavaş yavaş borunun iç çapına göre yuvarlak olarak zımparalamaya başladım. Kürek palası sıkı biçimde boru içine göre alıştırıldı.

IMG_20220911_130652

İki tane kürek hazır olarak tamamladım. Borunun iki ucunda da kürek palası var. Palaları kürek çekerken suya daldıracağım şekilde açısına göre saplarını ikişer tane krom vida ile sabitledim.

IMG_20220912_171854

Kürek palaları bitince yakma aleti ile her küreğe “kaptan Urim Baba” ve birine “Sancak” birine “İskele” yazılarını yakıyorum. Böylece sağ sol yerine iskele sancak diyerek şaşırma olmayacak. Gemilerde sağ tarafa Sancak, sol tarafa da İskele deniyor. Dört küreği de yakıyorum.

IMG_20220921_092900

Küreklerin yazısı bitince epoksi uyguluyorum iki kat. Kürekler dikine balkon altına dayalı.

IMG_20220925_144534

Dümen yekesi için arkadaşım Nihat gürgen tahtalar getirdi. Uygun kalınlıkta parke tahtalarını 4 cm eninde kesip yekeyi hazırladım. Oturduğum yerden istediğim zaman dümeni indirip kaldırabileceğim.

IMG_20220907_125521

Sanayiye bu kez arabam ile gittim. Bir boy 50 mm’lik sert alüminyum boru alıp daha önceden kestiğim alüminyum parçaları kaynattırdım istediğim yere. Bunlar bayrak ve yelken iplerini bağlamak için  Alüminyum boru 6 metre, boruyu 3 metre olarak kestirdim. Birini kullanıp diğerini yedek bırakacağım.

IMG_20220914_171949

Aşağıdaki resimde gördüğünüz küçük çantada ne var? Bilin bakalım?

IMG_20220914_172006

Bilemediniz değil mi? Elbette kim bilebilirdi ki! Neyse bilmeceleri bir yana bırakalım. Sevgili arkadaşım Şerif kılavuz, namı diğer huysuz ihtiyarı görmeye gitmiştim. Kano için yelken bezi aradığımı söyleyince yukarıdaki küçük çantayı verdi. İçinde hamak için yaptığı kumaş vardı. Kumaşın rengi mavi. Mahallemizdeki döşemeci arkadaşım Hasan’ın dükkanında yelken bezi olacak şekilde kesip kenarlarına ip koyarak dikiyor.

IMG_20220915_110344

Yelken direğine göre kesip biçtiğimiz mavi bezi yelken direğine bağladım. Döşemeci Hasan da bahçesinde beni çekiyor hazırladığımız yelken ile. Bakalım istenen sonucu elde edebilecek miyiz.

IMG_20220915_114112

Yelken direği ve bezi hazır olunca bir deneyeyim diye kanonun başına gelip sandalyeden kanoya binerken marangoz Özcan da beni çekiyor.

IMG_20220915_122701

Kanonun arkasına oturup ipleri elime alıyorum. Bir iskele tarafına, bir sancak tarafına ipi çekerek yelken direğinin nasıl döndüğünü gözlemliyorum. Yelken direğinin üstüne ve altına plastik tapa ile kapattım. Alt tarafı deliğine göre tıraşlayıp alıştırdım. Plastik tabanda rahat dönmeyi sağlıyor. En arkadan yelkeni istediğim şekilde açıp kapatmış oldum böylece.

IMG_20220915_122727

Küpeştenin altına da 75 mm çapında spiral hortum döşüyorum. Hortumu tutturmak için krom saç kesip kelepçe şeklinde küpeşteye vidaladım. Ağızlarına da tapa takacağım ki içine su girmesin. Bu hortumları koymamın nedeni küçük çırpıntıları altta soğurması. Böylece kano içine biraz da olsa su girmesini kesecek. Ayrıca kanonun yanlarında iki hava tankı da olunca kano tamamen batmaz olacak.

IMG_20220915_183502

Şimdi sıra geldi oturacağımız yerlere. İçine tabanın şekline göre alıştırdığım 12 mm kalınlığında konrtaplak parçasını üstü düz olacak şekilde yapıştırıyorum.

IMG_20220919_175545

Üzerine de 6 mm plakayı epoksi ile yapıştırdım.

IMG_20220919_175607

Yelken direğinin yerinden çıkmaması için kelepçe hazırladım. Ortası yuvarlak, kenarları çıkıntılı. Bu çıkıntılara cıvata takıp alttan sıkıştıracağım yelken direğini. Böylece denizdeyken yelken direği uçup gitmeyecek.

IMG_20220925_133646

İzmir Karabağlar sanayisinde hazır satılan üretim yerinden iki konrtaplak sandalye alıyorum. Sandalyenin arkasına da “Gemisini yürüten kaptan urimbaba’CAN” olarak yaktım. Altına da logomu yakıyorum.

IMG_20220921_124713

Kano neredeyse bitmek üzere. Peki kanoyu denize kadar nasıl götüreceğim. Elbette yürüyerek. Kanoya tekerlekli taşıma arabası yapacağım. İlk önce elimde olan 24 inç bisiklet tekerleğini hazırlamakla başladım. Bisikletler tavan arasında duruyordu. Ön tekerlekleri söküp ilk önce patlağı var mı diye lastiği sökerek kontrol ediyorum. İki lastikte de birer delik vardı. Delikleri yamadım. İki bisiklet tekerleği duvarda, birinin iç lastiği dışında yamanmayı bekliyor.

IMG_20220922_095516

Elimdeki 20 X 30 profilden şase hazırladım. Kanonun gövdesi oturacak biçimde yanlarına destek profili kaynattım. Tekerleğe göre de alt kısma kalın lama kaynatıp deldim. Tekerlekleri de taktım, şahane oldu.

IMG_20220925_101717

Kanoyu taşıma arabası hazır, sadece boyama işi ve 15 cm eninde, 100 cm boyunda, 1.2 mm kalınlıkta galvanizli saç alıp yay biçiminde takacağım.

IMG_20220925_133608

Kanoyu taşıyacağım araba hazır. Kano gövdesini tutacak olan galvanizli saç üzerine mat parçalarını bağlıyorum.

IMG_20221113_103813

Kanoyu denize indirmeden önce ustam olan arkadaşım Mehmet Ertekin bana en az 7 kat poliüretan vernik atmalısın dedi. Nedeni ise epoksi Güneşin UV ışınlarına dayanamayıp çözülmesi. Ben de gidip alıyorum bir galon poliüretan vernik. Bu vernik Güneşin UV ışınlarına dayanıklı olması. Bu vernik komponent bir ürün, yani iki karışımlı. Biri büyük, biri üçte biri kadar küçük teneke kutuda satılıyor. Ölçüleri de vernik 3 ölçü, sertleştiricisi 1 ölçek. Aşağıda, üst üstte, biri büyük, biri küçük 2 teneke poliüretan vernik kutu görünüyor.

IMG_20220929_084018

Elime ruloyu alıp hazırladığım verniği uygulamaya başladım. Bu verniği uygulamadan önce ince zımpara ile zımparalamak gerek. Yoksa tutmaz. İlk zımparayı epoksi üzerine sürmeden önce 300 numaralı zımpara kullandım. Sonraki her kat aralığında 600 numaranı zımpara ile iyice zımparalıyorum. Verniğin donma süresi 3 saat. Sonraki uygulaması da 8 saat sonra olması gerekiyor. Dışına 7, içine 7 toplam 14 kat olacak. Zaman aralığı 8 saat olunca sabah erkenden bir kat, akşam da bir kat sürünce 7 günde anca bitiyor. Başlarken de 1 gün kaybedince toplam 8 günde vernik işi anca bitti. Verniği 5 cm’lik küçük rulo ile uyguluyorum. Rulonun kurumaması için su içinde bırakıyorum. Böylece her kat için bir rulo harcamadım. Suya koyunca 3 yada 4 kat atabiliyorum rulo ile. İki galon poliüretan vernik gitti. Bir galon yaklaşık 3 litre kadar.

IMG_20220929_175433

Böylece kanonun yapım aşaması bitti. İlk defa gerçek bir kano yaptım. Bakalım dengede durup yüzecek mi, merak içindeyim. Kanoyu yaparken ne ölçü, ne plan ne de destek vardı. Yapmaya başlamadan önce yıllarca araştırma yaptım, gerekli bilgileri topladım. Arkadaşlarımla fikir alış verişlerinde bulundum. Mahalle arkadaşım Mehmet Ertekin bana çok yardımı ve desteği oldu. Tecrübesizliğimden bazı hatalar yaptım haliyle. Yaptığım hata üzerinde düşünüp yeni fikirler oluştu. Bazı arkadaşlarım her ne kadar dalga geçse de ben bildiğimden şaşmadım ve 4 ay gibi bir zamanda kanoyu bitirdim. Elbette daha kısa bir zamanda yapılabilir şimdiki tecrübelerime göre. 1 Kasım 2022 tarihine göre yaklaşık 8.000 ile 9.000 Lira kadar masrafım oldu. Aldığım malzemeler ithal olunca dolar yada euro kur hesabına göre hesaplandığı için 500 euro kadar tutuyor. Siz de ona göre kur hesabına göre ne kadar harcayacağınızı bilirsiniz bir kano yapmak için. Her şey dolarla olunca fiyatlar sürekli artıyor. Bazı ucuzladığı da oldu ama devede kulak sayılır.

Aşağıda yaptığım kanonun şekil olarak çizimi ve ölçülerinin resmi. Verdiğim ölçüler üç aşağı beş yukarı yaptığım ölçülerdir.

IMG_20221112_082059

Hayallerimden birisi daha gerçekleşti, şimdi sıra denizde denemelere. Maceralar bizi bekliyor. Elimden geldiği kadar kano yapımını adım adım anlatmaya çalıştım. Nasıl yapıldığını da resimlerle gösterdim. Eğer siz de bir kano yapmaya başlarsanız elimden gelen teknik yardımı yapmaya hazırım.

Bir sonraki yazımda kanonun denizle buluşma ve deneme yazısında görüşmek üzere.

 

Kano Yapımı 1

Bir kano nasıl yapılır?

(Kör arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

Kano projesi 1

 

El Salla

Bak görüyor musun denizi

Deniz çalkalanıyor kımıl kımıl,

Şu an kano ile geçiyorum

Bana el salla

Yelken açık

İmbat rüzgarı esiyor efil efil

Elim yekeyi tutmuş

Gidiyorum

Bana el salla

El salladığını görürüm

El sallayalım kendimize

Bak önde sen oturuyorsun

El salla kendine

Bana da el salla, ikimize de

Kano ile buradan geçerken

Kendimizi göreceğiz

Bize el salladığımızı

Biz bize el sallıyoruz…

Hadi biz de el sallayalım

Kendimize

Urim Baba’CAN 29 Eylül 2021 Çarşamba

(İlk yazdığım şiir)

 

Öne çıkmış olan görsel, çatıda mukavva kano prototipinin içine oturmuş, elimde kürek, başımda siperli şapka.

IMG-20210321-WA0006

Uzun süredir, neredeyse 10 yıldır bisiklet turları yapıyorum. Kendi gücümle, kimi zaman tek başıma, yalnız. Kimi zaman yanımda birisi yada kalabalık grupla bir çok kez tur yaptım. Görmediğim yerleri gördüm, arkadaşlarım çoğaldı, dostlarım oldu. Yolda insanları tanıdım, iyisiyle, kötüsüyle. Yol bana hayatı, anı yaşamayı öğretti. En güzel yerleri görmemi, bir kahvenin kaç yıl hatırı olduğunu öğretti. Dağlarda akan çağlayanlardaki buz gibi sulara üşümeden girebilmeyi öğretti. En önemlisi de sabır etmeyi öğretti. İnsanlara karşı sabır etmek zor olsa da bunu öğrendim; Sabretmeyi, onları dinlemeyi. Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır. Dinlemeyi öğrendim. İyi ve güzel şeyleri düşündüm ve şimdiye kadar hep iyi kişilerle karşılaştım. Kötü birisi karşıma çıkmadı ve kötü olaylar başıma gelmedi. Bir insan ne düşünüyorsa o karşısına çıkar. “İyi düşünürsen iyi şeylerle karşılaşırsın” düsturu hep aklımda. Yolda giderken hikayemi yazıyordum an be an. Gördüğüm güzelliklerin resmini çekip hikayelerimle birlikte hazine torbama atıyordum sürekli. Hikayelerim zamanla demlenip olgunlaşıyordu ve zamanı gelince gezip gördüğüm yerleri, yolu yazarak sizlerle paylaştım. Yazdıkça daha iyi yazmayı, hatasız, akıcı halde hikayelerim gün yüzüne çıktı. Yolda hem yalnızdım hem de kalabalıktım. Kalabalık içinde yalnız olduğum zamanlarda sürekli düşünüp yeni fikirler oluştu kafamda. Bir sonraki turumun rotası oluşuyordu, yada arkadaşlarıma kahve yapabileceğim bir yer. Sonunda Urim Baba’nın kahvesi ortaya çıktı. Dostlarım çoğaldı, sürekli de çoğalıyor. Yaptığım kahveler kırk yıl hatırına değil, bir kaç güzel söz, muhabbet yetiyor bana.

Hayatım boyunca sürekli hayallerim oldu, tıpkı bir çocuk gibi. İçimdeki çocuk duruyor hala. İçimdeki çocuk bazen dışa vuruyor ve benim hayallerimi gerçekleştiriyor. Hayallerin gerçekleşmesi kolay! Hemen yola çıkıyorum. Yola çıkınca hayallerim gerçekleşmeye başlıyor ve yaşıyorum an be an.

Hayallerimden birisi de deniz, Dünyanın dörtte üçü deniz. Ve ben de deniz kıyısında yaşıyorum. Çocukluğum yaz aylarında deniz kıyısında geçti. Yüzdüm, balık avladım, midye topladım, kayıklara bindim, daldım. Denizin içindeki dünyayı keşfettim. Daha da keşfedeceğim çok şey var. Dünyada şimdiye kadar denizciler bir çok maceraya atılmışlar. Bir çok yeri keşfetmişler, en son Amerika’yı keşfetmişler. İçimdeki çocuk “Sen de Amerika’yı keşfet” diyor sürekli. Amerika’yı bir daha mı keşfedeceksin? diyebilirsiniz. Siz deyin bunu. Ben kendi Amerika’mı keşfedeceğim. Herkesin Amerika’sı ayrı ayrıdır. Bunun için denizci olmak gerek bir yerleri keşfetmek için. Özellikle de Amerika keşfedilmeli. Keşfederken sizlere anlatacağım bir bir.

Uzun zamandır hayalini kurduğum ve son zamanlarda yoğunlaşan düşüncelerimde kendi kanomu kendim yapmak ve denize açılıp yeni maceralara atılmak. Böylece araştırmalara başladım. İnternet sonsuz bir kaynak, sadece ne istediğini yaz, insana milyonlarca başlık, kaynak ve olanak sunuyor. İşte bunlardan birisi Yelkensever adlı bir grupta yelkenli kano hakkında paylaşım yapan Bahadır Eği. Bursa’da yaşıyor, kendisi mühendis. Henüz yüz yüze tanışmadık ama sosyal medyadan tanışıyoruz bir çok kişi gibi. Facebook ta sürekli onun paylaşımlarını görüp okuyorum. Paylaşımlarında yelkenli kano nasıl yapılır, yapanlar hakkında bilgiler sunuyor. Ben de Bahadır Eği’nin paylaştığı bilgilerden ilham alarak kendi kanomu yapmaya karar verdim. Kano yapımında yapım bilgilerini toplamaya başladım.

“Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir!” – Ernesto Che Guevara .

Hayalimdeki yelkenli kano resmini kurşun kalemle çiziveriyorum kağıda. Resimde deniz hafif dalgalı, kano önünde yelken var, açık. Direğin tepesinde küçük bir bayrak takılı, arkada elinde dümen yekesini tutmuş şapkalı olarak ben oturuyorum. Deniz çalkantılı.

IMG_20200928_085833

Hayalini kurduğum yelkenli kanonun bir örneği aşağıdaki resimde. Kano yaklaşık 5 metre uzunluğunda, 70 santim eninde, 35 – 40 santim yüksekliğinde. Ön tarafa yakın bir yere takılmış yelken direği kano boyu kadar var. Kırmızı renkte yelken takılmış. Kanonun gövdesi beyaz renkte. Arkasına da iner – kalkar dümen, kalkık durumda. Yan tarafına ilave küçük boyutta ikinci bir gövde kanoya üstten tahta ile bağlanmış. Bu ilave gövde kano yelken açarken devrilmemesi için. Bu yüzden yelken direği kano boyu kadar uzun. Kanoyu karada rahatça taşımak için altına iki tekerli taşıyıcı konmuş. Kano yeşil çimenli tarlanın yanında duruyor, sağda ağaçlar.

105558899_3300528676665842_6215064967895239441_o

Bu da beş parça eklenip yapıştırılmış konrtaplak kano. Henüz bitmemiş kano, ben de bu kano örneğinden yapacağım.

104630331_2600527513568297_468544718017895691_o

İnternette bulduğum resimlerden bir kano çizimi. Kano gövdesi, yelken, dümeni ve kanonun devrilmemesi için ortada salma çizimleri. Salma yaklaşık bir metre kadar. Yapacağım kanonun ölçüleri yok, kimse de ölçüleri ne kadar diye paylaşmamış. Adamlar planları para ile satıyorlar. Belli bir emek ve çalışma yapmışlar, onun için bedava yok. Ben de kendime göre göz kararı, el yordamı ile ölçüleri çıkartacağım.

110313217_2626321960988852_1460030388637249147_n

Kano ilgili bilgileri toplamaya çalışırken kendime amatör denizci belgesi çıkartayım dedim. Gerçi kano için herhangi bir belge istenmiyor ama ne olur ne olmaz belgemi çıkarayım kenarda dursun. Hem kolay hem de ucuz olarak sınava girip belgeyi aldım Ulaştırma ve altyapı bakanlığından. İşte belgemin resmi aşağıda.  Rengi mavi, solda yuvarlak Türk bayrağı, sağda bakanlığın logosu. Belgede yazanlar; Ulaştırma ve altyapı  bakanlığı, Deniz ve iç sular düzenleme genel müdürlüğü Amatör Denizci Belgesi, Özel tekneleri deniz ve iç sularda sevk ve idare etmek için geçerlidir. Belgenin arkasında resim ve kimlik bilgileri var, bunu paylaşmıyorum. Yazıların altında da İngilizce yazılı.

IMG_20201009_133821

Kano çizimlerini resimden alıp grafik olarak büyüttürüyorum grafiker arkadaşım Dilek Boyacı tarafından. Ölçüler bire bir.

WhatsApp Image 2022-02-13 at 22.18.06

Sonra yeğenimin çalıştığı Can fotokopide bastırıyorum. Yapacağım kano kontraplak ölçüleri olan 125 X 250 boyutlarına göre. İki kontraplak yan yana 5 metre boyutunda. Çizimler de bire bir boyutunda basıldığı için gelen baskı 7.5 metre boyutunda. Parça çizimlerine göre kesiyorum üç parça olarak. Ölçüler resme göre olduğu için ilk önce mukavvadan yapacağım. Kemeraltında karton, mukavva, kağıt satan dükkanlardan 2 mm kalınlığında, 50 X 100 santim boyutunda mukavva alıyorum bir top. Kano ölçülerine göre yeterli. 20 tane mukavva var. En geniş yer olan salonda yere serip birleştiriyorum mukavvaları. 5 tane yan yana koyunca 100 X 250 santim boyunda oluyor. Enden biraz kısa ama idare edeceğim artık. Parça parça, yanlar ve ortalar aynı yerde çizili kağıdı karton üzerine koydum. Yerde iki parça 100 X 250 santim boyutlarında mukavva var. Biri boş, birinde çizili kağıt serili.

DSCN0573

Kırtasiyeciden de 10 tane mavi renkte karbon kağıdı aldım. Şablon kağıdın altına karbon kağıtlarını koyuyorum. Sarı renkli tükenmez kalem ve 12 santimlik üçgen cetvel ile parça parça çizmeye başladım çizgiler üzerinden. Kalem ile çizgiler üzerinden geçtikçe alttaki mukavvaya karbon kağıdı da mavi renkli çizgiler çiziliyor. Küçük cetvel seçmemin nedeni eğri olan yerleri küçük çizgilerle dönebilmek.

DSCN0574

Salonda geniş olan rabıtalar üzerinde çizim yaparken kendimi çekiyorum. Yerde oturmuş, elimde cetvel ve kalem ile çizgiler üzerinden geçiyorum. Salonda koltuklar kenarlarda. Televizyon sağda çalışır durumda.

DSCN0575

Bire bir ölçekte tüm parçaları çizip maket bıçağının keskin tarafı ile mukavvaları kesiyorum. Kesim işlemi bittikten sonra tüm parçaları yan yana koyup resmini çekiyorum. Salon boyu anca yetiyor. Parçalar 5 tane, sağda çekyat ve koltuk, solda televizyon ünitesi. Yerde cilalı rabıta tahtaları parlıyor.

DSCN0696

Parçalar hazır, hepsini işaretliyorum bir bir. Bu işlemi yaptıktan sonra kaldırıyorum çatıya kalıpları. Sıra geldi sehpayı yapmaya. Marangoz atölyesinde çalıştığım için marangoz arkadaşla birlikte üç tane eşek için ne kadar kereste gerek diye hesap yaptık. İki tane 5 X 10 kalas yeterli olacağını hesapladık. Keresteciden 5 X 10 X 300 boyutlarında iki tane kalas aldık. Planya üzerine koyup çekiyorum kalasları.

IMG_20201009_174809

Şimdi gelelim çalma işine. Keresteciler nedense testere payını satacağı müşterilerden çalıyor. Benim aldığım kalasın ölçüleri 5 X 10 X 300 santim boyutlarında. Boyları tam 3 metre, bunda bir sıkıntı yok. Esas olan en ve kalınlık. 10 santim olması gereken ölçü nedense 9.2 santim geliyor. Tahta metredeki ölçüler öyle gösteriyor.

IMG_20201009_174835

Kalınlıkta da problem var! 5 santim olması gerekirken 4.5 santim ölçülerinde. Benim yapacağım işte ölçülerimde tutturabilmek olanaksız. Ben keresteyi keseceğim, planya ve kalınlıktan geçirip düzelttikten sonra ölçüler iyice küçülüyor. 5 X 10 diye aldığım kereste kesilmeden 4 X 9 santim ölçülerine geliyor. Bir de ortadan iki yada daha çok parça kesersen testere payı iyice küçültüyor. Aslında dürüst olsalar testere payını yine alsınlar ama ölçüler 5.5 X 10.5 santim ölçülerinde kesip satmaları gerek. Planya ve kalınlıkta bu ölçüler 5 X 10 santim olacak. Keresteci satarken hesabını 5.5 X 10.5 olarak hesaplasın. Yani hırsızlık diz boyu. Oturup hesapladım, yaklaşık 5 yada 6 keresteden bir boy çalmış oluyorlar. Bunları satanlar Müslüman diye geçinir, namaz da kılarlar göstere göstere. Bizden aldıkları ücret 5 X 10 santim ama verdikleri 4.5 X 9 santim. Kimse dürüst değil bu konularda.

IMG_20201009_174852

Neyse ben kereste boyutlarına göre kesip biçiyorum. Planya ve kalınlıktan geçirip temiz tahtalar elde ediyorum. Sonra makine ile zımparalıyorum bir güzel. Elimde üç tane eşek yapacak kadar tahta çıktı kılı kılına. Hepsini bir araya topladım tezgah üstüne ve çektim bir poz.

IMG_20201012_085638

Parçaları birbirine eklemek için planyada oyuklar açtım. Sağlam olması için sıvı çivi sürüyorum ek yapacağım yerlere. Bu sıvı çivi tahtaları öyle bir yapıştırıyor ki birbirinden ayırmak olanaksız. Ayrıca suda da çözülmüyor, bunu test ettim. Üç tane eşek sehpası sıvı çivi ile birleştirip işkencelerle sıkıyorum. Sıvı çivi iki saatte kuruyor. Fazla beklemek gerekmiyor.

IMG_20201017_145428

İki saat sonra işkenceleri söktüm, üç tane eşek sehpası hazır, yan yana duruyor marangoz dükkanında. Halk dilinde bu sehpalara Eşek diyorlar.

IMG_20201017_163725

Yapacağım kano projesi için bir isim bulmam gerek. Nasıl olsa kaptanlık belgemi aldım, artık amatör olsa da kaptanım. Aklıma “Gemisini yürüten kaptan” ismi geldi. Hemen facebook ta grup kuruyorum bu ad altında. Aşağıdaki linkten gruba ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/groups/2784168035163356

Arkadaşlarımı da ekliyorum gruba. Benim kano ile ilgili yaptıklarımı bu grupta görebilirsiniz. Eşek sehpasının üst tarafına Gemisini yürüten kaptan olarak yakıyorum.

IMG_20220203_091534

Alt parçaya da küçük yelkenli bir kano, arkada biri oturuyor durumda ve kaptan urimbaba’CAN olarak yakıyorum.

IMG_20220203_091300

Sıra geldi sehpalara isim vermeye. Madem halk dilinde bu sehpalara Eşek diyorlar. O halde bilinen isimleri olmadı. Sehpanın birine “Sıpa” yazarak yakıyorum dik olan tahtasına.

IMG_20220203_091422

İkincisine “Karakaçan” olarak yakma işlemi gerçekleştiriyorum.

IMG_20220203_091400

Üçüncüsüne de “Kadife” olarak yakıyorum.

IMG_20220203_091341

Eşek sehpaları hazır, sıra geldi kanoyu yapacağım yere. Şimdilik kapalı ve gözden uzak bir yer olan çatıda yapacağım. Çatı karma karışık bir halde. İlk önce çatıyı aralayıp düzenlemeliyim. Çatıda bir masa ve bir sürü eşya, solda Türk bayrağı var.

IMG_20210102_141854

Orta bölme boyumu biraz aştığı için masayı başka bir yere taşıdım. Fazla olan eşyaları da kenarlara bir yerlere koydum. Boşalan yeri bir güzel süpürdüm. Ardından Eşekleri dizdim boydan boya.

IMG_20210102_162325

Eski dolaplardan söktüğüm suntaları birleştirip Eşeklerin üzerine koydum. Kano yapılırken uzun bir tezgah oldu bana.

IMG_20210102_173311

Kestiğim mukavva parçalarının hepsini sehpanın üzerine koydum. Sehpanın boyu 5 metreyi geçkin.

IMG_20210102_173456

İlk önce kanonun taban parçalarını birleştirip ek yerlerine mukavva parça kesip tutkal ile yapıştırdım.

IMG_20210102_173754

Ek yerlerinin iyice yapışması için kalın tahtaları üzerine koyup işkenceler ile sıkıştırdım.

IMG_20210103_134201

Diğer yan parçalarını da aynı şekilde yapıştırıp birleştirdim. Alt ve yan parçayı yan yana getirip bağlantı deliklerini deldim. Bu deliklere plastik cırt kelepçe ile birleştireceğim.

IMG_20210306_141226

İlk yan parçayı alt kısımla plastik cırt kelepçe ile birleştirdim. Delikler sık aralıklarla olduğu için birleşme istenilen şekilde oldu.

IMG_20210306_141239

İki yan parça alt kısımla birleşti. Ön ve arka kısım da plastik cırt kelepçe ile birleşince kanonun bir kısmı ortaya çıkmış oldu.

IMG_20210306_150517

Kanonun burun kısmının yakından görünümü. Taban parçası uca doğru iyice daralarak sivri biçimde olduğundan yan parçalarla birleşince uç kısmı kalmış oldu.

IMG_20210306_150529

Arka kısmı da tam birleşik değil. Dar bir aynalık kesilip konacak. Taban yaklaşık 10 santim açık durumda. Üstte doğru genişleyecek.

IMG_20210306_150547

Üst yanları da birleştirdim ve kano ortaya çıktı. Burun tarafına yelken bezine basacağım logoyu çiziyorum kara kalem ile. Logo daha önce aklımda vardı. Ona göre el ile çizmeye başladım. Logo şöyle bir şey; Urim Baba’nın kahve logosundaki gibi tüy ve cezve duruyor Tüyün sapındaki bisiklet tekerleği yerine gemi çarkı. O da yuvarlak, dış kısmındaki çıkıntı çubuklarla dümeni rahatça çevirebiliyorsun. Ortasında da gemi çapası. Tam istediğim gibi oldu. Altına da Kaptan Urim Baba yazıp bitirdim. Ek yarlerindeki plastik cırt kelepçeler görünüyor. Sonradan sökeceğim için plastik cırt kelepçenin fazlalığını kesmedim.

IMG_20210321_142116

Kanonun önden görünüşü. Burun kısmında logo, kanonun yan duvarlarının düzgün durması için mukavva parçaları yapıştırdım şerit halinde. Mukavvanın kalınlığı 2 milim olunca kendi başına dik ve düzgün durmuyor. Sık aralıklarla bağlı plastik cırt kelepçeler Kanoyu ayakta tutuyor.

IMG_20210321_143422

Tam ortaya tahtayı destek olarak koyarken çekiliyorum bir poz.

IMG-20210320-WA0002

Kano bitti ve elime kano küreğini alarak içine oturdum. Kürek tek taraflı. Üzerimde kırmızı renkli Ay Yıldızlı tişört ve başımda siperli gri şapka var. Eşek sehpaların üzerinde yaptığım kanonun içinde kürek çeker gibi poz veriyorum. Resim çekilirken hayal ediyorum denizde kürek çekerken. Bir gün mutlaka bu hayalimi gerçekleştireceğim. Şimdilik kano mukavva olsa da gerçeğini yapacağım kano kontraplaktan olacak. Solda bisiklet lastiği ve jant görünüyor. Çatı tahtaları ve kiremitler başımın üstünde.

IMG-20210321-WA0006

Kano örneğini yaparken ve yaptıktan sonra sosyal medyada ara sıra yapım aşamasında paylaştım resimleri. Kimisi merak ediyor ve soruyor; “Kanoyu çatıdan nasıl çıkaracaksın?” diye. Ben de bu sorulara anlam veremediğimden “Meslek sırrı” diye cevaplıyorum. Ne yaptığımı anlamayanlar düşünüyorlar nasıl çıkaracağımı. Gerçekten nasıl çıkar bu çatıdan 5 metrelik kano? Bence çok basit ama öyle çıkarmak gibi bir düşüncem de yok. Hem neden çıkarayım ki? Yaptığım kano prototip ve ölçüleri deneme yanılma yöntemi ile çıkarmak. Kesecem, biçecem ve istediğim ölçüleri tutturduktan sonra sökeceğim yaptığım kanoyu. Zaten malzeme mukavva. Ne kadar dayanır ki. Kalınlığı 2 milim ve çabuk yırtılma olasılığı var. Elyaf ile kaplasan da denizde çabuk parçalanacağını biliyorum.

Neyse, bu proje hoşuma gitmedi. İstediğim biçimde olmadı ve çok ek yeri var birleştirilecek. Neyse ki imdadıma yelkensever Bahadır Eği’nin paylaştığı bir videoyu izleyince Yaptığım projeden vaz geçtim. Yaklaşık 6 dakikalık bir video hızlandırılmış çekimle kanonun yapımını gösteriyor. Videodaki proje kafama yattı. Videonun linki aşağıda

https://www.youtube.com/watch?v=VCkARrO_iEc

Basit, fazla ek yeri yok ve pratik bir biçimde kano yapılıyor. 125 X 250 santimlik iki kontraplak plakası ortadan birleşip 5 metrelik kocaman bir plaka tek parça gövde olarak kullanılıyor. Videoyu defalarca izledim nasıl yapılıyor diye. Bir de kafama yattığı için proje beynime çizildi bile.

Videonun paylaşılması projenin serbest olması nedeni ile. Artık zaman aşımını geçmiş olduğu için bu projeyi uygulayabilirim. Bu arada kano yapımında uygulayacağım dümen ve salma hakkında gerekli bilgileri de topladım. Videoda kano ölçüleri yok, nasıl kesilecek nasıl yapılacak belli değil. Sadece görüntüler var. Videoda konuşma yok. Ama bu bile bana yeter. Sadece bunlar değil denizcilikle ilgili bilgiler, düğüm çeşitleri, fırtına zamanlarını da kaydediyorum. Bana ileride gerekli olacak bilgiler bunlar. Hazine torbama koyuyorum. Gerekli olunca torbamdan çıkaracağım.

Yaptığım kano projesinden vaz geçtiğimden kanoyu söküp parçaları kesiyorum ufacık ufacık. Bu mukavvalar artık işe yaramaz şekilde yıprandığı için sobada güzel yakıt olur. Tezgah temizlendi, elimde kalan 6 adet mukavva yeni projemde kullanacağım. Mukavvalar birleşince 100 X 300 santimlik bir plaka olacak. Kano ile ikinci proje yazısında görüşmek üzere. Şimdilik bu kadar.

Hayal kurmaktan vaz geçmeyin.