KUZ’un Yeniden Doğuşu

KUZ’un Yeniden Doğuşu

 

 Uzaklardan çağırıyorsa

Yolcu yolunda olmalı,

Götürmeli heybesindeki hazineyi

Dostlara.

Kahve de içilmeliydi, 40 yılın hatırına.

urimbaba’can

 

 

Bisiklet  yaşamıma girmeye başladığı yıllarda mavi renkli Bianchi 26 jant bisikletle hafta sonu günü birlik turlara gidiyordum. Bisikletim demirden, 21 vitesli, azıcık ağırca ama iyi de gidebilen bana göre iyi bir bisikletti. Bisiklete binmem iyice yaşamıma girdikçe tecrübelerim artarak devam ediyordu. Mahallemizde bisiklet tamircisi Mevlüt Ustanın dükkanında bir bisiklet gördüm. Bisikleti toplamışlar, bir de altın rengine alacalı boyayıp satılığa çıkarmışlardı. Bir tur atayım diye bisiklete binerek şöyle bir dolandım. Kadro 52 cm boyunda tam boyuma uygun, çelik kadro, gidişi rahat ve hızlı, 24 vitesli. Bisikletin kullanışı da rahat geldi bana. Mevlüt Ustanın yeğeni Hakan işletiyordu dükkanı. Bisikletin fiyatını sordum

” Hakan bisiklet kaç para” diye. Hakan da

“Sana 200 TL olur Urim baba” dedi.

Şöyle bir düşündüm 200 TL çok para diyerek almaktan vaz geçtim. Bir bisiklete o kadar para veremem.

Bisiklete binmem artıkça yeni arkadaşlarla tanışmaya başladım. Arkadaşlar bana şehirler arası uzun turlar yapanlar var deyince internetten aramalarımda uzun turcuları buldum. Serkan Taşdelen ve Feyyaz Alaçam. Serkan Taşdelen kendi web sitesinde yazılarını yazıyordu. www.pedalla.com

Serkan ile Feyyaz İzmir Çeşme ilçesinden başlayıp ta Van Kapıköy sınır kapısına kada giden D 300 kara yolu turunu okumaya başladım. Yol 2000 km civarında. Yazıları okudukça uzun tur yapma isteğim başladı. Ardından Feyyaz’ın web sitesini www.feyyazalacam.com  keşfederek onun yazılarını da okuyunca tur bisikleti şart diyerek Mevlüt ustada gördüğüm bisiklet aklıma geldi. Feyyaz da tüm Türkiye kıyılarını 400o kilometre 17 yaşında tek başına dolaşmış.

Aradan aylar geçmişti, acaba bisiklet satıldı mı ? Heyecanla bisiklet dükkanına gidip sordum bisiklet duruyor mu diye. Mevlüt usta depoda duruyor, hakana gidip depodan getirmesini söyledi. Hakan da bisikleti getirdikten sonra yine

” Kaç para” dedim Hakan da “Aynı fiyatı değişmedi sana 200 TL” deyince pazarlığa başladım.

“Bende eski bir bisiklet var onu verirsem kaça olur”

“Eski bisiklete 25 TL sayarız üstüne de 175 TL verirsen bu iş olur” dedi.

“Tamam anlaştık” diyerek evde duran eskimiş bisikleti getirip Hakan’a verdim. Bisikleti alarak hemen sahile giderek dolaşmaya başladım. Boyası hoşuma gitmemişti. İlk önce tüm ekipmanları Hakan ile söktüm. Tüm boyalarını tel fırçayı canavara takıp kadroyu tertemiz yaparak Karabağlar da fırın boya yapan atölyeye götürerek siyah renge boyattım. Parlak siyah renk pırıl pırıl görünmesine neden oldu. Ardından Hakan ile beraber bisikleti topladık. Artık bisikletim hazırdı. Sadece bir isim bulmam gerekti. Aklıma bisikletin siyah renginden dolayı Kuzgun, Kuzey, anlamı da gölgede kalan, siyah olan KUZ geldiğinden bisikletimin bundan sonra ismi KUZ olacak.

Türkiye’nin bir çok yerini KUZ sayesinde dolaştım. Dere, tepe, dağ, bayır. Taşlı yollar, kaymak gibi asfalt yollar. her yerde beni taşıdı. Kilometre saatim 37.000 kilometre gösteriyordu. Kuz ile epey yol yapmıştım. Ön ayna kol hariç  tüm ekipmanlar da değişmişti şimdiye kadar. Ayna kolda en küçük dişli 24 diş. Kaset dişlisi de 1. vites dişlisi 34 diş. Yılbaşından önce bir arkadaşımdan bisiklet römorku almıştım. Römorkun adını da KIYTIRIK olarak verdim. Onun hikayesi başka yazımda olacak. Son turlarımda Kıytırığı kullanmıştım. Her ne kadar bana rahatlık verse de yokuşlarda epey zorladı. Kadroda bazı yerlerde boyalar atmaya başlamıştı.

Artık KUZ şöyle iyi bir bakım gerekti. Son Mersin turundan geldikten sonra Ramazan ayında nasıl olsa bisiklete binmediğimden boya yapmaya karar verdim. Bisikletteki tüm ekipmanları söktüm. Ardından boyanması için Muhlis abiye kadroyu verdim. Fabrikada boyanan ve isim yazdırılan kadro pırıl pırıl elimdeydi. Emektar mavi bisikletim ile kadroyu almaya gittim Muhlis abinin evine. Kadroyu dikkatlice havlu ile sararak bagaja sıkıca bağladım. Ardından eve getirip odaya şimdilik durması için bıraktım.Teşekkürler Muhlis Dilmaç…

20150716_132827

Gördüğünüz gibi harika boyandı, KUZ da bunu hakketti doğrusu.

20150716_134952 20150716_135021

Bayramdan sonra Selim usta ile konuşarak bisikleti toplamam için  ne zaman getireyim diye konuştuktan sonra Arkadaşım Can Küçükler’in arabası ile Selim ustanın dükkanına getirdik. Yeni boyanmış bisikletime hangi donanım takılacak, fiyatları neler diye daha önce konuşup anlaşmıştık. İşte Selim ustanın dükkanı. Bana biraz uzak, ben Balçova da oturuyorum. Selim ustanın dükkanı Bornova da. Uzam muzak farketmez benim için. Hem arkadaşım hem de iyi bir usta olduğu için Selim ustayı her zaman tercih ederim.

20150723_095019

Kadroyu aparata taktık, toplanmaya hazır. Metrik 5 kılavuz ile tüm cıvata deliklerini açıyorum ilk önce. Sonra Hurçları takıyor Selim usta.

20150723_095059

Ardından maşa takılıyor bir güzel. Maşa biraz önden darbe aldığı için arkaya doğru yamuktu. Bunu fabrikada düzeltmişlerdi. Düzeltirken hafif ezilmeleri zımpara yaparak düzeltmek durumunda kaldık. Bu işler fazla sürmedi.

20150723_102043

Ayna kol Shimano 391 Atera 22 -42 dişli. Küçük dişli 22 olması benim için uygun. Önceki 24 dişli idi, şimdiden 2 diş kazandım yokuşlarda.

20150723_102058

Sıra geldi arka aktarıcıya ; Deore aktarıcı taktık. Arka aktarıcı en çok hareket eden parça olduğu için biraz kaliteli ve iyi olmalı.

20150723_102107

Ön aktarıcı da takılıyor.

20150723_102207

Arkada oturan bir çırak görüyorsunuz. Dükkanda ufak tefek işleri yapıyor Selim ustaya yardım ediyor. İşte bu çırak ne çay yapmasını biliyor, ne kahve yapmasını. Dükkana gelen müşterilere hiç bir ikramı yok. Kalkın kendiniz yapın diyerek başından savıyor. Dükkanda da çay yapmak için her şey var ama tembel çırak oralı bile değil bu konularda. Varsa yoksa yama, jant örme gibi işlere bakıyor. Yakında Selim ustanın işini elinden alacak gibi. Neyse madem çay yapmıyor biz de kendimiz demleriz, ne olacak.

Ön ve arka tekerlekler takılıyor, ön tekerlekte dinamo var göbekli. Arka tekerlekte de yeni değiştirmiştim göbeği. İşte turcuların kullandığı  kelebek gidon. Kelebek gidon da takılıyor. Altına beyaz boyun iyi renk uyumu oldu.

20150723_115149

Tekerlekler takıldıktan sonra yer sehpasına alındı bisiklet. Selim usta fren pabuçlarını takıyor. V fren benim tercihim, hem kolay ayarlanıyor hem de arızasını daha çabuk halledebiliyorum. Sadece fren pabuçları iyi bir marka olsun yeter. Fren pabuçları takıldıktan sonra ayarlarını yaptı Selim usta. Vites kolları ve fren elcikleri Shimano Alivio takıldı. Fren ve vites tellerine beyaz renkli kablo takılarak renk uyumu sağlandı.

Arka kaset dişlisi de Shimano Alivio marka 12 – 36 dişli 9 vites takıldı.  Eski kasetim 8 vites 11 – 34 dişli idi. Arkada da 2 diş kazandım. Etti 4 diş, artık yokuşlar beni durduramaz.

Zincir de 9 vitese uygunShimano Deore zincir takıldı.

Tüm parçalar takıldıktan sonra vites ayarları yapılıp işi bitirildi bisikletin.

20150723_125856

Sele, bagaj ve bagaj çantasını yerine takınca KUZ hazır hale geliyor. Kornayı da takıyorum. Kendimi araçlara ve insanlara en iyi duyurmanın yolu korna. Kornayı çalınca araçlar durup sesin nereden geldiğini anlayasıya kadar ben yanından geçiyorum. Yada beni kornanın sesinden görüp duruyor. İnsanlar da kimi dalgın yada cep telefonunla konuşurken korna sesi ile kendine geliyor. Korna mutlaka gerekli bisiklette.

Bisiklet donanımları kaliteli, iyi ve dayanıklı olmak zorunda. Uzun turlarda gerekli bu. Binlerce kilometre yol yapıyorsanız biraz masraf etmeli. Yada yeni bisiklet alıyorsanız donanımlara dikkat etmeli. Bir de kaliteli alacağım diye de dünyanın parasını da vermeye gerek yok. Daha uygun fiyata kaliteli donanım da alabilirsiniz. Bunu araştırıp sorarak bütçenize en uygun olanını seçmelisiniz.

20150723_144022

İşimiz bittikten sonra cep telefonumu çırağa verip Selim usta ve Gürcan Yılmaz ile resim çekiliyoruz. Çırak resim çekmekten pek anlamıyor. Bir kaç kez resim çektiriyorum. Çektikleri arasında en iyi resim bu oldu. Gürcan Yılmaz da bisiklet turuna çıkacağı için bisikletine bakım yaptırmaya gelmiş. Tren ile Kars’a gidip oradan dolaşa dolaşa Gürcistan, İran turu yapacaklar. Şimdiden iyi turlar dilerim arkadaşım.

20150723_144141

Kuz’un yeniden doğuşu böyle oldu. Beni yıllarca taşıdı, yenilenmiş haliyle taşımaya devam edecek. KUZ İzmir’e yakıştı doğrusu, Allah nazardan saklasın.

20150723_164608

 

25 Comments

Add a Comment
  1. Urim baba çok samimi sıcak bir yazı olmuş. Bisikletini ne kadar sevdiğini belli eden. Sağlıklı pedallamalar.

  2. Sevgili Urim baba, ne güzel anlatmışsın. Büyük keyifle okudum.
    KUZ ne kadar vefakar çıkmış böyle.
    Size neşeli keyifli uzun turlar diliyorum. İyi ki varsınız.
    Sevgi ve selam

  3. Urim baba selamlar her ne kadar kendine uyan bir bisiklet en iyi bisiklet olsa da sağlamlık ve rahatlık için mutlaka kalite ön planda olmalı diye düşünüyorum.KUZ ile yolların açık pedalların güçlü olsun.Keyifli turların olsun.

  4. Urim abi kazasiz belasiz iyi pedallamalar. Umarim bir gun kisa bir turda bizi de yanina alirsin. Selim usta’nin ciragina gelince. Bizi de dukkandan kovar oldu. Fakat bisiklet yikama isinde cok basarili. Tavsiye ederim.

  5. Kuz ile anılarını okumak çok keyifli. Ayrıca tur bisikletinde olması gereken özellikler hakkında da epey bilgilendim. En yakın zamanda birlikte pedallamak dileğiyle.

  6. Merhaba Urimbaba, mayıs ayında Salda da beraberdik ama, epey kalabalık olmamız nedeniyle herkesle oturup sohbet etme fırsatımiz olamadı. İnşallah daha başka yerlerde karşılaşıp sohbet olanağı yakalariz. Kuz ile sağlıklı daha nice pedallamalar diliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Urim Baba © 2013 Frontier Theme