Kategori arşivi: 7. Az Bilinen Antik Kentler Turu

7. Az Bilinen Antik Kentler Turu 4. Gün

24 Nisan 2018 Salı

4 . Gün

(Görme engelli arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

(Resimlerin bir kısmı Ferdimen’e aittir)

Öne çıkmış olan görsel; Kalın, aynası taş duvarlı çeşme. İkisi üstte, biri altta üç borudan sular yalağın içine dökülüyor. Etrafı otlar bürümüş

20180424_143914_HDR

Düşler ve tarih inilecek son istasyon
Burdayım işte güzel bir yanlıştayım şimdi
Beklemesini bilmiyor acalesi olan ve nedense
Çekip gidiyorlar, kalanlar o kadar azız ki
O kadar azız ki mutluluk bile bizden çok

Ahmet Telli

İğde ağaçlarının altında, iğde çiçeklerinin kokusu ile uyanmanı tadına vardım bu sabah. Kimisi benden önce uyanıp toplanmaya başlamış bile. Ben de kalkar kalkmaz toplanmaya başladım hemen. Ardından sabah kahvemi bir çırpıda pişiriyorum. Yanımda şanslı olanlardan üç kişi de kahveden faydalanıyor. Sonrasında diğer uyuyanlar da uyanıp toplanma telaşına başladılar. İğde ağaçları altında bisikletler, bagajlar yükleniyor. Kırmızı bir bisiklet ters çevrilmiş yerde. Ön tekerleği sökülü durumda, herhalde lastiği patlak olmalı.

IMG_2241

Sabah kahvaltısını hep birlikte kurulu masalarda yapıyoruz. Masalar kumsalda, sabah güneşi iğde ağaçlarına vurmuş. Kahvaltı yaptığımız yer gölgede. Bir köpek kumlara yatmış kahvaltıdan bir parça bana düşer mi diye sabırla bakıyor masadakilere.

IMG_2242

Ferdimen resim çekerken köpek kendisine doğru dönmüş durumda. Köpeğin yüzünün ön kısmı ve göğsü beyaz, diğer yerleri kahverengi. Masalara oturmuş kahvaltı yapanlar var.

IMG_2243

Kahvaltı zamanı bitirip yola çıkmak için hazırlandık. Kumsalın dışında toplanmış bisikletler hareket zamanını beklerken Şeyma Bozdoğanoğlu ta yüzünü çevirip Ferdimen’e poz vermiş. Güneş gözlüğü yüzünde kocaman. Boynunda bu yıl tasarladığımız ve tüm katılımcılara dağıttığımız ABAK buffu. Mavi renkli olan buff Şeyma’ya ayrı bir hava katmış.

IMG_2244

Herkes hazır olunca yola çıktık. Çıkar çıkmaz da sert bir yokuş karşımıza çıktı. Yokuşu çıktık ve yüksek bir yere çıkmanın ödülü de güzel bir manzara. Sığacık köyü tam altımızda, yat limanındaki yelken direkleri, kayıklar, tarihi kalesi ve giderek çoğalan yazlıkları manzarayı belirtiyor. Siz sadece denize, teknelere ve kaleye bakabilirsiniz. En arkadan ben geldiğim için tepede kimse yoktu. Manzarayı bir süre izliyorum. Seviyorum bu şirin köyü.

20180424_094822_HDR

Sığacık içindeki parkta toplanmış bekliyor bisikletliler. Parkın içinde palmiye ağaçları dikilmiş. Bir tanesi kurumuş olmalı, yaprakları yok.

IMG_2247

Burada hazır toplanmışken Az bilinen antik kentler bisiklet turunun ortaya çıkarıp bu güne kadar sorunsuz yapan sevgili Olcay Ormankıran elbette yaş gününü unutmadık. Henüz bir aradayken kutlayıverdik yeni yaşını. İyi ki doğdun Olcay. Karnı burnunda sevdiceği Şeyma da pastasına mumları dikmiş yaş gününü kutluyor henüz doğmamış Güneş ile.

IMG_2248

Olcay dileğini tutup pastadaki yanan mumlara üflüyor. Belki de yeni doğacak Güneş için güzel dileklerini diliyordur, kim bilir !

IMG_2249

Sığacık’tan ayrılıyoruz ve önümüzde rampa var. Ağır tempoda çıkmaya başladık. Tepelerde yeni kurulmakta olan rüzgar türbinlerine doğru yol gidiyor.

IMG_2251

Tepeye gelince çitlerle çevrili bir bahçede koyu kahverengi bir at geçen bisikletlilere merakla bakıyor. Çitin yan tarafı buğday ekili tarla, ardı çam ormanı.

20180424_104614_HDR

Atın olduğu yerde mutlaka eşek te vardır. İşte karşıma bir eşek çıktı. O da merakla bizlere bakıyor. Eşek zeytin ağacının gölgesinde bağlı duruyor.

20180424_105027_HDR

Bu civarda keçi besleyen çoğaldı. Nedeni ise keçi sütü birden bire çok değerlendi. Bir de talep çoğalınca keçi sütü ve ürünleri pek bulunamaz oldu. Böylece fiyatı da artmış oldu. Yolda karşımıza keçi sürüsü denk geldi. Çoban başında, keçilerin bir kısmı zeytin ağacının gölgesine sığınmış dinlenirken bizleri gözetliyorlar.

20180424_105912_HDR

Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Ardımıza baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz. Urla’nın Kuşçular köyüne varmışız. Burası dört yol çatağı, buradan geçenler mutlaka mola verip öyle yoluna devam ediyor. Biz de burada mola verdik. Dutların altında, gölgede yakmaya başlayan Güneşin sıcağından kurtulmak için uygun bir yer. Serin bir şeyler içip dinleniyoruz. Haliyle çay olmazlardan olmazı. Mutlaka içiliyor, nerede olursan ol.

IMG_2252

Kuşçulardaki molayı bitirip yola devam ettik. Urla girişinde karşıma üç borudan akan eski  bir çeşme çıkıyor. Borulardan gürül gürül su akıyor yalağın içine. Buradan su şişelerimi tazeliyorum. Çeşmenin aynası kalın taş duvar ile örülü. Üç borunun iki yandakiler üstte, biri az altında. Etrafını ot bürümüş. Bu resim öne çıkan görsel olarak belirledim.

20180424_143914_HDR

Urla’nın içindeki kalabalık çarşıdan geçerek sanat sokağında bisikletler elimizde yürüyoruz.

IMG_2253

Urlalı yazar Necati Cumalı taş örülü müze evine geldik. Ben daha önce müze evini defalarca gördüğümden içeri girmeyip sadece dışından bir resmini çekiyorum. Ev iki katlı, alt katta iki, üst katta üç pencere ve yanda iki penceresi var. Binaya giriş yeri taş duvar ile dış kısmından ayrılmış durumda. Çatıda bir baca görünüyor. Avluda bayrak direği. Derekte Türk bayrağı dalgalanıyor.

20180424_140341_HDR

Müze görevlisi bizlere Necati Cumalı hakkında bilgi verirken sevgili doktorumuz Mete Güney pür dikkat dinliyor. Diğerlerinin kimi ayakta, kimi kanepeye oturmuş.

20180424_140842_HDR

Necati Cumalı’nın çalışma odası, yazı masası, üzerinde mini bir daktilo, isimlik, iki porselen tabak dikine kaideye oturtulmuş. Solda küre cam kavanoz, içinde kurutulmuş bir şeyler var. Bir fotoğraf makinesi ve sigara kutusu metalden duruyor. Masanın deri kaplı, işlemeli koltuğu. Koltukta “Lütfen oturmayınız” uyarı yazısı konulmuş. Arkada pikabı ve diğer yanda radyosu. Pikapta bir plak takılı.

20180424_141306_HDR

Necati Cumalı müze evini kısa sürede bitirip yola çıktık Urla İskele’ye doğru. Her zaman kullandığımız ara yoldan gideceğiz. Diğer ana yol hem dar, hem de çok yoğun araç trafiği var. Çeşme – İzmir ana yolundaki kavşaktan sola dönüp bir süre gidiyoruz. Gittiğimiz yol Çeşme yönü. Tabelada; Çeşme 47 Karaburun 66 Kilometre gidileceğini belirtiyor. Tabeladan az ilerde sağa döneceğiz. Yolun sağ şeridini tamamen bisikletliler kapatmış durumda.

IMG_2254

Ara yolda hem trafik yok hem de yenilebilir meyveler var; Dut. Henüz olgunlaşmaya başlamış dutlardan yiyen bir arkadaş dala uzanmış dut yerken.

IMG_2255

Urla İskele mahallesine geldik. Burada Klazomenai antik kenti var. Giriş kapısına bisikletleri bırakıp içerisini görmeğe gidiyor arkadaşlar. Bisikletim KUZ önde, diğerleri sağda, solda park etmiş durumda. Ortada Klazomenai antik kentin kazı alanını belirtir tabelası.

20180424_145306_HDR

Kazı evinin önünde küçük bir havuz var. Bu havuzda Nilüfer çiçekleri yetiştiriliyor. Kökü su içinde olup, su yüzeyinde kocaman, tepsi gibi yaprakları ve Nisan ayında açan pembe çiçekleri ile insanları adeta büyülüyorlar. Nilüfer yaprakları havuzun tüm yüzeyini kaplamış durumda. Çok az bir kısım açıkta kalmış

20180424_145436_HDR

Havuzun içinde balıklar da var. Su bulanık olsa da içinde yüzen kırmızı ve beyaz renkli balıkları görebiliyorum.

20180424_145449_HDR

Antik kentin ayağa kaldırılmış tek yapısı yağ işliği. Yağ işliği binasına giden yol, solda biçilmiş buğday tarlası sarı renge bürünmüş.

IMG_2258

Yağ işliği binası sonradan yapılmış taş bir bina. Yanında da bir tane bina daha var. Büyük olan binanın çatısı biraz sivrice ve sazdan kaplanmış. Önünde de bir kuyu var saz çatılı.

20180424_145744_HDR

Binanın dışında kazılarda bulunmuş dev yağ küpleri var. Küp yerde toprağa gömülü. Sadece bir kısmı yüzeyde. Küpün içi boş, sadece densizin birisi boş sigara paketini içine atmış. Pis insanların haddi hesabı yok.

20180424_145843_HDR

Kazı ananında kazılar devam ediyor. Buluntular arasında bir kuyu, yanında da dev iki tane küp var. Yağ işliğinde sıkılan zeytinlerden çıkan yağlar küplerin içinde depolanıyor. Küpler toprak seviyesinin altında. İskele mahallesinde bir çok yazlık ev, bahçe var. Bunların altı tarihi eserlerle dolu. Kazılıp gün yüzüne çıkarılmayı bekliyorlar toprak altında. Bizler sadece çok az bir kısmını görebiliyoruz. O da titizlikle yapılan kazılarda ortaya çıkan buluntular.

IMG_2260

Yağ işliğinin içinde pres aleti ağaçtan yapılmış. Kalın bir direkte dönertaş bağlı. Direğin üstünde de sopalar konulmuş. İnsan gücü ile döndürülen direk dönertaşın altında zeytin taneleri ezilerek yağa dönüşüyor. Bacanağım Selahattin Kelmen de direkteki sopayı tutmuş çevirmeye çalışıyor. Kafasında kaskı duruyor, çıkarmayı unutmuş.

20180424_150056_HDR

Yağ işliğinde rehberimiz bizleri kısaca bilgilendirdikten sonra çıkışa doğru gidiyoruz.

IMG_2261

Hemen yakında olan gemi işliğine geldik. Geçmişte ticaret daha çok gemilerle yapılıyormuş. Gerçi günümüzde hala yapılmakta. Burada elde edilen zeytin yağı gemilerle başka ülkelere ihracat yapılıyordu. Burada olan atölyede geçmişte yapılan teknelerin benzerlerini yapıyorlar. Atölyenin üstü yarım yuvarlak branda ile kapatılmış. Solda Uluburun batığının kopya gemisi.

20180424_153638_HDR

Denizden çıkarılıp kurutularak tahtaya çakılmış deniz yıldızı, deniz atı ve yengeç. Diğerleri normal de yengecin arkasındaki son iki ayak yassı. Diğer ayaklar sivri uçlu. Bu tür yengeci ilk defa görüyorum. Rengi de beyaz.

20180424_153710_HDR

Geçmişte gemi yapım atölyesinde kullanılan basit bir vinç. Uzun bir direk, kısa tarafına yandan bir kama takılıp kaideye oturtulmuş. Buraya ağırlık bağlanmış yük karşıtı olarak. Uzun olan taraf ise yük kaldırmak için. Vinç tekerlekli bir arabanın üstünde.

20180424_153835_HDR

Ağaçtan yapılmış küçük bir kayık yada sandal. Kayığın başında ve kıçında yukarıya doğru yarım metre kadar çıkıntı yapılmış. Öndeki düz bir ağaç, arkada ise işlenmiş. Ağaç tepeden altına doğru kıvrılarak oyulmuş.

20180424_153848_HDR

Üzeri branda kaplı atöylede marangoz makinaları var. Burada çeşitli tekneler yapım aşamasında. Teknenin ön kısmından arkaya doğru olan yerin resmini çekiyorum alttan. Ön tarafındaki ana ağaç ve yan gövdeyi oluşturan tahtalar enlemesine çakılmış. Ortaya doğru genişleyen teknenin kıvrımı güzel işlenmiş. Atta karina ağacına bir çok işkence ile parçalar sıkıştırılmış. Teknenin üstüne çıkmak için kısa tahta bir merdiven dayalı.

20180424_153903_HDR

Açık alanda toplaşıp rehber hocamızdan gerekli bilgiyi alıyoruz.

20180424_154000_HDR

İskele limanı, tekneler, limandaki depo binalarını belirtir maket yapılmış. Maket sanki canlı bir limanı resmediyor. Yapan çok güzel bir işçilikle bire bir örneği ile betimlemiş. Limanın girişi dar bir boğaz, dalgakıran kayalıklar ve limanın girişinde deniz feneri

20180424_155257_HDR

Fotoğraf makinesi ile resim çeken birini çekiyorum çaktırmadan. Bir gözünü vizöre dayamış, diğer gözü kapalı çekeceği yere konsantre olmuş durumda. Başında mavi şapka var siperli.

20180424_155629_HDR

Değerli hocamızla topluca resim çekiliyoruz atölyenin önünde.

20180424_155638_HDR

Urla İskeledeki tarihi yerlerin gezisini bitirip yola çıktık İzmir’e doğru. Yolda lastiği patlamış birisinin tamiri ile uğraşan arkadaşlar yol kıyısında durmuşlar. Lastik tamirini el birliği ile yapıyorlar.

IMG_2262

Urla çıkışında balıkçı barınağında mola veriyor bir kısım arkadaşlar. Turun yorgunluğunu çıkarıyorlar adeta. Bir masaya 8 kişi oturmuş çay içiyorlar sohbet ederek.

IMG_2264

Balıkçı barınağı küçük bir liman gibi. Dalgakıran limanda tekneleri dalgalardan koruyor. Limanda bağlı bir çok tekne sıralı duruyor. Karşıda İkiztepe dağı görünmekte.

IMG_2267

Bir süre dinlendikten sonra ana yoldan gidiyoruz tek sıra. Seferihisar kavşağındayız.

IMG_2268

Sorunsuzca Sahil evlerinden İnciraltına geldik. Buradan Üçkuyular da başlayan bisiklet yoluna girip trafikten kurtulmuş olduk. Belediyenin sahil boyunca yaptığı sahil düzenlemesinde yürüyüş yolu, gezinti yolu ve bisiklet yolu Alsancak limanına kadar kesintisiz gidiyor. Sahil yolunda ağaçlar dikilmiş, yerlerin bir kısmı yeşil çimen döşeli. Eski belediye başkanlarımızdan Ahmet Piriştina tarafından dikilen hurma ağaçları İzmir’e ayrı bir özellik kattı. Üçkuyular dan Bayraklı’ya kadar bir binlerce palmiye ağacı dikildi. Hemen hemen hepsi de tuttu ve meyve veriyor. İzmir her ne kadar sıcak olsa da hurmaların pişip olgunlaşmasını sağlamıyor. Hurma ağaçları 2003 yılında Mısır dan getirilip dikilmişti.

IMG_2270

Bisiklet yolundan bir süre gidip Karantina civarında alt geçit çalışmasının yapıldığı yerden ana yola çıktık.

IMG_2272

Karataş civarında tekrar bisiklet yoluna geçtik. Burada bisikletimin arka bagajını tutan çubukların iki tarafında da kırıldığını gördüm. Yakından resmini çekip inceliyorum. Alt kısımdan kırılıp arka maşaya dayanmış öylece duruyor. İncelemede sağlam ve düşmeyecekmiş gibi durduğunu görünce eve kadar idare eder dedim kendi kendime. İşte demir bagajın yararları; Yolda kırılsa da elektrik kaynağını her yerde bulup kaynatabilirsin. Alüminyum bagaj olsa her yerde kaynak yaptırma olanağı yok. Sadece sanayi sitesinde, o da az sayıda alüminyum kaynak yapan yerler var. Uzun tur bisikletçilerinin neden demir bisiklet, demir bagaj kullandığını şimdi daha iyi anlıyorum. Ev yakın olduğu için idare eder dedim. Evde kendim kaynak yapabilirim kırılan yeri.

20180424_195536_HDR

Konak belediye parkına geldik ve turu burada bitiriyoruz. Bizlerle gelen sadece bir kaç kişi var. Çoğu kişi gruptan ayrıldı yolda gelirken. Kalan bir avuç arkadaşla vedalaşıyoruz tek tek. Sonrasında herkes kendi evine doğru hareket etti.

IMG_2273

Ben de Ferdimen ile birlikte eve doğru Güneş batarken pedallamaya başladık. Sahilde, Güneş ufukta batmadan önce az olan bulutların ardında bizleri selamlıyor. Deniz buna hafif çırpıntılarla cevap veriyor sanki. Kenarda bir bisiklet park etmiş duruyor. Sahibi de akşam suyunda balık avlıyor kamışı ile. İnsanlar da akşam yürüyüşünü yapıyor nefis manzarada.

IMG_2274

Karantina civarında tekrar ana yola çıktık. Bu kez Üçkuyulara kadar ana yoldan gittik. Yolun sağından tek sıra giderken tramvay rayları, elektrik telleri, yeşil çimenler, hurma ağaçları ve ufku kızıla boyamış batan Güneş denizin maviliğini alıp götürüyor sanki.

IMG_2275

Akşam hava kararmaya başlarken, tam da ezan vaki eve vardık Ferdimen ile. Ferdimen bu gece daha misafirim olacak, Yarın Kuşadası’na doğru gidecek. Orada abisi oturuyor. Eve varıp eşyaları bagajdan indirip bisikletleri park ettik. Sıcak bir duşun ardından akşam yemeği ve kahve. Sonrasında çektiğimiz resimleri bilgisayara yükleyip yedekledik. Birer kopyasını Ferdimen ile paylaştık resimlerin. O günleri anca derleyip yazabildim.

Böylece bir turun daha sonuna gelmiş olduk. ABAK ; Az Bilinen Antik Kentler Bisiklet Turunu sorunsuz tamamlayıp huzur içinde olmanın mutluluğunu yaşadım. Görevim icabı artçılık ve süpürücülük kısmını yerine başarı ile getirdim. Bu turu gönüllü olarak arkadaşlarla birlikte yapıyoruz karşılık beklemeden. Katılımcıların en iyi şekilde güzel bir tur ve iyi anılarla ayrılmalarını sağlamak bizleri mutlu ediyor. Turumuz insanlara konfor sağlayıp hizmet etmek için değil. Katılımcı, paylaşımcı, herkes işin ucundan tutarak, birlikte yapma gayreti içindeyiz. Bir çok şeyi birlikte paylaştık, yeni arkadaşlarla tanışıp dost oldum. Yeni hikayeler oluştu ve bunları hazine torbama yerleştirdim. Şimdi hazine torbamdan çıkardığım bu güzel hikayeyi elimden geldiğince resimlerle anlattım.

Resimler çok şeyi anlatıyor, bu yazıyı okuyanların kafasında canlandırdığı yerleri görmeyen arkadaşlar için de elimden geldiği kadarı ile betimlemeye çalıştım.

Bir sonraki tur yazımda görüşme dileği ile

Bu gün yaptığı yol yaklaşık 78 Kilometre civarı.

Yaptığım yolun haritası aşağıda

Powered by Wikiloc

 

 

7. Az Bilinen Antik Kentler Turu 3. Gün

23 Nisan 2018 Pazartesi

3 . Gün (Resimlerin bir kısmı Ferdimen’e aittir)

(Görme engelli arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

Öne çıkmış olan görsel

20180423_140723_HDR

 

Bir dünya bırakın biz çocuklara

Bir vatan bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar

Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar

Bir barış bırakın biz çocuklara
Uzansın şarkımız güneşe ve aya

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar

Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne “SEVGİLİ DÜNYA”

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele el ele verin çocuklar

Bu gece çadırı kurmadım, hazır çam ormanı içindeyken hamakta uyumanın keyfini yaşadım. Ağaç gövdesine iplerle bağlı hamak, bisikletim KUZ ve diğer çadırlar. Çadırı kurmayınca fazla eşyalar çıkmıyor çantalardan. O yüzden sabah toparlanmam kısa sürüyor.

20180423_072145_HDR

Millet uyandı mecburen, çünkü erkenden hareket edeceğiz. Sevimli canavar Enes elinde megafon ile dolaşarak biran önce uyanıp toplanmalarını sağlıyor. Çam ağaçları altında çadırlar, herkeste toplanma telaşı. Ağaç gövdelerine iplerle bağlı ABAK hatıra pankartı.

20180423_071706_HDR

Sabah kahvaltısını deniz manzaralı yerde yapıyorum. Bulunduğumuz yer denizden biraz yüksek. Piknik masasında oturmuş çelik tasım ile çay keyfi yapıyorum manzarada.

20180423_082244_HDR

Çadırlar kademe kademe teraslarda rengarenk bir görüntü oluşturmuş çamların altında.

IMG_2217

Ferdimen denizin sabah sakinliğini çekiyor. Denize doğru girinti yapmış kara parçası. Ucunda küçük kaya parçaları denizin içinde adacıklar zinciri oluşturmuş.

IMG_2219

Herkes hazır olunca yola koyulduk, yüksekte olduğumuzdan inişe geçtik ve deniz kıyısında ilerliyoruz. Gümüldür’ü geçip Ürkmez’e geldik. Burada deniz kıyısında mola veriyoruz. Bu gün 23 Nisan egemenlik ve çocuk bayramı. Yeni Orhanlı köyünde çocuklarla birlikte 23 Nisan çocuk bayramını kutlayacağız. Bundan dolayı daha önce hazırladığımız bayrakları ve balonları dağıtacağız. Dağıtımı yapan arkadaşlar kolilerin başında, katılımcılar da kuyruğa girmiş sıra bekliyor. Deniz kıyısında palmiye ağaçları dikilmiş.

IMG_2222

Sırası gelen torbasını alıyor, içinde öğlen kumanyası da var. Kuyrukta torbasını alanlar bisikletinin yanına gidiyor.

IMG_2223

Torbaların dağıtımı bittikten sonra yola koyulduk. Yakındaki kavşaktan Karakoç kaplıcalarının olduğu yola girdik. Bundan sonra rampalar başlıyor hafiften. Bir süre gidiyoruz, yol ayrımında Yeni Orhanlı köyüne doğru saptık. En son ben geldiğimden arkamda kimse yok. Kavşakta sağa doğru işaret oku boyanmış. Ayrıca ABAK olarak ta yazılmış kırmızı sprey boya ile. Önümde bir kişi var o da Doktorumuz Mete sağa doğru sapan yola giriyor.

20180423_123622_HDR

Buraya kadar mıcırlı asfaltta geldik, Yeni Orhanlı yoluna saptıktan sonra yol sıcak asfalt ile kaplanmış. Yani yol kaymak gibi.

20180423_130552_HDR

Biraz daha çıkarak Yeni Orhanlı köyüne geldik. Köydeki Yeni Orhanlı ortaokulunda 23 Nisan çocuk bayramını kutlayacağız. Bu okulda tanıdığımız bisikletçi Öğretmen  Hilmiye İklim Tren görev yapıyor. Hilmiye Fen bilgisi Öğretmeni. Daha önce kendisi ile ve Okul müdürü ile görüşüp 23 Nisan çocuk bayramını bu köyde kutlayacağımızı bildirip anlaşmıştık. Onlar da hazırlığını yapıp bizleri bekliyorlardı köylülerle birlikte. Bu köyde hem ilkokul hem de ortaokul var. İlkokul bahçesi küçük olduğundan ortaokulun geniş bahçesinde törenleri yapacağız. Okulun bahçesinde köyün kadınları duvarın dibine oturmuş. Öğrenciler meydanda gruplar halinde duruyor.

20180423_132444_HDR

Dev Türk bayrağı okul binasına asılmış. Bina iki katlıı, bayrak iki katı da kaplamış durumda. Bir grup öğrenci solda sıralanmış, siyah pantolon giymişler. Üzerinde beyaz tişört, kırmızı renkli ay yıldız baskılı.

20180423_132457_HDR

23 Nisan çocuk bayramı törenleri başladı. İlk önce ana sınıfı öğrencileri alana çıkıyor. Kız öğrenciler siyah giyinmiş, etekleri pembe renkli tülden, erkekler ise siyah renkli pantolon, üzerine turkuaz yeşil renkli gömlek var. Genç öğretmen karşılarında hangi hareketleri yapacağını söz ve el hareketleri ile yönlendiriyor öğrencileri. Öğretmen pembe renkli etek giymiş, üzerinde siyah elbise var.

20180423_132619_HDR

Kırmızı renkli ay – yıldız tişörtlü öğrenciler çuval oyunu oynuyorlar birinci gelmek için.

20180423_133859_HDR

Birinci sınıf öğrencileri yere çömelerek gösterilerini sunuyor. Başlarında öğretmenleri.

20180423_134036_HDR

Minik gelin ve damat meydana çıkıp gösterilerini en iyi şekilde oynamaya çalışıyor bizlerin karşısında.

20180423_134132_HDR

10 Öğrenci büyük bir Türk bayrağını yukarıda elleri ile tutarak gelin ve damadı takip ediyor.

20180423_134752_HDR

Geleneksel, renkli baş örtülü kadınlar sıralara oturmuş öğrencileri dikkatle izliyorlar. Kimisi oğlunu, kimisi kızını ya da torununu gururla izlemeye çalışıyor.

20180423_134959_HDR

Tabureye oturma oyunu oynayan çocuklar. 13 tabure, 14 çocukla oyun başladı. Şarkı eşliğinde taburelerin etrafında dönerek oynuyorlar. Müzik sesi kesilince hemen bir tabureye oturmaları gerek. Tabureye oturamayan eleniyor.

20180423_140723_HDR

En sonunda elene elene iki çocuk, bir tabure kaldı. Biri kız biri erkek, bakalım kim kazanacak. Kız daha uyanık ve oyunu kız öğrenci kazandı.

20180423_141618_HDR

Okulda müzik derslerinde müzik aleti çalanlar sahneye çıktı. Saz, flüt ve piyano ile bizlere türküler söylediler. Başlarında kadın müzik öğretmeni şeflik yapıp yönlendiriyor.

20180423_141809_HDR

En son olarak orta son öğrencileri U düzeninde sıralanıp gösterisini tamamlıyorlar. Altı öğrenci yerde sırt üstü uzanmış, solunda iki öğrenci eğilip üzerlerine elinde Türk bayraklı bir öğrenci ayakta.

20180423_142421_HDR

Gösteriler, oyunlar bitti, sıra geldi hediyelerini vermeye. En öne yaşları en küçüklere hediyelerini vermeye başladık. Öğrenciler renkli elbiseleri ile sıraya girmiş durumda. Çok kalabalıklar.

20180423_143633_HDR

Biz de kalabalığız ve sıraya girdik öğrencilere hediyelerini vermek için.

20180423_143655_HDR

Hediyesini alan bir erkek öğrenci yüzünde tatlı bir tebessümle yanımdan geçerken resmini çekiyorum.

20180423_143704_HDR

Pembe renkli etek giymiş minik bir kız öğrenci de aynı mutluluğu yaşıyor. Yüzlerindeki mutluluk tarif edilemez güzellikte.

20180423_143813_HDR

Selahattin Tavkaya ustaların ustası kız öğrenciye hediye torbasını verirken poz veriyor.

20180423_143921_HDR

ABAK gönüllülerinden sevgili Uluğ Cem Balkanlı desteği ile okulun bahçesinde öğrencilerin oyun oynamaları için renkli çizgilerle boyandı. Alanın kenarına da hatıra olsun diye. “# abak her renkte” yazısı pembe, yeşil, turuncu, mavi, beyaz, kırmızı renkte her harf ayrı renk kullanıp betona yazılmış.

IMG_2230

Her çocuğa hediyelerini verdik ve yola çıkma zamanı geldi çattı. Her yıl 23 Nisan da çocuklarla birlikte biz de çocuk olarak bayramı kutladık. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde işgal edilmiş yurdumuzu kurtarmak için Türkiye Büyük Millet Meclisini 23 Nisan günü Dünyaya tam bağımsızlık sözleri ile ilan etmişler. Atatürk te bu günü çocuklara armağan etmiş, yani geleceğimize. Bizler de sevinçle kutluyoruz çocuklarla çocuk olarak.

Bisikletlerin başına gidip yola çıkmaya hazırlanıyoruz.

20180423_145101_HDR

Yeni Orhanlı köyünden ayrılıp yola çıktık Seferihisar’a doğru. Önümüzde biraz rampa var, haliyle zorlananlar oldu. Zorlananlar da yokuşları yürüyerek çıkarken resimlerini çekiyor Ferdimen. Etraf Nisan ayının bahar rengi olan yeşil renge bürünmüş durumda.

IMG_2233

Az gittik, uz gittik. Dere tepe düz gittik. Bir çıktık bir indik. Baktık ki Seferihisar’ın deniz kıyısında olan Sığacık mahallesine gelmişiz. Burada biraz mola verdik. Palmiye ağaçları ve yeşil alanı ile şirin bir yerde seyyar satıcıların tekerlekli arabaları kenarda duruyor. Birisi bardakta süt mısır satıyor.

IMG_2234

Yeşil alanda dinleniyoruz, yokuşlar yordu biraz. Çimenlerin üzerinde bisikletler park edilmiş, bagajlarında Türk bayrakları bağlı durumda. Herkes masalarda oturmuş dinleniyor.

IMG_2235

Dinlenme bitiminden sonra Teos antik kentine doğru yola çıktık. Teos antik kentin arka kısmından, bahçeler arasından toprak yoldan gittik. Kısa sürede Teos antik kentine gişelerden değil de alt kısmından girdik. Yani kaçak olarak, zaten beleşti bize giriş. Bisikletleri bir kenara bırakıp antik kent hakkında katılımcılara bilgileri Selen Kanat anlatıyor. Selen’in etrafında dinleyiciler pür dikkat dinliyorlar anlatılanları.

IMG_2236

En arkadan ben geldim antik kente ve ilk olarak anıt zeytin ağacının dibine bisikletimi park edip resmini çektim.

20180423_175450_HDR

Yaklaşık 1000 yılı aşmış bu ağaç hala zeytin vermeye devam ediyor. Daha önce olmayan bir şeyi fark ettim. Birisi tabela asmış ağaca, kahverengi boyalı tabelada “Umay nine ağacı” yazılı. Kim, neden, nasıl asmış bilemiyorum. Gerçek mi değil mi? Yoksa birisinin ninesinin ismini yazıp ağaca asarak ağacı isimlendirmek mi istemiş belli değil. Daha önceleri yoktu bu tabela.

20180423_175527_HDR

Teos antik kenti kalıntıları çimenlerle kaplanmış.

IMG_2237

Antik kenti geziyoruz, ayakta kalan yapılardan birisi amfi tiyatro. Çoğu blok taşlar alınıp Sığacık kalesinde ve evlerin yapımında kullanılmış.

20180423_182347_HDR

ABAK gönüllüsü olan Arkeoloji öğrencisi Selen Kanat amfi tiyatroda oturmuş olanlara Teos antik kentinin tarihini anlatıyor.

20180423_182546_HDR

Antik taşlara oturanlar hem dinleniyor hem de anlatılanları dinliyorlar. Güneş ufka yaklaştığı için göldeler tiyatroyu kaplamış bile.

IMG_2239

Yavaş yavaş kentin yukarılarına doğru gidiyoruz tek sıra halinde.

20180423_183641_HDR

Antik kentin tapınaklarından geriye kalmış bir kaç taş blok var sadece. Bir sütun yarım olarak ayakta.

20180423_184537_HDR

Antik kentten çıkıp yola koyulduk yokuş yukarı. Küçük bir tepeyi aşacağız. Sevgili Olcay Ormankıran yere şu yazıyı kırmızı sprey boya ile yazmış “ABAK Gidebilmeli her yere bisikletiyle ve İnsan sevdiğiyle” En üste de ileriyi gösteren ok işareti.

20180423_190322_HDR

Tepeyi aşınca akşam Güneşi henüz ufukta parlarken denize vuran ışıkları ile güzel bir manzara resmi çekiyorum. Karşıda dağlar, deniz ve kamp yapacağımız büyük akkum.

20180423_191034_HDR

Büyük akkum kumsalı ağaçların arasında görüntülüyorum. Büyük akkum koyunda tatil oteli var karşıda ve yarımadayı işgal etmiş.

20180423_191611_HDR

Tatilcilerin henüz doldurmadığı kumsalın otoparkında belediyenin bize getirdiği plastik masa ve sandalyeleri sıralıyoruz. Burada akşam yemeği yiyeceğiz

20180423_195717_HDR

İğdelerin altına çadırları kurup kampımızı atıyoruz. Çadırların her biri ayrı renkte ve yapıda renk cümbüşü sanki. Bir de batan Güneşin sarı rengi sağ tarafı bürümüş.

IMG_2240

Kumsalda futbol oynamaya başladı gençler kızlı erkekli. Kimisi denize girdi, kimi kıyıda oturmuş sohbet ediyor.

20180423_195721_HDR

Ben de su donumu giyip denize dalıyorum terimi atmak için. Duşumu alıp tuzdan arındıktan sonra giyinip akşam yemeğini yiyoruz hep birlikte. Geceniz serinliğinde kalın bir şeyleri üzerimize giyip ateşi yaktık kumsalda. Şarkılar, türkülerle neşelendik günün yorgunluğunu atarken. Güzel bir gün oldu, Çocuklarla çocuk olduk, oyunlar oynadık. Çocuklar gibi şendik. Çocuk ruhumuzu kaybetmemeye karar verdik. Hep çocuk kalacağız. Büyüyüp te ne olacağız ki? Dünyayı mı kurtaracağız?

Uyku ağır basınca çadırıma çekilip tatlı, çocuksu rüyalara dalıyorum.

Bu gün yaptığımız yol yaklaşık olarak 63 Kilometre civarı.

Aşağıda yaptığımız yolun haritası

Powered by Wikiloc

 

7. Az Bilinen Antik Kentler Turu 2. Gün

22 Nisan 2018 Pazar

2 . Gün (Resimlerin çoğu Ferdimen’e aittir)

(Görme engelli arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

Öne çıkmış olan görsel, alçak taş kemerleri sıralı, su seviyesi yüksek, kemerlerin gölgesi suya vurmuş

20180422_121831_HDR

Şiir yazanlar, ne kadardılar ve nerdeydiler
Hatıralar üretiyorum telgraf tellerinden
Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum
Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum

Ahmet Telli

 

Okaliptüs ağaçları altında, büyümüş otların sabah gün ışırken fotosenteze başlaması ile ötmeye başlayan kuşların cıvıltısı başladı. Uzaktan gelen dip dalgasının kumlara vurdu gece boyu. Erkenden uyanmak güzel, doğada olmak ayrıcalık. Kuşlarla beraber uyanıyorum ve ilk işim çadırın fermuarını açık bir süre dışarısını gözlemlemek. Bu her sabah yaptığım doğayı dinleme anı minik bir yoga sayılır. Yoga yapanlar nasıl yapıyor bilmiyorum ama kendiliğinden oluşan bu an bir daha gelmiyor. Güneş doğmadan canlılar üzerindeki etkisini hissettiriyor.

20180422_070344_HDR

Çadırımdan dışarı çıktım, Güneş ilk ışıklarını vurmaya başlamış kampın üzerine. Az kişi uyanmış, diğerleri uyuyor.

20180422_074725_HDR

Sabah elimi yüzümü yıkadıktan sonra ilk işim kahve yapmak. Hemen cezveyi ocağa sürüyorum. Kahve ocağın üstünde pişiyor, rüzgarlık etrafında ocağı koruyor. Yerde kutu, kapağı ayrı yerde, üzerinde 4 fincan var. Henüz kahve taşmadı, şanslı olan üç kişi daha kahve içecek.

20180422_074745_HDR

Az bilinen antik kentler turu hatırası pankartında sevgili Bacanağım ile hatıra resmi çekiliyorum. İlk insanlar taştan yapılmış bisiklete biniyor, biri kadın biri erkek. Sadece kafa yerleri delik. Bacanak erkek yerinde, ben kadın yerindeyim. Arka fonda antik bina sütunlu.

20180422_082706_HDR

Sonra yanımıza akrabam Mesut geliyor. Üç akraba resim çekildik hatıra pankartının önünde. Solda Mesut, ortada Bacanağım Selahattin ve ben.

20180422_082751_HDR

Kahvaltıyı yapıp toparlanıyoruz, çadırlar, eşyalar bisikletlere yüklendi. Harekete geçmeden önce kumsala, deniz kıyısına gidiyoruz. Burada toplu bir resim çekileceğiz. Burası belediyenin kumsalı, cankurtaran çardağı kumsalın ortasına kurulmuş.

IMG_2195

Denizin kıyısına tek sıra gidiyor arkadaşlar.

20180422_095634_HDR

Sevgili anne adayı Şeyma hamileliğin son günlerinde. Karnı burnunda araçla bizi takip ediyor. Şu turu atlatalım öyle doğum yapsın diye Olcay Ormankıran terapi yapıyor arkadaşların önünde. Sanki doğacak Güneş’i biraz daha doğmaması için tören yapar gibi ellerini Şeyma’nın karnına doğru uzatmış. ( Neyse ki turda doğum yapmadı. Güneş 1 Mayısta dünyaya geldi )

20180422_095830_HDR

Herkes toplandıktan sonra birlikte pankartımız ile resim çekiliyoruz kumsalda. Arkamızdaki fon deniz ve gökyüzünün maviye boyanmış hali.

20180422_095908_HDR

Hatıra resmi çekildi, sıra geldi harekete. Hedefimiz Klaros antik kenti. Herkes yola çıktı, artçı olarak kamp alanını kontrol edip unutulan herhangi bir şey var mı diye gözden geçirdik. Kalan çöpleri de toplayıp tertemiz bırakıyoruz kamp alanını. Son kalanları da yola çıkardıktan sonra biz de yola çıktık. Cem Tabanlı, Doktorumuz Mete Güney, Ferdimen, Bacanağım ile birlikteyiz. Ferdimen çekiyor bizi arkadan. KUZ turuncu çantalarım ile beni götürüyor pedal çevirdikçe.

IMG_2196

Küçük Menderes nehri deltasında ilerliyoruz. Dünyanın en bereketli ovalarının olduğu yerde nehrin üzerinden geçerken pis olarak akan suyu görmek üzücü.

IMG_2197

Küçük Menderes deltasını geçip denize girintili, çıkıntılı ve yükselip, alçalan yoldayız. Solumuz deniz manzaralı. Sol tarafta olan Kuşadası ve Dilek yarımadasının resmini çekiyorum.

20180422_114120_HDR

Doktorumuz Mete’yi Ferdimen çekiyor deniz manzaralı.

IMG_2199

İn – çık 6 tane yokuş ve iniş bitince kısa bir düzlük alana indik. Burası Ahmetbeyli sahili. Buradan içeriye doğru biraz gidince Klaros antik kentine varmış olduk. Antik kentin kapısındayız, giriş binası tek katlı taş bir kulübe, çatısı kiremit. Sürgülü demir kapı ardına kadar açık.

IMG_2201

Antik kenti dolaşmaya başladık. Kazı devam ediyor bazı yerlerde. Etrafı çit iplerle çevrelenmiş. Kazı yapılan yer toprakla örtülmüş. Yapılar 1.5 – 2 metre derinlikte.

IMG_2207

Zamanında buradan akan çay kendi yatağından akıp gidiyormuş denize doğru. Zamanla deniz kıyısı toprakla dolunca antik kentin büyük bir bölümü toprak altında kalmış. Yapılan kazılarda otaya çıkan eserler, yapılar şimdi su altında kalmış durumda.

20180422_121419_HDR

Bazı yerler kuru olsa da su içinde olan yerlerde yıkılmış sütunlar ve iki tane sütun yerine oturtulmuş.

20180422_121522_HDR

Burada bulunan eserlerin, heykellerin polyesterden yapılmış kopyaları sergileniyor. Heykellerin çoğu tam değil. Kimi sadece baş kısmı, kiminin kolları yok, bacaklar kırık.

20180422_121637_HDR

Sütunlar tek parça yapılmamış. Yaklaşık 70 santim boyunda bir çok mermer işlenmiş olarak üst üste konularak yüksek sütunlar yapılmış. Depremlerde yıkılmış sütün parçaları yerde sergileniyor. Böyle bir çok sütun parçası yerde yan yana duruyor.

20180422_121645_HDR

Başka bir sütun devrildiği gibi parça parça yere uzanmış durumda.

20180422_121707_HDR

Klaros antik kenti bilicilik merkezi olarak ün yapmış. İnsanları etkilemek için dev Tanrı heykelleri yapmışlar. İnsanlar bu dev heykellere bakıp falcılara saygı duyuyorlarmış. Dev heykellerinin parça parça bulunmuş kısımları demir iskele ile ayağa kaldırılmış. Heykelin başı ve ayağının yarısı yok. İki parça var sadece.

20180422_121717_HDR

Binanın üzeri kemerli yapı ile kapatılmış. Geriye sadece sıra sıra kemerler kalmış. Burası su içinde, bir metre kadarı su yüzeyindeki kemerleri altından kemerlerin resmini çekiyorum. Su bulanık yeşile yakın renkte. Bu resmi öne çıkan görsel olarak seçiyorum

20180422_121831_HDR

Rehberimiz ilk defa katılanlara  Klaros antik kenti hakkında bilgi veriyor. Etrafına dinleyiciler toplanmış.

20180422_121945_HDR

Antik dönemde kullanılan Güneş saati kaidesi  su altında kalmış. Güneş saati yarım çanak biçiminde su üstünde duruyor. Çanağın iç kısmı çizilmiş. Üst kısmına konulan bir çubuğun gölgesi çanağa vurunca günün saatini belirliyor.

20180422_124359_HDR

Buluntular arasında yılan kuyruğu gibi kabuklu kabartma yapılmış. Mermer blok üzerine yapılmış yılan gövdesi kıvrımlı. Üst tarafta bir parça kırık. Başı sonu yok. Bulunan bu kadar demek ki.

20180422_124609_HDR

Restorasyonu yapılmış bir sütun, boyu 10 metre kadar. Sütunun üst kısmı, tam yarısı eski hali, al kısmı kaidesi ile birlikte yeni mermerden yapılmış. Yeni mermerin rengi beyaz, üst kısmı kirli bej renginde. Bu sütun yeni konulmuş buraya. Daha önceleri görmemiştim.

20180422_125137_HDR

Klaros antik kenti ziyaretini bitirip yola koyulduk. Klaros antik kenti ana yoldan içeride. Bahçeler arasında dar bir yoldan girilip çıkılıyor. Meyve bahçeleri arasından giden bisikletçiler.

IMG_2208

Öğle yemeği için Ahmetbeyli sahiline indik. Burada kumanyalar dağıtıldı. Kumanya soğuk sandviç, meyve suyu, yarım litre su, bir elmadan oluşuyor. Herkes kumanyasını alıp gölgelik bir yerde çimenlerin üzerine oturup karnını doyuruyor.

IMG_2209

Öğle molası bitti, tekrar yoldayız ve yine iniş – çıkışlar başladı. Yol böyle arazi yüzünden. Önümüzdeki yokuşu tırmanan bisikletliler tepelere tırmanmakta.

IMG_2211

İn – çık bitiyor ve Özdere Çukuraltı kumsalına geldik. Burada deniz molası vereceğiz. Akşama daha çok var, zaten kamp alanına yakınız. Deniz kıyısından karşıda görünen yazlıklar ve yüksekçe bir dağ.

IMG_2213

Bu sahilde, bu gün deniz sezonunu açacağım. Henüz karpuz kabuğu denize düşmese de. Su donumu giyip klasik denize aylayışımı Ferdimen seri biçimde çekiyor. Onların arasından üç kare seçip buraya koydum. İlki kumların üzerinde koşarken. Denize daha ulaşmadan.

20180422_141444_Burst03

İkinci karede denizin içinde 1.5 metrede iki ayağımı yere basmışken zıplamaya hazırım. İki elim de arkaya doğru gererek, belimden hafifçe bükülmüş olarak kuvvet alıyorum yerden.

20180422_141444_Burst10

Üçüncü karede zıplayıp ileriye doğru balıklama uçmaya başladım. Uzun saçlarım dalgalanıyor uçarken. Henüz havada olduğumdan ıslanmadım daha. Deniz ıslak olunca mecburen ıslanıyorsun, kaçarı yok. Henüz kuru olarak denize giren görülmemiş.

20180422_141444_Burst11

Deniz maceramızı bitirip yola koyulduk. Solumuz deniz manzaralı olarak.

20180422_160028_HDR

Az gidip uz gitmeden kamp alanına vardık. Zaten yakındı, kamp alanımız Özdere de bulunan mesire yeri Kalemlikteyiz. Buranın işletmecisi sezon açılmadığından bizim kamp yapmamıza izin veriyor. Ücret te almıyor, sadece içeceğe para veriyoruz, o da pahalı değil, fiyatları uygun tutuyor. Herkes çadırını kurmuş yerleşme telaşında. Çamların altı teras olarak kazılmış zemin eğimli bir arazi. Benim görevim elektrik panosuna bağlantıyı yapmak. Onu halledip çadırımı kuruyorum gözüme kestirdiğim yerde.

IMG_2214

Akşam yemeğini ketring Hatice getirip dağıtıyor. Gönüllü yemek dağıtıcıları onlara yardım ediyor. Akşam olanda müzik başlıyor. Müzisyenlerimiz yine iş başında. Onlarla beraber türküler söylüyoruz gecenin karanlığında. Piknik masasının etrafında oturmuşuz.

20180422_224617_HDR

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar şarkılar söyledik. Uyku bastırınca çadırıma girip yatıyorum.

Bu gün yaklaşık 36 Kilometre yol yapmışız. Aşağıda yaptığımız yolun haritası

Powered by Wikiloc

 

 

 

 

7. Az Bilinen Antik Kentler Turu 1. Gün

21 Nisan 2018 Cumartesi

1 . Gün (Resimlerin çoğu Ferdimen’e aittir)

(Görme engelli arkadaşlar için betimleme yapılmıştır)

Öne çıkmış olan görsel, Efes antik kentindeki Celcus kütüphanesindeki yapının penceresinde parlak güneş ışınları saçılıyor

20180421_184947_HDR

…Düşüyorum
Karıncanın peşine minik depremler oluyor
Yabanıl ot kokuları, sonra düşler, düşüyorum…
Puslu bir görüntü tarih dediğimiz ve kirli
Sular buharlaşıyor buluşalım dediğin denizde

Ahmet Telli

Evet Yeni bir turun yeni bir yazısına daha başlıyorum. Aslında anlatacaklarım daha önce anlattıklarım, tekrarı olacak ama aynı yerleri tersine ve değişik anlatacağım. Az Bilinen Antik Kentler Bisiklet Turunu her yıl bıkmadan, usanmadan, severek, gönüllü olarak yapmaktayız. Bu böyle devam edecek sağlığımız el verdiğince. Tüm kış, toplantılar, keşif turları, rotalar, neler yapacağız, katılımcılara ne hediyeler vereceğiz, resmi kurumlarla yazışmalar, müzelere giriş izni gibi konuları kış aylarında yaptık. Her şeyi ayarladıktan sonra tur günü geldi çattı. Sevgili dostum, tur arkadaşım Ferdi Kızıl, namı diğer kahramanımız Ferdimen bir gün önce evime gelerek misafirim oldu. Ferdimen hazırlıklıydı, tur için gerekli eşyaları ile birlikte gelmişti. Sadece bir sonraki suyun kaynağına yolculuk turunda kullanacağı kap kaçağı evde bıraktık. Ben de hazırlığımı yapıp çantalara yerleştirdim. Fazla olarak yanıma sağlık malzemeleri ve bisiklet yedek malzemeleri olan çantayı yanıma aldım. Ne de olsa turun süpürücüsü ve artçısıyım. Aynı zamanda teknik eleman ve sağlık elemanı hemşir olacağım. Bu turu her zamanki yaptığımız turların tersinden yapacağız. Daha önceleri son güne kalan Torbalı’daki Metropolis antik kentine girerek başlayacağız. Her seferinde Metropolis antik kentini es geçiyorduk. Sonrası Efes antik kenti, oradan Özdere kalemlik, Ahmetbeyli Klaros antik kenti. Yeni Orhanlı köyünde 23 Nisan Çocuk bayramı kutlamaları. Seferihisar Teos antik kenti. Urla Necati Cumalı kültür evi, İskeledeki Klaizonamei antik kenti ve İzmir’e dönüş şeklinde olacak

Güzel ve güneşli bir günde uyanıyoruz sabahın köründe. Kahvaltıyı yapıp bisikletlere atladığımız gibi yola koyulduk. Sabah 8 den evvel Konak’ta olmalıydık kimseler gelmeden. Tura hazırlık yapacağız. Sahil yolunda tamamlanmış olan bisiklet yolunda gidiyoruz Konak yönüne doğru. Ferdimen beni bisiklet üzerinde bisiklet yolunda çekiyor. Yol hariç diğer yerler yeşil çimenlerle kaplı. Sağ tarafta deniz masmavi görünüyor gökyüzü gibi. Üzerimde kahverengi deri ceketim var. Sabah serin oluyor hala Nisan ayında olsak ta.

IMG_2133

Henüz kimseler uyanmadığı için bisiklet yolunda kimseler yok bizden başka.

IMG_2135

Bir süre bisiklet yolundan gittik, Karantina tarafında alt geçit yapıldı. Üstünde ise çalışmalar bitmediğinden bisiklet ve yayaya kapalı olduğundan araç yoluna çıkıp yeni açılan alt geçitten geçiyoruz. Yolda araç bile yok, tek tük araçlar geçiyor. Alt geçitte belediye otobüsü var sadece.

IMG_2137

Karataş’a gelince lambalardan tekrar sahildeki bisiklet yoluna girip Konağa geldik. Konak meydanı, saat kulesi, belediye binasında 23 Nisan bayramı için iki dev Türk bayrağı ve ortasına Atatürk posteri asılmış şimdiden. Kaymakamlık binasında da Bayrak ve Atatürk posteri var. Meydanda güvercinler toplaşmış.

IMG_2138

Saat kulesi, yanında iki palmiye ağacı ile sakin halinde. Henüz insan kalabalığı yok, bir kaç kişi ve güvercinlere kalmış meydan.

IMG_2139

İlk olarak biz geldik, bisikletleri park ederek gelenleri karşılayacağız. Ferdimen beni çekiyor ellerimi açmış olarak.

IMG_2140

ABAK gönüllülerinden Fırat geliyor meydana bisikletiyle.

IMG_2141

Katılımcılar yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Katılımcılar geldikçe kaydı yapılıp torbaları veriliyor ellerine. İzmir büyükşehir belediye binası, bayraklar ve Atatürk posteri asılmış.

IMG_2144

Gelen geldi, belirlediğimiz hareket saati gelince turu başlatıyoruz. Bir kısım katılımcı direk Tepeköy istasyonunda gidecek. O yüzden fazla kalabalık değiliz. İlk olarak saat kulesinin etrafını üç kez dolanıp geleneksel ABAK hacısı yapıyoruz herkesi.

IMG_2145

ABAK hacısı olduktan sonra trafiğe kapalı belediye önünden ileriye doğru yol almaya başladık. Ben en arkada süpürücü olarak son kalanları da yola sokup arkalarında gitmeye başladım.

IMG_2146

Aşağıda sabah yaptığımız yolun haritası, yaklaşık 11 Kilometre civarı yol yapmışız

Powered by Wikiloc

 

Bisiklet yolundan devam ederek Alsancak garına geldik. Burada parti parti izban metrosuna binerek Tepeköy istasyonuna vardık. Tepeköy’de istasyondan çıkıp toplanılacak kahvede bekliyorlar sonraki trenle gelenleri. Ben en son biniyorum trene. Tepeköy izban istasyonu, tren durmuş yolcularını indiriyor. Köşe kahvesinde bekleyen bisikletçiler.

IMG_2147

Herkes geldikten sonra harekete geçtik, yakın olan Yeniköy’de bulunan Metropolis antik kentine geldik. Antik kentin girişindeyiz.

IMG_2148

Bisikletleri girişe park edip gişelerden içeri giriş yapıyoruz. Önceden turizm müdürlüğünden ücretsiz giriş izni alınmıştı. İlk bulunduğumuz yer amfi tiyatronun olduğu yerdeyiz. Katılımcılar oturma yerlerinde otururken kazı ekibinden bir kişi ve arkeoloğumuz olan Selen Kanat bizlere Metropolisi anlatacak.

IMG_2150

Kazısı hala devam eden yer mozaiklerinin olduğu bölüm kapalı ve girilmeyecek şekilde çevrelenmiş. Uzaktan yerdeki figürleri çekiyor Ferdimen.

IMG_2151

Kazı ekibinden arkeolog spor ayakkabıları ile mozaiklerin üzerine basarak burayı anlatıyor.

IMG_2152

Tiyatronun üstten görünüşü.

IMG_2153

Sırası ile başka yerlere doğru gidiyoruz taş duvarlı binaların arasından.

IMG_2154

Arkeolog burayı da anlatıyor, çatısı olmayan binanı duvarında tahta destekli kemerin yanında.

IMG_2155

Arkeoloğun götürdüğü terasta dinleyiciler ve Torbalı ovasında tarlalar.

IMG_2156

Burası ile ilgili yazılan yazıt mermer bloğa kazılmış. Harfler çok küçük.

20180421_122646_HDR

Daire şeklinde tuğlalardan üst üste yapılmış bir çok sütün üzeri kapatılmış Roma hamamı. Alttan ateş yakılıp zemin ısıtılıyormuş.

IMG_2159

Sıcak sular künk borularla taşınıyormuş bir yerlerden. Toprak üzerinde küçük küçük arı delikleri künklerin üzerinde.

20180421_123300_HDR

Metropolis antik kenti gezimizi tamamlayıp bisikletlerin yanına geldik. Herkesin gelmesini bekliyoruz.

IMG_2161

Herkes toplanınca yola çıkarak Yeni köyden ayrılıyoruz. Köyün çıkışında tabelada Yeniköy Güle Güle yazılmış gidenler için.

IMG_2162

Hava güneşli, sıcaklık iyice arttı. Geride kalanları bekleyip topluca hareket etmek için viyadüğün altında bekliyorlar arkadaşlar. Resmi Ferdimen çekiyor. O ara ben aralarında yokum. Çünkü en arkadan süpüre süpüre geliyorum geride kalanları. Viyadüğün altı gölgelik, bisikletlilerin bir kısmı gölgelik yerde.

IMG_2164

Küçük Menderes nehrinin üzerinden geçiyoruz. Nehirde fazla su yok ve rengi her zaman olduğu gibi simsiyah. Küçük Menderes nehri hala böyle kirli akmaya devam ediyor.

IMG_2166

Topluca Belevi köyüne girdik. Burada halk pazarına uğradıktan sonra yan yollardan Selçuk kasabasına vardık. Zaman geçirmeden ilk önce Artemis tapınağına girdik. Tapınakta ayakta duran utanç abidesi gibi tek sütun duruyor. İnsanlar bu muhteşem eseri zamanla yok etmiş. Geriye kalan sadece tek sütundan ibaret. Artemis tapınağı, yukarıdaki tepede Selçuk kalesinin surları duruyor. Altında İsa Bey camisi görünmekte.

IMG_2168

Artemis tapınağından geriye sadece devasa bir çukur kalmış. Kış aylarında burası sular altında kalıyor.

20180421_163151_HDR

Artemis tapınağında fazla kalmıyoruz, kısaca şöyle bir görüp Efes harabelerine doğru yola çıktık. Gittiğimiz yol eski Kuşadası yolu olan Dutlu Yol. Dut ağaçları yolu tamamen kaplamış, yeni yapraklar çıkmış ve yolu gölgelik yapmaya başlamış. Zamanında burayı genişletmek istemişler ama Selçuklu doğa severler protesto gösterileri düzenleyip yolu yan tarafa, tarlaların olduğu yere yaptırmışlar. Bu güzelim Dutlu Yol yürüme, koşu, ve bisiklet yolu olarak kalmış bizlere. Belediye de elinden geldiği kadar yolda kaldırım taşları ile parkur yapmış koşu ve bisiklet yolu için.

IMG_2170

Efes harabelerinin olduğu yere geldik. Arkada kimse kalmadı, antik kentin girişinde otoparkta bisikletleri bırakacağız.

IMG_2171

İçeri misafir olarak giriş yapıyoruz. Devasa amfi tiyatronun uzaktan çekilmiş resmi.

IMG_2172

Amfi tiyatronun oturma yerlerine oturup Efes antik kent hakkında taze rehber olan Fırat Okutucu bilgiler veriyor.

IMG_2176

Devasa celcus kütüphane önü sütunları ile iki katlı bir yapı olarak muhteşem görünüyor.

IMG_2178

Efes antik kentinin hafif rampalı mermer döşeli caddesinde gidiyoruz.

IMG_2179

Ferdimen hemşerilerini bulmuş, Lise çağındaki bu gençlerle resmimizi çekiyor Ferdimen. Gençler sporcu eşofmanı giymişler, rengi de sarı.

IMG_2181

Eşofmanların arkasında Tekirdağ yazılmış, sırtları dönük çekiyor bir poz.

IMG_2182

Sevgili taze rehberimiz Fırat anlatmaya devam ediyor. Etrafında dinleyiciler toplanmış Fırat’ın anlattıklarını can kulağı ile dinliyorlar.

IMG_2183

O zamanın umumi tuvaletleri meşhurmuş. Buradaki tuvaletler mermerden yapılmış. Tuvalet delikleri yan yana sıralı dokuz tane var ve L biçiminde karşıda devam ediyor. Tiyatrolarda ön kısma oturan önemli kişilere Protokol denilmiş ta Yunanlılar zamanından beri. Protokol’un anlamı önde oturan kalın göt demek. Şimdi bu protokoldeki insanlar için de oturma yerleri ona göre yapılmış. Siyasi ve ekonomi tartışmalarını, fikirlerini burada belirtiyorlarmış. Hani bir atasözü vardır “İnsanların aklı ya kaçarken, ya sıçarken başına gelirmiş”. İşte burası da aklını başına getirilen yerlerden biri.  Protokol sahibi birisi oturma yerine oturmadan önce köleler buraya oturup vücut ısısı ile ısıtıyorlar sonra protokol oturuyormuş sıcak yere.

20180421_182157_HDR

Önemli yapıların ortasında geçen yolda daha yukarılara gidiyoruz. Sağda, solda sütunlu yapılar, kemerle süslenmiş.

IMG_2185

Sütunlu ve kemerli süslenmiş bir tapınak.

IMG_2186

Hıristiyanlık döneminde Bizanslılar tarafından yapılan yapıların duvarlarında kullandığı pişmiş tuğlalardan anlıyoruz. Eski ve yeni yapı tekniği bir arada.

IMG_2187

Bir tapınağı süsleyen nehir tanrısının çakma versiyonu kabartma olarak bir kayaya oyulmuş kanatlı melek figürü.

20180421_183351_HDR

Bazı yapılar orijinal haline getirmek için iskele kurulup kemerli yapıyı sağlamlaştırmaya çalışılıyor.

20180421_183407_HDR

Başka bir tapınak, kirişler sütunların üzerine konulmuş.

IMG_2189

Güneş alçalmaya başlayınca aşağıya doğru döndük, kütüphanenin önünden geçerken pencerede olan Güneş ışıkları tamamen pencereden fışkırıyormuş gibi. Diğer taraflar karanlıkta kalmış ışık hüzmesi ardında. Bu resim öne çıkan görsel olarak seçtim.

20180421_184950_HDR

Pamucak’taki kamp alanına Güneş batmadan vardık. Burası belediyenin halk kumsalı ve tesisleri. Okaliptüs ağaçlarının altına çadırları kurduk dağınık bir biçimde.

IMG_2190

Çadırı hızlıca kurup Güneşin batışını izlemek için kumsala koştum. Tam Güneş deniz üzerindeyken turuncu renge bürünmüş ufku çekiyorum. Küçük dalgalar kıyıya usulca vuruyor.

20180421_194920_HDR

Güneş denizin üzerinde yarıya kadar batmışken digital zoom ile dalgalarla beraber çekiyorum. Yakınlaştırınca dalga boyutu da büyüyor haliyle.

20180421_195039_HDR

Turuncuya boyanmış ufukta Güneş son ışıklarını vururken bir poz daha çekiyorum.

20180421_195157_HDR

Ve Güneş yarın doğmak üzere denizde batıyor.

20180421_195243_HDR

Kumsal geniş bir alana yayılmış, kumlar rüzgarın etkisi ile dalga izleri oluşturmuş. Henüz denize giren olmadığı için kumların üzerinde insan izi yok.

20180421_195251_HDR

Akşam yemeğini her zamanki yemekçimiz Hatice getiriyor ta Aliağa’dan buraya. Nefis yemeklerini yiyoruz. Hava serin olduğu için kapalı yerde toplandık. Ateş yakmak yasak dediler biz de yakmadık. İşletmenin masalarına oturup müzik ziyafeti dinlemeye başladık. Müzisyenlerimiz flütçü Öğretmenimiz Burak Çardak, kabak kemanecimiz Özgür Tekeli ve gitarist İsa Bezirci bizlere çalmaya başladı şarkılar, türküler.

20180421_215413_HDR

Kabak kemaneci Özgür çaldıkça coşuyor, tek olarak onu çekiyorum.

20180421_220504_HDR

Flütçü ve gitarist bizleri mest ediyorlar. Onlar çaldıkça eşlik ediyoruz türkülere.

20180421_220551_HDR

Akşamın ilerleyen saatlerine kadar çalıp söylendi şarkılar, türküler. Güzel bir günün daha sonuna geldik, artık uyku bedene yaklaşınca çadırıma girip bir güzel uyuyorum.

Bu gün yaptığımız yol toplam olarak 62 Kilometre civarı.

Aşağıda yaptığımız yolun haritası

Powered by Wikiloc